Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/536 E. 2026/1520 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/536
- Karar No
- 2026/1520
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/536 - 2026/1520 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/536 KARAR NO : 2026/1520
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.12.2024 NUMARASI : 2024/17 Esas 2024/667 Karar
DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. :3- VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.10.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2015 tarihinde davalı ...’e ait ... AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıların yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandıklarını, davalı sigorta şirketine 25.11.2016 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 300,00TL sürekli işgöremezlik, 200,00-TL geçici işgöremezlik tazminatı, davacı ... için 800,00-TL sürekli işgöremezlik, 200,00-TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.500,00-TL maddi tazminatın temerrüt itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan tahsiline, davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi tahsiliyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden sürekli işgörmezlik tazminatını 84.584,83-TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, ... plakalı aracın 10.04.2015-10.04.2016 tarihleri arasında 290.000,00 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, davacılar yolcu olduğundan emniyet kemeri takıp takmadığının tespiti ile müterafik kusurlu oldukları takdirde tazminattan indirim yapılmasını, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahıs yaralanmış olduğundan proporsiyon hesabı yapılmasını, davacıların tedavi, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddi savunmuştur. Davalılar ... ve ... savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen karara karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2023 tarih ve 2021/834 E. - 2023/911 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin ...’a yönelik maluliyet raporu ve manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebepleri ileri sürdüğünü, alınan maluliyet raporuna göre davacı ...’ın ... doğumlu olup, kaza tarihinde 16 yaşında olduğu davacının kaza tarihindeki yaşı ve öğrenci olduğu dikkate alındığında kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışması ve mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli maluliyeti olmadığından sürekli işgöremezlik tazminatı talep edemeyeceğinden bahisle davacı ... yönünden geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davacı ...’ın gerçek zararının tespiti için Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ATK veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınması gerekirken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporun esas alınmış olması doğru olmadığını, mahkemece davacı ... yönünden olay tarihindeki yasal mevzuata uygun olarak davacının maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesine yönelik rapor alınarak maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaldırma kararı sonrası İstanbul ATK Başkanlığı 2.İhtisas Dairesi'inden alınan 05.09.2024 tarihli rapor ile davacı ...’ın 17.05.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, 27.10.2024 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı ... lehine 3.566,06-TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacının engel oranı %0 olarak belirlendiği için sürekli maluliyet zararının bulunmadığının beyan edildiği, davacıların kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük oldukları ve gelir getiren bir işte çalıştıklarına dair herhangi bir delil,kayıt sunulmadığı, davacılardan ...'ın davacının kazaya bağlı sürekli maluliyetinin bulunmadığı, davacı ... yönünden önceki karar yönelik tarafların istinaf talebinin olmadığı, davacılar yönünden manevi tazminat koşulların oluştuğu belirtilerek, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin (geçici/sürekli iş göremezlik tazminatı) reddine, davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile 84.584,83-TL'nin davalı asiller yönünden olay tarihi olan 17.05.2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 09.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00-TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarfından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ilk derece mahkemesince 02.06.2025 tarihli ek karar ile davalılar ... ve ...'e verilen kesin süre içerisinde istinaf harç ve masraflarının yatırmaması üzerine HMK'nın 344/1. Maddesi gereğince davalılar ... ve ...'in istinaf başvurusun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş bu karara karşı her hangi bir istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 17.05.2015 tarihli kazada aynı araba içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığını, aynı kazada aynı tarihte yaralanan davacılar için farklı hesaplamalar yapıldığını, davacı ...'in maluliyetinin Adlı Tıp tarafından Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranlı Tespit İşlemleri Yönetmeliği baz alınarak, çalışma ve meslekte kazanma güç kaybı oranı % 6,3 olarak hesaplandığını, iyileşme süresininde 2 ay olarak tespit edildiğini, istinaf öncesi ... için ise Adli Tıp tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırma ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik baz alınarak maluliyet oranı tespit edilmediğini, iyileşme süresi 4 ay olarak tespit edildiğini, istinaf ilamı ile hatalı Yönetmelik hükümleri ile rapor alındığı belirtildiğini, ... hakkında istinaf ilamı doğrultusunda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği gereği rapor tanzim edilmiş ise de alınan rapor doğrultusunda davacının tedavi sürecine birçok açıdan değinilmesine rağmen davacı hakkında sürekli maluliyet tespiti yapılmadığını, sunulan itirazlar da dikkate alınmaksızın karar verildiğini, ...'nın yaşanan kazada hem kırığı hem de beyninde apse oluştuğunu, mahkemece yaşanan kaza ile bu kadar hasar alan davalının maluliyetinin olmadığı yönündeki tespitlere riayet edilerek sunulan itirazlar dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yaşanan kaza sebepli ...'nın vücudunda kemik kırığı oluştuğunu, göz kapağından başlayarak alnına kadar 50 den fazla dikiş atıldığını, sol bileğine 4-5 cm uzunluğunda ve kafasına platin takıldığını, kazadan sonra 20 gün boyunca yoğun bakımda kalan davacının iki kez ameliyat olduğunu, halende iyileşmediğini ...'nın mevcut bu durumu karşısında maluliyet oranın (0) olarak belirlenmesinin yerinde olmadığını, mahkemece geçici iş göremezlik kalemi hesaplaması yapılmasına rağmen hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, 05.09.2024 tarihli rapor ile davacının geçici iş göremezlik süresinin 4 ay kadar olduğunun tespit edildiğini, davacılar yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki davacı açısından manevi tazminat yönünden davanın tam kabule karar verilmesi gerektiğini, iki karar arasında dört yıl süre geçmiş olmasına rağmen yerel mahkemece aynı meblağa hükmedilmesinin ülkenin ekonomik durumuna, yargılamanın sekiz yıl süre ile devam etmiş olmasına ve paranın alım gücünün değişmesi gibi somut verilere aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacıların işleten ve sürücünün hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacı ...'ın maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kabulüne geçici iş göremezlik tazminatı isteminin ise reddine, davacıların manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-67 Esas 2022/964 Karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olduğundan ihtiyari dava arkadaşlarından her biri yalnız kendisi yönünden verilen karar için kanun yoluna başvurabilir. Süresinde kanun yoluna başvurmamış olan ihtiyari dava arkadaşları hakkında hüküm kesinleşir ve şekli anlamda kesin hüküm ortaya çıkar. Diğer dava arkadaşlarının kanun yoluna başvurması üzerine karar bozulursa, bu bozmadan kanun yoluna başvurmamış, bu nedenle hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan ihtiyari dava arkadaşları yararlanamaz. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda da davacılar ihtiyari dava arkadaşı olarak davalılar hakkında dava açmış, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinin sadece davacı ... yönünden verilen karara ilişkin olduğunu belirtmiş, karar davacı ... ve davalılar tarafından istinaf edilmemiştir. Dolayısıyla diğer davacı ... yönünden verilen karar şekli anlamda kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesinin söz konusu kararı, ihtiyari dava arkadaşı olan davacı ...'ın istinaf başvurusu üzerine, eksik inceleme nedeniyle kaldırılmıştır. Bu durumda, diğer davacı ...'ın davası şekli anlamda kesinleştiğinden, manevi tazminat istemi de dahil olmak üzere bu davacı yönünden tarafların söz konusu ilk karardaki hak ve borçları çerçevesinde sorumlulukları belirlenerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. ) Bu kapsamda, mahkemece davacı ...'ın dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınan 05.09.2024 tarihli raporda davacının yapılan fizik muayenesinde kafasında yaralanma olmuş, dikiş atılmış, sol el bileğinde kırık olmuş, 1 kere ameliyat olmuş, beyin kanaması olmamış, psikiyatri başvurusu olmamış, sağ orbital yapının mukayeseli muayenesinde sol orbital bölge ortada sağa göre 5x5 cm lik alanda yaklaşık 1 cm lik çöküklük görüldüğü, sol göz üst kapağından başlayıp alnı, sağ paryetal ve frontal bölgeyi katederek sol parietalde ortada sonlanan açıklığı sola bakan C şeklinde 40x0.3 c lik ciltten hafif koyu renkte ve hafif çökük neden görüldüğü, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, sol ön kol alt içte 6x1 cm lik ciltten açık renkte kenarları ciltten koyu kabarık vasıfta operasyon nedbesi görüldüğü, Ortopedi muayenesinde bilateal dirsek supinasyonu 90, pronasyon 90, bilateral el bilek DF ve PF 65, RD 20, UD 30 derece, sağ el dominant olduğu saptandığı belirtilmek suretiyle ...’ın 17.05.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3-Davacı dava konusu olay tarihinde 18 yaşından küçük olup yargıtay uygulamalarına göre kaza sonucu yaralanan davacının geçici iş göremezlik süresi içinde gelir getiren bir işte çalıştığı ve gelir elde ettiğinin kanıtlanmaması halinde maluliyetinin de bulunmaması halinde geçici iş göremezlik döneminde zararının olmadığı kabul edildiğinden davacı ...'ın sürekli maluliyeti söz konusu olmadığı gibi olay tarihinde 18 yaşından küçük olup, gelir getiren bir işte çalıştığı da ispat edilemediğinden iyileşme süresi için geçici iş göremezlik zararı bulunmadığından bu nedenle sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 4-6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. Bu itibarla, somut olayda yaralanması nedeniyle davacı ...'ın maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat özellikle paranın alım gücü, kusur durumu ile az yukarıda açıklanan davacının yaralanmasının niteliği dikkate alındığında anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. O halde, manevi zarara uğrayan davacı ...'ta bir huzur duygusunun oluşabilmesi için gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, kaza tarihindeki (2015) paranın alım gücü, tarafların kusuru, sosyal ve ekonomik durumu, davacının maruz kaldığı acı ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, manevi zararın karşılığı olarak takdiren davacı ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi, 14.03.2025 tarihli 32841 Sayılı RG'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 2024/29 E - 2024/226 K sayılı 25.12.2024 tarihli kararı ile manevi tazminat davalı yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 326/2.maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın RG'de yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle iptal kararının yürürlüğe girdiği, iptal kararı doğrultusunda 08.01.2026 tarihli RG'de yayımlanan AAÜT yapılan değişiklik ile AAÜT'nin 10/2. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı da gözetilerek bu davacının red manevi tazminat istemi yönünden davalılar lehine vekalet ücreti de takdir edilmemesi gerektiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b2.maddesi gereğince kesinleşen yönler ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-)1-Davacı ...'ın maddi tazminat isteminin (geçici/sürekli iş göremezlik tazminatı) reddine, 2-Davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile, 84.584,83-TL'nin davalı asiller yönünden olay tarihi olan 17/05/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 09/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, 4-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 30.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Davalı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6-Maddi tazminat talebi yönünden; A-Davacı ... yönünden; a-Alınması gerekli 427,60-TL maktu harcın davacı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, b-Davacı ...'ın maddi tazminat istemi reddedildiğinden ve davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduklarından AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine, (AAÜT'nin 3/2 maddesi gereği red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir) B-Davacı ... yönünden; a-Alınması gerekli 5.777,98-TL harçtan peşin ve ıslah harcı adı altında alınan toplam 740,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.037,15-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b-Davacı tarafından yatırılan 740,83-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, c-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 11.796,02-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı istemi reddedildiğinden ve davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduklarından AAÜT uyarınca belirlenen 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, (AAÜT'nin 3/2 maddesi gereği red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir) 7-Manevi tazminat istemi yönünden; A-Davacı ... yönünden; a-Alınması gerekli 2049,30-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-Davacı ... yönünden; a-Alınması gerekli 683,10-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 10.205,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.429,47-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 430,00 TL yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacılara verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.