Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3137 E. 2026/2619 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3137
Karar No
2026/2619
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3137 - 2026/2619 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3137 KARAR NO : 2026/2619

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

Başkan : Üye : Üye : Katip :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACILAR : 1 -... ... 2- ... ... 3- ... ... 4- ... ... 5- ... ... 6- ... VASİ : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ölüm sebebiyle açılan manevi tazminat

KARAR TARİHİ : 20/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat etmesi sebebi ile müvekkillerinin ciddi bir mağduriyet yaşadığını, müvekkillerinin bu zorlu şartlarda yakınlarını kaybetmelerinin büyük acısını yaşarken, davalıların mal kaçırma ve değişen ekonomik şartlardaki değişikliğin öngörülememesi gibi sorunların gündeme geldiğini, söz konusu tarihte ... idaresindeki elektrikli bisikleti ile ... Mah. ... Bulvarı Batı Doğu sağ şeritten seyreder iken tulumba köprüsü üstü ... Petrol önüne geldiğinde bisikletin arka kısmına .... Bulvarı Batu Doğu kısmı ile ... Bulvarı ... Petrol karşısında çarpışma neticesinde maddi hasarlı ve ölümlü bir trafik kazasının meydana geldiğini, ...'ın vefat ettiğini, yakınlarının ölümü nedeni ile müvekkillerinin manevi açıdan mağdur olduklarını, elektrikli bisikletin sürücüsü maktul ...'ın kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığını, müvekkillerinin ve müteveffanın ekonomik sosyal durumu, davalıların ekonomik gücü ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat bedellerinin oldukça makul seviyede olduğunu, talep edilen manevi tazminat bedellerinin davacılar bakımından haksız bir zenginleşme sebebi oluşturmayacağını, davalı ....'ye ait Kasko Poliçesine istinaden teminat limitleri içerisinde 8 iş günü içinde ödeme yapması ihtarının ekiyle birlikte mail yolu ile ... tarihinde tebliğ edildiğini, ....'nin taraflarına ödeme yapmadıklarını, ... tarihinde temerrüde düşmüş olduklarını, kazaya ... plakalı kamyonet sürücüsünün kusuruyla sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, yine ölüm konusunda da bir ihtilafın da bulunmadığının söz konusu olduğunu, manevi tazminat alacağın olacağının tartışmasız bir halde olduğunu, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ...'ın vefatı sebebi ile ... için 500.000,00-TL, çocuklar ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 250.000,00-TL olmak üzere toplam 1.750.000,00-TL manevi tazminat bedelinin davalı .... için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, diğer davalılardan ise haksız fiilin meydana geldiği tarih olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil .... nezdinde ... numaralı ... ile ... - ... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin maddi bedelinin ayrımsız 100.000 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin ... içinde ek teminat olarak yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk klozu ile manevi tazminat talepleri aynı sigortanın maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın verilen limiti ile sınırlı olduğunu, teminat kapsamı içine alınmış olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. Maddesinde ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' olarak belirtildiğini, söz konusu madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğunun olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı bir sorumluluk olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş oranda olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminatın takdirinde tarafların sıfat, işgal ettikleri makan ve diğer sosyal ekonomik durumların da dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminatın davacılar için ekonomik açıdan zenginleşmeye aracı olmaması gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu afaki tazminat miktarının reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, sayın Mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete arabulucuk kapsamında davet mektubu adı altında bir evrak gelmediğini, bu sebeple sürece katılmadığı hususundaki beyanların kabulünün mümkün olmadığı, müvekkil şirketin kazanın oluşumunda ve meydana gelen hasarda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, konuyla ilgili kazaya karışan aracın hem kaskolu hem de zorunlu trafik sigortalı bir araç olduğunu, davanın tüm yönleriyle müvekkil şirket açasından reddinin gerektiğini, davalılardan ...'ın kısıtlı olduğu hususunun dosyadan anlaşıldığını, bu kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamından izin alınması gerektiğini, dava dilekçesinde ve ekinde buna yönelik bir belge bulunmadığını, söz konusu izin olmadan dava açılmasının mümkün olmadığını, ceza dosyasında davacılardan ...'ın beyanında olay nedeniyle maddi bir zararı bulunmadığını beyan ettiğini, bu durumda ismi geçen davacının işbu davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığını, müvekkil şirketin ceza dosyasının yargılamasının hiçbir safhasında olayın içinde olamadığını, söz konusu dosyada verilen hiçbir karara ya da rapora karşı itiraz etme şansının olmadığını, müvekkil şirket yokluğunda alınan hiçbir bilirkişi raporunu ve müvekkil şirketi olumsuz yönde etkilenmesine sebebiyet verecek hiçbir delili kabul etmediklerini, kazanın meydana gelme tarihinin ... tarihi olduğunu, bu sebeple manevi tazminat yönünden Mahkemece olumlu bir değerlendirme yapılacak ise taraflar için yapılacak olan ekonomik ve sosyal araştırmasının bu tarih baz alınarak yapılması gerektiğini, bu tarihteki ekonomik değerler baz alınarak bir karar verilmesinin gerektiğini, davacıların kaza nedeniyle her hangi bir tazminat adı altında ödeme alıp almadıkları ya da bu sebepler için kendilerine maaş ya da benzeri mahiyette bir gelir bağlanıp bağlanmadığını, kaza neticesinde toplu bir ödeme alıp almadıkları hususunun da mahkemece araştırılmasının gerektiğini, belirtilen ve re’sen göz önüne alınacak sebepler ile davanın müvekkil şirket açısından reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davalılardan ...'ın vesayet altında olduğunui, vasisi tarafından davanın ikame edildiğini, söz konusu davanın açılabilmesi için vesayet makamından izin alınması gerekli olduğunu, dosyaya buna ilişkin bir evrak sunulmamış olduğunu, konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, vesayeti altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesi, her halükarda, bu konuda vesayet makamından izin almış olması koşuluna bağlı olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun şüpheye mahal vermeyecek şekilde somut olarak tespit edilmemiş olduğunu, işbu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin asli kusurlu konumunda olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, ... tarihli kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü müvekkilin 2918 sayılı KTK'nun 84/1-d kuralını ihlal ettiğini, elektrikli bisiklet sürücüsü ...'ın ise bu kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı kanaatine varılmış ise de kaza tespit tutanağının eksik inceleme sonucu düzenlenmiş olduğunu, işbu tutanağın tek başına hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında inceleme konusu edilmeyen pek çok hususun bulunduğunu, müteveffa sürücü ...'ın elektrikli bisiklet sürücüsü olduğu ve engelli elektrikli bisikleti kullandığının bildirildiğini, bu doğrultuda düzenlenen raporların hiçbirinde sürücünün kaskı olup olmadığı, hızının trafik akışına engel olacak düzeyde düşük olup olmadığı, engelli bisikleti sürücüsü ise gerçekten bir engelinin bulunup bulunmadığı, engeli bulunmuyor ise bu vasıtayı kullanmasının yasal olup olmadığı hususlarının gözetilmemiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen tazminat miktarının açıkça fahiş bir miktarda olduğunu, müvekkil ...'in ancak kendi hayatını idame ettirebilecek düzeyde bir gelire sahip olduğunu, bunun haricinde bir zenginliğinin veya ek gelirinin bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının kazanın meydana geldiği tarih olan ... tarihi baz alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, izah edilen ve sayın mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ... TARİHLİ KARARI: Davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, Davacı ...'ın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden...tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; Mahkemenin müvekkilleri lehine takdir etmiş olduğu manevi tazminatın az olduğunu, davalı .... Lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tutanakta kazanın oluşumunu etkileyen kritik unsurların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu, manevi tazminatın fahiş ve hakkaniyetsiz olduğunu, somut olayın tarihsel ve ekonomik gerçeklerine uygun şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sigortalısı olan araç sürücüsünün asli kusurlu olmadığını, poliçe limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, tazminatların bu bedelin üzerinde olamayacağını, limitin şahıs başına değil kaza başına olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı bir sorumluluk olduğunu, poliçe limitine uygun hüküm kurulması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, belirlenecek miktarın ceza olarak tayin edilemeyeceğini, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava öncesi yapılan zorunlu arabuluculuk faaliyetine müvekkili şirketin davet edilmediğini, müvekkili açısından davanın usulen sürdürülebilir olmadığını, davanın kaynağı oan ceza davasının kesinleştiğine dair hiçbir belge bulunmadığını, sunmuş oldukları delillerin tam olarak toplanmamış ve eksik delille karar verildiğini, hükmedilen tüm alacaklardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davanın müvekkili açısından tüm yönleriyle reddedilmesi gerektiğini, yargılama sırasında alınmış olan adli tıp raporuna yapmış oldukları itirazların herhangi bir sebep gösterilmeden reddedildiğini, davacılar adına vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda faize ilişkin kurulan hükümlerin hatalı olduğunu, Ceza dosyasında davacılardan ...'ın beyanında olay nedeniyle maddi bir zararının bulunmadığını beyan ettiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) manevi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı .... vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir. İstinaf eden davalılar vekillerinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Somut olayda, davalı sürücü ...'in, ... günü saat 10.41 sularında, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetle Batı - Doğu istikametine seyrettiği ... Bulvarı'nın olay yeri kesiminde, aracının ön kısmıyla önünde seyir halinde olan sürücü belgesiz destek ... sevk ve idaresindeki engelli elektrikli bisikletine sağ şeritte arka kısımlarından çarptığı kaza meydana gelmiştir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, ceza dosyası, celp edilen CD kayıtları, tanık beyanları, ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabı ile gönderilen fotoğraflar ve mevcut CD'deki saat ... itibariyle izlenen oluş anıyla birlikte tümüyle incelendiğinde, tekrar keşif yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, mevcut verilere göre; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonetle meskun mahal içi yolda gündüz vaktindeki seyrini gereken dikkatini vermeden sürdürerek geldiği olay yeri kesimde, aracının ön kısmıyla sağ şeridi takiben nizami şekilde önünde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki engelli elektrikli bisikletine sağ şeritte arkadan çarptığı olayda, %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü destek ... sevk ve idaresindeki engelli elektrikli bisikletiyle sağ şeridini takiben nizami seyrettiği yolun olay yeri kesiminde, gerisinden gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonetin aracına arkadan çarptığı olayda, kusursuz olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. İstinaf eden taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ... Şirketinin işleteni olduğu aracın, davacılar murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Ancak, davalı sigorta şirketi her ne kadar kaza nedeniyle 100.000,00 TL sorumluluğu olduğunu söylemiş, hükümde davalı sigorta şirketi yönünden tüm davacılar yönünden bu miktarla sınır şekilde kurulmuş ise de; dosyada kasko poliçesişartalarından şirketi sigortanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olduğu yerindedir, ancak tarafların dosyaya sundukları ... no’lu kasko poliçesi haricinde yine davalı sigorta şirketince düzenlenmiş ve ekte sunmakta olan bir poliçe daha mevcuttur. Dosya içinde mevcut ... no’lu İhtiyari Mali sorumluluk sigortası adlı poliçede kazaya karışan sigortalı aracın kaza halinde sigortanın maddi bedeni ayrımsız teminat miktarının sınırsız olduğu, manevi tazminat ödeme sorumluluğu da 500.000,00 TL olarak belirlenmiştir. İki poliçe de düzenlendikleri tarih aralığı itibariyle kaza tarihinde geçerli olup sorumluluk miktarı toplamı 600.000,00 TL olup, poliçelerde diğer belirtilen teminatlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarları için beş davacı lehine hükmedilen 100.000,00 TL manevi tazminatın her biri yönünden, sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu miktar garame hesabı sonucunda 92.307,69 TL olarak belirlenmiştir. Davacı ... lehine hükmedilen 150.000,00 TL manevi tazminat yönünden ise sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar, toplam 650.000,00 TL tazminat tutarı içerisinde ...’ın alacağının oranı esas alınarak yapılan garame hesabı sonucunda 138.461,55 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre sigorta şirketinin beş davacıya karşı toplam sorumluluğu 461.538,45 TL, ...’a karşı sorumluluğu 138.461,55 TL olup, toplam sorumluluk tutarı poliçe limiti olan 600.000,00 TL’dir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 2918 sayılı KTK’nun 99/1.maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi ve Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 11.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... esas ve .. karar sayılı ilamı) Somut olayda davacılar tarafından davalı sigorta şirketine ... tarihinde başvuruda bulundukları dikkate alındığında. davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin artık ... tarihi olduğu, ilk derece mahkemesince istinaf eden davalı sigorta şirketinin lehine olacak biçimde ... faiz başlangıç tarihinin belirlendiği dikkate alındığında, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı ... vekilinin sair istinaf nedenlerine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Eldeki dosyaya baktığımızda iş bu eldeki tazminat davası açılmadan önce 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrası gereğince ... günlü arabuluculuk görüşmesi yapılmış olup, ... günlü son tutanağın düzenlendiği, istinaf eden davalının görüşmelere katılması zorunlu olmadığı gibi, katılmamış olması arabuluculuk görüşmelerini geçersiz hale getirmeyecektir. Öte yandan, 6100 sayıl HMK'nın "Bekletici Sorun" başlıklı 165. maddesinin "(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. (2) Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir." hükmü ve yine 6098 sayIlı " Ceza Hukuku İle İlişkisinde" başlıklı TBK 74. maddesindeki " (1)Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. (2)Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını gerektirecek nitelikte (maddi olgunun tespiti yönünden) ilişkinin mevcut olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurularının bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Davalı ... vekili, davalı .... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının REDDİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davacıların manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile, -Davacı ...'ın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ İLE; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden garame hesabı neticesinde poliçe limitine düşen 92.307,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ İLE; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden garame hesabı neticesinde poliçe limitine düşen 92.307,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ İLE; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden garame hesabı neticesinde poliçe limitine düşen 92.307,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ İLE; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden garame hesabı neticesinde poliçe limitine düşen 92.307,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ İLE; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden garame hesabı neticesinde poliçe limitine düşen 92.307,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacı ...'ın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ İLE; 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ... tarihten, davalılar ..., ...'den haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden garame hesabı neticesinde poliçe limitine düşen 138.461,55 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE, Harçlar açısından 3-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44.401,50 TL karar harcından, peşin yatırılan 5.977,13 TL harcın mahsubuyla, bakiye 38.424,37 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (....'nin sorumluluğunun 35.350,42 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-)İlk derece mahkemesince ... günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktar değişmediğinden işlem yapılmasına yer olmadığına, 4-a-)Arabulucuya ödenen 3.353,22-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince kabul/red oranına göre hesaplanan 1.245,48-TL'nin (davalı sigorta şirketinin 1.145,84-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalıdan alınarak bakiye 1.107,74-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince ... günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktar değişmediğinden işlem yapılmasına yer olmadığına, Yargılama giderleri açısından 5-Davacı vekili tarafından dava açılırken yatırılan 80,70TL başvuru harcı ile 5.977,13-TL nispi peşin harç toplamı olan 6.057,83 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Anayasa Mahkemesinin ... günlü resmi Gazetede yayınlanan ... esas ... sayılı ... günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak, davacı vekili tarafından yapılan 3.375-TL ATK masrafı, 1.219,75-TL posta ve E tebligat giderleri olmak üzere toplam 4.594,75-TL yargılama giderinin tamamının (davalı sigorta şirketinin 4.000,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti açısından 8-Davacı ... Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 9-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 10-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 12-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 13-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 14-Anayasa Mahkemesinin... günlü resmi Gazetede yayınlanan ... esas ... sayılı ... günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak, davanın reddedilen kısımları yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, İstinaf giderleri açısından; 15-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 16-Harçlar Kanunu gereğince davalı ..., davalı .... ve davalı ...den alınması gereken 44.401,50 TL istinaf karar harcından, bu davalılar tarafından peşin yatırılan toplam 32.447,74 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 11.953,76 TL harcın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 17-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 18-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 20/10/2026

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/3137, K. 2026/2619, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3137-e-2026-2619-k-44e757ca7856