İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/610 E. 2026/781 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/610
Karar No
2026/781
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/610 Esas (.... Asliye Ticaret Mah.'nin 2021/... Esas) KARAR NO : 2026/781

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2010 KARAR TARİHİ : 22/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 07/12/2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... tarafından davacı aleyhine kendisinin hamil olarak yer aldığı ve 22.11.2010 vade tarihli 300.000,00 USD bedelli 1 adet bonoyu ... .İcra Müdürlüğü'nün 2010/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine konu bonolarda ... Ltd. Şti.'nin de lehdar, ... m ise ciranta olarak yer aldığını, senet üzerinde bulunan imzalann sahte olduğunu, söz konusu takibin haksız ve kötunıyetli olarak başlatıldığını, davacı ile ......Ltd.Şti arasında bonolann düzenlenmesine sebep olacak hukuki ilişkinin bulunmadığını, davacının lehdar ... Ltd.Şti'ne hiçbir borcu bulunmadığını, söz konusu senetlerin davacının iradesi dışında elden çıktığını, senetlerin tanzim edilmesini gerektirecek hukuki bir ilişkinin bulunmadığını, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemede davacı şirketin takibe konu senederi vermesini gerektirecek bir ilişkinin bulunmadığının görüleceğini, senetlerin kötüniyetle ve suç teşkil edecek şekilde tedavüle sokulduğunu, dava konusu senetlerin takip alacaklısı hamile ciro edilmiş ise de takip alacaklısının söz konusu senetleri iktisap etmekte kötüniyetli olduğunu, gerçekte 2005 yılında tanzim edilen bir senedin 2010 yılında kurulmuş olan alacaklı hamil şirkete ciro edilerek tedavüle sokulmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötüniyetli olarak davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, takip konusu senetlerin iptaline, dava konusu icra takibinin haksız ve kötüniyetli başlatılması sebebiyle davalılar aleyhine davalı şirketin uğradığı zararın karşılığı olmak ve %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP :Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin 08.04.2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bulunan asılsız iddiaların kabul edilmediğini, senet üzerinde iki imza bulunduğunu ve senetlerin verildiği tarihte davacı şirketin yetkili kişilerince imzalandığını, bunun aksini ispat yükü karşı tarafta olduğunu davacıyla davalı arasındaki en büyük hukuki ilişki öncelikle davaya konu bono olduğunu, bononun ödeme vaadi niteliğinde, bağımsız borç ikrarını içeren kambiyo senedi olduğunu, bonoyu düzenleyenin asıl borçlu durumunda olduğunu, bunun aksini ispat yükü davacıda olduğunu, davacı yanın hukuki ilişki bulunmadığı iddialarının da mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötüniyede açılmış olan davanın reddine, davacı tarafın alacağın %40'mdan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Temlik Eden Davalı ... vekilinin 06.04.2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın hukuku yanıltma kastıyla hareket ettiğini, senet fotokopisi ya da fotoğrafı üzerinden bilirkişi incelemesi yapılamayacağı açık olduğunu bu da raporun parayla temin edildiğini gösterdiğini, dilekçesinde ileri sürdüğü hususların şahsi defi olduğunu, bu defileri iyiniyetli hamil konumunda olana davalıya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, takip konusujşenederi alacağına karşılık olarak diğer davalı ... Ltd.Şti'nden ciro yoluyla iktisap ettiğini, bu nedenle kötü niyetinden söz edilemeyeceğini, kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle temel borç ilişkisinin bulunduğunu, kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğunu, kambiyo hukukuna göre geçerli bir kambiyo taahhüdü bulunduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötüniyetle açılmış olan davanın reddine, davacı tarafın alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Temlik Alan Davalı ... vekili tarafından sunulan beyan dilekçeleri ile; ....Ağır Ceza Mahkemesi 2018/... E. Sayılı davanın kesinleşmesi gerektiğini, bu nedenle dosya sonucunun beklenilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin 20.04.2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız, mesnetsiz ve kötü niyede açıldığını, davalı ... iyi niyetli 3.kişi ciranta konumunda olduğunu, TTK 599-600 maddeleri gereğince şahsi defıler kural olarak ilgililere karşı ileri sürülebildiğini, davacının öncelikle lehtarla arasındaki temel borç ilişkisinin kanıdamak, sonra da hamil olan 3.kişinin bile bile keşideci zararına harekede senedi aldığını takip hukuku açışından ispat etmek zorunda olduğunu, kaldı ki davacı tarafın davalı ve alacaklı aleyhine cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan imza incelemesi neticesinde oluşturulan kriminal raporunda imzanın davacı şirket yetkilisine aidiyetinin ispat edildiğini, bu nedenlerle haksız ve kötüniyetle açılmış olan davanın reddine, davacı tarafın alacağın %40'mdan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: (Kapatılan) .... İcra Dairesi'nin 2010/... esas sayılı icra dosyası, Dava konusu 20/10/2005 düzenleme, 22/11/2010 vade tarihli 300.000,00-$(USD) bedelli bono, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası, (Kapatılan) ... 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı ilamı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden devredilen) 2010/... Esas, 2012/1212 Karar sayılı ilamı, Garafolog Bilirkişi raporu, Mali Bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. (Kapatılan) .... İcra Dairesi'nin 2010/... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Alacağı temlik eden Davalı ... tarafından davacı ... kablo ile diğer davalılar aleyhine 300.000,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak 449.400,00 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 452.938,17 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. (Kapatılan) ... 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacının davalılardan ... aleyhine dava konusu takip yönünden imzaya itiraz davası açtığı, yapılan yargılama sonunda adli tıp kurumu raporu gerekçe yapılarak imzanın ...'a ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nce onandığı anlaşılmıştır. Grafolog bilirkişi heyetinden alınan 25/07/2012 tarihli raporda; dava konusu senedin ön yüzündeki davacı şirket kaşe izleri üzerine sağ tarafa atılmış imza ile senedin sol tarafındaki pulların üzerine üst tarafa atılmış imzanın ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mali Bilirkişiler tarafından düzenlenen 10/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalı ... şirketinin defterlerinin incelendiği, davacı şirketin davalı ... şirketi ile aralarında 2004-2007 yılları arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı defterlerinde 07/11/2007 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin 0,00 TL olarak kapanmış olduğu, davalı şirketin kayıtlarında ise davacı şirkete olan cari hesap bakiyesinin 08/11/2007 tarihinde 0,00 TL olarak kapandığı, davacı ile davalı ... şirketi arasında 24/10/2006 tarihinde bir anlaşma yapıldığı, buna göre davacı şirketin davalı ... şirketini danışman olarak atadığı, davacı ile davalı ... şirketi arasındaki 24/10/2006 tarihli protokol fotokopisinin incelenmesinde; ortaya çıkacak ödemelerin teminatı olarak davacı şirket tarafından 7 adet teminat senedinin tevdii edildiği, tanzim tarihinin 20/10/2005 olarak , vade tarihi ve tutarlarının ise boş bırakıldığının belirtildiği, buna göre taraflar arasındaki protokol gereğince senedin davacı tarafından davalı ... şirketine verilmiş olduğu sonucuna varıldığı, buna göre davacının davalı ... hakkındaki davasını ispat ettiği, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/... esas sayılı dosyasında bu sözleşmenin varlığının tespit edilemediği gerekçesine yer verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu kararın somut olaya etkisi konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, defter kayıtlarında da davalı ...'in davacıdan alacaklı ya da borçlu olmadığı, buna göre davanın davalı ... yönünden ispatlandığının kabulü gerektiği, diğer davalıların durumu hakkında ise TTK'nın 599.maddesi uyarınca inceleme yapılması gerektiği, bu konuda ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/... esas sayılı dosyasındaki davanın sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı, bu konuda bir görüş bildirmenin mümkün olmadığı yolunda görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mali Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 16/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2004, 2005, 2006 ve 2010 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK. Madde 85 uyarınca sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı, ancak 2007, 2008 ve 2009 yılına ait ticari defterlerinin delil niteliğinin bulunduğu, Davalı ... şirketinin 2006 ve 2007 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK.’nın 222. Maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı, ancak 2008 ve 2009 yılına ait ticari defterlerinin delil niteliğinin bulunduğu, Davacı ... şirketlerinin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu bononun davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, Davacı ... ve davalı ... şirketleri arasındaki ticari ilişkinin 2004 yılı öncesine dayandığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının sabit olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi, davalı tarafın dava konusu bononun düzenlenmesinin hukuki sebebi olarak ileri sürdüğü 24/10/2006 tarihli sözleşmenin varlığının ve teknik danışmanlık hizmetinin verildiğinin (ki davalı senedin düzenlenmesi sebebine ilişkin bu iddiatını huzurdaki davada da ileri sürmüştür) kanıtlanamadığına ve bu nedenle de dava konusu senet bakımından davacının davalı ...’e borçlu olmadığına ilişkin kararının Yargıtay tarafından da onanarak davacının, davalı ...’e karşı olan menfi tesbit talebinin kabulü açısından kesin hüküm niteliğini kazandığını, Takdirin Mahkemeye ait olduğunu, diğer davalıların bile bile davacı aleyhine hareket ettiğinin kanıtlanmasına ilişkin dosyadaki takdiri delillerin, bile bile davacı aleyhine hareket etme olgusunu kanıtlamaya yeterli olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; sanıklar temlik eden Davalı ... ve ...'ın da aralarında olduğu sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda dosyamızda davalı olarak yer alan temlik eden davalı ... ve davalı ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan 2'şer 1 er ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 23/12/2025 tarih, 2022/11427 Esas, 2025/16447 Karar sayılı ilamıyla temlik eden davalı ...' ve davalı ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının onanmasına karar verilmesi üzerine kararın 23/12/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı şirket tarafından davalılar aleyhine açılan kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih, 1420 sayılı kararı gereğince İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyetinin durdurulmasına ve dosyaların İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda Kapatılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası Mahkememizin yukarıda esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı taraf vekili müvekkilinin fiber optik, bakır veri kablo ve ekipmanlarının üretimi alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalılardan ...'un müvekkili aleyhine kendisinin hamil olarak yer aldığı 300.000 USD bedelli bir adet bonoyu takibe koyduğunu, senet üzerinde yer alan ve müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olduğu iddia edilen imzanın yetkilisine ait olmadığını tespit ettiklerini, imzanın taklit edilerek atılmaya çalışıldığının anlaşıldığını, ayrıca müvekkili ile davalılardan lehtar ... firması arasında bononun düzenlenmesini gerektirir hukuki ilişki bulunmadığını, senedin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, nitekim aynı şekilde toplam tutarı 2.850.000,00 USD olan iki adet bonodan dolayı takip başlatılması üzerin eyaptıkları araştırmada müvekkili şirketin eski genel müdürü ... ve ... yöneticileri tarafından şirketin bilgisi haricinde kullanıldığından şüphe edildiğini, ayrıca senetlerin takip alacaklısına muvazaalı olarak ciro edildiğini, müvekkili tarafından ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/..., ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/... esas sayılı dosyalarında da dava açtıklarını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... Sistemleri San ve Tic. Ltd. Şti vekili, senedin verildiği tarihteki şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, davacı ile müvekkili arasında en büyük hukuki ilişkinin davaya konu bono olduğunu, senedin kötüniyetli olarak ciro edildiği iddialarının asılsız olduğunu, hukuki ilişkinin bulunmadığı hususunu davacının ispatlaması gerektiğinden davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, şahsi def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, emniyet kriminal raporunda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Temlik Eden Davalı ... vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının senet fotokopisi üzerinden düzmece bir rapor aldığını, Şişli C.Savcılığınca yapılan incelemede senetlerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olup şahsi def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğinden davanın reddini istemiştir. Temlik Alan Davalı ... vekili tarafından sunulan beyan dilekçeleri ile; ....Ağır Ceza Mahkemesi 2018/... E. Sayılı davanın kesinleşmesi gerektiğini, bu nedenle dosya sonucunun beklenilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin önceki heyeti tarafından verilen 08/12/2010 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi hakkında; icraya konu paranın tümünün ödenmesi halinde geçerli olmak üzere ve aşağıda belirtilecek güvence koşulu ile ....İcra Müdürlüğünün 2010/... E. sayılı dosyasına yatırılacak paranın takip alacaklısına ödenmemesi yönünden İİK'nun 72/3. maddesi hükmünce tedbir kararı verilmesine, anılan ihtiyati tedbir kararı ile ilgili davacıdan nakit yada kesin ve süresiz banka teminat mektubu şeklinde ve icra takip miktarının taktiren yüzde ellisi oranın güvence alınmasına, anılan güvence koşulu gerçekleştiği taktirde ihtiyati tedbir kararının gereğinin yapılması için tedbir kararının örneğinin ....İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, teminat mektubunun sunulması üzerine 09/12/2010 tarihinde tedbir kararının infazı için icra dairesine müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin önceki heyeti tarafından istinaf inceleme öncesi Mahkememizin 2010/... Esas, 2017/... Karar sayılı tarihli kararı ile; 1- Davalı ... ... Enerji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğünün 2010/... esas sayılı takibe konu edilen borçlusu davacı, lehtarı davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 22.11.2010 vade tarihli, 300.000 USD bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, Davalı ...'un tazminat talebinin kabulü ile, İİK'nun 72/4 madde gereği 449.400 TL'nin % 40'ı tazminatın davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, Mahkememizin 08.12.2010 tarihli tensip ara kararı ile verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 18/06/2021 tarih, 2018/2649 Esas, 2021/1300 Karar sayılı ilamıyla " ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/... esas sayılı dosyasında aralarında dava konusu bononun da bulunduğu bonolarla ilgili olarak nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından aralarında temlik eden davalı ...'un da bulunduğu, ... Kardeşler, ..., ... isimli sanıklar hakkında dava açıldığı ve yargılama sonunda verilen beraat kararlarının Yargıtay 15.Ceza Dairesi tarafından bozulduğu anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 74.maddesi uyarınca ceza mahkemesince maddi fiilin sübutuna ilişkin karar hukuk hakimini de bağlar. Buna göre ceza davası sonucunun kesinleşmesi beklenerek tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın kaldırılması üzerine dosya Kapatılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sırasına kaydedilmiş, söz konusu Mahkemenin kapatılması nedeniyle dosyanın Mahkememize devredilmesi üzerine dosya yukarıdaki Mahkememizin 2026/610 Esasına kaydedilerek istinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Dava ve takip konusu bononun incelenmesinde; 20/10/2005 düzenleme, 22/11/2010 vade tarihli, 300.000,00($)USD bedelli, nakden kaydıyla düzenlenmiş, keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davalı ... ... Sistemleri San ve Tic. Ltd. Şti, senet arkasındaki ilk cironun davalı ..., devam eden cironun davalı ... ve hamilin ise davalı ... olduğu anlaşılmıştır. (Kapatılan) .... İcra Dairesi'nin 2010/... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Alacağı temlik eden Davalı ... tarafından davacı ... kablo ile diğer davalılar aleyhine 300.000,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak 449.400,00 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 452.938,17 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf davacı şirketin dava konusu bonodan ve bonoya dayanılarak başlatılan icra takibinden dolayı davalılara borçlu olup olmadığı hususundan kaynaklıdır. Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda davalılar hakkında dava konusu bononun da arasında bulunduğu bonolarla ilgili olarak aralarında temlik eden davalı ... ve davalı ...'ın da sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan kovuşturmanın devam ettiği ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş olup, aralarında davalılarında yer aldığı sanıklar hakkında görülen ceza davası sonucunda ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamıyla; sanıklar temlik eden Davalı ... ve ...'ın da aralarında olduğu sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda dosyamızda davalı olarak yer alan temlik eden davalı ... ve davalı ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan 2'şer 1 er ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 23/12/2025 tarih, 2022/11427 Esas, 2025/16447 Karar sayılı ilamıyla temlik eden davalı ... ve davalı ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının onanmasına karar verilmesi üzerine kararın 23/12/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca benzer hususta görülen; ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; dosyamız davacısı şirket tarafından davalılar ... ... Ltd.Şti ve ... ... Ltd.Şti. Aleyhine 26/10/2010 vadeli 500.000,00 USD bedelli bono nedeniyle menfi tespit talebine yönelik açılan davanın yargılaması sonunda 17/04/2014 tarihinde her iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2015 tarih, 2014/16653 Esas, 2015/14101 Karar sayılı ilamıyla onanması ve 16/16/2016 tarihinde de karar düzeltme isteminin reddi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; dosyamız davacısı şirket tarafından davalılar ... ... Ltd.Şti ve ... aleyhine 22/11/2010 vadeli 500.000,00 USD bedelli bono nedeniyle menfi tespit talebine yönelik açılan davanın yargılaması sonunda 11/02/2014 tarihinde her iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2014 tarih, 2014/8500 Esas, 2014/13850 Karar sayılı ilamıyla onanması ve 06/04/2015 tarihinde de karar düzeltme isteminin reddi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden devredilen) ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; dosyamız davacısı şirket tarafından davalılar ise ...... Ltd.Şti ve ... Yapı Ltd.Şti oldukları, dava konusunun toplam tutarı 2.850.000,00 USD olan iki adet bono olduğu, yapılan yargılama sonunda 08/11/2012 tarihinde menfi tespit talebinin her iki davalı yönünden kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2013 tarih, 2013/3680 Esas, 2013/19617 Karar sayılı ilamıyla onanması ve 21/05/2014 tarihinde de karar düzeltme isteminin reddi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından dava konusu 300.000-$(USD) bedelli bonodan dolayı bonodaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ve davalılar ile aralarında ticari ilişki olmadığından bahisle menfi tespit davası açılmış olup, Mahkememizce istinaf ilamı uyarınca yargılama sırasında bekletici mesele yapılan dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında yapılan kovuşturma sonucunda dosyamızda davalı olarak yer alan temlik eden davalı ... ve davalı ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan 2'şer 1 er ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 23/12/2025 tarih, 2022/11427 Esas, 2025/16447 Karar sayılı ilamıyla temlik eden davalı ... ve davalı ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının onanmasına karar verilmesi üzerine kararın 23/12/2025 tarihinde kesinleştiği sabit olup, eldeki somut olayda istinaf dairesince de Mahkememizin önceki heyeti tarafından verilen kararın ceza mahkemesi tarafından verilecek kararın beklenilmesi gerekçesiyle kaldırıldığı göz önüne alındığında, ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında dosyamızın davalıları olan temlik eden ... ve ... hakkında verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararı davamızın konusu bononun da aralarından bulunduğu bonoların dolandırıcılık suretiyle haksız iktisap edildiği yönündeki maddi olgu Mahkememizi bağlayıcı olduğundan ve benzer olayda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih 2022/6522 Esas, 2023/6023 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ceza dosyasında tespit edilen maddi olayların hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte olduğu yönündeki içtihadı da göz önüne alınarak, ayrıca yapılan mali bilirkişi incelemesi ile davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında 2004 yılı öncesine dayalı ticari ilişki bulunsa da dava konusu bonoya dayalı ve bononun düzenlendiği döneme ilişkin davacı şirketin davalı ... şirketine borçlu olduğunu ispatlayan herhangi bir ticari kayıt bulunmadığı, bu haliyle dava konusu bononun davalılar tarafından haksız şekilde iktisap edildiği hususu kesinleşmiş ceza mahkemesi mahkumiyet kararı, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli mali bilirkişi raporu ve ayrıca davacı şirket tarafından diğer bonolara ilişkin davalı ... şirketi ve diğer davalılar hakkında verilen menfi tespit talebinin kabulüne yönelik Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş ilamlarla sabit olduğu, bu şekilde eldeki dava konusu bono ve bonoya dayanak icra takibinden dolayı davacı şirket tarafından davalılara karşı borçlu olmadığı hususu ispatlanmış olduğundan davanın kabulü ile dava konusu 300.000-$(USD) bedelli bonodan ve bu bonoya dayalı başlatılan icra takibinden dolayı davacı şirketin davalılara borçlu olmadığının tespiti talebinin kabulü ile, Davacı tarafın kötü niyet tazminatı yönünden, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekmekte olup, Her ne kadar İİK 'da yapılan değişiklik ile hükmedilecek tazminat tutarı %20 ye düşürülmüş ise de mahkememizde dava konusu edilen takip ve dava tarihi itibari ile geçerli olan tazminat oranı %40 olup temlik eden davalı ... tarafından dava konusu bonoya dayalı başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takip konusu alacağın (452.938,17-TL'nin) %40 ı oranında kötü niyet tazminatının İİK 72/5 maddesi uyarınca davalı ... tarafından dosya alacağının temlik edilmesi nedeniyle dosyada taraf sıfatı kalmadığından davalı ...'dan alacağı temlik alan davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, İİK 72/5 gereği kötü niyet tazminatı takibin haksız ve kötü niyetli olması koşuluna bağlandığından dava konusu bonoya dayalı takibin temlik eden ... tarafından başlatılması ve temlik alan davalı ... tarafından takibe devam edilmesi, diğer davalılar tarafından dava konusu bonoyu dayalı başlatılmış icra takibi bulunmaması nedeniyle diğer davalılar (... ve ...) yönünden koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça Davalılar aleyhine yönelik açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı ... Ltd.Şti.'nin dava konusu (Kapatılan) .... İcra Dairesi'nin 2010/... esas sayılı icra dosyasında takibe konulan 20/10/2005 düzenleme, 22/11/2010 vade tarihli 300.000,00-$(USD) bedelli bonodan ve bonoya dayalı icra takibinden dolayı (temlik alan alacaklı davalı dahil) davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b) Takip konusu alacağın (452.938,17-TL'nin) %40'ı oranında kötü niyet tazminatının İİK 72/5 maddesi uyarınca davalı ...'dan alacağı temlik alan davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken bakiye 30.940,20-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 24.311,15-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 17,15-TL başvurma harcı, 6.629,05-TL peşin harç gideri ile yargılama sırasında yapılan tebligat ve posta gideri 1.450,00-TL, bilirkişi ücreti 2.400,00-TL olmak üzere toplam 10.496,20-TL yargılama harç ve giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 4- Davalı ... tarafından yargılama sırasında yapılan 200,00-TL tebligat masrafı ve 1.400,00-TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 72.470,11-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; Davacı vekillerinin yüzlerine karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/610, K. 2026/781, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-610-e-2026-781-k-fe441aa27caf