İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1000 E. 2026/820 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1000
Karar No
2026/820
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1000 Esas KARAR NO : 2026/820

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 19/10/2026 KARAR TARİHİ : 03/11/2026

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki akaryakıt bayilik ilişkisinde tedarikin aksaması üzerine ... tarihli ihbar ve fesih bildirimleri düzenlendiğini, davalının elindeki ... TL bedelli teminat mektubu bakımından uyuşmazlığın müvekkili olduğu şirkete yakıt sevkiyatı yapılmadığı için sözleşmenin iptali üzerinde doğduğunu, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında yapılan sözleşme nedeniyle mektupla güvence altına alınan sözleşmenin tek taraflı haklı nedenle fesih yapıldığını, talep edilen korumanın bankanın kendi değerlendirmesiyle temel sözleşme uyuşmazlığını çözmesine değil mahkemece belirli ödeme işleminin geçici olarak önlenmesine yönelik olduğunu, tespiti istenilen hukuki ilişkinin müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti olduğunu, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; ... dan tedarikin başlatılmasının istenildiğini, ... dan sevkiyatın nakliye giderlerini artırdığınin belirtildiğini, yine Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesiyle tedarik yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle bayilik ilişkisinin sona erdiğinin bildirildiğini, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihbarnamesinin ise LPG sözleşmesi ve akaryakıt sözleşmesine ilişkin olduğunu, birincil istemlerinin mektup bedelinin tamamı için ödeme yasağı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, davalının bu alacak iddiasına dayanarak ... tarihli ... TL bedelli mektubu nakde çevirmeye yönelik muarazasının men'ine esas hakkında karar verilinceye kadar acilen ve karşı taraf dinlenmeksizin, mahkemece belirlenecek teminat karşılığında, belirtilen mektubun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbirle önlenmesine; davalının kapsamında tazmin istemini ileri sürmesinin ve sürdürmesinin, ... A.Ş. tarafından bu mektuptan davalıya veya onun göstereceği kişiye ödeme yapılmasının yasaklanmasına, ikinci bentteki tam koruma yerine daha dar tedbir yeterli görülürse, aynı yasağın tali olarak ... TL ile sınırlı uygulanmasına, tedbirin nihai kararın kesinleşmesine kadar devamına; süreli koruma tercih edilirse dava sonuna kadar sürmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Tensiple birlikte karar verildiğinden davalı cevap verememiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile; "Davacı vekiline, 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, süresinde belirtilen işlem yapılmadığı takdirde davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına" karar verilmiştir. Davacıya ara kararın ... tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A. maddesi şöyledir; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2023 tarih 2023/3342E. 2023/2951K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2024 tarih 2024/507E. 2024/1095K. sayılı kararı). Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2024 tarih 2024/1113E. 2024/1044K. sayılı kararında; "... Davacı vekili her ne kadar mahkemece verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuğa başvurduğunu ve dava şartını tamamladığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de, itirazın iptali davasının ilk açıldığı, ... tarihinden evvel arabuluculuğa başvurmadığı, dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusunda bulunmasının 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi ve TTK'nun 5/A. maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği, dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı anlaşılmıştır. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2022 tarih ve 2021/4438 Esas- 2022/8135 Karar sayılı emsal kararı da bu yöndedir.)..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı, menfi tespit istemi ile dava açmıştır. Dava tarihi itibari menfi tespit istemli davada, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartıdır. Davacı vekiline arabuluculuk tutanağını sunması konusundaki ara kararı ... tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili karar tarihe kadar arabuluculuk tutanağını sunmamıştır. 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı HMK nun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2. Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, 6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, 6100 sayılı HMK.'nun 341/1-a, 342 ve 345. maddeleri gereğince Mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile, ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1000, K. 2026/820, T. 03.11.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1000-e-2026-820-k-7a5b621f90a0