Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/498 E. 2026/1518 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/498
Karar No
2026/1518
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/498 - 2026/1518 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/498 KARAR NO : 2026/1518

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.12.2024 NUMARASI : 2024/216 Esas 2024/875 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.

: 3- VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.10.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.10.2023 tarihinde davalı ...'e ait olan ve araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, seyir halinde olan davacı ...'a ait olan ve sürücü ... yönetimindeki ... araçla karıştığı kaza sonunca davacının aracının zarar gördüğünü, kazanın oluşumunda olay yerinde polis tarafından tutulan tutanakta sürücü ...'in tam kusurlu bulunduğunu kaza sebebiyle davacının aracında 100.000-TL'yi aşkın değer kaybı oluştuğunu, aracın tamiri, malzeme ve işçilik masrafı için davacı tarafından 148.410,00-TL ödeme yapıldığını, daha sonra kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta trafik sigortalısı olan sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve taraflarına 120.000,00-TL ödeme yapıldığını, kalan 28.410-TL'nin ödenmesi için 15.12.2023 tarihinde ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalı ... AŞ'ye başvurulmuş ise de sonuç alınmadığını, sigorta şirketinden sadece bakiye hasar talepleri bulunduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00-TL bakiye hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, 500,00-TL değer kaybının ise kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalılar ... ve ...'den tahsiline, karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 16.10.2024 tarihli dilekçe ile dava değerini bakiye hasar alacağı için 28.410,00-TL, değer kaybı için 97.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket tarafından 12.10.2022-2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ... Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, davalı şirketin sorumlu olduğu bedel belirlenirken ZMMS teminatında kalan bedel belirlendikten sonra ZMMS teminatını aşan kısım için İMMS teminatından yapılacak ödeme miktarıın tespit edilmesi gerektiğini, sigorta teminatı altına alınan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve davalı şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, olay haksız fiilden kaynaklandığından davacının hükmedilen tazminat bedeline en yüksek mevduat faizi uygulanması talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza neticesinde olay yerine gelen polis tarafından sürücülere alkol muayenesi yapıldığını, sürücü ...'ın 1.17 promil alkollu olduğunu, kaza tespit tutanağında ...'e % 100 tam kusur yükletilmiş ise de tutanakta sürücü ...'in imzası ve beyanlarına yer verilmediğini, tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın, kusur tespiti ve değer kaybı zararının tespiti için ise konusunda uzman bilirkişilerce inceleme yapılması, hüküm altına alınacak tazminat bedeli için ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... AŞ tarafından sigortalı davalı ...'e ait ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in %100 kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı tarafa dava dışı...Şirketi tarafından (teminat limiti dahilinde) 120.00,00- TL hasar ödemesi yapıldığı dikkate alındığında; davacı lehine KDV hariç 28.410,00-TL ve KDV dahil 58.092,00-TL bakiye hasar tazminatı bulunduğunu, davaya konu kaza nedeniyle ... plakalı araçta kaza (08.10.2023) tarihi itibariyle azami 97.000,00-TL civarında reel değer kaybı meydana geleceğini, davacıya ait ... aracı süren sürücü ...'ın kaza esnasında 1.17 promil alkollü olmasının kazaya doğrudan etken olmadığı, davacı tarafça talep edilen bakiye hasar tazminatının davalı ... AŞ tarafından düzenlenen kasko poliçesi teminatı kapsamında kaldığı belirtilerek, davacının davasının kabulü ile 28.410,00-TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan dava tarihi olan 27.03.2024 tarihinden itibaren, 97.000,00-TL değer kaybı tazminatının ise davalılar ... ile ...'den kaza tarihi olan 08.10.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş. karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağı polis memurları tarafından tutulmuş olup, sürücü ...'in imzası ve beyanlarına yer verilmediğini, yalnızca polis memurlarının şahsi fikir ve gözlemlerine göre düzenlendiğini, tutanakta kavşaklarda tali yoldan ana yola çıkan araçlar bakımından kusur değerlendirilmesi yapılmış ise de kaza kavşakta değil ... Bulvarında yolun üzerinde meydana geldiğini, tutanakta asli kusur yükletilen davalı sürücü bakımından kanun maddesinin hukuka ve maddi kazaya uygun olarak doğru tayin edilmediğini, ...'ın kullandığı aracın ...'nin kullandığı araca arkadan çarptığını, fren izi olmadığını, ...'ın alkollü olduğunu, sürücülerin tahmini hız bilgilerinin, takip mesafesine uyup uymadıklarının ve alkollü sürücü ...'un kaza oluşmasına etkisinin tutanakta gösterilmediğini, bilirkişi heyetinde trafik kuralları ile bu kuralları uygunluğu ve çıkacak sonuca göre kusur durumunu değerlendirebilecek yeterlilikte bir adli trafik bilirkişisi bulunmadığını, raporun kusur bakımından denetime elverişli olmadığını, raporda kusur durumuna ilişkin bir inceleme ve gerekçeli açıklama yapılmadığını, itirazlarının değerlendirmediğini, polis krokisinde dahi kazanın üçüncü şeritte meydana geldiği belirtilmişken kaza yeri fotoğraflarında kazanın açıkça birinci şeritte meydana geldiğinin belirtildiğini, davalının beyanları ve kazanın oluş şekline ilişkin anlatımı tutanakta hukuka aykırı şekilde yer almadığını, kazanın davalı anayola çıkarken yolun kesişim yerinde değil ana yola çıktıktan sonra şerit üzerinde davacının araca arkadan çarpması sonucu meydana geldiğini, davacıya ait araca ilişkin fren izi bulunmadığı gibi dava dışı araç sürücüsünün 1.17 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, tutanağın çelişkileri giderilmeden rapor düzenlendiğini, olayın oluşumundaki tarafların kusur tespitinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan bakiye hasar ve değer kaybı tazminatının işleten ve sürücünün hukuki sorumluluğu ile ihtiyari mali mesuliyet sigorta (İMMS) poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ile 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllede bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; olay tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ... Bulvarı üzerinde ... istikametine doğru seyir halinde iken sağ taraftaki akaryakıt istasyonundan ana yola çıkan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ve oluş şekline uygun düşecek şekilde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması ve davalıların kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şekline yönelik itirazları da tartışılmak suretiyle kusur değerlendirilmesi yapılarak, ... plaka sayılı ararç sürücüsü ...'in akaryakıt istasyonundan ana yola çıkarken geçiş kurallarına aykırı davranışı nedeniyle asli ve tam kusurlu, davacıya ait araç sürücüsü ...'ın ise bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edilip, kusur oranında yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tazminatın hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 8.566,76 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.141,60-TL'nin mahsubu ile kalan 6.425,16-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/498, K. 2026/1518, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-498-e-2026-1518-k-da5e2bff6bc1