İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/494 E. 2026/766 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/494
- Karar No
- 2026/766
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/494 Esas KARAR NO : 2026/766
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... Mah. ... Sitesi .../... numaralı isletmede ... ... isimli işletmeyi işlettiğini, davalı sirket tarafından müvekkilinin kullanmak zorunda olduğu elektriğin kesilmesi müvekkili telafisi imkansız durumda zora sokacağını, Davalı sirket tarafından müvekkil aleyhine usulsüz kullanım iddiasıyla düzenlenen ... tarihli ... seri numaralı ve ... TL tutarındaki fatura düzenlendiğini, davalı tarafından belirlenmis olan ... TL bedelin hangi kriterler dikkate alınarak belirlendiği tarafımıza bildirilmediğini, ... ... ile ... ... ayları arasında ödenmiş olan faturaları sunduklarını, sunulan faturalardan ortalama ... TL civarında olduğunu ancak müvekkili aleyhine tanzim edilmiş olan ... TL bedelli fatura adeta müvekkili cezalandırma niteliğiyle tanzim edildiğini, müvekkilinin ödemesinin imkansız olduğu bilinciyle ve elektriği kesme tehdidi ile hazırlandığını, elektrik dağıtımının tekel olduğu düşünüldüğünde müvekkilin elektrik hizmetini başka bir firmadan veya işletmeden alma ihtimali de bulunmadığını, müvekkilinin elektriğin kesilmesi tehdidi ile zorlanmakta ve adeta müvekkil faturayı ödemeye zorlandığını, elektrik hizmetinin başka bir şirketten sağlanamadığı da gözetilerek borçlu olmadığımızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından hiçbir gerekçe göstermeden tanzim edilmiş olan fatura tarafımıza tebliğ edildiğini, davalı şirket çalısanları ticarethaneye somut bir muhakemede bulunmaksızın soyut iddialarla ekteki faturayı düzenlediklerini, taraflarınca talep edilmiş olmasına rağmen tutanağın taraflarına verilmediğini, ... tarihinde yine müvekkili ... seri numaralı ve ... TL tutarında fatura düzenlendiğini, bu faturaya karşı da işbu başvuruya benzer şekilde tedbir verilmesi yönünde başvuru yapıldığını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... D. İş sayılı dosya ile müvekkili lehine tedbir kararı verildiğini, davalı şirket çalışanları ile müvekkili arasında husumet bulunduğu , bu durumdan kaynaklı olarak davalı şirketin ve çalışanlarının müvekkili cezalandırma niyetiyle hareket ettiğini, davalı sirketin açıklanan sebeplerle hukuka aykırı sekilde tanzim ettigi fatura nedeniyle müvekkili aleyhine ... TL bedelli faturayı dayanak göstererek elektrik kesintisi yapma ihtimali bulunduğunu, taraflarınca fatura edilen miktar müvekkili mali açıdan çok zor duruma sokacak olup ödenmemesi halinde müvekkilinin gelir kaynağı olan isletmede elektriklerin kesilmesi tehdidiyle karsı karsıya olunduğunu, müvekkili sirketin elektrigi ... tarihinde kesildiğini, müvekkilin elektriğinin kesilmemesi için mahkemenizce tedbiren durdurma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Talebe konu abonenin bulunduğu yerin her ne kadar bir iş yeri ise de tutanak ve faturalar, talep eden adına tanzim edilmiş olup, karşı tarafın tacir vasfı olmadığını, karşı tarafın aynı yerdeki bir başka kaçak kullanımı ile ilgili ikame ettiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esasına kayıtlı menfi tespit davasında karşı yan hakkında tacir araştırması yapıldığını, Gelir İdaresi Başkanlığı'nınkarşı yanın ticari faaliyetlerinin en son ... yılında mevcut olduğu bildirildiğini, dosyada Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı'na (ATSO) müzekkere yazılan ve ATSO tarafından verilen cevabi yazıda talep eden karşı yanın tacir sıfatına haiz olmadığını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına gelen yazı cevapları nazara alındığında davacı/talep edenin tacir vasfının bulunmadığını, görevli olmayan mahkemeden usule aykırı şekilde talepte bulunulduğu anlaşıldığından tedbir kararının kaldırılarak görevsiz mahkemeden istenen talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, talep eden tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek tek bir delil dahi sunamadığını, elektriğin kesilmesinin yaklaşık ispat şartları karşılanmadan tedbir verilmesinde usul ve yasaya uygun bir yön bulunmadığını, davacının elektriğinin kesilmemesi tedbirini kaçak kullanmadığı gerekçesine dayandırdığını ancak karşı taraf kaçak elektrik kullanmadığını ortaya koyamadığını, talep edenin eylemi aynı zamanda suç teşkil ettiğinden gerek birinci kaçak gerekse de ikinci kaçak kullanım yönünden Karşılıksız Yararlanma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve .../... Soruşturma numarası ile devam eden soruşturmada müvekkili şirketin vergili ve cezasız zararı hesaplandığını ve talibin kaçak kullandığı bilirkişi raporu ile de ispatlandığını, davacı ilk kaçak olan ... tarihli kaçak tutanağına ilişkin olarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... D.İş esas sayılı dosyasından benzer nitelikte tedbir talebinde bulunmuş; tedbir kararına istinaden elektrik enerjisi verildiğini, davacı bu tedbir kararını aldıktan sonra kaçak kullanmaya devam ettiğini ve mahkemece verilen tedbir kararını kötüye kullandığını, davacı davasında ve talebinde tamamen haksız olup üzerinde herhangi bir malvarlığı da bulunmadığını, bu yönüyle davanın reddi hâlinde lehimize hükmedilecek tazminat, vekâlet ücreti ve sair giderler ile müvekkil kurumun zararı olan kaçak elektrik bedeli ve faizleri tahsil kabiliyetini yitireceğini, müvekkili şirketin cebri icra yoluyla da alacağını tahsil etme imkânı bulunmayacağını, bu sebeplerle öncelikle tedbir kararının kaldırılarak, talibin talebinin reddi ile yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin talep edenler üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Mahkememizin ... tarihli itiraz duruşmasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili beyanında: " itiraz dilekçemizi tekrar ederiz, görev itirazımız vardır, davacı sistematik olarak kaçak elektrik kullanmaktadır, sonrasın da ihtiyati tedbir taleplerinde bulunmakta ve çok düşük bedeller ile ihtiyati tedbir kararları alarak müvekkil şirketi zarara uğratmaktadır, bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırıdır, ayrıca davacı beyanlarının hiçbir yerinde biz elektriği kaçak olarak kullanmadık dememiştir, kaçak elektrik kullandığını davacının kabulünde olduğuna göre müvekkil şirketin elektriği kesmeye yönelik tedbire başvurmaya hakkı vardır, bunun mahkeme yoluyla engellenmeye çalışılmasını hak engellemesi olarak görüyoruz tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin ... tarihli itiraz duruşmasında İhtiyati tedbire talep eden davalı vekili beyanında: " kaçak elektrik kullanmamız söz konusu değildir ayrıca tedbir için alınan teminat miktarı yüksektir, itirazın reddine karar verilmesini talep ederiz " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin tedbire karşı itiraz dilekçesi doğrultusunda tedbire itiraz duruşması yapıldığı, ... tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir ara kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verildiği, davalı vekilinin ara kararı istinaf ettiği ve henüz sonuçlanmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava ; davalı yanın düzenlemiş olduğu faturalar sebebiyle borçlu olmadığının tepitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Somut olayda davacının esnaf- tacir araştırması için müzekkereler yazılmış, gelen müzekkere cevaplarına göre davacının ticaret sicil kaydının ve esnaf kaydının bulunmadığı, gelir idaresinden gelen cevaba göre yıllık kazancının tacir sayılma sınırında olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı iş yeri için düzenlenen faturadan kaynaklı borçlu olmadığının tespitini talep etmişse de bu durumun davayı tek başına ticari dava statüsüne sokmayacağı, davacının tüketici kapsamında da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza