İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/481 E. 2026/763 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/481
Karar No
2026/763
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/481 Esas KARAR NO : 2026/763

DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılarak İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle: müvekkili davacının, ... Mah. ... Caddesi No: .../... .../... adresinde ... adlı bir esnaf işletmesi olduğunu, müvekkilinin ...'te bu işletmesinin 1/2 sine ... TL bedel ödemesi karşılığında davalı ...'yı ortak ettiğini, süreç içinde davalı ...'nın bu bedelin ... TL'sini sözleşmede belirtilen şekilde araç devri ve nakit olarak ödediğini, geri kalan ... TL'sini ise ... tarihine kadar ödeyeceğini, tarafların adi ortaklığı bir süre sonra şirket kurmak suretiyle sonlandırmışlar ve her ikisi ... Şti'nin %50 -%50 ortağı olarak faaliyete devam ettiklerini, davalı tarafın müvekkilinin esnaf işletmesine ortaklığı için devir bedelinden ... e kadar ödemeyi taahhüt ettiği ... TL'nin yalnızca ... TL'sini ödediğini, müvekkilinin halen davalıdan ... TL alacağı olduğunu, davalının bugüne kadar kalan borcunu ödememiş olması sebebiyle alacağın tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, başlatılan takibe davalı-borçlunun haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafça tamamen kötüniyetli ve süreci uzatmak için yapılan itirazın iptali ile takibe devam edilebilmesi için eldeki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafça likit bir alacağa ilişkin takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olması sebebiyle yapılan itirazın iptalini ve davalının alacağın %20‘sinden az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: varlığı iddia olunan alacağın dayanağının ticari bir alacak olduğunu, nitekim dava dilekçesinde alacağın dayanağının, ... Şti.' nin devrinden kaynaklandığı iddia edildiğini, ekseriyetle dava dilekçesinde iddia edildiği üzere, bu şirketin yarı yarıya ortakları her iki taraf olduğunu, bu hususun da iddia olunan uyuşmazlığın nevi ve çözümünde tarafları tacir olarak addetme zorunluluğu doğurduğunu, müvekkilinin davacı şahıs ile ticari ortaklık kurmadan evvel kendisinin müşterisi konumunda olduğunu, ... yılının ... - ... aylarında davacı şahsın müvekkilinin bilgisizlik ve tecrübesizliğinden faydalanmak suretiyle, yanına başkaca şahıslar da alarak müvekkiline ortaklık teklif ettiğini, müvekkilinin ikna olmasını sağlayan durumun iş yerinin günlük ... - ... aylık ise ... - ... lira kazanç getirdiği söyleminde bulunulması, ve müvekkilinin içinde bulunduğu durumun, davacı ile önceye dayalı bir güven ilişkisi ve davacının yanına aldığı şahısların müvekkilimi manipülasyonu olduğunu, müvekkilinin, ortaklığı kabul etmesinin hemen akabinde davacı şahsa ödeme yapmaya başladığını, bu ödemelerin akabinde işletmeden vadedilen geliri bekleyen müvekkilinin gün sonunda ...-... lirayı, ... - ... lirayı bile görememiş ve dolandırıldığını, bu husus haricinde sözleşmede de belirtilen demirbaşlardan ... ... cihazı davacı tarafından müvekkilinden habersiz bir şekilde başkasına satıldığını ve işletmeden kaçırıldığını, bunu öğrenen müvekkilinin ahvali davacıya söylediğinde davacı ''alan şahısların mafya olduğunu, isminin ... ... olduğunu'' söyleyerek mantık dışı hareketler sergilediğini belirterek sonuç olarak alacağın likit olduğu ve davacının kötüniyetli oluşu göz önüne alındığında, kötü niyetli davacının aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama masraf ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Görevsizlik kararı veren mahkemede celp edilen Antalya Ticaret Odası Başkanlığından tarafların tacir kaydı, aralarında delil ve belge bulunup bulunmadığı sorulmuş gelen yazı cevabı dosyaya eklenmiştir. Görevsizlik kararı veren mahkemede celp edilen Antalya Esnaf Odasından tarafların esnaf kayıt bilgileri dosyaya celp edilmiştir. Görevsizlik kararı veren mahkemede celp edilen Antalya Vergi Dairesinden tarafların vergi, hasılat vs. bilgileri dosyaya celp edilmiştir. Görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu icra dosyası incelendiğinde; ilamsız icra takip tarihinin ..., takip alacaklısının ... ..., takip borçlusunun ... ... olduğu, takip konusunun ... tarihli Ortaklık Devir Sözleşmesi gereği Ortaklık payı Ödemesinden kalan bakiye ... TL alacak ... TL olduğu, takip çıkışının ... TL olduğu ve ilamsız icra takibinin borca itiraz nedeniyle ... tarihinde durdurulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava ; Adi ortaklık ilişkisi kapsamında katılma alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacının işletmesine davalının adi ortaklık sözleşmesi ile ortak olduğu, ortaklığın daha sonra sonlandırılarak şirket kurulduğu fakat davalı tarafın davacının esnaf işletmesine ortaklığı için devir bedelinden ...'e kadar ödemeyi taahhüt ettiği ... TL'nin ... TL bakiye borcunu ödemediği iddiasıyla iş bu dava açılmıştır. Tarafların daha sonra ortak olarak kurdukları ticari şirketin iş bu davanın konusu olmadığı, uyuşmazlığın tarafların adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir. Dava konusu olayda uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Adi ortaklık, TTK ve diğer özel düzenlemelerde mutlak ticari iş olarak düzenlenmemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bir kurumdur. Ayrıca, taraflar adi ortaklık sözleşmesinin imzalanması sırasında ve sonrasında da tacir değildir. Başka bir anlatımla, tarafları tacir olan bir adi ortaklık söz konusu değildir. O halde, davanın mutlak ticari işten kaynaklanmadığı, taraflarının her ikisinin de tacir olmadığı, mahkememizin görevli bulunmadığı, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Göreve ilişkin düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce ve kanun yolu incelemesi aşamasında da istinaf mahkemeleri ile Yargıtay'ca re'sen dikkate alınmalıdır. Bu durum karşısında, davada mahkememizin görevli olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu dikkate alınıp, HMK'nın 1, 114-c, 115, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri ile TBK'nın 620 ve devamı maddeleri uyarınca karşı görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Görevli mahkemenin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3. Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, mahkememiz ile Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosyanın resen mercii olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 6. Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/481, K. 2026/763, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-481-e-2026-763-k-732e817f49b1