İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/685 E. 2026/665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/685
- Karar No
- 2026/665
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/685 Esas KARAR NO:2026/665
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/12/2020 KARAR TARİHİ:30/09/2026
Mahkememizin ... Karar, 26/11/2021 tarihli kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2024 tarih, 2022/561 Esas, 2024/1792 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmesi üzerine Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili firma aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinin yasal olmadığını, müvekkili firmanın icra dosyasında alacaklı görünen şirketle takip konusu bonoya ilişkin hiçbir ticari alışverişi olmadığını, alacaklı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, takip mesnedi çek incelendiğinde imzaların benzetilmeye çalışıldığının ve gerçek imza ile atılan imzalar arasındaki farklılığın gözle görülür mahiyette olduğunun anlaşıldığını, çekin ön ve arka yüzündeki hiçbir imza ve yazının müvekkili firmanın eli ürünü olmadığını, takip mesnedi çek üzerinde müvekkili firmanın adı ve imzası bulunmadığını, yapılacak grafolojik incelemelerle söz konusu imzanın müvekkili firma yetkilisine ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle borca ve imzaya itiraz ettiklerini, ödeme emrine karşı icra mahkemesi nezdinde dava açma süresinin avukat ile yaşanan irtibat sorunu nedeniyle geçirildiğini, davalı şirketin müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takibi başlattığını, müvekkili firmanın bu haksız takip nedeniyle tedirgin olduğunu ve masraf yapmak zorunda kaldığını, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini, müvekkili firmanın haciz tehdidi altında olması nedeniyle mağduriyetinin önlenmesi adına dava karara bağlanıncaya kadar teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasını, .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı icra takibinin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlattığı icra takibine karşı davacı ... ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan borca ve imzaya itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin ticari ilişki neticesinde çeki iyi niyetli hamil olarak iktisap ettiğini, ödeme emrinin 16.08.2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen on yedi ay sonra dava açılmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, icra dosyasının .... İcra Müdürlüğü nezdinde bulunması ve usul ekonomisi ilkeleri gereği davanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, İİK 72. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin aşıldığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle cirantalar arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını, TTK 724. maddesi gereği müteselsil sorumluluk esası uyarınca müvekkilinin alacağını borçlulardan talep etme yetkisinin bulunduğunu, davacının imza inkarının müvekkilinin takip hakkını etkilemeyeceğini, Yargıtay içtihatları uyarınca hasımsız çek iptali kararlarının iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamayacağını, TTK 790 ve 792. maddeleri gereği çekin meşru hamili olan müvekkilin kötü niyetli olduğunun ispat yükünün davacıda olduğunu, TTK 677. maddesi uyarınca imzalarda bağımsızlık ilkesinin geçerli olduğunu, davacı şirketin 01.01.2019 ile 26.01.2021 tarihleri arasındaki genel kurul imzalarının bilirkişi incelemesine konu edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın usulden veya esastan reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davacı şirket yetkilisi ... ...'in imzasının bulunduğu talep ve karar belge asılları, ... ... Şubesi'ne ait ... çek seri nolu, 01/08/2019 keşide tarihli, 65.000,00-TL bedelli çek aslı, Eskişehir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen dava dışı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, davacı vekilinin 10/02/2025 tarihli dilekçesinde sunmuş olduğu davacı firmaya ait 2014 yılı Karar Defteri, 2014 yılı Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile 2014 yılı Ortaklar Pay Defteri olmak üzere toplam 3 adet defter aslı, talimat raporu, mali müşavir bilirkişi raporu, grafoloji raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan dava konusu ... (... A.Ş.) ... Şubesi ... IBAN numaralı ... Tekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hesabına ait, ... seri numaralı, ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. emrine yazılmış, keşide yeri İstanbul ve tarihi 01/08/2019 olan 65.000-00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf vekili, davalı ile müvekkili arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, çek üzerindeki hiçbir imzanın müvekkil şirkete ait olmadığını, tüm bu sebeplerle dava konusu çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf vekili, dava konusu çekin müvekkil tarafından kendisinden önceki ciro ile mevcut ticari ilişkisi kapsamında iyi niyetle alındığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, davacının dava konusu çek üzerindeki imzanın sahte olduğuna dair iddiası şahsi defi niteliğinde olduğundan müvekkile karşı ileri sürülemeyecğini tüm bu sebeplerle davacının davasını ispatlayamaması sebebiyle davanın reddine ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir talebi mahkememizin ara kararı ile değerlendirilmiştir. Buna göre 2004 Sayılı İİK.'nun 72. maddesinde, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davanın menfi tespit davası olduğu ve icra takibinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Yasanın 72/3.maddesi uyarınca dava değerinin % 15'i oranında teminat karşılığında, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine yürütülmekte olan takipte, icra veznesine girecek paranın, dava sonuçlanıncaya değin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, karar verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu çek aslının incelemesinde; ... (... A.Ş.) ... Şubesi ... IBAN numaralı ... Tekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hesabına ait, ... seri numaralı, ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. emrine yazılmış, keşide yeri İstanbul ve tarihi 01/08/2019 olan 65.000-00 TL bedelli çekin keşidecisinin ... Tekstil Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti , lehdarının ve ilk cirantasının davacı ... ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, çekin ... ... Mutfak Ekip ve Soğ. Sis. Tic. Ltd. Şti.'ye ciro edildiği, daha sonra ise çekin davalı ... Mutfak Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ciro edildiği, ibraz edilen çekin karşılığı bulunmadığından bankanın yükümlülük bedeli ödenerek karşılıksız işlemi gördüğü anlaşılmıştır. Grafolog Bilirkişi ... tarafından 24/06/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "11/04/2025 tarihinde görevlendirilen bilirkişi ... tarafından inceleme yapıldığı, inceleme konusu olan ... A.Ş. ... Şubesi ... IBAN numaralı hesaba ait, ... seri numaralı, keşide yeri İstanbul ve tarihi 01/08/2019 olan 65.000 TL bedelli çekin incelendiği, karşılaştırma belgeleri olarak İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazısı ekindeki belgeler ile ... 16. Noterliğince onaylı ... ... Ltd. Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, karar defteri ve pay defterinin esas alındığı, imzalar üzerinde grafolojik, grafometrik ve kaligrafik yöntemlerle analiz gerçekleştirildiği, inceleme sırasında stereo mikroskop, ..., ... E10 ve ... doküman detektörü gibi optik araçlardan yararlanıldığı, çekin arka yüzünde yer alan ... ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kaşesi üzerindeki birinci ciro imzasının, şirket yetkilisi ... ...'e ait olduğu iddia edilen mukayese imzalarıyla karşılaştırıldığı, yapılan analitik incelemeler sonucunda söz konusu imza ile ... ...'e ait olduğu belirtilen imza örnekleri arasında genel biçimsellik, işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, ebat, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından herhangi bir uygunluk veya benzerliğe rastlanmadığı, önceki rapor sonucunu değiştirecek yeni bir bulguya ulaşılamadığı, diğer defterlerde imzalı işlem bulunmadığı için mukayeseli inceleme yapılamadığı, sonuç olarak çekin arka yüzündeki birinci ciro imzasının davacı şirket yetkilisi ... ...'in eli ürünü olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 03/03/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konulan, ... A.Ş. ... Şubesi’ne ait, ... seri numaralı, 01.08.2019 keşide tarihli, 65.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ve menfi tespit taleplerinden ibaret olduğu, davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2018, 2019 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2018, 2019 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresi ayrılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2018, 2019 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen 2018, 2019 yıllarına ait ticari defterlerinde dava dışı keşideci ... Tekstil Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, davacının ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede; dava dışı keşideci ... Tekstil Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ile yapılan işlemlerin 120 Alıcılar hesap kodu altında izlendiği, Dava konusu ... ... Şubesi’ne ait 01.08.2019 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 65.000,00 TL bedelli çeken ise davacı defterlerinde 000125 numarlı yevmiye kaydı ile muhasebeleştirildiği, ancak ... Tekstil Ürünleri Tic. Ltd. Şti.’ne ilişkin ayrıntılı cari hesap ekstresi, muavin defter dökümleri ve hesap hareketlerini gösterir belgeler ibraz edilemediğinden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı, işlem hacmi ve çekin hangi borç-alacak ilişkisine istinaden kaydedildiği hususlar tam ve denetlenebilir biçimde ortaya konulamadığı, ayrıca davacı şirket muhasebecisi ile yapılan görüşmede 2021 yılı öncesine ait muhasebe kayıtlarının ellerinde bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle özellikle çekin keşide tarihi olan 2019 yılına ilişkin defter ve alt hesap hareketlerinin bütüncül olarak incelenemediği, bununla birlikte, çek üzerinde ciranta olarak yer alan firmalar ve davalı şirket ile davacı kayıtlarında herhangi bir cari hesap kaydı veya muhasebesel ilişkiye rastlanmadığı, davalı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2018, 2019 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2018, 2019 yılı Yevmiye Defterinin kapanı tasdikinin süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2018, 2019 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onomalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının ticari defterleri incelendiğinde, dava dışı ... ... ... Ltd. Ş. 2018 yılı başından devacı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2019/934 E. sayılı dosyasına konu ... A.Ş. ... Şubesi’nе nit, ... seri numaralı, 01.08.2019 keşide tarihli, 65.000,00 TL bedelli çekin davalının yevmiye defterinin 20.04.2019 tarihli yevmiye kaydında kaytıldı, ayrıca davalının davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı tespit edildi, dava Dışi ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması amacıyla Sayın Mahkemenin 02.12.2025 tarihli ara kararı ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılıdığı, ancak rapor tarihi itibariyle herhangi bir dönüş olmadığı, dava dosyasına sunulu olan deliller ile mübrez tüm evraklar üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirilmeler neticesinde;⇒ Dava konusu olan , ... A.Ş. ... Şubesi’ne ait, ... seri numaralı, 01.08.2019 keşide tarihli, 65.000,00 TL bedelli çeke ilişkin yapılan incelemeler sonucunda;⇒ Dava konusu çek, keşideci dava dışı Arstekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından doğrudan davacı ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlediği, davacının ticari defterleri incelendiğinde, dava konusu 65.000,00 TL bedelli çekin ise davacı defterlerinde 000125 numaralı yevmiye kaydı ile muhasebeleştirildiği, ancak ... Tekstil Ürünleri Tic. Ltd. Şti.’ne ilişkin ayrıntılı cari hesap ekstresi, muavin defter dökümleri ve hesap hareketlerini gösterir belgeler ibraz edilemediğinden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı, işlem hacmi ve çekin hangi borç-alacak ilişkisine istaneden kaydedildiği hususları tam ve denetlenebilir biçimde ortaya konulamadığı, ayrıca davacı şirket muhasebecisi ile yapılan görüşmede 2021 yılı öncesine ait muhasebe kayıtlarının ellerinde bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle özellikle çekin keşide tarihi olan 2019 yılına ilişkin defter ve alt hesap hareketlerinin bütüncül olarak incelenemediği, bununla birlikte, çek üzerinde cıranta olarak yer alan firmalar ve davalı şirket ile davacı kayıtlarında herhangi bir cari hesap kaydı veya muhasebesel ilişkiye rastlanmadığı,⇒ Davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, dava dışı ... ... ... Ltd. Şti. 2018 yılı başından süregelen bir ticari ilişkisinin bulunduğu, daval tarafından davacı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı dosyasına konu ... A.Ş. ... Şubesi’ne ait, ... seri numaralı, 01.08.2019 keşide tarihli, 65.000,00 TL bedelli çekin davalının ticari defterlerinde 20.04.2019 tarihli yevmiye kaydın da kayıtlı olduğu, ayrıca davalının davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı,⇒ Çeken ciro silsilesi encelendiğinde, ilgili çekin ilk olarak davacı tarafından davcı dışı ... Ekip. Soğ. Isı. Tic. Ltd. Şti. adına ciro edildiği görülmekte ise de, davacı kayıtlarında ilgili firma ile herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, öte yandan dosyada mübrez 06.08.2021 tarihli Bilirkişi Raporu ve 24.06.2025 tarihli Bilirkişi Ek Raporu kapsamında iş bu ciroda yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde teknik tespit yapıldığı," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Talimat sayılı dosyasında Mali Müşavir bilirkişi Ali Saygı tarafından hazırlanan 10/05/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafima verilen görev nedeniyle ... Adresinde bulunan Dava dışı şirket : ... ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ nin muhasebe kayıtları yerinde incelenmiş olup tarafıma sunulan defter kayıtlarında böyle bir çekin olmadığı tespit edilmiştir. Dava dışı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2019 dönem ticari defterlerinin, Vergi Usul Kanunu (V.U.K.) ve ... Düzen Hesap Planına uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Tarafların ve dava dışı şirket arşamsörlerini sanayi ve ticaret limited şirketi ile ... ... ... Ltd. şti'nin ticari defter ve belgeleri ile dosya konusu olan ... a.s.'nin sanayi şubesü'ne ait, ... İban numaralı arstekstil ürünleri san. ve tic. ltd. şti'nin hesabına ait ... seri numaralı, ... ... inş. sanayi ve tic. ltd. şti. emrine yazılmış, 01/08/2019 keşide tarihli, 65.000,00-TL bedelli çeken incelenerek ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, incelenmiş defterlerinde kayıtlı olmadığını tespit etmiş bulunmaktayım. Bu çeke dayanılarak ticari ilişki kurulup kurulmadığı, istinaf mahkemesi; davacı ... ... Şirketi ile 3. kişi ... ... Şirketi arasında organik bağ bulunup bulunmadığının araştırılmasının istemiştir. davali davacı ile 3. kişi ... ... şirketi arasında organik bağın bulunduğunun tespitini talep etmekte dava konusu borç hem ... ... hem ... tarafından kabul edildiği. Buna istinaden davalı şirket ile 3. kişi ... ... Şirketi arasında protokol akdedildiğini. Söz konusu protokol ve senette ... ... şirketinin kaşesi ve imzası bulunmaktadır. Ayrıca ... Şirketi, davacı ... ... Şirketi ile aralarında organik bağ bulunduğunu ve aralarındaki işlemlerin muvazaalı nitelik taşıdığını beyan etiği hususu incelenmiş, davacı ... ... Şirketi ile ... ... Şirketi birlikte hareket ederek, dosyada mevcut tedbir kararının kaldırılmasına muvafakat etmiş ve çek bedelinin davalıya ödenmesi sağlamıştır bu muvafakat doğrultusunda tahsil işlemini gerçekleştirmiştir. Taraflar arasındaki organik bağın var olduğu ortaya çıkmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Davalı iyi niyetli hamil olduğu ve kambiyo senedine istinaden alacağı olduğu, ciro silsilesinin usulüne uygun bulunduğu, önceki imzalara ilişkin iddiaların Davlıyı bağlamayacağı bu nedenle taraflar arasındaki organik bağın varlığının kabul edilmesi gerektiği ancak davaya konu çekin dava dışı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2019 dönem ticari defterlerlerinde kayıtlı olmadığı göz önüne alınarak Dosya içindeki belgelerden anlaşılacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacağın varlığını iddia eden alacaklı davalı üzerinde olsa da menfi tespite konu borç kıymetli evraktan kaynaklanıp davacı yönünden kayıtsız şartsız bir borç ikrarı bulunduğundan ve davacı çekteki imzanın sahte olduğunu, senedin bedelsiz olduğunu iddia ettiğinden ispat yükü davacı üzerindedir. 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, 347/5865 Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.). 6102 sayılı TTK’nun 686/1.maddesi; “Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır” hükmünü içermektedir. Sahte imza bir başkasının imzasının taklit edilmesi hali olup, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı yasanın TTK'nın 677. maddesi hükmü gereğince; Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse ,diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez (Hulusi Gürbüz; Yargıtay Uygulaması Işığında Ticari Senetlerin iptali Davaları ve Ticari Senetlere Özgü Sorunlar, İstanbul 1984, s.295; Doğanay s.1646-1647; Murat Alışkan; Kambiyo Senetlerinde Temlik Cirosu, İstanbul 1998, s. 255 vd; Tarık Başbuğoğlu; Uygulamalı Türk Ticaret Kanunu, 1.cilt Ankara 1988, sh. 807; Erol Ertekin/İzzet Karataş; Uygulamada Ticari Senetler: Ankara 1998, s. 363). Yine 6102 sayılı TTK’nun Kanunun 710/3. maddesi uyarınca; “Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir”. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 2019/1858 esas ve 2022/818 karar sayılı ilamı) Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/40 E., 2021/542 K. Sayılı, 29.04.2021 tarihli ilamı) Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı, çek üzerindeki ciroların sahte olduğunu yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça uyuşmazlığa konu çek üzerindeki imzanın sahte olduğunu, davalı ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, ve bu sebeple davalı tarafından haksız olarak başlatılan icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacı aleyhine başlatılan icra takibinin bulunduğu, icraya konu senedin ... (... A.Ş.) ... Şubesi ... IBAN numaralı ... Tekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hesabına ait, ... seri numaralı, ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. emrine yazılmış, keşide yeri İstanbul ve tarihi 01/08/2019 olan 65.000-00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ... Tekstil Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti , lehdarının ve ilk cirantasının davacı ... ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, çekin ... ... Mutfak Ekip ve Soğ. Sis. Tic. Ltd. Şti.'ye ciro edildiği, daha sonra ise çekin davalı ... Mutfak Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ciro edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu ile tarafların incelenen ticari defterlerine göre dava konusu çekin keşidecisi ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve yine davaya konu çekin davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde çekte cirosu bulunan dava dışı ... ... ... Ltd. Şti ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davaya konu çekin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile dava dışı ... ... San ve Tic. Ltd. Şti'ye ait ticari defterlerin incelenmesinde davaya konu çekin kayıtlı olmadığı, ancak icra takibine konu borcun hem davacı hem dava dışı ... Asonsör tarafından kabul edildiği, buna istinaden davalı şirket ile ... ... arasında borcun ödenmesine dair protokol düzenlendiği, yine davacı ile dava dışı ... Asansörün aynı konuyla iştigal etmesi ve davaya konu borcun haczi sırasında düzenlenen haciz tutanaklarında davacı borçluya ait adrese gidildiğinde her ne kadar dava dışı ... Asansörün kullanımında olduğu iddia edilmiş davacı ile herhangi bir ilişkilerinin bulunmadığı belirtilmiş ise de mevcut işyerinde davacıya ait yeni düzenlenmiş faturaların bulunduğu anlaşılmıştır. Çek, havale hükmünde bir ödeme vasıtasıdır. TTK 790.maddesi uyarınca çeki düzgün ciro silsilesi ile iktisap eden davalı ... Mutfak şirketi yetkili meşru hamil olup, adı geçen cirantalar ve hamilin iktisapta kötü niyetli olduğunun TTK 792. madde hükmü gereği, mevcut durumun aksini iddia eden davacı tarafından ispatlanması gerekir. Davacı tarafın çekin yetkili hamili olduğunu ispat etmesi gerekmekte ise de gerek bu hususta gerekse çeki elinde bulundurup takip başlatan davalının kötüniyetle ve hukuka aykırı şekilde çeke sahip olduğunun kabulü için dosya içerisinde başkaca elverişli delil yoktur. Ayrıca TTK'nın 792. Maddesinde düzenlenen hamilin kötü niyetli çeki iktisap ettiği veya iktisap ağır kusuru bulunduğu hususunu ispat yükü davacıya düşmektedir. Davacı, yetkili hamil olan davalının çeki iktisapta kusurlu ya da kötüniyetli olduğunu HMK'nın 220 ve devamı maddelerince ispatlayamamıştır. Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan kayıtlardan yetkili hamil olduğunu, ispat edemediği , davalı ile kendisinden önceki ciro ile ticari ilişkisinin bulunduğu, çekin çalındığına dair veya sahte çek düzenlendiğine dair herhangi bir şikayetin bulunmadığı da dikkate alındığında yazılı delillerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Kötü niyet tazminatı talebi öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağın bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötü niyetli kabul edilir. Davacının icra takibine konu borcu inkar etmekle kötü niyetli olduğu hususunun dosya kapsamında açıkça kanıtlanmamış olması ya da öyle olduğu açıkça kanıtlanmasına gerek olmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılmasının mümkün olduğu bir durumun dosya kapsamında mevcut olmadığı, taraflara ait ticari defterlerin incelenerek esasa ilişkin bir kanıya varılamadığı anlaşıldığından bu itibarla kötü niyet tazminatı koşullarının bulunmadığı kanaati oluştuğundan davalı tarafın kötü niyet tazminat talebin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 343,38-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 157,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.157,50-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 30/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır