İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/287 E. 2026/681 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/287
- Karar No
- 2026/681
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/287 Esas KARAR NO:2026/681
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2023 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamili olduğu 10 adet çekin kargoda kaybolduğu iddiasıyla ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2022/... Esas sayılı dosyasından çek iptal davası açtığını, müvekkili şirketin dava konusu çekleri ... Kargo firması ile ... ve ... firmalarına göndermek istediğini ancak çeklerin kayıp sonrasında başka kişi ve şahısların eline geçtiğini, müvekkili şirketin bu şahıs ve şirketlerle hiçbir ticareti ya da tanışıklığı olmadığını, dava dosyasında talepte bulundukları çekin .... İcra Müdürlüğü 2023-... Esas sayılı dosyasından takibe konu edilmiş olan 300.000,00 TL bedelli çek olduğunu, ancak toplamda kaybolan / çalınan çeklerin adedinin 10 olduğunu, şu an için ... Asliye Ticaret Mahkemesinin çek iptali davasında ilgili bankalardan sadece bir kısım çekin arka yüzünün görüntüsünün geldiğini, hala daha diğer bazı çeklerin arka yüz görüntüsü dava dosyasına ibraz edilmediğini bu sebeplerle iki çek için .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde istirdat davası, diğer başka iki çek için de İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde istirdat davalarını açtıklarını, çekleri elinde bulunduran şirketlerin isimleri farklı olsa da vekillerinin aynı olduğunu, farklı isimleri olan bu şirketlerin çalıntı / kayıp çeklerle ilgili yetkili hamil olduğu iddiasıyla icra takibi başlattıklarını, farklı isimleri olan bu şirketlerin çeklerin yetkili temsilcilerinden bir kısmının ya aynı kişiler ya da yakın akraba veya aynı aileden olan kişiler olduğunu, farklı isimleri olan ve çekleri tamamiyle ticari ilişki uyarınca aldıklarını beyan eden bu şirketlerin ticaret sicil gazetesinde yer alan adreslerinin de aynı ya da sadece aynı apartman ya da iş hanında/ ancak sadece kat numaralarının da farklılık olduğunu, İşbu davanın konusu davalı ... şirketinin adresi ile aynı icra dosyasında bu defa da borçlu şirket olarak yazılmış olan ... şirketinin adresinin dahi bire bir aynı olduğunu, tüm bu şirketlerin tamamının, davalı şirket de dahil olmak üzere birlikte hareket eden, somut olayda kötü niyetli iktisap eden ve ağır kusurlu olan şirketler olduğunu iddia etmiş bu nedenle icra takip dosyasının takibe konu alacağın takdiren %15'i kadar nakit teminat yatırıldığında veya bu değerde banka teminat mektubu ibraz edildiğinde icra veznesine yatırılacak borca ilişkin paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi yönünde karar verilmesini ve ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra dosyasındaki bakiyenin tamamının kendileri tarafından ödendiğini, bu yüzden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının iddialarının kanıtlanması gerektiğini, mevzuat gereği çekin kargoda taşınmasının yasaklandığını, mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesinin davacının kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin mahkememiz dosyasının 11/05/2023 tarihli ara kararı ile %15 teminat karşılığında kabulüne karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 20/03/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı tanıklarının dinlenilmesi için talimat yazılmasına karar verildiği, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 14/05/2024 tarihli celsesinde dinlenilen davacı tanığı ...'nın beyanında;" Ben davacı şirkette yaklaşık üç yıldır muhasebeci olarak çalışıyorum şirkete ait çek kayıtları tarafımca yapılmaktadır, dava konusu olan çekler tarafımca zarf içine konularak çıkışı yapılarak ben güvenliğe teslim ettim, güvenlikten bir arkadaşta çekleri kargo firmasına teslim etmiştir, iki gün sonra alıcı firmadan telefon geldi bize zarfların kendilerine ulaştığını fakat zarfların içinden çeklerin çıkmadığını boş A4 kağıtlarının çıktığını söylediler daha sonrada çalışmış olduğum hukuki yollara başvurdu, benim konuya ilişkin görgü ve bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." dediği, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 06/069/2024 tarihli celsesinde dinlenilen davacı tanığı ...'ın beyanında;" Ben davacı şirkette satın alma sorumlusu olarak çalışırım, ortaklığım yoktur, dava konusu çeki kargoya ben götürmüştüm, kapalı zarf halinde güvenlikten almıştım, içini açıp kontrol etmedim, kapalı olduğu için açmadım, ... kargoya kendim götürdüm teslim ettim, kargo poşetine kendim koydum, barkodunuda ben yapıştırdım, daha sonrada görevli arkadaşa da ben teslim ettim, muhasebe daha önceden bilgi vermişti, bu yüzden güvenlikten zarfı alırken içinde çek olduğunu biliyordum, ancak kapalı olduğu için açıp kontrol etmedim, bana sadece kargoya verilecek çek olduğunu söylediler, çekin bilgilerine ilişkin bilgi vermediler, zarfın üzerinde nereye gideceği yazıyordu. Çekin kime gönderileceğini şuan hatırlayamıyorum, tanık ücreti talebim yoktur, diyeceklerim bundan ibarettir." dediği görüldü. Mahkememiz dosyasının 11/12/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verildiği, davacı vekilince sunulan beyan dilekçesi ile ticari defter ve belgelerinin ... ilinde bulunduğunun bildirildiği bu yüzden mahkememiz dosyasının 03/02/2025 tarihli ara kararı uyarınca bilirkişi raporu alınması için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olup, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat dosyasında alınan 26/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıdaki tespitlerin ışığı altında, 1. İncelenmek üzere davacı şirket tarafından bilirkişiliğimize ibraz edilen yasal ticari defterlerin beratlarının yasal sürelerinde yapılmış olduğu, bu defterlere yapılan muhasebe kayıtlarının usulüne göre olduğu, bu defterlerinin sahibi lehine delil olmasına engel bir durumun bulunmadığı, 2. Dava konusu çekin davacı tarafından 01/11/2022 tarihinde DÖRTBİLET TORNA ... ŞAFT LDT.ŞTİ. inden alındığı, alınan bu çekin davacının yasal defter kayıtlarında 01/11/2022 tarih ve ... nolu yevmiye fişi ile 101-001 kod nolu ALINAN ÇEKLER YURTİÇİ HESABINA 300.000,00 TL'sı borç, 120-34-DO1 kod nolu ... ... ŞAFT LTD. ŞTİ. HESABINA 300.000,00 TL'sı alacak kaydedildiği, 3. Yine aynı çekin davacı şirket kayıtlarında 02/11/2022 tarih ve ... nolu yevmiye fişi ile 101-001 101-001 kod nolu ALINAN ÇEKLER YURTİÇİ HESABINA 300.000,00 TU'sı alacak, 320-34-F04 kod nolu ... ÇELİK DÖV. SAN. VE DIŞ. TİC. LTD.ŞTİ. HESABINA 300.000,00 TL'sı alacak kaydedildiği, 4. Davacı şirketin yasal defter kayıtlarından dava konusu çekin keşidecisi ... LTD.ŞTİ. firması ile öteden beri ticari ilişkisinin bulunduğu, 5. Davacı şirket kayıtlarına göre dava konusu çekin davacı tarafından 02/11/2022 tarihinde tedarikçisi olan ve öteden beri ticari ilişkisi bulunan ... ÇELİK DÖV. SAN. VE DIŞ. TİC. LTD.ŞTİ. ne ciro edilmiş olduğu, 6. Davacı şirketin kendilerinden sonraki ciranta olan .... ... Ltd. Şti. İle aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunduğuna dair bir tespit yapılamadığı, diğer bir ifade ile davacı şirket ile .... ... Ltd. Şti. arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyasında takibe konu edildiği bildirilen 28/02/2023 keşide tarihli ... seri numaralı 300.000,00-TL bedelli çekin istirdadı istemine ilişkin olarak açılmıştır. Mahkememizce ilgili icra dosyasına müzekkere yazılarak dosya borcunun alacaklıya ödenip ödenmediğinin ve ödenmiş ise hangi tarihte ödendiğinin sorulmasına karar verilmiş taraf delilleri toplanmış, taraflara defter ve belgelerini sunmaları için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile; davacı firmanın defterleri incelenerek; davacı firmanın gerek kendileri lehine çek düzenleyen keşideci ... Ltd. Şti. firmasıyla gerekse kendilerinden sonraki ciranta .... ... Ltd. Şti. İle aralarında dava konusu çekin alınıp verilmesini gerektirecek şekilde ticari ilişki bulunup bulunmadığının, davalı tarafın defterleri incelenerek davalı ile davalının kendinden önceki ciranta ... firması arasında çekin alınıp verilmesini gerektirecek şekilde ticari ilişki bulunup bulunmadığının araştırılmasının ve bu hususlarda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Dava her ne kadar çek istirdadı olarak açılmış ise de; yargılama sırasında davaya konu çek bedelinin ödendiği anlaşıldığından ve dava kendiliğinden çek bedelinin istirdadı davasına dönüşmüş ve davaya çek bedelinin istirdadı olarak devam edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesinde " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiş olup, hükümden de anlaşılacağı üzere davacının alacağını ispat etmesi yanında, yeni hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisap ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. TTK 677. Maddesinde düzenlemeye göre senet kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen bu ilkeye göre, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Dosya incelendiğinde, davacının çekte lehtar olduğu, kendi imzasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, davacıdan sonra çek üzerinde yer alan ciro silsilesine göre davaya konu çekin dava dışı ... ... ..Ltd. Şti.'ne, bu şirket tarafından (iptal edilen ciro sonrası) ... .. Ltd. Şti.'ne, burada ... Ltd. Şti'ne, sonrasında 3 ciro daha bulunduğu ancak bu ciroların iptal edildiği ve ... Ltd. Şti tarafından da icra takibine konu edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı kendi imzasından sorumludur. Davacı, davalının çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğini ve kötüniyetli olduğunu ispat külfeti altındadır. Dosyamız ile emsal mahiyette bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5193 E., 2024/1553 K. Sayılı kararında da benzer şekilde değerlendirme yapılmış yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/892 Esas 2025/6 Karar sayılı kararında " Dosya incelendiğinde, davacının çekte keşideci olduğu, kendi imzasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, çekin lehtarı ve ilk cirantası olan dava dışı .....San. Tic. Ltd. Şirketi’nin adına atılan ciro imzasının sahte olduğu iddiasıyla dava açtığı anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2022 tarihli, ... Karar sayılı kararı ile imzanın lehtara ait olmadığına karar verilmişse de, TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı kendi imzasından sorumludur. .. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2023/50 E., 2026/829 K. Sayılı kararında " Somut olayda, dava lehtar tarafından açılmış olup, bonolardaki imzalar inkar edilmemiştir. TTK'nın 778/1-a maddesinin atfı ile bono hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 686/1. maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Buna göre, hamilin bonoyu iktisap ederken önceki cirolardaki imzaların sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmamakta olup, şeklen düzgün bir ciro silsilesinin bulunması yeterlidir. Şeklen düzgün bir ciro silsilesinin bulunduğu hallerde ise ciro zincirinde kopukluk olduğundan bahsedilemez. Hamilin, bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması durumunun, bononun iktisap anında bulunması gerekir. Bononun iktisabından sonra hamil tarafından öğrenilen durumlar bakımından, borçlu önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez. Bu kapsamda, davalıların dava dışı ... tarafından İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/.. E. Sayılı dosyasında açılan senet iptali davasından ve İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/... E.sayılı dosyasında açılan istirdat davaları, davalıların bonoyu iktisap ederken senet borçlunun zararına hareket ettiğini ispata elverişli değildir. Ayrıca kambiyo senetleri illetten mücerret olup, hamile, kendinden önceki cirolara ilişkin temel ilişki ve alacağın olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemez. Bunun gibi davalının bonoyu edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü bononun “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Davalıların tacir olması da, mücerretlik ilkesinden yararlanmasına engel değildir. Bu nedenlerle, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun " hükmü bağlamında hamilin bonoyu iktisap ederken bononun bedelsiz olduğunu, bile bile bononun davacının zararına iktisap edip etmediğinin incelenmesi gerekli olup, dosya kapsamına göre davalı hamilin dava konusu bonoyu iktisabında kötüniyetli hakaret ettiği ispat edilemediğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kural olarak geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Davaya konu çek sureti incelendiğinde; çekin ciro silsilesinin görünüş itibari ile kopuk olmadığı, her ne kadar dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının defterlerinin incelendiği ve davaya konu çekin davacı şirket kayıtlarına göre dava dışı ... .. Ltd. Şti.'ne ciro edildiği yönünde tespitte bulunulmuş ise de; davacının çekteki imzasını inkar etmediği, davalının ise davacıdan sonra gelen ciranta konumunda olmadığı, davacı ile davalı arasında başka cirantaların bulunduğu, bu hali ile tek başına davacının defterlerindeki kayıtlara yer veren bilirkişi rapor içeriğinin davalının çeki iktisap etmede ağır kusurlu olduğunu ispatlayamayacağı kanaatine varıldığı, davalı ticari defterlerini sunmamış ise de; somut davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu ve senedin sebepten mücerret olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının davaya konu çeki kötüniyetli olarak iktisap ettiği kanaatine varılamamış ve ispat külfeti davacıda olduğundan, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, her ne kadar mahkememiz dosyasında tedbir kararın verilmiş ise de; ilgili tedbir kararı uygulanmadığından ayrıca davalının da bu yönde bir talebi olmadığından tazminat hususunda herhangi bir hüküm kurulmamış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 5.123,25 TL harçtan mahsubu ile artan 4.391,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)