İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/191 E. 2026/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/191
Karar No
2026/666
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/191 Esas KARAR NO:2026/666

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:19/03/2025 KARAR TARİHİ:30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından ... adresindeki tüketim noktasında harici hat üzerinden kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının H/... seri numaralı 23.11.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağıyla belirlendiğini, bu tespit doğrultusunda 27.05.2022 - 23.11.2022 tarihleri arası 15.876 kwh karşılığı 92.365,12-TL kaçak elektrik kullanım faturası ile 15.03.2022 - 27.05.2022 tarihleri arası 6.438 kwh karşılığı 17.636,62-TL kaçak elektrik ek kullanım faturası düzenlendiğini, toplam 115.518,33-TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takibine davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, kaçak elektrik tüketiminden tüzel kişi ile birlikte yöneticilerin de haksız fiil hükümleri uyarınca müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek dava ve takibin kesinleşmesine kadar teminatsız veya uygun görecelecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nun söz konusu taşınmazı 01/02/2022 tarihinde ... ...'e kiraya verdiğini, kira sözleşmesinin ve ödeme dekontlarının dosyaya sunulduğunu, davacının icra takibine konu ettiği kaçak elektrik faturalarının 01.02.2022 tarihli kira sözleşmesinden sonraki ilk kira yılına ait olduğunu, 15.03.2022 - 27.05.222 tarih aralığı için 6.438 kwh karşılığı 17.636,62 TL ve 27.05.2022 - 23.11.2022 tarih aralığı için 15.876 kwh karşılığı 92.365,12 TL tutarında kaçak kullanım faturası düzenlendiğini, ilk kira yılına ait kaçak kullanım bedelinin tamamından kiracının sorumlu olduğunu, kiracının kiracı ... ... tarafından ... ... Genel Müdürlüğü kurumuna sunduğu dilekçede ... sayılı tesisat numaralı elektrik sayacına ilişkin sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, müvekkilinin taşınmaz üzerinde fiziki bir kullanımının bulunmadığını, fiili kullanımın ve elektrik tüketiminden kaynaklanan tüm sorumluluğun kiracı ... ...'e ait olduğunu, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliğinde olduğunu, haksız fiili işleyen kişinin sonuçlardan sorumlu tutulması gerektiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2008/9601 K. esas ve 2008/11365 karar sayılı 09.10.2008 tarihli kararı uyarınca abonenin kiraya verdiği taşınmazdaki kaçak elektrik kullanımından sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle müvekkiline karşı açılan haksız davanın reddedilmesi gerektiğini, .... İcra Müdürlüğü kurumunun 2023/... Esas sayılı takip dosyasının müvekkili yönünden iptal edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. BEYAN: Davalı ... ... vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş. tarafından iş yerine gelinerek kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, bu bedelin tahsili amacıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, kaçak elektrik tespit edilen taşınmazın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin sadece iş yerinde müdür olarak çalıştığını, tüzel kişilik ile gerçek kişinin farklı olduğunu, şirket yetkilisine husumet yöneltilemeyeceğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2019/1883 Esas ve 2021/1150 sayılı kararında şirket yetkilisine husumet düşmeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini ve haksız takip sebebiyle yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı ... ...'e ait işe başlama evrakı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı ...'na ait sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, davalı ...'na ait 2023-2024 yıllık gelir vergisi beyanlarını içerir müzekkere cevabı, ... ...'tan gelen tarihsel bazda hizmet anlaşması detayını içerir müzekkere cevabı, ...'tan gelen H/... seri numaralı zabıt sureti ile ekleri ve tüketim ekstresini içerir müzekkere cevabı, kaçak elektrik kullanımını gösterir CD, şirket kira sözleşmesi, tanık beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı ödenmeyen fatura bedeli nedeniyle alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalıların kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrolde ilgili kullanım yerinde sözleşmeli aboneliğin bulunduğu tesisatta sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespit sonucunda düzenlenen fatura karşılığının ödenmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya konu iş yerini ... ...'e kiraladığını, söz konusu kaçak elektrik faturalarının kira sözleşmesi düzenlendikten sonraki zaman dilimine ait olduğunu, davalı ... ... tarafından ... ...'a sunulan dilekçede tüm sorumluluğun kendisine ait olduğuna dair dilekçe sunulduğunu, bu sebeple sorumluluğun davalı ... ...'e ait olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... davaya cevap verme süresinden sonra sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; davaya konu iş yerine ilişkin davacı ile imzalanmış herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği iş yerinin kendisine ait olmadığını, iş yerinde sadece müdür olarak çalıştığını, şirket yetkilisi olmadığını, kendisine husumet düşmeyeceğini tüm bu sebeplerle davanın reddine ve haksız takip sebebiyle davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından tarihinde davalı/borçlu aleyhine 110.001,74-TL Kaçak Elektrik Bedeli, 4.675,08-TL Gecikmiş Gün Faizi, 841,51-TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 115.518,33-TL borcun ödenmesi amacıyla 25/01/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlulara çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçluların süresi içinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacı şirketin kaçak veya usulsüz elektrik kullanıp kullanmadığı, kullanmışsa bu kapsamda tahakkuk ettirilen faturaların yerinde ve haklı olup olmadığı, davacı tarafın faturalardan borçlu olup olmadığı ve borç/alacak miktarı hususundan kaynaklıdır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 21/02/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 03/12/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben ...'ta kayıp kaçak biriminde saat kontrol teknisyeni olarak çalışıyorum, hala da çalışmaktayım, bana göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza bana aittir, tutanağın düzenlendiği zamanı tam hatırlayamıyorum, davaya konu kaçak elektrik tespitini kontrol amaçlı yaptığımız bir durumda gittik, ölçüye müdahale yapıldığını gördük, bana göstermiş olduğunuz tutanağı orada kendimiz düzenliyoruz, fotoğraflama ve video çekimi yapıyoruz, tanıklık ücreti talebim mevcuttur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 03/12/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben ...'ta saha kaçak kontrol teknisyeni olarak çalışıyorum, hala da çalışmaktayım, bana göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza bana aittir, tutanağın düzenlendiği adresi ve tarihi tam hatırlamıyorum ama tutanak bizim tutanaktır, davaya konu kaçak elektrik tespitini rutin kontrol amaçlı yaptığımız bir durumda gittik, ölçüye müdahale yapıldığını gördük, sayacın eksik kayıt yaptığını gördük, ölçümlerimizi yaptık, bana göstermiş olduğunuz tutanağı orada kendimiz düzenliyoruz, fotoğraflama ve video çekimi yapıyoruz, tanıklık ücreti talebim mevcuttur," şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 23/02/2026 tarihli celsesinde davalı ... tanığı ... beyanında; "Dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı davalılardan ... ...'in diğer davalı ... ...'e kiralık olarak verdiği otel için kesilmiştir, 2021-2022 yıllarında ... ... butik oteli şirkete kiraya vermiştir, şirketin mesul müdürü ... ... olmuştur, kaçak elektrik tutanağının elektrik sayacı ile oynanması sebebiyle tutulduğunu ben personellerden yani otelde çalışanlardan öğrendim, ben ... ... yanında sigortalı çalışan olarak bulunuyorum, işlerini ben takip ederim, butik otelde ... ...'in herhangi bir ticari faaliyeti yoktur, zaten ... ... ... ... Elektrik A.Ş'ye vermiş olduğu dilekçe ile sorumluluğun kendisinde olduğunu beyan etmiştir, mesul müdür olması nedeniyle ... ... bu kaçak elektrikten sorumludur, ayrıca işletmenin ... ...'ün mesul müdür olduğu şirket adına kiralık olduğuna dair kira bedellerinin ödendiğine dair dekontlar bizde mevcuttu sanırım dosyaya sunulmuştur. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 05/03/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacı vekili tarafından sunulan 19.03.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle, ..., İstanbul adresindeki tüketim noktasında 23.11.2022 tarihinde H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanıldığının belirlendiğini, toplam 115.518,33 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını ve borca itiraz edildiğini belirttiği, davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, söz konusu yerin 01/02/2022 tarihinde kiraya verildiğini, haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrikten fiili işleyenin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği, davalı ... ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, davalı ile davacı arasında sözleşme bulunmadığını, davalının yalnızca müdür olarak çalıştığını belirterek davanın reddini istediği, yapılan incelemede dava konusu olayın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi niteliği taşıdığının tespit edildiğini, kurulu gücün 4,2 kW olarak saptandığını, kaçak tüketim süresinin 180 gün, ek tüketim süresinin ise 73 gün olarak hesaplandığını, kaçak tüketim bedelinin 27.324,20 TL, ek tüketim bedelinin 5.230,97 TL, toplam tüketim bedelinin 32.555,17 TL olduğu, gecikme zammı ve KDV ile birlikte davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle toplam alacağının 32.691,61TL olarak hesaplandığı, davalılar ... ile ... ...'ün kaçak elektrik borcundan müteselsil sorumlu bulundukları ve icra takibinin 32.691,61 TL üzerinden devam etmesi gerektiği kanaatine varıldığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkememizin 15/04/2026 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere tekrar bilirkişiye tevdi edildiği, Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 29/05/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; kök raporda yapılan tespitlerin aynısına yer verildiği, herhangi bir değişikliğin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın davaya konu kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarihte davaya konu iş yerini kullanmadığını, davaya konu kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarihlerden önce iş yerini kiraladığını beyan etmesi üzerine ... ... ... A.Ş'ye ve ... ... A.Ş'ye müzekkere yazılarak ...Tel Sk. No:28 D:1 .../..." adresine ait abonelik kayıtlarına ilişkin bilgilerin gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevabında dava dışı ... Şirketi'nin hizmet anlaşması başlangıç tarihinin ilk önce 12/07/2019 ve hizmet anlaşması bitiş tarihinin 12/11/2019 olduğu, daha sonraki üyelik anlaşma tarihlerinin ise yine 01/02/2022 ile 24/07/2023 tarihleri arasında olduğu ve yine 23/11/2022 tarihli davaya konu kaçak elektrik tutanağında sözleşmeli kayıtlı sayaca harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanılmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiği, bu tespitlerin ise davalıların şirket yetkilisi ve müdürü olduğu dava dışı ... Şirketin hizmet anlaşması döneminde yapıldığının belirtildiği, bu haliyle kaçak elektrik kullanımından davalıların sorumlu olduğu dosya içeriğindeki delillerden anlaşılmıştır. İstanbul BAM 3. HD 15/12/2021 tarih 2021/654 esas 2021/3373 karar sayılı ilamında; "...Kaçak tutanaklar dava dışı şirket hakkında düzenlenmiş,dava dışı şirket ortağı davacılar ile dava dışı şirket hakkında icra takibi yapılmıştır... Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, Esas No: 2013/5476 ,Karar No: 2013/8924 kararında da açıklandığı üzere , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, icra takibinde dava dışı şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yönetici olan davacılar borçlu gösterilmiştir. Borca, davacılar tarafından itiraz edilmediğinden ,menfi tespit ve istirdata ilişkin bu dava açılmıştır.Bilirkişi incelemesi yapılarak takip ve dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen yasal düzenleme sebebiyle ,davacılara takipte ve davada husumet düştüğü açık olmakla..." denilerek, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/09/2021 tarih 2021/1696 esas 2021/2283karar sayılı ilamında; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu borcun belirlenmesi gerekir..." denilerek yine kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Alıntılanan emsal BAM karar ilamlarında da değinildiği gibi somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, kaçak elektik kullanımını gerçekleştirenin davalı olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da dava dışı şirket hakkında tutulduğu, davalı ...'nun kaçak elektrik tespit tarihinde davalı şirketin kurucusu yetkilisi olduğu, yine diğer davalının ise hem kaçak elektrik tespit tutanağında kaçak elektrik kullanan olarak tespit edilen şirketin müdürü olduğu ve kira sözleşmesinin tarafı olduğu, bu haliyle davalıların dosya içerisindeki bu bilgi ve belgeden davalının kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren davalı ve takip borçlusu şirketin yetkilisi olarak TBK'nın 41. maddesi, 51. maddesi ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde (1) fıkra c) bendine göre; Perakende satış sözleşmesi mevcutken tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, harici hat çekilerek elektrik kullanımının kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimi olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerekir. (Yargıtay 3. HD 2019/6017 Esas- 2020/3754 Karar nolu, 01/07/2020 tarihli, 2020/2109 Esas- 2020/3340 Karar nolu 24/06/2020 tarihli, 2019/4862 Esas- 2020/305 Karar nolu 16/01/2020 tarihli ilamı), Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... Şirketi'nin "..." adresinde yapılan kontrolde ilgili ticarethane (otel) ... seri numaralı Luna marka kayıtlı elektrik sayacından "sözleşmeli" " harici hat çekilerek" olarak enerji kullanıldığı sayaca müdahale edilerek elektrik enerji tüketiminin eksik kaydedilmesine neden olduğunun kaçak elektrik tespit tutanağı ve bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde (1) fıkra b) bendine göre; perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimi olduğu, taraflar arasında sözleşme bulunduğundan 6183 sayılı Kanunun 51/1. maddesindeki gecikme zammı oranının uygulandığı, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı, düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 32.555,17 TL asıl alacak, 115,63 TL işlemiş faiz ve 20,81 TL KDV olmak üzere toplam 32.691,61-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra İnkar Tazminatı talebi yönünden; uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla alacak likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 32.555,17 TL asıl alacak, 115,63 TL gecikme zammı ve 20,81-TL KDV olmak üzere toplam 32.691,61 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Takip konusu haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, c)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.233,16-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.395,18-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 837,98-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.330,10-TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, geri kalan 3.369,90-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 32.691,61-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.395,18-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.010,58-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.569,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.569,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.142,05-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-)Davalı ... tarafından yapılan 500,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 141,50-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı ... üzerinde bırakılmasına, 9-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kabul edilen bedel yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere, reddedilen bedel yönünden HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim .. ¸e-imzalıdır . k İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/191, K. 2026/666, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-191-e-2026-666-k-83bec43a2dff