İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/961 E. 2026/824 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/961
- Karar No
- 2026/824
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/961 Esas KARAR NO : 2026/824
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari mal alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalıdan alınacak mallara yönelik avans mahiyetinde olmak üzere ... Şubesine ait 125.000,00 TL bedelli, 26.07.2025 vade tarihli ve ... seri numaralı çekin davalı tarafa teslim edildiğini beyan etmiştir. Davalının söz konusu çeki teslim almasına rağmen üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, anlaşmaya açıkça aykırı davranarak malları müvekkiline teslim etmediğini ve böylece çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Müvekkilinin ticari defterlerinde davalıya borçlu olmadığının açıkça görüldüğünü, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca avans olarak verilen çekler karşılığında edimin ifa edildiğini ispat yükünün davalıda olduğunu savunmuştur. Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle banka tarafından karşılıksızdır şerhi vurulduğunu, davalının müvekkilini ceza tehdidi altında bırakmak saikiyle kötü niyetli olarak .... İcra Ceza Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunduğunu mütalaa etmiştir. Söz konusu bedelsiz kalan çekin ayrıca Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek; davanın kabulü ile davaya konu çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu çekin iptaline, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, takibe kötü niyetle sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, eldeki davanın tamamen karşılıksız çek cezasından kurtulmaya yönelik ve kötü niyetli olarak açıldığını beyanla reddini savunmuştur. Taraflar arasında mevcut olan ticari ilişki kapsamında, dava konusu çekin keşide tarihinden önce müvekkili şirket tarafından davacı adına e-faturalar düzenlendiğini, e-fatura sistemine kayıtlı olan davacının bu faturalara yasal süresi içinde hiçbir itirazda bulunmadığını, dolayısıyla fatura içeriklerinin kesin olarak kabul edildiğini ve ticari borcun muaccel hale geldiğini ileri sürmüştür. Davacının çekin "avans" olarak verildiği yönündeki iddiasının soyut nitelikte olduğunu, 6100 sayılı HMK m. 200 uyarınca belirli bir miktarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının ise çekin avans olduğuna dair dosyaya yazılı hiçbir delil sunamadığını belirterek ispat yükünü yerine getiremeyen davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacının malları teslim alıp faturayı benimsedikten sonra çek bedelini ödemediğini, müvekkili tarafından davacı aleyhine karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan .... İcra Ceza Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı ceza dosyasını sürüncemede bırakmak ve bekletici mesele yapılmasını sağlamak amacıyla, duruşma tarihinden 3 gün önce işbu davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ikame edildiğini iddia etmiştir. Davacının inkarında haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın çek ve faturalarla sabit ve likit bulunduğunu beyan ederek; haksız menfi tespit davasının reddine, İİK m. 72/4 uyarınca davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davacı tarafından davalıya avans olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edilmediği iddia edilen ... Şubesine ait 125.000,00 TL bedelli, 26.07.2025 vade tarihli ve ... seri numaralı çek ile bu çeke dayalı olarak başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve icra takibi ile çekin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un 324. maddesince taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olup, kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığı takdirde mahkemece o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır ve bu durumda mevcut deliller değerlendirilerek karar verilir. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372) Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup, davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek, ödeme aracı olup, çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın, bu iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çekin alındığını savunması da ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir. Davacı taraf çekin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ancak mal tesliminin yapılmadığı, bu suretle çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Davalı ise çekin avans olarak verildiğini kabul etmemiş ve davacıya mal tesliminin yapıldığını faturalara itiraz edilmediğini savunmuştur. Somut olayda ispat yükü kendisinde bulunan davacı tarafça bilirkişi ücretinin verilen ihtaratlı kesin süre içinde yatırılmadığı,bu nedenle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında bilirkişi ücretini yatırmak için davacıya kesin süre verilmiş ve bunun yasal sonuçları da ihtar edilmiştir. Davacı tarafından buna karşın bilirkişi ücretini yatırmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davacı bilirkişi ücretini yatırmamasına ilişkin haklı veya geçerli bir mazeret ileri sürmemiş, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) ait olduğu dikkate alınarak davacının ispatlanamayan davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 2.399,69-TL peşin harçtan alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 1.667,69-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Maddesi gereğince 45.000,00 -TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5- Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde, ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK 333 maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair, verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA