İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/693 E. 2026/854 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/693
- Karar No
- 2026/854
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/693 Esas KARAR NO : 2026/854
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 02/10/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacılar ..., ... ve ...'in, 28.11.1980 doğumlu müteveffa ...'in sırasıyla annesi, babası ve kardeşi olduklarını, müteveffanın 31.03.2023 tarihinde arkadaşı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kırmızı ışıkta beklediği sırada karşı şeritten gelen davalı ...'nün sevk ve idaresindeki...plakalı aracın kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle trafik kazasının meydana geldiğini ve müteveffanın hastanede vefat ettiğini, kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın ardından ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin... E. sayılı dosyasında ceza davası açıldığını, bu davanın dava tarihi itibarıyla derdest ve karar aşamasında olduğunu, ceza dosyasında alınan son ve kati Adli Tıp raporuna göre davalı sürücünün kazaya karışan tüm araçlar içerisinde tek ve asli kusurlu, müteveffanın ise herhangi bir kural ihlalinde bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğunun belirlendiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı bulunduğunu, dava açılmadan önce ... ve ... Sigortaya yazılı başvuruda bulunulduğunu ve sigorta şirketleri dahil tüm taraflarla arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, ancak yazılı başvuruların ve arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, arabuluculuk son tutanağı ile iadeli taahhütlü PTT makbuzunun sunulduğunu, müteveffanın hayatta iken kurye olarak çalıştığını ve aylık ortalama gelirinin 25.000-30.000 TL olduğunu, vefatından sonra annesi..., babası ... ve kardeşi ...'in kaldığını, davacıların müteveffanın ölümü nedeniyle büyük psikolojik çöküntü ve manevi üzüntü yaşadıklarını, ayrıca maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, müteveffanın annesi ... ile birlikte yaşadığını ve annesinin geçimini tek başına üstlendiğini, davacı babanın emekli maaşı dışında geliri bulunmadığını, emekli maaşının geçimini sağlamaya yeterli olmadığını ve oğlunun maddi desteğiyle yaşamını sürdürmekte iken ölümünden sonra ekonomik zorluklar yaşadığını, bu hususların ekonomik durum araştırmasıyla da ortaya çıkacağını, 2918 sayılı Kanun'un 91 ve 97, 6098 sayılı Kanun'un 53 ve 55, 5684 sayılı Kanun'un 13 ve 6102 sayılı Kanun'un 4 ve 5. maddeleri ile ...Sigortası Genel Şartlarına dayandıklarını, nüfus ve SGK kayıtları, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ve Adli Tıp raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırması, tanık beyanları ve bilirkişi incelemesini delil olarak gösterdiklerini, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı anne ...için şimdilik 1.000 TL ve davacı baba ... için şimdilik 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, toplanacak delillere göre belirlenecek tutarlar ve sigorta şirketlerinin mesuliyet limitleri gözetilerek davalılar ..., zorunlu trafik sigortacısı ... ve kasko sigortacısı ... Sigortadan, bakiye kalan tutarın ise...'den haksız fiilin gerçekleştiği 31.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, davacı anne için 250.000,00 TL, davacı baba için 250.000,00 TL ve davacı kardeş için 120.000,00 TL olmak üzere toplam 620.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsilini, dava dilekçesinin dava değeri bölümünde maddi ve manevi tazminatlar bakımından haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduklarını, yaklaşık 2.000.000 TL tutarındaki tahmini aktüel hesaplama nedeniyle davalının mallarını kaçırmaya yönelik eylem ve hareketlerine karşı davalının taşınır ve taşınmaz malvarlığı üzerine öncelikle teminatsız, aksi kanaatte uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve tensip zaptının müvekkili şirkete 29.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, süre uzatım talebi üzerine verilen 14.05.2024 tarihli ara karar kapsamında cevaplarını sunduklarını, 6704 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan değişiklik ve ... Genel Şartları'nın C.7 maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigortacıya Ek-6'da öngörülen belgelerin tamamıyla yazılı başvuruda bulunulmasının dava şartı olduğunu, ölüm halinde kaza raporu ve varsa bilirkişi raporu, keşif zaptı veya mahkeme kararı, veraset ilamı veya desteklik ilişkisini ortaya koyan belgeler, ölüm belgesi ve ölü muayene otopsi raporu, destek şahsının anne ve baba bilgisini içeren güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği, destek şahsının son gelir durum belgesi ve SGK hizmet dökümü, hak sahibinin banka hesap bilgileri, çocuk ölümünde destekten yoksun kalan ebeveynlerin güncel SGK hizmet dökümü ve kişisel bilgi doğrulama evraklarının sunulmasının gerektiğini, davacıların dava öncesi yazılı başvuru dilekçesiyle gerekli tüm belgeleri ibraz etmediklerini, bu nedenle usulüne uygun ön başvuru dava şartı yerine getirilmediğinden tazminat istemine ilişkin davanın esasa girilmeksizin usulden reddinin gerektiğini, bu itirazlarına dayanak olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli,... E. ve... K. sayılı kararını sunduklarını, ... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ...plakalı araç için müvekkili şirket nezdinde ... numaralı, 17.03.2023-17.03.2024 tarihleri arasında geçerli Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesi düzenlendiğini, kaza tarihinde ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitinin maddi ve bedeni zarar ayrımı yapılmaksızın 1.000.000,00 TL olduğunu, bu limitin tazminat, her türlü faiz, avukatlık ücretleri ve dava masrafları toplamını kapsadığını, poliçenin manevi tazminat klozu gereğince manevi tazminat taleplerine yönelik teminatın poliçe limitinin azami %20'si, yani 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu,...Genel Şartları'nın 1. maddesi gereğince ihtiyari mali sorumluluk sigortasının ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat hadlerini aşan zararları poliçe limiti dahilinde karşıladığını, zorunlu mali sorumluluk sigortası üst limitinin tespit edilen zarardan düşülmesi ve geriye bakiye kalması durumunda ihtiyari mali sorumluluk teminatının devreye girebileceğini, ...plakalı aracın 31.03.2023 tarihi itibarıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasının diğer davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, davacıların maddi tazminat taleplerinin ...sigortası teminatında kalmasının yüksek ihtimal olduğunu ve bu nedenle müvekkili şirket yönünden maddi tazminat davasının reddinin gerektiğini, 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesi uyarınca sigortacının ancak işletenin hukuken sorumlu olduğu hallerde sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olabileceğini,... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesini, sigortalı araç sürücüsünün davacıların yakınının ölümüyle sonuçlanan kazada kusurlu olmadığının ortaya çıkacağını ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kaza bakımından kusur ve zarar yönünden bilirkişi incelemesi yapılması ve ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasının celbi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davacıların müteveffayla ilişkilerinin, yaşlarının, destekten yoksun kalıp kalmadıklarının ve varsa zarar miktarlarının ayrı ayrı araştırılması gerektiğini, Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi kapsamında desteğin bakım gücüne ve davacıların bakım ihtiyacına sahip olması, fiili ve düzenli yardımın yapılması veya olağan hayat akışı içerisinde gelecekte bakım ilişkisinin kurulacak olması gerektiğini, destek ilişkisinin, bakım gücünün ve ihtiyacının davacılarca ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını ve müteveffanın ölümünün mirasçıların yaşam koşullarında maddi değişiklik yaratıp yaratmadığının araştırılmasını, Yargıtayın 26.11.1990 tarihli,... E. ve... K. sayılı kararına da dayanarak destekten yoksun kalma zararının otomatik olarak tazmin edilemeyeceğini, herhangi bir tazminat hesabı yapılacaksa aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatına sahip bilirkişi görevlendirilerek TRH 2010 yaşam tablosu ve Genel Şartlar Ek-3 esaslarının gözetilmesini, progresif rant yöntemi yerine %1,65 teknik faiz yöntemi kullanılarak aktüeryal hesaplama yapılmasını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, olası bir manevi tazminatın kusur oranına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve poliçe teminatına uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve müterafik kusur saptanması halinde davacıların tüm talepleri yönünden en az %25 oranında indirim yapılmasını, faiz talebi bakımından TBK'nın 117 ve devamı maddeleri uyarınca muaccel alacak ve temerrüt koşullarının gerçekleşmesi gerektiğini, gerekli belgelerle geçerli bir başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini ve yasal faiz talebinin reddi gerektiğini, bu konuda Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ... tarihli ... sayılı kararına dayandıklarını, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermemesi ve geçerli başvuruyla temerrüde düşürülmemesi nedeniyle faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden de sorumlu olmadığını, ... numaralı poliçeyi, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasını, kusur ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesini, davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığına dair SGK kayıtlarını ve sair yasal delilleri delil olarak gösterdiklerini, karşı delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, sonuç olarak müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; .. Şirketi adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı, 17.03.2023-17.03.2024 tarihleri arasında geçerli ... Poliçesi ile sigortalandığını, sorumluluğunun poliçe özel şartları ve azami 1.200.000,00 TL teminat limitiyle sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında kaldığını, teminat limitinin tamamının doğrudan ödenmesinin söz konusu olmayıp sigortalı sürücünün kusuru oranında gerçek maddi zararın tazmin edilebileceğini, müteveffanın anne ve babasının başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını, bu dosya kapsamında 06.05.2024 tarihinde anne ...'e 435.055,58 TL, baba...'e 324.064,57 TL olmak üzere toplam 759.120,15 TL ödeme yapıldığını, ödeme tarihindeki verilere göre zararların karşılanmış olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, aksi takdirde ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının belirlenmesini ve karşılamamışsa yapılan ödemelerin güncellenerek tazminat miktarından indirilmesini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunun davacılar tarafından ispatlanması gerektiğini, kazanın oluşunda Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurunun veya sigortalı araçtaki teknik bir arızanın etkisinin bulunup bulunmadığının da araştırılmasını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02.02.2017 tarihli,...E. ve... K. sayılı kararına dayanarak kazanın meydana gelmesinde etkili bütün unsurların ve tarafların kusur durumlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınacak raporla belirlenmesini, müteveffanın kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığının, gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığının ve emniyet kemeri takılmamışsa bunun ölüm sonucuna etkisinin araştırılmasını, TBK'nın 52. maddesi ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19.04.2018 tarihli, ...E. ve ...K. sayılı kararı uyarınca müterafik kusur bulunması halinde tazminatta indirim yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için TBK'nın 53. maddesi kapsamında müteveffanın davacılara eylemli, düzenli ve devamlı yardımda bulunduğunun, yardımın ölümden sonra da devam edeceğinin ve davacıların gerçek ve sürekli bakım ihtiyacının bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, sırf müteveffanın davacıların oğlu olmasının destek ilişkisinin varlığına yeterli olmadığını, sigortanın zenginleşme aracı olamayacağını ve davacıların gelir ve maddi durumları ile müteveffanın desteğine ihtiyaç duyup duymadıklarının araştırılmasını, müteveffanın ölümü dolayısıyla davacıların elde ettikleri miras menfaatinin ve bunun bakım ihtiyaçlarına etkisinin incelenmesini, anne ve babanın zaruret durumlarının ve müteveffa dışında başka çocukları bulunmasının gözetilmesini, müteveffanın yaşaması halinde ileride evlenip eş ve çocuk sahibi olabileceğinin, gelirinin bir bölümünü kendisine, eşine ve çocuklarına ayıracağının destek payları hesaplanırken dikkate alınmasını, bu konuda Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.02.1994 tarihli, ... E. ve ... K. sayılı kararına dayandığını, müteveffanın nüfus kayıt örneğinin celbini ve destek hesabında anne-baba ile varsa destek yaşını aşmayan çocukların değerlendirilmesini, davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemelerin ve rücuya tabi gelirlerin peşin sermaye değerlerinin araştırılarak tazminattan mahsup edilmesini, bu hususta Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılmasını, tazminat hesabı yapılması halinde Hazine Müsteşarlığının ... tarihli ... sayılı genelgesi uyarınca Aktüer Siciline kayıtlı lisanslı aktüer tarafından TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre hesaplama yapılmasını, müteveffanın mesleğinin, gelir durumunun, SGK hizmet dökümünün ve maaş bordrosunun esas alınmasını, belirli bir ücretinin bulunmaması durumunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin ... tarihli... E. ve... K. sayılı iptal kararı ile ... sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesine ve 04.12.2021 tarihinde yayımlanan Genel Şartlar değişikliğine dayanarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 iskonto oranının uygulanmasını, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın A-1 ve B-2-b maddeleri uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitiyle, dava masrafları ve vekâlet ücretlerine ilişkin sorumluluğunun ise hükmedilecek tazminatın sigorta bedelini aşması halinde sigorta bedelinin tazminata oranıyla sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvurulması halinde sekiz iş günü içerisinde ödeme yapılmaması durumunda temerrüdün gerçekleşebileceğini, dilekçenin faizle ilgili açıklamalarında 06.12.2023 tarihinde hasar ödemesi gerçekleştirildiğini bildirdiklerini, bu nedenle müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, sigorta poliçesi ve şirket kayıtları, Savcılık soruşturması ve ceza dosyası, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi incelemesi, miras menfaatine ilişkin araştırma, bilirkişi incelemesi, keşif, yemin ve her türlü kanuni ve takdiri delile dayandıklarını, karşı delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, sonuç olarak 06.05.2024 tarihinde yapılan ödeme ile zararların karşılanmış olması nedeniyle davanın reddini, kusur incelemesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla olası destekten yoksun kalma hesabında müteveffanın ileride evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimalinin dikkate alınmasını, hesaplamanın TRH 2010 Tablosu ve 1,65 teknik faiz esas alınarak sicile kayıtlı aktüer tarafından yapılmasını, SGK'dan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasını, Savcılık soruşturması ile ceza dosyasının celbini, şartları oluştuğunda sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak üzere davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacıların murisi ...'in 31/03/2023 tarihli ölümlü trafik kazasında vefat ettiği, bu nedenle davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıkları, ilgili kazada davalı asilin sürücüsü, diğer davalıların ... ve Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı oldukları aracın kusurlu olduğu iddiası ile davacı mirasçıların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. -Mahkememizce kaza tutanakları, araç tescil kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, poliçe ve sigorta evrakları, ceza dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf tanıkları dinlenmiştir. -Somut olayda ... plakalı araç ile ... plakalı araçlar arasında 31/03/2023 tarihinde maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, davalı ...'nın dava konusu kazaya karışan...plakalı aracın ... kapsamında sigortacısı olduğu, yine davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... plakalı aracın kasko poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu, diğer davalı ...'nün ise ... plakalı aracın kaza sırasında sürücüsü olduğu görülmektedir. -Davacıların murisi ve müşterek çocuğu olan ...'in ise işbu kaza sırasında... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğu, ölümlü-yaralamalı trafik kazası neticesinde davacıların murisi ...'in vefat ettiği, davacıların destekten yoksun kaldıkları iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemiyle bu davayı açtıkları anlaşılmaktadır. -Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. -Destekten yoksun kalma tazminatı 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 45/II. maddesinde (6098 Sayılı BK'nın 49 vd. maddeleri) düzenlenmiş olup "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır. TBK 53. maddesi (BK'nun 45/2. md.) gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında, müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 05/07/2017 tarih ...E....K. Sayılı kararı; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2017 tarih ...E. ...K. Sayılı kararı ). -Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. -Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. -Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. -Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. -Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ...karar sayılı ilamı -... esas, ... karar sayılı ilamı ) -Kasko Sigorta Poliçesi/... Genel Şartlarına göre, ... Sigortası .... Sigortası teminatı ile karşılanmayan teminat miktarından fazla maddi zarar oluşması halinde limiti aşan zararları, zorunlu tarfik sigortasından sonra devreye girerek poliçe hadlerine kadar temin edecektir. Bir başka deyişle iki sigorta türü arasındaki sorumluluk müşterek ve müteselsil olmayıp, zararın öncelikle zorunlu trafik sigortasınca karşılanmak ve zararın teminat limitini aşması halinde ... Sigortasından karşılanacak türden sıralı sorumluluk esasına dayalıdır. -Bu bakımdan davacılar ...ile ....'in müteveffanın anne ve babası olması nedeniyle destek tazminatı talep hakkının olduğu anlaşılmıştır. Yine davalı sigorta şirketinin sıralı sorumluluk esasına göre sorumluluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. -Kusur durumuna ilişkin soruşturma aşamasında düzenlenen 08/05/2023 tarihli raporda özetle; şüpheli ...'nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile bu kazanın oluşunda 1. derecede asli kusurlu olduğu, şüpheli Seren Şentürk'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile bu kazanın oluşunda 2. derecede tali kusurlu olduğu, şüpheli ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile bu kazanın oluşunda 2. derecede tali kusurlu olduğu, müşteki -şüpheli ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile bu kazanın oluşunda kusurlu olmadığı, mağdur ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile bu kazanın oluşunda kusurlu olmadığı, maktül ...'in bu kazanın oluşunda kusurlu olmadığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Kusur durumuna ilişkin yapılan incelemede; dava konusu kazaya ilişkin ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında düzenlenen 20/07/2023 tarihli İstanbul ATK tarafından düzenlenen raporda özetle; sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile takiben geldiği yoldan olay mahalli kavşağa giriş yapmadan evvel istikamet yönüne konumlandırılmış ve kırmızı renkte yanan trafik ışığını dikkate alarak durması ve yeşil renkli ışığın yanmasını müteakip kavşağa girmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin kavşağa ışık ihlali yaparak girdiği ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, adı geçen diğer sürücülerin mahal şartlarının üzerindeki bir hızla kavşağa hatalı bir şekilde yaklaşıp yine hatalı bir şekilde geçiş yaptıklarına dair herhangi bir bulgu saptanmadığından meydana gelen olayda; atfı kabil kusurları bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Yine aynı dosyada İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 10/11/2023 tarihli raporda özetle; sanık sürücü ...'nün sevk ve idaresindeki araçla kaza mahalli kavşakta sola dönüşler için düzenlenmiş sağ taraftaki yolda sola dönüş yaptığı sırada kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta durmadığı, kırmızı ışığa rağmen kavşağa giriş yapıp yeşil ışıkta seyrine devam eden sanık sürücü ... yönetimindeki araca çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla; kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile derecede asli ve tam kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer sürücülerin kendi şeritlerinde yeşil ışıkta nizami seyirleri sırasında kazanın oluşumunu etkileyen hatalı tutum veya davranışları bulunmadığından kusursuz oldukları görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce ceza dosyasında alınan raporlarla birlikte tarafların kazayı gören tanıkları dinlenmiş, akabinde dosya kusur durumunun belirlenmesi amacıyla ... Adli Tıp Kurumu'nun trafik ihtisas dairesine gönderilmiş, ATK tarafından düzenlenen 25/06/2025 tarihli raporda özetle; sürücü ...'nün sevk ve idaresindeki araçla kaza mahalli ışıklı kavşakta sola dönüşler için düzenlenmiş sağ taraftaki yolda kurallara aykırı biçimde yeşil ışığın yanmasını beklemeden, kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta sola dönüş yaptığı esnada solundaki yoldan düz seyirle yeşil ışıkta seyrine devam eden sürücü Seren Şentürk'ün idaresindeki araca çarpması akabinde meydana gelen zincirleme kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer sürücülerin kendi şeritlerinde yeşil ışıkta nizami seyirleri sırasında kazanın oluşumuna etkileyen hatalı tutum veya davranışları bulunmadığından kusursuz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; mevcut kaza tutanakları, ceza dosyası ve diğer tüm bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davaya konu 31/03/2023 tarihli kazada saat 11:30 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... caddesini takiben ...yönünden Havuzlu kavşak istikametine seyir halinde iken olay mahalli ışık kontrollü kavşakta yeşil renkli ışıkta geçiş yapmak istediği esnada aracının sağ yan ön kısımlarına, sağ tarafındaki yolu takiben gelip bu kavşağa istikamet yönüne yanan kırmızı ışıkta giriş yapıp sola dönüşe geçen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön kısımlarıyla çarptığı, akabinde ... plakalı otomobil kendi geliş yönüne göre sola savrulduğu sırada sol yan kısımlarıyla, sol şeridi takiben aynı istikamete seyir halinde gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan ön kısımlarının çarpıştıkları, akabinde...plakalı otomobilin sola savrulup orta refüje çarparak karşı yön içerisine savrulması sırasında, karşı yönden gelmekte olan sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin ön kısımlarıyla çarpışarak ... plakalı aracın karşı yönün sağ şeridinde bulunduğu sırada da yine karşı yönden kamyonetin arkasından gelmekte olan sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazayı fark ederek önce orta refüje çarpıp sağa direksiyon manevrası sonrasında aracının sağ ön kısımlarıyla önüne savrulan ... plakalı aracın sağ yan kısımlarının çarpışması neticesinde dava konusu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği görülmektedir. -Bu kabul doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla kaza mahalli ışıklı kavşakta sola dönüşler için düzenlenmiş sağ taraftaki yolda kurallara aykırı biçimde yeşil ışığın yanmasını beklemeden, kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta sola dönüş yaptığı esnada solundaki yoldan düz seyirle yeşil ışıkta seyrine devam eden sürücü Seren Şentürk'ün idaresindeki araca çarpması akabinde meydana gelen zincirleme kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç ve sürücülerinin kazanın oluşumunda kast veya ihmalden kaynaklı bir kusurlarının bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. -Her ne kadar soruşturma aşamasında alınan raporlar Mahkememizce yukarıda yer verilen kabuller yönünden farklılıklar içerse de kovuşturma aşamasında alınan raporlar ile Mahkememizin aldığı raporlar arasında uyum bulunduğu, yine alınan raporun Mahkememizce bizzat dinlenen tanık beyanlarına aykırılık içermediği, Mahkememizce kazayı bizzat gören tanıklar dinlendiğinden ceza dosyasının sonucunun Mahkememiz dosyasına bir katkı sağlamayacağı anlaşılmakla 25/06/2025 tarihli raporda belirlenen kusur oranlarının yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Tazminat miktarının hesaplanması yönünden yapılan incelemede; yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ve SGK kayıtlarına gelir durumu tespit edilmiş, müteveffanın emsallere göre aylık net ücretinin asgari ücretin 1,80 katı olduğu görülmüştür. -Mahkememiz dosyası mevcut bilgi ve belgeler, sosyal ve ekonomik durum araştırması sonuçları, nazara alınarak destekten yoksun kalma tazminatı miktarının hesaplanması amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/10/2025 tarihli kök raporda özetle; nihai takdir ve karar Mahkememize ait olmak üzere uyuşmazlık noktaları yönünden, davacı ...’ın müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği maddi zararının 786.806,48 TL olduğu, bu zararın 701.331,35 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, 85.475,13 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı ...’in müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği maddi zararının 559.444,16 TL olduğu, bu zararın 498.668,65 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, 60.775,51 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketleri yönünden 09.01.2024 tarihi, davalı sürücü yönünden 09.04.2023 vefat tarihi olduğu ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası, tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının ve celp edilen müteveffa ...’e ait SGK kayıtlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi hususlarında amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 10/12/2025 tarihli ek raporda özetle; nihai takdir ve karar Mahkememize ait olmak üzere uyuşmazlık noktaları yönünden, davacı ...’ın müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği maddi zararının 821.569,31 TL olduğu, bu zararın 261.428,36 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, 560.140,95 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı ...’in müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği maddi zararının 563.947,38 TL olduğu, bu zararın 179.451,49 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, 384.495,89 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketleri yönünden 09.01.2024 tarihi, davalı sürücü yönünden 09.04.2023 vefat tarihi olduğu ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası, tarafların hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının değerlendirilmesi, güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 24/04/2026 tarihli ikinci ek raporda özetle; nihai takdir ve karar Mahkememize ait olmak üzere uyuşmazlık noktaları yönünden, ödeme tarihindeki verilere göre davacılara yetersiz ve eksik ödeme yapıldığı, davacılara yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan maddi zarar arasında açık nispetsizlik olduğunun tespit edildiği, davacı...’ın müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği maddi zararının 1.115.810,18 TL olduğu, bu zararın 262.631,79 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, 595.699,25 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı ...’in müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği maddi zararının 757.299,77 TL olduğu, bu zararın 178.248,06 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, 404.300,75 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketleri yönünden 09.01.2024 tarihi, davalı sürücü yönünden 09.04.2023 vefat tarihi olduğu ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bu kapsamda yukarıda da belirtildiği üzere davalılar arasında müteselsil sorumluluk esasının bulunduğu ve davacının haksız fiil kapsamındaki zararlarını davalıların her birinden talep edebileceği kuşkusuzdur. Davalı sigorta şirketleri ... VE ... kapsamında sigortacı olup, yine yukarıda belirtildiği şekilde kapsamında limiti aşan zararları karşılamakla, sıralı sorumluluğa sahiptir. -Bu doğrultuda alınan raporlarla da sabit olduğu üzere davacı anne ve babanın yaşı, müteveffanın yaşı, bakiye ömrü ve destek süresi, gelir durumu, işlemiş ve işleyecek aktif dönem kazançları nazara alındığından davacı ...'ın güncel rapor tarihi itibariyle 1.751.611,13 TL, davacı ...'in 1.230.895,72 TL destekten yoksun kalma alacağının bulunduğu, işbu bedellerden SGK tarafından ödeme yapılmadığından ayrıca indirim gerekmediği, yine davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu dikkate alındığında bu hususta indirim yapılamayacağı sabittir. -Ancak taraflarca da kabul edildiği üzere davalı ... tarafından 06/05/2024 tarihinde davacı yana ödeme yapıldığı, işbu ödemelerin güncel tarihe kadar işlemiş faizleriyle birlikte güncellenmesi akabinde hesaplanan miktarın düşülmesi gerektiği, davacı davacı ...'ın güncel rapor tarihi itibariyle 1.115.810,18 TL, davacı ...'in 757.299,77 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği görülmektedir. Yine yapılan güncellemelere göre davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle yetersiz olduğu sabittir. -Bunun yanında düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... kapsamında davacılara yapılan toplam 759.120,15 TL ödeme neticesinde bakiye teminat limitinin (1.200.000,00 TL - 759.120,15 TL) = 440.879,85 TL olduğu, davacıların nihai ve gerçek maddi zararı 1.873.109,95 TL olup, 440.879,85 TL tutarındaki bakiye ölüm teminat limitini aştığı, davalı sigorta şirketinin ... kapsamında garameten paylaştırılması neticesinde 262.631,79 TL + 178.248,06 olmak üzere toplam 440.879,85-TL poliçe limiti ile sınırlı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davalı ... Sigorta A.Ş. 'nin ise ... kapsamında kazaya kusuruyla sebebiyet veren aracın sigortacısı olduğu, poliçede bedeni zararlar için kombine tek limit olarak belirlendiği, teminat limitinin 1.000.000-TL olduğu, bu teminat limitinin %20 kadar yani 200.000,00 TL manevi teminat limitinin mevcut olduğu görülmektedir. İşbu davalının ... poliçesi teminat limitinin aşan kısımları nedeniyle sorumlu olduğu, davacıların ... poliçesi teminat limitini aşan maddi zararlarının davacı ... yönünden = (1.115.810,18 TL - 262.631,79 TL) = 853.178,39 TL, davacı ... yönünden = (757.299,77 TL - 178.248,06 TL) = 579.051,71 TL olduğu, işbu bedellerin teminat limiti kapsamında garameten dağıtılması akabinde davacı ... yönünden 404.300,75-TL, davacı ...yönünden 595.699,25-TL olduğu sabittir. -Bu durumda, davalı sigorta şirketlerinin ... Genel Şartları, Kasko Genel Şartları (...) hükümleri gereğince araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle dava konusu tazminat miktarlarından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacılar ... ve...'ın müşterek çocuklarının vefatı nedeniyle mirasçıların destekten yoksun kaldıklarının kabulü ile, davacı tarafın dava ve değer artırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. -Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. -Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi trafik kazası nedeniyle anne, baba ve kardeşlerin duyduğu acı ve elemin giderilmesine dayanmaktadır Alınan raporlar ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücülerinin kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği, davacıların murisi müteveffanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç malik ve sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre manevi tazminat yönünden davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. -Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. -Anayasa Mahkemesi ... tarihinde ... numaralı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Yine kararın gerekçesinde ise; "Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır." hususlarına yer verilmiştir. -Mahkememizce davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş, Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtildiği şekilde davanın sonundaki haklılık durumu da nazara alınarak takdiren belirlenen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; -1.115.810,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden 09/04/2023 tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden 09/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (Davalı ... A.Ş. yönünden 262.631,79 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 595.699,25 TL bakiye sigorta limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile ) -757.299,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı... yönünden 09/04/2023 tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden 09/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'e verilmesine, (Davalı ...A.Ş. yönünden 178.248,06 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 404.300,75 TL bakiye sigorta limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile) 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; -200.000,00 TL manevi tazminatın 09/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine, -200.000,00 TL manevi tazminatın 09/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, -100.000,00 TL manevi tazminatın 09/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 127.952,14-TL karar ve ilam harcından 10.622,21-TL peşin harç ile 31.953,89-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 42.576,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 85.376,04-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 20.095,23 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 45.579,83 TL ile sınırlı kalmak kaydı ile ) 4-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 34.155,00-TL karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 42.576,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 10.021,27 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 22.730,17 TL ile sınırlı kalmak kaydı ile ) 6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 280.235,39- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 65.959,90 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 149.609,69 TL ile sınırlı kalmak kaydı ile ) 7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 80.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.750,00 TL ATK fatura bedeli, 4.534,00 tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 18.711,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 4.404,21 TL, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 9.989,59 TL ile sınırlı kalmak kaydı ile ) 9-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 4.200,00 TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır