İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/284 E. 2026/815 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/284
- Karar No
- 2026/815
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/284 Esas KARAR NO : 2026/815
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 26/03/2018 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü yönetimindeki ... plakalı kamyonu ile seyrederken sol şeritte önünde seyreden sürücü ... yönetimindeki ... şirketine ait ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorseye arkadan çarptığını ve hasar verdiğini, tutanağa göre davalı sürücünün arkadan çarpmaktan tamamen kusurlu bulunduğunu, davacı şirketin ağır hasar gören dorsesindeki hasar nedeniyle 123.682,55 TL tutarında maddi hasarının oluştuğu, aracın piyasa değerinin 33.000 Euro olduğundan davacının kaza nedeniyle uğradığı gerçek zararının giderilmesi gerektiğini, davacı şirkete ait aracın yükü olan ahşap parkelerin kullanılamaz hale geldiğini, 17.452,97 Euro olarak hesaplandığını, bu miktarın davacı şirketçe ürünleri satın alan ... ki... adlı firmaya ödendiğinden bu zararın da giderilmesi gerektiğini, davacı şirketin aracı yandığı için kullanılamadığını, sefer başına ortalama 2000 Euro maddi zararının oluştuğu, davacı şirketin ayrıca yanan aracın çekimi için 3.410,00 TL harcama yaptığını, yine davacı tarafından yapılması planlanan taşıma işleminin de trafik kazası nedeniyle yapılamadığından, davacının bu zarar kalemi bakımından... arası nakliye bedeline karşılık 1.600,00 Euro maddi zarara uğradığını, davacının kaza nedeniyle şirket yetkililerinin Türkiyeyle ulaşım masraflarıyla araç sürücüsünün ücret, ulaşım vs. giderlerine karşılık 1.000 Euro harcama apmak zorunda kaldığını, toplam 55.052,97 Euro + 3.410,00 TL zararı olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davacının araçlarında meydana gelen hasar nedeniyle uğradığı araç ve dorse zararına karşılık olmak üzere 33.000,00 Euro ve araçta taşınan emtianın uğradığı zarara karşılık olmak üzere 17.452,97 euro da dahil olmak üzere 50.452,97 euro tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarıyla birlikte davalılar ..., ... ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin dava sonunda alacağı tahsil edebilme imkanı bulunması için davalı ...adına kayıtlı olan ... plakalı aracın kaydına ve davalılar ... ve ...'in taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... aracın işleteni olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, aracın işleteninin ... olduğunu, aracın ... kiralandığını, sigorta poliçesinde ... göründüğünü ancak poliçedeki telefon numarasının... ait olduğunu, aracın kiracı ... teslim edilmiş olduğunu, yedek şoförün de ... babası olduğunu, kazanın gerçekleşme şekline uygun anlatılmadığını, davalının kendi şeridinde ilerlerken davacı aracının sinyal vermeden şerit değiştirdiğini, davalının ise duramayıp bu araca çarptığını, kazanın tamamen davacı aracının hatalı şerit değiştirmesi nedeniyle meydana geldiğini, savcılık dosyasında davalıya tali kusur izafe edildiğini, hasar miktarına itiraz ettiklerini, ahşap parke bedeline de itiraz ettiklerini, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle davanın husumet nedeni ile reddine, müvekkilleri yönünden davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirketin kusur oranı tespit edildikten sonra ancak bu oranda olmak kaydı ile sorumlu olduğunu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi önem taşıdığını, çünkü sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi esas olacağını, araçta meydana gelen hasar trafik kazası sebebiyle değil de taşınan emtiaların yanması sebebiyle oluştuğundan araç hasarı da teminat dışında olduğunu, müvekkili şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecekse dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; dolayı başvurucunun talebinin reddine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin başvurucuya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporları, ATK Raporu, Tanık anlatımları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. Talimat İle Dinlenen Tanık ... 04/02/2020 Tarihli Duruşmada; "Davalılardan ... benim oğlum olur. Oğlumun yaptığı kaza yaklaşık 2017 yılında gerçekleşmiştir. Araç eşimin kardeşi olan ...'in üzerine kayıtlıydı. Biz oğlum ile birlikte .. 'ya çilek götürüyorduk, bizim aracımız on tekerli kamyondu. Ben oğlumun yanındaydım. Saat 12 sıralarında ... geldiğimiz sıralarda oğlum arabayı kullanmaya başladı. ... Bölge Trafik şube Müdürlüğünü geçtiğimiz sıralarda viyadük üstünde aynı istikamette sol şeritte bulunan çekicisi olmayan sadece tırın dorsesine arkadan çarptık, bizim hızımız yaklaşık 90 kilometreydi oğlumun ani fren yapmasına rağmen tır dorsesine arkadan çarptık . Çarptığımız tırın dorsesi sol şeritte yol üzerinde durmaktaydı ve öncesinde hiç bir koruma tedbiri alınmamıştı. Oğlum çok sonra farkedip ani fren yaptı ancak aracı durduramadı. Eğer öncesinde koruma tedbirleri alınmış olsaydı kaza meydana gelmeyecekti. Tutulan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere tırın dorsesi sol şeritte durmaktaydı ve çekicisi yoktu. Bu nedenle kaza meydana geldi. Sonrasında çarpmanın etkisiyle bizim içinde bulunduğumuz kamyon şase yaptı bizim arabamız patladı ve yanmaya başladı. Yanmanın etkisi ile alevler çarptığımız tırdaki dorseyide etkiledi bu nedenle tırın dorsesi ve içindeki yüklü olan ahşap parke parçaları yandı." şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeni ile açılan tazminat davasıdır. Sigorta hukuku; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş olup bu ilke gereğince, hakimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı yasanın 57. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığına yer verilmiş, 166/4 maddesinde ise; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılacağı" hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 61 maddesi; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa dair hükümler uygulanır." hükmünü öngörmektedir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30.06.2014 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı) 31.03.2016 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı sigorta şirketine sigortalı ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun davacı şirket adına kayıtlı ve dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorseye arkadan çarparak meydana gelen hasarın tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda kayıtlara göre davacı aracın maliki, davalı ... araç sürücüsü ve kazaya sebebiyet veren, diğer davalı ...ise aracın işleteni olduğu görülmektedir. ... Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle fili hakimiyetin davalı ...'de olduğu savunması yapılmıştır. Kusur yönünden hazırlanan 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda ve 25/12/2023 tarihli ATK raporunda; "Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü... kusursuz olduğu," bildirilmiştir. 17/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "153.682,55 TL çekici araç ve dorse hasarı toplamından tüm davalıların sorumlu olduğu, 2.000 Euro gelir kaybı zararından davalılardan ... ve ...'in sorumlu olduklarını 3.410 TL taşıma zararından zarardan tüm davalıların sorumlu olduğunu 1.600 + 1.000 = 2.600 Euro zarardan davalılardan ... ve ...'in sorumlu olduğu Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zararın poliçe limiti olan 31.000,00 TL'sinden sorumlu olduğu," bildirilmiştir. 17/06/2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda; "KÖK ve EK rapordaki görüşlerimizin değişmediği, davacının toplam maddi zararlarının; Çekici araç ve dorse hasarının toplam 153.682,55 TL olduğu, Gelir kaybı zararının 2.000 Euro olduğu, Taşıma zararının 3.410 TL olduğu, Davacı aracında yanarak hasar gören ahşap parke zararının 17.452,97 Euro olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zararın teminat limiti olan 31.000,00 TL'sinden sorumlu olduğu, Detayları yukarıda maddesinde açıklandığı üzere; uzun dönemli araç kira sözleşmesinin uygulandığına / yürürlüğe girdiğine dair faturanın, damga vergisi ödemesinin, teminat yazısının dosyaya celp edilmediğinin belirlendiği," bildirilmiştir. 11/06/2026 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda; "Kök ve ek raporlarda belirtildiği üzere araçtaki ahşap parke hasarı 17.452,97 Euro'dur. ekici araç ve dorse hasarı toplam 153.682,55 TL karşılığı 47.804,70 Euro'dur. Gelir kaybı 2.000,00 Euro'dur. Taşıma zararı 3.410,00 TL karşılığı 1.060,71 Euro'dur. Tüm detayları yukarıda açıklandığı üzere dosyaya sunulan evraklardan uzun dönemli araç kira sözleşmesinin uygulandığına / yürürlüğe girdiğine dair tanzim edilen araç kiralama faturalarının, sözleşme damga vergisi ödendiğini tevsik eden vergi dairesi alındısının, araç teminat bedelinin ödendiğini/verildiğini tevsik eder belgenin, ayrıca araç kira bedellerinin ödendiğini tevsik eden dekontların tespit edilemediği, bu açıklamalar çerçevesinde kiralama işleminin uzun süreli kiralama kapsamına girip girmediğinin ve araç işleten/malik bilgilerinin takdirinin sayın mahkemede olduğu," ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 nci maddesinde; "bir aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa; motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmünü içermektedir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususlarının belirlenmesi gerekmektedir. Dava doyasında yer alan anlatımlardan, davalı ...'in davalı ... ile ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı uzun süreli kira sözleşmesi gereği aracı fiili hakimiyetine aldığı hususunda kabulü olmakla ihtilaf bulunmamak. Dava konusu olayın davalı ... sevk ve idaresinde meydana geldiği görülmektedir. Dava dosyasına sunulan hasar dosyasından araca ait sigorta ödemesinin davalı ... tarafından yapıldığı, dava dosyasında yer alan vergi kayıtlarından davalı ...'in taşımacılık alanında faaliyet gösterdiği görülmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile; "... her ne kadar ... plakalı araç davacı adına kayıtlı ise de tanık beyanları ile aracın davalılarca satın alındığı ve davalılarca kullanıldığı davacının herhangi bir kullanımının olmadığı, işleten sıfatının adına tescil bulunan kişiye ait olduğu bunun üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği ancak harici satım vb. durumlarda işleten olarak zararı karşıladıktan sonra gerçek sorumlulara veya iç ilişkideki sorumlulara rücu edebileceği, kazanın davalı ...'in sevk ve idaresinde gerçekleşmesi, tanık beyanları ile aracın diğer davalı tarafından haricen satın alındığı ve daha sonra resmi satışın davalı ...'e yapıldığı, tanık beyanları ile satışın birbirini doğruladığı fiili kullanım durumu dikkate alınarak, davacının uğradığı zararı davalılardan talep edebileceği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir... usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına.." karar verilmiştir. Dava dosyası, taraf beyanları ve savcılık ifade tutanakları birlikte değerlendirildiğinde ... plakalı aracın kaza tarihi olan 31.03.2016 tarihi itibariyle davalı ...'in fiili hakimiyetinde bulunduğu, aracın maliki olan davalı ... tarafından noter kira sözleşmesi ile 2 yıllığına devredildiği, nitekim kaza sonrası alınan ifade tutanaklarından davalı ...'in kendisi adına iş yapmaktayken kazanın meydana geldiği, bu anlamda davalı ...'in tarafın araç üzerinde ekonomik yönden bir yararlanma olanağının kalmadığı bu itibarla ...plakalı araç işletenini sıfatının kaza tarihi olan 31.03.2016 tarihi itibariyle davalı ...'de olduğu, bu aşamadan sonra tüm sorumluluğun kendilerinde olduğu anlaşılmakla davanın davalı ...yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporunda 31.03.2016 tarihli kaza nedeniyle 33.000,00 EURO çekici araç ve dorse hasarı, 17.452,97 EURO ahşap parke hasarı ve 2.000,00 EURO gelir kaybının meydana geldiği ve 3.410,00 TL taşıma zararının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle davacıya 15.000,00 TL ödeme yapıldığı beyan edilmiş ise de verilen sürelere rağmen ödeme belgeleri sunulmadığından yapılan savunma Mahkememizce kabul edilmemiştir. Davacı vekiline dilekçelerinde bahsettiği "davacı tarafından yapılması planlanan Kocaeli-Makedonya arası taşıma işlemine ait 1.600 Euro ile dava dışı araç sürücüsünün ücret, ulaşım ve diğer giderlerine ait 1.000 Euro" harcamaya ait belgelerini sunmak üzere süre verilmiş ise de bu hususta belge sunulmadığı ve raporda da tespit yapılmadığı görülmekle davanın 2.600,00 EURO yönünden reddi gerekmiştir. Davacı yanca 31.07.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı başvuru neticesinde ödeme yapılmadığı, bu anlamda davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcına yönelik olarak; 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve ...Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, T:04/11/2019, E:..., K...; T:02/10/2018, E:..., K:..; T:17/06/2019, E:..., K:... sayılı ilamları), gerektiği görülmekle, davalı sigorta şirketinin davacı sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 11.08.2017 tarihinden faiz talep edebileceği anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık kapsamında alacak EURO cinsinden talep edilmiş, bu kapsamda kabul edilen alacağın hangi tarihteki döviz kuru üzerinden karar bağlanacağı hususunun öncelikle açıklanması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları kapsamında kabul edilen ve reddedilen toplam tutarların EURO olduğu görülmekle, dava tarihi olan 26/03/2018 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 1 EURO 4,9413 TL olacak şekilde TL'ye çevrilerek hesaplanan miktarlar üzerinden vekalet ücretlerine hükmetmek gerekmiştir (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı güncel ilamı ve yerleşik uygulamaları). Yargıtay 17. Hukuku Dairesinin 01/12/2014 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında; "...Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı 'işleteni' kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtladığında, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Somut olayda da davacı, trafik kaydına dayanarak bu davayı davalı ...Tic. A.Ş. aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır. Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddi üzerine davalı yararına yargılama giderleri ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden..." denilmiş ve bu nedenle davanın araç maliki davalı ... aleyhine açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davada davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın davalı ... yönünden REDDİNE, 2-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden KISMEN KABULÜ ile; A-31.03.2016 tarihli kaza nedeniyle 33.000,00 EURO çekici araç ve dorse hasarı, 17.452,97 EURO ahşap parke hasarı ve 2.000,00 EURO gelir kaybının kaza tarihi olan 30.12.2017 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 31.000,00 TL poliçe teminatıyla sınırlı olmak üzere ve 31.07.2017 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 11.08.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) işleyecek kamu bankaları EURO para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 2.600,00 EURO talebinin REDDİNE, B-3.410,00 TL taşıma zararının kaza tarihi olan 30.12.2017 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 31.000,00 TL poliçe teminatıyla sınırlı olmak üzere ve 31.07.2017 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 11.08.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 17.937,92 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 3.066,77 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14.871,15 TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 2.117,61 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.066,77 TL peşin harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 362,19 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 31.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 12.847,38 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.345,00 TL ATK ücreti ve 2.065,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 19.451,60 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 18.544,38 TL'sinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 2.190,09 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır