İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/521 E. 2025/264 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/521
Karar No
2025/264
Karar Tarihi

T.C. ...3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/521 Esas - 2025/264 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/521 KARAR NO : 2025/264

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/08/2025

TALEP: Davacı vekili 20/12/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2004/39838, 2004/46620, 2005/54069, 2006/47079, 2006/64217, 2006/66879, 2012/09393, 2012/112037, 2012/80982, 2012/95656, 2014/63194, 2015/88331, 2015/88333, 2015/88335, 2015/88336, 2015/88337, 2016/30701, 2016/30716, 2016/35008, 2016/35012, 2016/84673, 2016/84676,2016/85022, 2019/76358 , 2020/40090 sayılı "...", "...", "özsar chicken house" , "... home of the wind" , "chicken house şekil", "... home of the wind" , "..." , "..." , "alachatı home of the wind" , "chicken house" , "özsar ..." , "... muhallebicisi" , "Resspa" , "... gurme" , "... sokağı" , "... yaşam" , "erik çiçekleri", "ege aşkı" , "... restaurant" , "... cafe" , "... konakları" , "... çarşı" , "... gazozu" , "... Pazar" , "... muhallebicisi" , "... mobilya" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... çarşı - alacaticarsi.com - ... çarşı köyiçi" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2023/003866 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; taraf markalarının esas unsurlarının birebir aynı “...” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları birbirinden farklı kılmadığını, dava konusu edilen markada “...” ibaresinin büyük ve dikkat çekici bir şekilde yazılmış olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, dava konusu edilen markanın tescil edilmesi halinde bu markanın tüketiciler nezdinde davacıya ait seri marka algısı yaratacağını, her ne kadar “...” ibaresi bir turizm bölgesinin adı ise de bu ibarenin davacının yoğun ve ciddi markasal kullanımları ve yatırımları neticesinde davacı ile özdeşleşmiş olduğunu ve tanınmış marka haline geldiğini, nitekim ...’in de dava dışı kişi ve kuruluşlar adına başvurusu yapılan ...”lı markaları davacının itirazları üzerine red edegeldiğini, davalının kendisine marka olarak davacının tanınmış markası ile bu derecede benzer bir ibareyi seçmiş olmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Somut olayda karşılaştırılan markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanmadığını, markaların görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden farklı olduklarını, bu nedenlerle ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu emtialar açısından markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, uyuşmazlık konusu olan “...” ibaresinin tanınan bir coğrafi yer adı olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalının markasında bu ibare ötesinde davacının markalarından belirgin farklılıkların olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şahsa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2023/003866 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın 2023/003866 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 31/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 20/12/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2023/003866 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davalı şahsın 11.01.2023 tarihinde 39. sınıfa giren hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı "... çarşı - alacaticarsi.com - ... çarşı köyiçi" görselli marka başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından tescil edilmek üzere 13.02.2023 tarihli ve 414 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine davacının 2004 39838, 2004 46620, 2005 54069, 2006 47079, 2006 64217, 2006 66879, 2007 69602, 2012 09393, 2012 112037, 2012 80982, 2012 95656, 2013 102112, 2013 21306, 2013 21307, 2014 63194, 2015 88331, 2015 88333, 2015 88335, 2015 88336, 2015 88337, 2016 30701, 2016 30716, 2016 35008, 2016 35012, 2016 84673, 2016 84676, 2016 84679, 2016 85022, 2017 73145, 2017 73297, 2017 85310, 2019 76358, 2020 40090, 2022 048176, 2022 048177, 2022 048178, 2022 048179, 2022 048180, 2022 048181, 2022 062747, 2022 063090, 2022 072419, 2022 079684, 2022 093630, 2022 093631, 2022 093632, 2022 099727, 2022 148466, 2022 148467, 2022 194055, T/03729 sayılı markalarına ve 6769 sayılı SMK m. 5/1-ç, m. 6/1, m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak bu ilana itiraz ettiği, bu itirazı inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 19.01.2024 tarihli ve 240053426 sayılı kararı ile, söz konusu itirazı SMK m. 6/1 hükmü ve davacının 2022 048179 ila 2022 063090 sayılı markaları kapsamında haklı bularak davalının marka başvurusunun bütünüyle reddine karar verdiği, bu karara davalının itiraz ettiği ve bu itirazın da, ... YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile kabul edildiği anlaşılmıştır.

... YİDK'in ... sayılı kararında; "2023/003866 başvuru numaralı "... çarşı - alacaticarsi.com - ... çarşı köyiçi" ibareli başvurunun 2022 048179, 2022 063090 sayılı "... su", "... doğal kaynak suyu" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari ya da idari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma/ilişkilendirme olasılığını ortaya çıkartır. Karıştırılma ihtimali incelemesinde mal/hizmet benzerliği, işaret benzerliği, benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve hedef tüketici kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyi ele alınır. Bu unsurlardan birinin zayıf olması diğer unsurların güçlü olması ile telafi edilebilir. Örneğin markalar arasında işaret benzerliği zayıf ise yüksek dereceli mal/hizmet benzerliği ve benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücünün yüksek olması durumunda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunabilir. Öte yandan markalar arasında işaret benzerliğinin bulunmaması ya da mal/hizmet benzerliğinin bulunmaması durumunda, diğer unsurları incelemeye gerek duyulmaksızın markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına karar verilir. Ayrıca markalar arasındaki işaret benzerliği değerlendirilirken markaların ihtiva ettiği ibare veya şekil unsurlarının ayrıştırılarak tek tek ele alınması yerine bütün olarak bir değerlendirme yapılmalıdır. Önceki markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılma ihtimalinin o derece artacağı ve piyasada edinmiş olduğu tanınmışlık nedeniyle yüksek ayırt ediciliğe sahip olan önceki markaların, daha düşük ayırt ediciliğe sahip markalara göre daha geniş bir korumadan yararlanacağına ilişkin ilkeler içtihat hukukunda benimsenerek önceki markanın ayırt edici gücünün karıştırılma ihtimali incelemesindeki rolüne açıklık getirilmiştir. Sonuç olarak, bir bütün olarak önceki markanın ayırt edici gücü markanın koruma kapsamının genişliğini belirler ve karıştırılma ihtimalinin incelenmesinde göz önünde bulundurulmalıdır. Markaların ortak unsurlarının ayırt edici olmadığı durumlarda işaret benzerliği incelemesi ortak olmayan unsurlara odaklanılır. Karşılaştırma konusu markalarda ayırt edici olmayan unsurların ortak olması durumunda karıştırılma ihtimali yoktur sonucuna ulaşılır. Markaların düşük ayırt edici niteliği haiz unsurlarının ortak olduğu durumlarda işaret benzerliği incelemesinde ortak olmayan unsurlar ve genel izlenim dikkate alınır. Diğer bir ifadeyle, markalar düşük düzeyde ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır. Bu değerlendirme ortak olmayan unsurların benzerliğinin ve ayırt edici niteliğinin araştırılması şeklinde olacaktır. Örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınacaktır. Karşılaştırılan işaretlerde, düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun ortak olarak yer alması, karıştırılma ihtimalini azaltıcı yönde etki eden bir husustur. Yapılan inceleme sonucunda, başvuru ve itiraz gerekçesi markalarda yer alan ortak unsur olan ... ibaresinin, İzmir'in Çeşme ilçesinde bulunan maruf bir yer adı olduğu ve bu kapsamda tek başına ayırt edici nitelikte olmadığı, yerleşik yargı içtihatları uyarınca maruf yer adlarının tek bir kişi adına marka olarak tescilinin uygun olmaması, bu ibarelerin ancak farklı eklentilerle birlikte bir bütün olarak ayırt edicilik kazanabilecek olmaları da dikkate alındığında, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen gerekçeler ile başvuru sahibinin itirazının kabulüne ve ret kararından dönülmesine karar verilmiştir. KARAR İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "... çarşı - alacaticarsi.com - ... çarşı köyiçi" (2023/003866) 39. sınıf.

Davacı Markaları "...", "...", "özsar chicken house" , "... home of the wind" , "chicken house şekil", "... home of the wind" , "..." , "..." , "alachatı home of the wind" , "chicken house" , "özsar ..." , "... muhallebicisi" , "Resspa" , "... gurme" , "... sokağı" , "... yaşam" , "erik çiçekleri", "ege aşkı" , "... restaurant" , "... cafe" , "... konakları" , "... çarşı" , "... gazozu" , "... Pazar" , "... muhallebicisi" , "... mobilya" (2004/39838, 2004/46620, 2005/54069, 2006/47079, 2006/64217, 2006/66879, 2012/09393, 2012/112037, 2012/80982, 2012/95656, 2014/63194, 2015/88331, 2015/88333, 2015/88335, 2015/88336, 2015/88337, 2016/30701, 2016/30716, 2016/35008, 2016/35012, 2016/84673, 2016/84676,2016/85022, 2019/76358 , 2020/40090) 05 / 09 / 14 / 21 / 29 / 30 / 31 / 35 / 37 / 43. sınıflar

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 20/05/2025 havale tarihli raporda özetle; "1) Karşılaştırılan işaretlerin/markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı, 2) Davacının 2022 048178, 2022 048179 ve 2022 063090 sayılı markaları özelinde, dava konusu edilen markanın kapsamına giren tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, 3) Dava konusu edilen markanın kapsadığı emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesinin düşük olmadığı, 4) (1) ve (3) nolu bentlerde yer alan sebeplerden dolayı, (2) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 5) Davacının “gerçek hak sahipliği”, “tanınmışlık” ve “ticaret unvanından/işletme adından kaynaklanan hak” iddialarının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, 6) “Kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, 7) Dava konusu edilen 21.10.2024 tarihli ve ... sayılı YİDK kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu, 8) Davacının hükümsüzlük talebinin, bu değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı" ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... çarşı - alacaticarsi.com - ... çarşı köyiçi" ibareli ve 2023/003866 başvuru numaralı davalı başvurusunun 39'uncu sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "39: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri."

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2004/39838, 2004/46620, 2005/54069, 2006/47079, 2006/64217, 2006/66879, 2012/09393, 2012/112037, 2012/80982, 2012/95656, 2014/63194, 2015/88331, 2015/88333, 2015/88335, 2015/88336, 2015/88337, 2016/30701, 2016/30716, 2016/35008, 2016/35012, 2016/84673, 2016/84676,2016/85022, 2019/76358 , 2020/40090 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05 / 09 / 14 / 21 / 29 / 30 / 31 / 35 / 37 / 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu durumda; davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı 2022 048178, 2022 048179 ve 2022 063090 sayılı markaları, dava konusu edilen markanın kapsamına giren 39. Sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden tescilli olduğu görülmekle; somut uyuşmazlıkta, davacının bu markaları özelinde, davalının markasının kapsamına giren tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, davalının markasının kapsamına giren 39. sınıftaki hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilinç seviyesi incelendiğinde; bunların alıcıların gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan hizmetler olmadığı, dolayısıyla alıcıların söz konusu emtiaları satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/kalitesiz/eksik hizmet alma riskini azaltmaya çalıştığı fiili gerçekleri de gözetildiğinde, alıcıların bu hizmetleri satın aldığı anda bilgi/bilinç/dikkat/ özen/seçicilik seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Davacıya ait olan markalara bakıldığında; bunların bir kısmının, renk ve şekil unsurlarından yoksun, sırf kelime markaları oldukları görülmektedir; bu markalarda uyuşmazlık konusu olan “...” ibaresi, düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harflerle ve “muhallebicisi”, “mobilya”, “gurme”, “sokağı”, “yaşam”, “restaurant”, “cafe”, “konakları”, “çarşı”, “gazozu” “pazar” şeklinde, markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan kelime unsurlarıyla bir arada kullanılmıştır. Davacının diğer markaları ise, kelime unsurlarının yanı sıra, renk, şekil ve kelime unsurlarını bir arada ihtiva eden karma markalar olduğu görülmektedir; işaretlerde uyuşmazlık konusu olan “...” ibaresi, yine markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan cins isimlerle birlikte, ortasında bir değirmen figürü bulunan iç içe geçmiş çemberlerin mavi zeminli kısmı üzerine, beyaz renkli harflerle yazılmıştır. Davalının markası ise; kelime markası hüviyeti ağır basan bir işarettir; işarette koyu mavi renkli bir zemin üzerine beyaz çizgilerle çizilmiş ve alt alta dizilmiş üç ayrı dikdörtgen içerisine sırasıyla “... .... .... .... .... .... .... kelime öbekleri, düzyazım karakterindeki beyaz renkli büyük harflerle yazılmıştır. Öncelikle; aynı boyuttaki aynı dikdörtgenler içerisine alt alta yazılmış aynı puntolardaki her bir kelime öbeğinin, görsel açıdan aynı baskınlıkta algılandığı düşünülmüştür. Her bir kelime öbeğinde, davacının markalarında olduğu gibi, markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan kelimelerle kullanılmış “...” ibaresinin, işaretlerde esas koruma altına alınmak istenilen unsur olduğu değerlendirilmiştir. Somut uyuşmazlık; taraf markalarında “...” ibaresinin ortak olarak geçmesinden hareketle, taraf markaların benzediğinin söylenip söylenemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Zira; “...” kelimesi, İzmir’in Çeşme ilçesinin turizmde ünlü bir mahallesinin, yani tanınmış bir coğrafi yerin adıdır ve bahsi geçen yerleşik anlamı itibariyle, markasal hüviyette soyut ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve markasal kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceği değerlendirilmiştir. Böyle, ayırt edici niteliği zayıf olan ibareleri marka olarak seçen kişilerin bunun sonuçlarına katlanmak yani o tanıtma işaretinin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu, böyle ibareleri içeren markalarda ayırt ediciliği düşük olan örtüşen bileşenlerden ziyade diğer unsurlara yönelmek gerektiği yönünde doktrinde ve Yargıtay Kararları’nda yerleşmiş bir görüş de bulunmaktadır. Bununla birlikte; zayıf/ayırt edici niteliği düşük ibareleri ihtiva eden markaların da, zamanla reklam ve yaygın kullanım yoluyla daha yüksek bir ayırt ediciliğe ulaşabileceği, hem öğreti hem Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Bazı durumlarda her ne kadar marka zayıf bir unsur içermekteyse de, herhangi bir zayıf markanın aksine koruma kapsamının genişlediği kabul edilmektedir. Zira; tanımlayıcılığı veya bilgilendirme işlevi güçlü olan ibarelerin marka olarak kullanımla ayırt edicilik kazanmaları mümkündür. Öte yandan, herkesin çok sık kullanımına açık, cins isim, sıfat veya coğrafi yer adı niteliğini haiz ibarelerde bu dönüşüme izin verilmemiştir. “...” ibaresinin de, böyle dönüşümü hak ettiğinin kabul edilebilmesi için, ülkedeki alıcı/tüketici çevresinin çok büyük bir kısmının bu işareti, davacının işletmesi ile bağlantı içinde algılaması gerekir. Bunun için aranacak ölçünün, hiçbir şekilde bir markanın tanınmış olup olmadığını tespit ederken belirlenen ölçüden daha hafif olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü; herkesin kullanımına açık ve olumlu bir anlamı çağrıştıran/algılatan, özellikle söz konusu yörede yerleşik herkes tarafından marka olarak tercih edilebilecek bir kelimenin tek bir kişinin tekeline bırakılması, bir markanın tanınmış sayılmasının sonuçlarından daha önemlidir. Dosya kapsamına göre; “...” kelimesi yönünden bu tür bir bağımsızlaşmanın sağlandığından bahsedilmesi olanaksızdır. Sonuçta; taraf markalarında ortak bir şekilde “...” ibaresinin geçiyor olmasının, karşılaştırılan markaları görsel açıdan benzer kılmaya yetmediği, işaretlerin genel görünümlerinin, tümüne hâkim olan görünüşlerinin markaları yeterli derecede farklılaştırdığı, yani somut olaydaki markaların, yukarıda yer verdiğimiz yerleşik içtihatlarda bahsi geçen “iltibasın yapılacak küçük bir değişiklikle bertaraf edilebileceği...” durumu ile örtüştüğü öngörülmüştür. Görsel açıdan ortaya çıkan bu farklılık, duysal/fonetik açıdan da aynı sonucu vermiştir. Karşılaştırılan markalar birbirinden çok farklı kelimeler de ihtiva ettiklerinden, markalarda ortak unsur olan “...” ibaresinin mevcudiyeti, markaları duysal açıdan yaklaştırmaya yetmemektedir. Markaların bütün olarak okunuşları esnasında kulakta bıraktıkları tını, fonetik algı birbirinden farklıdır. Kavramsal açıdan da; taraf markalarının farklı kompozisyonları itibariyle tüketici zihninde farklı algılar yaratacağı, “...” ibaresinin ortaklığının bu durumu değiştirmeyeceği; bütün bunlara göre de taraf markalarında ortak olarak “...” ibaresinin yer almasının, markaları görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzer kılmaya yetmediği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; yukarıda detaylı olarak incelendiği üzere; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığından, davacının bir kısım markaları özelinde, somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmiş olmasına rağmen, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

2. SMK 6/3 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir. Davacı taraf; dava konusu edilen işaretin, davalının markasının tescili kapsamına giren 39. Sınıftaki hizmetlerde, kendisi tarafından Türkiye genelinde kullanıldığını ve bu şekilde gerçek hak sahipliğinin doğduğunu tevsik eden herhangi bir delili, dava/marka işlem dosyasına sunmuş değildir. Ayrıca da; davacının huzurdaki davasına mesnet aldığı markaları tescillidir; halbuki, SMK m. 6/3 hükmü, tescilsiz marka kullanımlarına ilişkin bir düzenlemedir. Bu nedenle de; somut olayda, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının, davalının markasının kapsamına giren emtialarda tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesi gereklidir. Somut olayda ise; her şeyden önce, taraf markaları benzer olmadığından, davacının markasının ilgili sektörde tanınmış olduğu kabul edilse dahi, tanınmış markanın bir benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması somut olayda söz konusu olmayacağından ve davacı da dava/itiraz dosyalarına aksi yönde bir delil sunmadığından, davalının markasını tescil ettirmesi ve kullanması sonucunda haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi ya da tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarından birinin gerçekleşme ihtimalinin olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca; davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı “...”lı markalarının ilgili sektörlerde/piyasada bilinirliği, bu markalara yapılan yatırım, bu markaların piyasa payı, dava/marka işlem dosyaları içeriğindeki belge ve delillerden anlaşılamadığından, bu markaların söz konusu sektörde “tanınmış” olduğunun söylenmesi de mümkün görülmemiştir.

4. SMK 6/6 KAPSAMINDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK’nin 6/6 maddesi “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir” şeklindedir. Davacı tarafın işletme adı olarak kullandığı “...” ibaresinin, dava konusu edilen markanın kapsamına giren 39. Sınıftaki hizmetlerde davacı tarafından fiilen kullanıldığına ilişkin dava/marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmamıştır. Dolayısıyla; somut olayda davacının ticaret unvanına/işletme adına dayalı hak iddialarının dava konusu markanın tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

5. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

6. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/521, K. 2025/264, T. 17.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-521-e-2025-264-k-a3a4f537988b