İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/46 E. 2025/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/46
- Karar No
- 2025/294
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/46 Esas - 2025/294 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/46 KARAR NO : 2025/294
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025
TALEP: Davacı vekili 28/01/2025 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ... .... .... .... .... .... .... .... ... .... , sayılı ve "... marine", "... marine kılavuzluk ve römorkör hizmetleri inşaat sanayi ve ticaret anonim şirketi", "... pilot", "... pilot ... marine", "medtug”", "medboat”" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... cilinic" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, 2022/132227 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan yüksek derecede benzerlik bulunduğunu, söz konusu benzerliğin tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali yarattığını, bu nedenle başvuru konusu markanın davacı markalarıyla ilişkilendirilebileceğini ve bu durumun iltibas tehlikesi doğurduğunu, davacının “...” ibaresini içeren tescilli markalarının bir marka serisi oluşturduğunu, bu seriye benzer nitelikte olan “... clinic” ibareli başvurunun tüketici algısında aynı ticari kaynağa işaret ettiği izlenimi yaratacağını, başvurunun davacının markalarının bir uzantısı gibi algılanabileceğini ve bu durumun ticari itibar kaybına yol açacağını, davacı markalarının uzun yıllardır kullanıldığını, sektörde tanınırlığa ulaştığını ve davalı markanın bu tanınırlıktan haksız yarar sağlamaya yönelik kötü niyetli bir başvuru niteliği taşıdığını ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu markanın, davacı adına tescilli markalarla iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik taşımadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan farklılıklar bulunduğunu, başvuru markasının diğer unsurları ve tertip tarzı bakımından itiraz konusu markalarla benzerlik taşımadığını, davacı tarafından öne sürülen önceki kullanım iddiasının yeterli bilgi ve belgelerle desteklenmediğini, SMK m.6/3 kapsamında gerekli koşulların oluşmadığını, yine tanınmışlık iddiasının da yeterli delille ortaya konulamadığını, kötü niyet iddiasının ise yalnızca markalar arasındaki benzerliğe dayandırıldığını ve somut bir delille desteklenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2022/132227 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 2022/132227 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, TÜRKPATENT'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 29/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 28/01/2025 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/132227 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu "... cilinic" ibareli markanın 39 / 43 / 44. sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri bakımından tescili için 12.09.2022 tarih ile kaydının yapıldığı ve 2022/132227 kod numarası ile işlem gördüğü, markanın 14.11.2022 tarih ve 408. Bültende yayına çıktığı ve davacı tarafından markaya süresi içerisinde benzerlik/karıştırılma ihtimali iddiasıyla itiraz edildiği, itirazı inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından md. 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 kapsamında yapılan inceleme sonucunda marka/markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, başvurudan önce Türkiye'de yaygın, fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı ve diğer dayanak maddelerde aranan koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedildiği, bu karara karşı davacı tarafından Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde ikinci kez itiraz edildiği, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun huzurda dava konusu edilen kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararında; "2022/132227 başvuru numaralı "... clinic" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2003 17230, 2004 32030, 2005 56959, 2005 56960, 2006 11166, 2006 35656, 2006 35658, 2007 60268, 2016 94099, 2017 48703, 2018 100995, 2018 98498, 2022 069735, 2022 069736, 2022 069739 sayılı "... marine şekil", "... marine şekil", "... marine kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri", "... marine pilotage&towage services construction industry trade inc", "... group m şekil", "... marine şekil", "... holding m şekil", "... marine holding", "... marine", "... marine kılavuzluk ve römorkör hizmetleri inşaat sanayi ve ticaret anonim şirketi", "... pilot", "... pilot ... marine", "medtug”", "medboat”", "medpilot”" ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvurunun tüm unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında, itiraz gerekçesi markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunmadığı görüşüne varılmıştır. Bu çerçevede, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Öte yandan, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında SMK m.6/1 anlamında karıştırılma ihtimali görülmediğinden, başvuru sahibinin kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Yukarıda belirtilen tespitler ışığında, SMK m.6/3 koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından, eskiye dayalı kullanım iddiası da kabul edilmemiştir. Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi, 01/02/2012 tarih, T-291/09 sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "... cilinic" (2022/132227) 39 / 43 / 44. sınıflar.
Davacı Markaları "... marine", "... marine kılavuzluk ve römorkör hizmetleri inşaat sanayi ve ticaret anonim şirketi", "... pilot", "... pilot ... marine", "medtug”", "medboat” (2016/94099, 2017/48703, 2018/100995, 2018/98498, 2022/069735, 2022/069736) 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 19/06/2025 havale tarihli raporda özetle; "1. Dava konusu 2022/132227 sayılı “... clinic” markası kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin davacıya ait mesnet markalarda aynen yer aldığı, dolayısıyla karşılaştırılan mal ve hizmetlerin AYNI, AYNI TÜR olduğu, 2. Bununla birlikte rapor kapsamında ayrıntıları açıklanan gerekçelerle taraf markaları arasında işaretlerin iktisadi anlamda ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı, 3. SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
KULLANMAMA DEF'İ HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME Öncelikle belirtilemesi gereken husus, idari aşamada başvuru sahibi tarafından kullanım ispatı talep edilip, dava aşamasında böyle bir talebin bulunmadığıdır. YİDK kararında ise markalar benzer görülmediğinden kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmediği belirtilmiştir. Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre; yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Aynı talebin hükümsüzlüğe ilişkin taleplerde de ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda ise kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi öncelikli olarak esas alınır Kullanmama defi iddiasında, itiraza konu markanın başvuru tarihinde veya varsa rüçhan tarihinde, itiraza gerekçe gösterilen markanın/markaların Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartı aranmaktadır. Bu şartı sağlamayan markalar için otomatik olarak bu savunmaya itibar edilmesi mümkün değildir. Somut olayda, incelenmesi gereken hususlar, davacının itirazlarına mesnet aldığı markanın; -Davacı tarafından, -Tescilli olduğu emtialarda, -Türkiye sınırları içerisinde, - Ciddi bir şekilde, - Markasal hüviyette, - 12/09/2017-12/09/2022 tarihleri aralığında ve -Tescillerine uygun olarak kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır. Yapılan incelemede, ... MARİNE KILAVUZLUK VE RÖMORKÖR HİZMETLERİ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ adına yapılan itirazda mesnet gösterilen 2005 56959 2006 11166 – 2006 35658 – 2003 17230 – 2007 60268 – 2004 32030 – 2006 35656 – 2005 56960 tescil numaralı markalarının tescili üzerinden 5 yıl geçmiş olması nedeniyle davalı tarafından SMK 19/2 madde hükmü kapsamında tüm mal ve hizmetler bakımından kullanım ispatı sunulması talep edildiği, davacı ... MARİNE KILAVUZLUK VE RÖMORKÖR HİZMETLERİ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ tarafından dosyaya söz konusu markaların kullanımına ilişkin belge sunulduğu görülmüştür. İşlem dosyasından davacı tarafından sunulan kullanım delilleri incelendiğinde; 2017 – 2021 yıllarına ilişkin faturalar sunulduğu, faturaların çoğunlukla kira bedeline ilişkin olduğu, markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler bakımından ciddi kullanımı ispata tek başına elverişli olmadığı, faturaların yanı sıra davacı tarafından dosyaya kataloglar, basında çıkan haberler, reklam ve promosyon görselleri sunulduğu görülmüştür. Tüm bu deliller bir arada değerlendirildiğinde, davacının markasını 37. Sınıfta yer alan “Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri” ile 39. Sınıfta yer alan “deniz taşımacılığı” alanında kullanımının ispatlandığı söylenebilecektir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ileri sürmüş olduğu “kullanmama def’i” yerinde olmakla birlikte, davalı kurum tarafından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirildiğinden, davacı tarafından sunulan kullanım delillerinin incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede ise, işlem dosyasına sunulan delillerin hepsi birlikte değerlendirildiğinde; davacının markasının 37. Sınıfta yer alan “Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri” ile 39. Sınıfta yer alan “deniz taşımacılığı” alanında kullanımının ispatlandığı kanaatine ulaşılmıştır.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... cilinic" ibareli ve 2022/132227 başvuru numaralı davalı başvurusunun 39 / 43 / 44'üncü sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "39: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri. "43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. "44: Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak olan 2016/94099, 2017/48703, 2018/100995, 2018/98498, 2022/069735, 2022/069736 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu durumda; dava konusu marka kapsamında 39, 43 ve 44. sınıfta yer alan hizmetler davacıya ait mesnet markalar kapsamında yer almaktadır. Dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetler davacıya ait mesnet markalarda yer alan hizmetler ile AYNI ve/veya AYNI TÜRDÜR.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, karşılaştırılan 39, 43 ve 44. sınıfta yer alan hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin belirlenmesi de karıştırılma ihtimalinin tespitinde önem arz etmektedir. 39. sınıfta yer alan hizmetler olan; kara, deniz, hava taşımacılığı; taşıma organizasyonu; lojistik; kargo; araç kiralama; depolama hizmetleri hem ticari işletmelere hem de bireylere yönelik olarak karşımıza çıkabilmektedir. Örneğin şehir içi yolcu taşımacılığı bireysel iken, lojistik, yük taşımacılığı, depolama gibi hizmetler ticari işletmeleri ilgilendirmektedir. Dolayısıyla söz konusu hizmetler bakımından bilinç düzeyi hizmetin niteliğine göre değişiklik gösterebilmektedir. Ancak söz konusu hizmetler günlük tüketime konu olan ve kolay erişebilir mallar gibi olmadığından bilinç düzeyi orta ila yüksek aralığında değerlendirilmiştir. 43. sınıfta yer alan hizmetler bireyler, turistler, iş insanları gibi genel tüketici kitlesine hitap etmektedir ve bilinç düzeyi ortalama olarak değerlendirilmiştir. 44. sınıfta yer alan; sağlık hizmetleri, hastaneler, klinikler, diş hekimliği, veterinerlik, güzellik merkezleri, alternatif tıp hizmetlerinin ise yüksek dikkat ve bilinç seviyesi gerektirdiği değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. ... CLINIC şeklinde iki ayrı ibareden oluşan bir marka olduğu, söz konusu sözcüklerden hiçbirinin diğerine baskın olacak şekilde ön plana çıkartılmadığı, - İki yarım daireden oluşan ve... .... .... .... .... .... .... ... ... gibi markaların bulunduğu ve söz konusu marka serilerinin esas unsurunun “...” ibaresi olduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, davacı markalarında farklı şekil unsurları kullanıldığı ve genellikle mavi, beyaz ve kırmızı renk tonlarından oluşmuş logo unsurları bulunduğu görülmüştür. Markalarda ortak yer alan unsur “...” ibaresidir. ... ibaresi ülkemizde sıklıkla özellikle sağlık alanında faaliyet gösteren işletmeler tarafından MEDİKAL ibaresinin kısaltması olarak kullanılmaktadır ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de “...” ibaresini haiz pek çok marka tescili mevcuttur. Somut uyuşmazlıkta davacının markalarının esas unsuru olan ... ibaresinin dava konusu marka içerisinde yer almasının iltibasa yol açıp açmayacağının değerlendirilmesi gerekmiştir. Taraf markaları bu anlamda karşılaştırıldıklarında, yalnızca ... ibaresini ortak olarak içeren markaların görsel anlamda birbirine yaklaştırılmadığı, dava konusu markanın “... CLINIC” ibarelerinden oluştuğu görülmektedir. Dava konusu markanın esas unsuru “...” kelimesidir. Her ne kadar bu kelimenin başında “...” ibaresi yer alsa da bu benzerlik yalnızca düşük düzeyde bir harf dizilimi benzerliği yaratmaktadır. Zira dava konusu markada “...” ibaresi bağımsız bir unsur olarak yer almamakta, öne çıkarılmamakta ve markanın bütünlüğü içinde anlam kazanmaktadır. Bu bağlamda, ortalama dikkat düzeyine sahip bir tüketici, dava konusu markayı tek bir kelime olarak, yani “...” şeklinde algılayacaktır. Ayrıca, dava konusu markanın kavramsal bir anlam taşımadığı, tüketici tarafından farazi ya da yabancı bir sözcük olarak algılanacağı açıktır. Bu nedenle işaretler arasında kavramsal bir benzerlikten söz edilemez. İşitsel açıdan bakıldığında ise, dava konusu marka üç heceden oluşan “...” şeklinde telaffuz edilirken, davacı markalarının esas unsurunun tek heceli “...” ibaresi olması, işitsel benzerlik yaratmamaktadır. Bilindiği üzere, iltibas değerlendirmesinde önceki markanın sonraki marka içinde ne ölçüde bağımsız bir varlık gösterdiği de dikkate alınmalıdır. Bu değerlendirme çerçevesinde, söz konusu bağımsızlık koşulunun da gerçekleşmediği görülmüştür. Karıştırılma ihtimali incelenirken, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin tamamı gözetilerek bütünsel anlamda bıraktığı nihai intiba üzerinden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Salt markaların ortak harf dizilimleri taşıyor olmaları işaretlerin her durumda benzer görülmeleri doğru ve isabetli bir değerlendirme biçimi olmayacaktır. Tüm bu açıklamalar kapsamında tüketicilerin başvuru konusu işaretin, davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme algısı oluşturmasının mümkün olmadığı ve taraf markalarının nihai algıları itibariyle karıştırılabilecek düzeyde benzer görülmesinin ve buna bağlı karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmasının mümkün olmayacağı, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesi gereklidir. Somut olayda davacı yanın, işlem dosyasına ve işbu dava dosyasına tanınmışlık iddialarının somutlaştırmaya yeter deliller ibraz etmediği görülmüştür. Davacı tarafından sunulan deliller; markanın tüketici nezdinde refleks olarak akla geldiği kanaatini uyandıran, tanınmışlık için kanaate esas teşkil etmeye yeterli görülmesi mümkün deliller değildir. Bu nedenle, dava konusu markanın tescilinin, SMK m. 6/5 kapsamında aranılan koşulları meydana getirmediği kanaatlerine varılmıştır.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak yatırılmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2025