İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/52 E. 2025/313 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/52
- Karar No
- 2025/313
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/52 Esas - 2025/313 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/52 KARAR NO : 2025/313
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 30/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
TALEP: Davacı vekili 30/01/2025 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616, 2022/059991, 2022/059992 sayılı "...", "...", "... x", "... index", "... indeks", "eti ... pro", "eti ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "fitbead" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, 2023/121216 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; müvekkilinin “eti ...” ve “...” markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markada “...” ibaresinin birebir yer aldığını, müvekkili markalarının yüksek tanınırlığı bulunduğunu, yine başvuru kapsamında yer alan davaya konu 05, 29, 30. ve 35. sınıf hizmetlerinin müvekkili markalarında da yer aldığını, ortalama tüketicilerin taraf markalarını karıştıracaklarını, yargı kararlarında “meyfit”, “sek aktifit” ,” granat-fıt”, “... macrofit”, ” “inofit –...”,” let be ...” gibi markaların müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü, çok sayıda daha emsal kararın bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış kabul edilmesi gerektiğini, bu hususta verilmiş mahkeme kararlarının da bulunduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle: YİDK tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik unsuru bulunmadığını, ilgili tüketiciler tarafından karıştırılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şahsa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2023/121216 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın 2023/121216 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, TÜRKPATENT'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 27/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 30/01/2025 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2023/121216 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu "fitbead" ibaresinin 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetleri kapsar şekilde 14.09.2023 tarih ve 2023/121216 sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.10.2023 tarih ve 430 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasına karar verildiği görülmüştür. Anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli “...” markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 28.02.2024 tarihli karı neticesinde itirazların haklı görülmeyerek reddedildiği anlaşılmıştır. Söz konusu karara karşı davacı yanın bir kez daha itirazda bulunarak başvurunun reddini talep ettiği, davacı itirazlarını değerlendiren YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararında; "2023/121216 başvuru numaralı "fitbead" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2013 60855, 2018 18599, 2018 18606, 2018 18610, 2018 18616, 2022/059991, 2022 059992, 2022/201888, 2023 052164 sayılı "...", "...", "... x", "... index", "... indeks", "eti ... pro", "eti ...", "...", "... indeks" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... Somut olayda, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "fitbead" (2023/121216) 30 / 35. sınıflar.
Davacı Markaları "...", "...", "... x", "... index", "... indeks", "eti ... pro", "eti ..." (2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616, 2022/059991, 2022/059992) 05 / 29 / 30 / 32. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 03/09/2025 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 30. Sınıf ve 35. Sınıf altında yer alan 05, 29 ve 30. Sınıf malların tamamı bakımından, taraf markalarının aynı ya da benzer mal ve hizmetleri kapsadıkları, Ayrıntıları rapor kapsamında açıklanan gerekçeler nedeniyle taraf markaları arasında iltibas riskinin bulunmadığı, Davacı yanca sunulan emsal nitelikteki yargı kararları incelenmekle birlikte anılan kararların aksi yönde ve “...” ibaresinin sektörel açıdan zayıf karakterde ve kimsenin tekeline bırakılabilir olmadığına işaret eden çok sayıda güncel tarihli kararın da var olduğu, emsal kararların somut olay özelinde hangi görüş yönünden dikkate alınacağının takdir ve hukuki yorumunun Mahkemeye ait olması gerektiği, Davacı markalarının tanınmışlığını gösterir mahiyette işlem dosyasına herhangi bir delil sunmadığı, sunulan bir kısım yargı kararlarının dahi birbiri ile farklı değerlendirmeler içerdiği, dolayısıyla salt yargı kararları doğrultusunda bir kanaatin de edinilemeyeceği, bu halde davacı yanın “...” markalarının 6/5 maddesi uyarınca tanınmışlığına kanaat getirilmesinin mümkün olmadığı, Kötü niyet iddialarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "fitbead" ibareli ve 2023/121216 başvuru numaralı davalı başvurusunun 30, 35'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez "35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konser velenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak olan 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616, 2022/059991, 2022/059992 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05 / 29 / 30 / 32. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda dava konusu marka kapsamındaki 30. sınıf emtialar, davacı yanın markaları kapsamında birebir yer alırken, dava konusu markada 35.05 alt grubunda 05, 29 ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri açısından ise YİDK kararına gerekçe tutulan davacı markaları yönünden taraf markaları arasında mal – malın satışına özgülenmiş satış hizmeti bağlamında kalan bir ilişki mevcuttur. Zira uygulamada da kabul edildiği üzere, mal üreten işletmenin karineten üreteceği malı da ticari mevkie çıkartmak suretiyle fiziki olarak veyahut e-ticaret siteleri üzerinden/online satış yöntemi ile satış işlemine konu edeceği kabul edilmektedir. Bu halde bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti, esasen markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir. Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Dolayısıyla bahsi geçen mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında mal – malın satışına özgülenmiş satış hizmetleri bakımından iktisadi – idari bağlantı kurulmasına yol açacak benzerlik düzeyinde kalmış bir ilişki mevcuttur.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, taraf markalarında benzerliği tespit olunan 30. Sınıf gıda ürünleri ve 35. sınıf 05 alt grubundaki perakende satış faaliyetlerini konu alan hizmetler olduğu, bu hizmetler kapsamında günlük kullanıma yönelik gıda, yiyecek – içecek ürünlerinin yanı sıra tıbbi içerikli takviye gıda / diyetetik ürünlerin satışı hizmetlerinin de yer aldığı, bu bağlamda günlük tüketime yönelik ürünler açısından doğrudan ortalama tüketiciler olarak ele alınabileceği, bu ürünlerin sıkça faydalanılan, görece düşük fiyatlı, tüketicinin çoğu kez çok düşünmeden, anlık olarak tercihlerini belirlediği, piyasada ikame ürün bulma ihtimali son derece yüksek olan, özel bir deneyime sahip olunmasını gerektirmeyen türden ürünler oldukları, takviye gıda niteliğinde olan ürünler açısından ise tüketicinin yine son kullanıcı olabileceği ancak doğrudan kişisel sağlığı ilgilendirecek bu emtialar açısından olağan bir gıda ürünü satın alırmışçasına hareket etmeyecek olduğu, normalin daha üstünde bir dikkat, özen ve seçicilik ile hareket edecek olduğu değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu marka incelendiğinde; "fitbead" ibareli markanın yeşil ve kırmızı renklerin kullanımı ile oluşturulmuş ve kimi harfler yönünden stilize bir yazım biçimine sahip sözcük markası olduğu, markanın ilk üç harfini oluşturan “...” harflerinin yeşil renkte yazıldığı, “f-i” harfleri arasında geçişken bir görsel kullanılarak “h” harfinin andırır bir stilizasyona yer verildiği, kelimenin devamındaki “bead” ibaresinin ise kırmızı renkte yazıldığı, burada da “b-d” harflerinin simetrik bir yapıda tasarlandığı, “bead” kelimesinin Türkçe olmadığı, İngilizcede “boncuk, tane” gibi anlamlara geldiği ve ihtilaf konusu mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olduğu gibi tüketici tarafından da genel olarak bu anlamının bilinmeyeceği, markanın bu haliyle yazıldığı gibi bütün olarak algılanacak ve okunacak olduğu değerlendirilmiştir. Davacı yanın ise işlem dosyasına dayanak markaları ise tablodan da görülebileceği üzere tamamı “...” ibaresi içerir markalar olup, kimi markada bu ibarenin münhasıran kullanıldığı, kimi markada “ETİ” tanınmış lider markası ile birlikte korunduğu kimi markada ise ek olarak “x, indeks, index” gibi tali konumda ibarelerin kullanılması ile birlikte korunduğu görülmektedir. Bu bağlamda davacı yanın “...” ibaresinin sabit kılmak koşuluyla yarattığı birden fazla markasının, uyuşmazlık konusu emtialarda uzun yıllardır tescilli olduğu ve bu sayede oluşturulmuş bir seri marka ailesinin mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Somut olayda davacı markaları “...” kelimesinin münhasır tescili de dahil olmak üzere “...” kelimesi etrafında türetilmiş seri markalardır. “...” kelimesi kavramsal olarak dilimizde İngilizceden geçmiş ve “formda olmak, sağlıklı olmak, zinde olmak, sağlıklı bir bedene sahip olmak” anlamları ile bilinen bir kelimedir. Nitekim dilimize “... olmak” şeklinde giren deyimden de anılan ibarenin kullanım niteliği rahatlıkla anlaşılabilecektir. Dolayısıyla “...” kelimesinin günlük dilde sahip olduğu bu yerleşik anlamı itibariyle, sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme gibi vücut sağlığına yönelik birtakım kavramlar açısından doğrudan tüketiciyi yönlendirir bir niteliğinin de mevcut olduğu, özellikle de takviye edici gıdalar, normal tüketime uygun gıdalar, diyet ürünleri ve sağlıklı ürünler açısından gıda sektöründe sektörel yönden yaygın ve yerleşik bir kullanımı bulunduğu değerlendirilmiştir. Taraf markalarında çekişme konusu ortak “...” unsurudur. ... ibaresi ... (I)isim, Arapça fitne; Birini başkasına karşı kışkırtma; ... (II) İngilizce ... 1. sıfat: Uygun vücut ölçülerine sahip olan (kimse). 2. isim, argo: ödeşme. 3. isim, argo Bir şeye razı olma anlamlarına gelmektedir. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde de görüldüğü üzere “...” kelimesinin aynı zamanda İngilizce ’den dilimize yerleşmiş anlamı itibariyle “uygun vücut ölçülerine sahip olan kimse” anlamına geldiği görülmüştür. ... ibaresi esasen “beden ve fizik olarak zinde, sağlıklı” anlamlarına gelen bir sözcük olarak bilinmektedir. Taraf markalarında yer alan ortak “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu sınıflar açısından, fiziksel olarak iyiye, sağlıklıya, diyet özelliği olduğuna işaret ettiği, bu ürünleri tüketen tüketicilerin daha sağlıklı besleneceği, daha uygun vücut ölçülerine sahip olacağı yönünde bir imaj yarattığı değerlendirilmiştir. Zira ... ibaresinin doğrudan doğruya bu emtia gruplarını niteleyen, özellik bildiren bir sözcük olmasa dahi; günümüzde sağlıklı ve diyet ağırlıklı ürünlerle beslenmenin yaygınlaşması, insanların sağlıklı beslenerek daha ... bir görünüme sahip olmak istemeleri sonucu “... gıda ürünleri” yaygınlaşarak artık her markette buna ilişkin bir reyon bulunmaktadır. Google arama motoruna “... yiyecekler” yazıldığında dahi “...” ibareli ürünlerin yanı sıra, “kilo aldırmayan yiyecek listesi, ... kalmanı sağlayacak beslenme taktikleri” başlıklı siteler, Youtube sayfasında “... yemek” başlığında yer alan yemek tarifleri, ... yemek alan adlı siteler ve dergi kapaklarında yer alan “... yiyecekler dosyası” başlıklı haberler, antigluten.com.tr adresine girildiğinde ise ayrı bir başlık altında “... ürünler” sekmesinin olduğu hatta sitenin ana sayfasında “Sağlıklı ... gıda ürünleri yanında, yoğun efor harcayan sporcuların enerji ve protein ihtiyaçları için geliştirdiği özel ... diyet ürünleri de üretmektedir.” şeklinde açıklamaya yer verildiği ve buna benzer pek çok ... ibaresini gıda ürünleri ile bağdaştıran sonuçların olduğu görülmüştür. Nitekim aşağıda belirtilen emsal YARGITAY 11. Hukuk Dairesi kararlarında "..." ibareli marka hakkında verilen kararlar şöyledir: YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ (H.D.)'nin 17/12/2024 tarihli ve 2024/5124 E. 2024/9121 K. sayılı ilamında; "... Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, "BITE TO FIT" ibaresinden oluşan dava konusu başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı,..." Dairece değerlendirilmekle BAM kararının onanmasına karar verilmiştir. YARGITAY 11. H.D.'nin 03/12/2024 tarihli ve 2024/782 E., 2024/8592 K. sayılı ilamında; Bölge Adliye Mahkemesince; “PESTOLU ... SEZAR” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olmadığı, bu ibarenin öne çıkarılmadığı, "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği uyuşmazlık konusu gıda malları ve hizmetleri yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş karar davacı vekilince temyiz edilmiş ve belirtilen BAM kararı Dairece onanmıştır. YARGITAY 11. H.D.'nin 12/02/2024 tarihli ve 2023/3128 E. 2024/ 966 K. sayılı ilamında; Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “... .. be healthy” ibaresinden oluştuğu, Türkçe'de bu ibarenin bilinen bir anlamının olmadığı, davacının itirazına gerekçe markalardaki “...” ibaresinin, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı Şirket markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve Dairece hüküm onanmıştır.
YARGITAY 11. H.D.'nin 07/02/2024 tarihli ve 2023/3136 E. 2024/5420 K. sayılı ilamında; 6769 Sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitse ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda davacı markasının asli unsurunu oluşturan "... ibaresinin öne çıkartılmadığı, bir bütün olarak "Fitto Cio" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve belirtilen karar Dairece onanmıştır. YARGITAY 11. H.D.'nin 03/07/2024 tarihli ve 2023/2941 E. 2024/5535 K. sayılı ilamında; “dava konusu "...natural ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1. Maddesi anlamında iltibas tehlikesi olmadığı, zira tertip tarzı itibariyle dava konusu başvurunun asli unsurunu "S&S" ibaresinin oluşturduğu, başvuruda geri planda kalan ve tali unsur olarak yer verilen "natural ..." ibarelerinin, markanın üzerinde kullanılacağı malların özelliklerine işaret ettiği, bu itibarla markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, kaldı ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarih, 2021/1685 E. ve 2022/6319 K. sayılı bozma ilamında da vurgulandığı üzere davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin, sağlıklı, zinde, formda, uygun anlamlarına geldiği ve dava konusu başvurunun kapsamında yer alan gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, dava konusu başvurunun açıklanan nedenlerle davacının seri markalarından biri olarak da algılanmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş ve belirtilen BAM kararı Dairece onanmıştır. YARGITAY 11. H.D.'nin 03/06/2024 tarihli ve 2023/1650 E. 2024/4594 K. sayılı ilamında ise; davalı şirketin "HİSSFİT" ibareli davaya konu markasına ilişkin olarak, başvurunun kapsamındaki 30. sınıf malların davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı, taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer almakta olduğu, ancak dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği gibi, söz konusu ibarenin kullanımının yaygınlaşması ile birlikte ayırt ediciliğinin zayıfladığı, zayıf marka seçenlerin bu markanın farklı unsurlarla kullanımına katlanmak mecburiyetinde oldukları, her ne kadar daha önce Dairelerince Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.06.2022 tarih ve 2021/3086 E., 2022/5098 K. sayılı ilamında, "FİTİXİR" ibaresinin, 31.03.2022 tarih ve 2020/7712 E., 2022/2681 K. sayılı ilamında "..." ibaresinin, 02.03.2022 tarih ve 2020/7012 E., 2022/1426 K. sayılı ilamında "LETBEFİT" ibaresinin davacı tarafa ait "..." esas unsurlu markalarla benzer bulunduğu dikkate alınarak, istikrar kazanan bu kararlar karşısında "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu yönündeki ilk derece mahkeme kararları yerinde bulunmamış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarih ve 2021/1685 E., 2022/6319 K. sayılı ilamında, 2016/30012 numaralı “... be healthy” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve zinde olma kavramları yer aldığından özellikle zayıflama amaçlı diyet ürünleri başta olmak üzere sağlıklı beslenmeye yönelik diyetetik amaçlı farmasötik ve nutrasötik ürünlerde, sportif ve sağlıklı yaşam merkezi hizmetlerinde ve hatta yiyecek – içecek hizmetleri sektöründe dahi anılan ibarenin, tüketiciye mesaj verme kaygısı ile kullanılan ve ayırt ediciliği zayıf olan bir ibare olduğu, bu ibarenin anılan sektörlerde ticaret hayatında birbirlerinin sınırlarını ihlal etmediği müddetçe herkesçe kullanılabilir, orijinal olmayan, yaratılmamış, yaygın kullanımı bulunan bir sözcük unsuru olduğu açıktır. Bu hali ile “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu sınıflar açısından, bir vasfı ya da karakteristik özelliği tasvir etmediği ve fakat söz konusu ayırt ediciliğin görece düşük düzeyde kaldığı değerlendirilmiş ve BAM Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı, Dairece onanmıştır.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesi gereklidir. Somut olayda davacı yanın işlem ve dava “...” markalarını kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığını gösterir mahiyette sunduğu delillerin hususiyetle lehine sonuçlanan birtakım mahkeme kararları ve Kurum tarafından verilmiş kararlara yönelik olduğu, sunulan mahkeme kararları ve sair deliller bütün olarak incelendiğinde kararların birçoğunda davacı markalarının tanınırlığı ile ilgili bir tespite yer verilmediği, bir kısım kararda ise tanınmışlık atıflı değerlendirmeler yapıldığının görüldüğü, işlem dosyasında mevcut kararlarda dahi birbiri ile zıt yönlü yorumlar yapıldığı bir durumda, tanınmışlık iddiasının çok daha somut olarak ortaya konulmuş olması gerektiği düşünülmekte olup bir kısım yargı kararında tanınmışlık atfı yapılması olunması, aksi yönde de kararların mevcudiyeti karşısında heyetimiz kanaatleri açısından doğrudan güçlü bir delil vasfı sağlamamış olup heyetimiz kanaatlerinde davacı yana ait “...” markalarının “ETİ” çatı markasından bağımsız olarak “tanınmış marka statüsünde” olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı gibi, dava konusu markanın tescilinin, SMK m. 6/5 kapsamında ortaya çıkabilecek olası sonuçlardan herhangi birinin davacı aleyhine doğmasına neden olmayacağı kanaatine varılmıştır.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından ve sonuç olarak taraf markaları SMK 6/1 kapsamında zaten benzer görülmediğinden, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak yatırılmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2025