İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/54 E. 2025/391 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/54
- Karar No
- 2025/391
- Karar Tarihi
T.C. ...3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/54 Esas - 2025/391 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/54 KARAR NO : 2025/391
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2025
TALEP: Davacı vekili 31/01/2025 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2004/16243, 2004/44979, 2006/58473, 2006/58474, 2010/60147, 2011/29468, 2012/36799, 2019/69648 sayılı "...", "...", "... line", "... grup", "... şekil", "...", "... sınırsız müşteri mutluluğu", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısların bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2023/002334 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, bu nedenle farklı sınıflarda dahi olsa başkasına ait benzer ibareli markaların tesciline izin verilemeyeceğini, davalıların başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin benzer durumlarda “çağrısan”, “egeçağrı”, “... desen”, “... ipek”, “... mobilya” vb. başvurulara yaptığı itirazların daha önce kabul edildiği, müvekkilinin ... markasının ayırt edici gücünü yüksek olduğunu, markaların iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunu, markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, kötüniyetli olarak başvuruda bulunulduğunu ileri sürerek, ...sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı markaları ile başvuru konusu markanın tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı kelime unsurlarının markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, markaların bütünsel algılamada ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik taşımadığını, davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin “davet" anlamına geldiğini, başvuru markasında yer alan “...” ibaresinin ise “anımsatan, akla getiren, bir çağrışıma yol açan” anlamına geldiğini, başvuru markasının ortalama tüketici nezdinde yeterli düzeyde ayırt edici nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şahıslara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şahıslar davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2023/002334 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ...sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahısların 2023/002334 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ...sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 02/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 31/01/2025 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2023/002334 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu "..." ibareli markanın 16/ 41. Sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 06.01.2023 tarih ve 2023/002334 sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 13.03.2023 tarih ve 416 sayılı bültende ilana çıktığı görülmüştür. Anılan ilana karşı davacı yanın, 2004/16243 ... 2004/44979 ... 2006/58473 ... line 2006/58474 ... grup 2010/60147 ... şekil 2011/29468 ... 2012/36799 ... sınırsız müşteri mutluluğu 2019/69648 ... ibareli markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davalının itiraza karşı görüş sunduğu ve kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 04.03.2024 tarihli kararı ile "2004/16243 ... 2004/44979 ... 2006/58473 ... line 2006/58474 ... grup 2010/60147 ... şekil 2011/29468 ... 2012/36799 ... sınırsız müşteri mutluluğu ibareli markalarına yönelik markaların kullanımının ispatına ilişkin delil sunulmadığı tespit edildiğinden, md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır, 2019 69648 / "..." (Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir" gerekçeleri ile davacı itirazlarının haksız bulunarak reddolunduğunu, Söz konusu ret kararına karşı davacı yanca bir kez daha itirazda bulunularak başvurunun yeniden reddini talep olunduğu, davacı itirazlarını inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 27.11.2024 tarihli ...sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
... YİDK'in ...sayılı kararında; "2023/002334 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2004 16243, 2004 44979, 2006 58473, 2006 58474, 2010 60147, 2011 29468, 2012 36799, 2019 69648 sayılı "...", "...", "... line", "... grup", "... şekil", "...", "... sınırsız müşteri mutluluğu", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından iş bu itirazın da reddi gerekmiştir. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından, başvuru sahibi tarafından yapılan kullanım ispatı talebinin de ulaşılan bu sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (2023/002334) 16 / 41. sınıflar.
Davacı Mesnet Markaları "...", "...", "... line", "... grup", "... şekil", "...", "... sınırsız müşteri mutluluğu", "..." (2004/16243, 2004/44979, 2006/58473, 2006/58474, 2010/60147, 2011/29468, 2012/36799, 2019/69648 ) 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 10 / 11 / 12 / 13 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 26 / 27 / 28 / 29 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45 . sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 16/09/2025 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu 2023/002334 sayılı marka kapsamında 16. ve 41. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin tamamı bakımından, davacı ve davalı markaları arasında aynı – aynı tür düzeyde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, Rapor kapsamında ayrıntılı olarak izah olunan nedenlerle taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerliğin mevcut olmadığı, Somut uyuşmazlıkta 6/4 ve 6/5 maddeleri kapsamında aranılan şartların oluşmadığı, Davacı yanın kötü niyet iddialarının takdirinin mahkemeye ait olduğu, Heyetimizin değerlendirmelerinin YİDK’nin ...sayılı kararı iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
KULLANMAMA DEF'İ HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre; yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Aynı talebin hükümsüzlüğe ilişkin taleplerde de ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda ise kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi öncelikli olarak esas alınır Kullanmama defi iddiasında, itiraza konu markanın başvuru tarihinde veya varsa rüçhan tarihinde, itiraza gerekçe gösterilen markanın/markaların Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartı aranmaktadır. Bu şartı sağlamayan markalar için otomatik olarak bu savunmaya itibar edilmesi mümkün değildir. Somut olayda, incelenmesi gereken hususlar, davacının itirazlarına mesnet aldığı görselli markanın; -Davacı tarafından, -Tescilli olduğu emtialarda, -Türkiye sınırları içerisinde, - Ciddi bir şekilde, - Markasal hüviyette, - 06.01.2018-06.01.2023 tarihleri aralığında ve -Tescillerine uygun olarak kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır. İtiraz aşamasında başvuru sahibi davalı, davacının itirazına dayanak gösterdiği “2004/16243 ... 2004/44979 ... 2006/58473 ... line 2006/58474 ... grup 2010/60147 ... şekil 2011/29468 ... 2012/36799 ... sınırsız müşteri mutluluğu, 2019/69648 ...” markalara ilişkin kullanım ispatı istemiştir. Davacının itirazına mesnet gösterdiği 2004/16243, 2004/44979, 2006/58473, 2006/58474, 2010/60147, 2011/29468, 2012/36799 sayılı "...", "...", "... line", "... grup", "... şekil", "...", "... sınırsız müşteri mutluluğu" ibareli markalarının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu 2019/69648 sayılı "..." ibareli marka açısından ise 5 yıllık sürenin dolmadığı, davalının iltibas iddiasına dayanak gösterdiği 2004/16243, 2004/44979, 2006/58473, 2006/58474, 2010/60147, 2011/29468, 2012/36799 sayılı "...", "...", "... line", "... grup", "... şekil", "...", "... sınırsız müşteri mutluluğu" işbu markaları 16. ve 41. sınıflardaki mal ve hizmet üzerinde kullandığını ispatlaması gerekmiştir. TPMK işlem dosyası kapsamında yer alan deliller incelendiğinde, davacı markalarının uyuşmazlık konusu 16. ve 41. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde kullanımlarını ispat edecek herhangi bir somut delili dosya kapsamına sunmadığından davacının itirazlarına mesnet 2004/16243, 2004/44979, 2006/58473, 2006/58474, 2010/60147, 2011/29468, 2012/36799 sayılı "...", "...", "... line", "... grup", "... şekil", "...", "... sınırsız müşteri mutluluğu" ibareli markalarının kullanımlarını ispat edemediği kanaatine ulaşılmıştır. Dolayısıyla işbu markaların YİDK iptal talepli dava bakımından iltibas değerlendirmesine esas alınması mümkün olmamıştır. Eldeki hükümsüzlük davasında ise kullanım ispatı talebi bulunmamaktadır.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2023/002334 başvuru numaralı davalı başvurusunun 16 , 41'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "16: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. "41: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri."
İtiraza (sadece 2019/69248 sayılı marka, zira diğer mesnet markaların kullanımı ispat edilememiştir) ve hükümsüzlüğe dayanak olan 2004/16243, 2004/44979, 2006/58473, 2006/58474, 2010/60147, 2011/29468, 2012/36799, 2019/69648 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 10 / 11 / 12 / 13 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 26 / 27 / 28 / 29 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45 . sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda dava konusu marka ile davacının YİDK iptali ve hükümsüzlüğe mesnet markalarının 16. ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin tamamını ortak olarak kapsadıkları görülmektedir. Bu anlamda bu emtialar bakımından taraf markalarının kapsamları itibariyle ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmaksızın, benzer tüketici kitlelerine yönelik, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde olan, birbirleri yerine tercih edilebilir, satış ve sunum biçimleri benzer mahiyetteki emtiaları kapsadıkları kanaatine varılmıştır.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan 16. sınıf mallar açısından taraf markalarının hemen her yaş, gelir, eğitim ve meslek grubundan kimselere hitap eden malları genel anlamda kapsadıkları, bu emtiaların görece düşük fiyatları bulunan, tüketicinin öncesinde genellikle çok sık araştırma yapmaksızın temin ettiği ürünleri kapsadıkları, hal böyleyken genel anlamda makul düzeyde dikkat, özen ve algı düzeyindeki herhangi bir tüketicinin bu malların ilgili tüketicisi olabileceği, bununla birlikte 41. Sınıftaki hizmetlerin tüketicinin günlük tüketim rutininde sıkça ve tekrarlayarak yararlandığı hizmetlerden olmadığı gibi görece yüksek fiyatlı ve tüketicinin bir ön araştırma sürecinden geçerek tercihlerini somutlaştırdığı türden hizmetler oldukları, ilgili hizmetlerden yararlanma sıklığının düşük olduğu, bu nedenlerle ilgili tüketicinin de bu hizmetlerden yararlanırken daha yüksek dikkat, özen ve seçicilik seviyesinde hareket edeceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte tüketici grubunun dikkat ve özen seviyesinin yükselmesi, ilgili tüketicinin hiçbir hal ve koşulda yanılgı yaşamayacağı yönünde bir yoruma neden olmayacaktır. Zira bu düzeydeki tüketicinin marka kimliği hafızası da daha geniş olacak ve önceden bildiği marka ile sonraki marka arasında ilişki kurma eğilimi de kimi durumlarda daha yüksek olduğu değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu "..." ibareli markanın, beyaz zemin üzerine siyah renk ile oluşturulduğu, ... kelimesinin, tümü büyük harf, düz yazı karakteri ile tasarlanmış kelime markası olduğu, markada herhangi bir figüratif unsurun kullanılmadığı, dava konusu markanın esas unsurunun ... kelimesi olduğu görülmüştür. Davacıya ait markaların ise; beyaz zemin üzerine kırmızı bir çerçeve içinde mavi/lacivert renklerde yazılmış .../... kelimelerinden oluşmaktadır. Davacı markalarının tamamında “...” orak unsurlu olacak şekilde, “...”, "... yapı güvenilir yaşam çağrımız...", "... şekil", " ... line", " ... grup^, ”... sınırsız müşteri mutluluğu" ibarelerinden oluştuğu, bir kısım markanın kelime markası, bir kısım markanın kelime ve şekil unsuru içermekle bileşke marka olduğu, şekil unsuru barındıran markaların beyaz zemin üzerine turkuaz ve turuncu tonlarda şekil ile içinde küçük harflerle “...” ibaresinin oluştuğu, davacı markalarının asli unsurunu ... kelimesinin oluşturduğu görülmüştür. Görsel benzerlik açısından dava konusu marka, düz yarı karakteri ve tümü büyük harf ve aynı punto ile yazıldığı marka görsel olarak eklenen herhangi bir şekil unsurunu yer almadığı görülmüştür. Davacının markaları da incelendiğinde; "..." ve "..." markasıyla kelime unsurları ve gerekse yerleşim bakımından şekil unsuru barındıran markaların beyaz zemin üzerine turkuaz ve turuncu tonlarda şekil ile içinde küçük harflerle “...” ibaresinin oluştuğu, söz konusu markaların dava konusu markadan farklı olduğu görülmüştür. Görüleceği üzere taraf markalarında başlangıç kısımlarında yer alan birkaç harfsel benzerlikten öteye geçmeyen bir benzerlik halinin yanında, dava konusu marka ile davacı markları farklı şekil unsurları ve renkler kullanılarak oluşturulduklarından aralarında görsel açıdan farklılık bulunduğu sonucuna varılmıştır. İşitsel benzerlik açısından davacı ve dava konusu marka Türkçe olduğu için yazıldığı şekilde okunacaktır. Davaya konu marka ..., davacı markası ise ... şeklinde okunacaktır. Bu noktada taraf markalarının sadece ilk hecelerinin ortak olduğu, ancak... .... .... ..... ..... .... .... .... şeklinde dava konusu markada yer alan diğer hecelerin markaların fonetiğini değiştirdiği, yani davacı markası içinde davalı markası aynen okunmadığı, markalar arasında işitsel benzerliğin çok düşük düzeyli olduğu değerlendirilmiştir. Kavramsal benzerlik açısından dava konusu markanın ayırt edici esaslı unsuru olan ... ibaresini anlamsal olarak incelediğimizde; 1. Bir çağrışıma yol açmak. 2. Akla getirmek, hatırlatmak, andırmak: Benzemek, andırmak.” anlamlarına haizdir. Davacı yanın markaları anlamsal olarak incelendiğinde; ... kelimesinin; 1- Birinin bir yere gelmesini isteme, davet. 2- ... cihazı” anlamlarına haiz olduğu görülmüştür. Taraf markalarının sözlük anlamlarının tamamen farklı olduğu, birbirlerinden türetilmiş/çekimlenmiş kelimeler olmadıkları, her ne kadar bir takım aynı harf dizilimine sahip olsalar da söz konusu kelimelerin telaffuzları açısından da aralarında yüksek düzeyli bir farklılığın mevcut olduğu, bu noktada yine anlamsal bir benzerlik kurmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında, kavramsal, işitsel ve görsel açıdan farklı olduğu, yer alan küçük benzerliklerin de markaların genel etkisinin farklı olması nedeniyle kolaylıkla bertaraf edilebileceği, markanın bölünmezliği ilkesi gereğince dava konusu markanın bir bütün olarak incelenmesi gerektiği, tüketici nezdinde de dava konusu markanın ... ve ... markalarının ... kelime kökünden türetilen bir kelime algısını oluşmayacağı, bir bütün halinde ... şeklinde algılanacağı, bahse konu benzer bulunan emtiaların tüketicisinin dikkat seviyesinin yüksek olacağı, dava konusu markanın davacı markalarının serisi gibi algılanamayacağı zira esas unsur bakımından farklı oldukları, dava konusu markanın oluşturuluş biçimi incelendiğinde ... ibaresini öne çıkaracak bir durumun da olmadığı dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, YİDK kararının iptali talepli davada mesnet olabilecek 2019/69648 sayılı ve "..." ibareli marka dolayısıyla değerlendirme yapıldığı ve yapılan değerlendirme sonucunda SMK 6/1 koşullarının mevcut olmadığı ve böylelikle YİDK kararının iptal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Hükümsüzlük talepli davada ise kullanım ispatı talebi olmadığından, mesnet olarak gösterilen tüm markalar dikkate alınmış ve aynı sonuca varılmıştır.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesi gereklidir. Somut uyuşmazlıkta davacı yanın işlem dosyasına “...” markalarının tanınmışlığını gösterir delilleri ibraz etmediği, Davacı markasının tanınmışlık düzeyine ulaştığını gösterir nitelikte, piyasa araştırması, satış rakamları, yurt içi ve yurtdışı satış ağı vb. delillere rastlanmadığı, davacı markasının bir kişiye veya teşebbüse sıkı sıkıya bağlı, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine sahip, dost ve düşman ayrımı yapılmaksızın coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım yapacak seviyeye ulaşmadığı değerlendirilmiş, benzer görülen veya görülmeyen mal ve hizmetler açısından davacı marka sahibinin davaya konu markanın tescilinden zarar görme veya itibarında zarar meydana gelme ihtimalinin bulunmadığı kabul edilmiş olmakla, uyuşmazlığın temelinin davacı başvurusunun SMK m. 6/1 kapsamında reddine dair verilen kararın oluşturması nedeniyle davacı markasının tanınmış olup olmamasının YİDK kararı açısından sonuca etki eden bir duruma zaten sebebiyet veremeyeceği, markalar arasında benzerlik bulunmadığı, bu bağlamda madde korumasından yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıslar tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak yatırılmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davalı kurum vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025