İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/50 E. 2025/315 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/50
Karar No
2025/315
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/50 Esas - 2025/315 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/50 KARAR NO : 2025/315

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025

TALEP: Davacı vekili 29/01/2025 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ... .... .... .... .... .... .... ... .... kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduklarını, davacının bu markalarına yakın benzer “...” markasının davacının bir başka markası, ... .... .... .... .... .... .... .... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, ayrıca taraf markalarının kapsamına giren emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, ayrıca farklı sınıflara giren emtiaları kapsadıklarını, taraf markalarının hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olduğunu, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2023/054298 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 2023/054298 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, ...'in... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 29/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 29/01/2025 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2023/054298 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davalı firmanın 26.04.2023 tarihinde 05, 10 ve 35. Sınıflara giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmek üzere 27.06.2023 tarihli ve 423 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine davacı şirketin SMK m. 6/1 hükmüne ve 2018 52407, 2017 104415, 2017 88858, 2018 98399 sayılı markalarına dayalı olarak, “5. ve 10. Sınıflara giren emtialar ile bu emtiaların 35/son alt sınıf kapsamında bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden tesciline (kısmen) itiraz ettiği, davacının bu itirazını inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 19.01.2024 tarihli ve 240055596 sayılı kararı ile, davacının itirazını 2018 52407 sayılı marka yönünden kabul edilerek, davalının markasının kapsamından 05 ve 10. Sınıflara giren emtiaların tamamının çıkarılmasına karar verildiği, itirazı kısmen reddedilmiş olan davacının itirazını aynı madde hükmüne ve aynı markalara dayalı olarak tekrar ettiği ve bu itirazın da ...’in YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.

... YİDK'in... sayılı kararında; "2023/054298 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına ... İLAÇ SANAYİİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, adı geçen yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun 2018 52407, 2017 104415, 2017 88858, 2018 98399 sayılı "ketoral", "laprazol", "ametazon", "travazol" ibareli markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca kısmen reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İtirazın yöneltildiği hizmetler şunlardır: SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. . mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" kenar başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; ... hükmünü ihtiva etmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle belirgin farklılıklar içerdikleri, tüketicilerin çekişme konusu markaları, birbirinden farklı ve ilişkisiz ticari kaynaklara ait, birbirinden farklı markalar olarak algılayacakları, bu bağlamda markaların iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve itiraz konusu hizmetlerin niteliği de göz önüne alındığında, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış, açıklanan nedenlerle fazlaya dair itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (2023/054298) 35. sınıf.

Davacı Markaları "ketoral", "laprazol", "ametazon", "travazol" (2018/52407, 2017/104415, 2017/88858, 2018/98399) 05. sınıf.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 30/06/2025 havale tarihli raporda özetle; "1) Karşılaştırılan işaretlerin/markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı ve markaların bir etken maddenin/farmasötik-terapötik bir takviyenin adını/jenerik ismini içermediği, 2) Davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 3) Davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen emtiaların ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin değişiklik gösterdiği, bu hususta bir genelleme yapılamayacağı, 4) (1) nolu bentte yer alan değerlendirmeden dolayı, (2) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 5) Dava konusu edilen 26.11.2024 tarihli ve... sayılı YİDK kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu, 6) Davacının hükümsüzlük talebinin bu değerlendirmeler ile çeliştiği/uyumlu olmadığı," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2023/054298 başvuru numaralı davalı başvurusunun 35'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak olan 2018/52407, 2017/104415, 2017/88858, 2018/98399 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarının kapsamına giren 05. Sınıftaki emtialar ile davalı firmanın markasının kapsamına giren ve 35. Sınıf altında satış hizmetlerine konu edilen 05. Sınıftaki emtialar birebir aynıdır. 35. Sınıf altındaki satış hizmetleri özelinde; her ne kadar bunlar farklı sınıflara giriyor ise de; bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtialar olduğu, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir. Zira; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.” (24 Eylül 2008 T–116/06 Oakley Inc. v OHIM kararı) Dolayısıyla; davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, çekişme konusu mallar, tıbbi ürünler olup yerleşik Yargıtay kararları ile bu emtiaların hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu kanaatine varılmıştır. Bu noktada bu sınıftaki kimi ürünlerin doğrudan son tüketici tarafından eczane vb. yerler dışında da ulaşılabilir olduğu inmekteyse de, işbu aşamada tarafların markalarını hangi sınıflarda kullandı; etmemektedir. Zira bu sınıfta tescil alınması sonrasında markanın ilgili emtialardan hangisi üzerinde kullanılacağı konusunda marka sahibine bir kısıtlama getirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Taraf markaları, renk ve şekil unsurlarından yoksun, düz yazım karakterindeki siyah renkli harflerle yazılmış ibarelerden müteşekkil kelime markalarıdır; markalarda kullanılmış olan kelime unsurlarının markaların esas/tek unsurları olduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur. Bu ibarelerin tek tek incelenmesine geçildiğinde; davacının “LAPRAZOL”, “TRAVAZOL” ibareli markalarının son hecesinin, davalının “...” ibareli markasının son hecesi ile aynı olduğu, “AMETAZON” ibareli markasının zon hecesinin de davalının markasının son hecesi ile benzer olduğu görülmektedir. Ayrıca; davacının “KETORAL” ibareli markasının da ilk üç harfi ile son harfinin, dizinleri de dahil olacak şekilde davalının markasının esas/tek unsuru olan “...” ibaresi ile aynı olduğu görülmüştür. Davalının markasında “... .... .... .... .... .... .... .... ... .... L” markası özelinde de; her ne kadar ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte ise, yani tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmakta ise de; ibarelerdeki yedi harften üçünün farklı olmasının, ibareleri yeterli derecede farklılaştırmış olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılan ibarelerde bir takım harflerin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynen geçiyor olmasının, karşılaştırılan işaretleri “benzer” olarak nitelendirilebilecek derecede bir yakınlaşma yaratmadığı değerlendirilmektedir. İçinde bu harfler/harf dizini geçecek şekilde türetilebilecek sonsuz sayıda kelimenin “benzer” olduğu yönünde bir tespit yapmak mümkün görülmemektedir. Dava konusu edilen markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve tümüne hakim olan görünüşü içerisinde, davacının markalarının bir kısmının esas unsurda geçen “-ZOL” veya “-KET” hecelerinin dava konusu edilen işarette tek başına öne çıktığını söylemek mümkün görülmemiştir. Görsel açıdan ortaya çıkan bu farklılık, duysal/fonetik açıdan da aynı sonucu vermektedir. Karşılaştırılan markalarda farklı kelimelerin esas/tek unsur olarak kullanılmış olması, markaların okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları yeterince farklılaştırmıştır. Taraf markaları kavramsal açıdan karşılaştırıldığında; taraf markalarında geçen ibareler, doğrudan, ilacın içeriği/cinsi ile ilgili bilgiyi veren birer terim, ilaç etken maddesi veya jenerik isim değildir; taraflarca kurgulanmış, orijinal ibarelerdir ve dolayısıyla bu ibarelerin, uyuşmazlık konusu edilen emtialar yönünden kendi başlarına markasal hüviyette ayırt ediciliklerinin yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Zira; ilaç markaları yönünden markasal hüviyette ayırt edicilik; ürünün etken maddesine, jenerik adına, tedavisi amaçlanan hastalığa ve diğer karakteristik özelliklerine yakınlaştığı sürece zayıflar, uzaklaştıkça artar. Çünkü; üreticiler ilaç markalarını yaratırken ilacın etken madde ismine, etkili olduğu hastalık ismine veya halihazırda piyasada var olan markalara benzetme eğilimindedirler. Dolayısıyla; tüketici zihninde yarattıkları ilk algının da yakınlaştığından bahsedilmesi mümkün görülmemiştir. Sonuç olarak taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olarak nitelendirilemeyeceği ve bir ilacın içeriği/cinsi ile ilgili bilgiyi veren birer terim, ilaç etken maddesi veya jenerik isim olmadıkları değerlendirilmiştir. Karıştırılma ihtimali açısından somut olayda; davacının markalarda esas/tek unsur hüviyetinde kullanılmış olan kelimelerle, bir takım harfleri aynı dizin halinde ihtiva eden ve davalının markasının tek unsuru olarak kullanılmış olan “...” ibaresinin, bu ibarenin davalının markasında bütünleşik olarak kullanılmış olması nedeniyle davacının her bir markası ile ayrı ayrı karşılaştırıldığında, taraf markalarını, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan “benzer” olarak nitelendirilebilecek derecede yakınlaştırmadığı değerlendirilmiştir. Ortalama bir tüketicinin, davalının markasında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan kelimeyi “KET(A)” ve “ZOL” şeklinde ayrıştırarak algılamasının, bütünleşik haliyle algılamasından çok daha düşük bir ihtimal olduğu düşünülmektedir. Yani; davacının farklı tescilli markalarının esas unsurlarının, dava konusu edilen markada bütünleşik bir kelime içerisinde, görsel açıdan tek başına ön plana çıkartılmadan, ticari dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanılmış olmasının da, markaları benzer kılmaya yeten baskınlıkta bir durum yaratmadığı değerlendirilmiştir. Diğer bir ifadeyle; davacının “... .... .... markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının dava konusu edilen “...” ibaresini ihtiva eden markasıyla karşılaştığında bu markaları “benzer bulması ve karıştırması” ihtimalinin bulunmadığı düşünülmektedir. Neticeten yukarıda detaylı olarak incelendiği üzere; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığından, somut uyuşmazlıkta taraf markaların karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

2. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak yatırılmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2025/315, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-50-e-2025-315-k-fe05423b096f