Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/693 E. 2026/1524 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/693
Karar No
2026/1524
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/693 - 2026/1524 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/693 KARAR NO : 2026/1524

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.11.2024 NUMARASI : 2024/44 Esas 2024/847 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. : 3- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.10.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.10.2023 tarihinde davacıya ait kardeşi dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'e ait davalı şirketçe sigortalı, diğer davacı ... sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde davacının aracının zarar gördüğünü, kazada davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, kaza sonucunda davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, davalı ...’ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın sigortası davalı ... AŞ tarafından ... poliçe numarası ile yapılmış olup trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı zararının poliçe limiti ile sınırlı olarak karşılanması gerektiğini, meydana gelen kaza sonucunda davacının aracında oluşan değer kaybı karşılanmadığından davalılardan talep etme zorunluluğu doğduğunu, dava konusu uyuşmazlığın çözümü amacı ile arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşmeler sonucunda uzlaşıya varılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL değer kaybının, kaza tarihi olan 28.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.10.2024 tarihli dilekçesiyle dava değerini 112.500-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu poliçe kazadan sonra düzenlenmiş olduğundan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, aleyhe tazminata hükmedilmesi durumunda sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile davalı şirkete başvurulmadığından müracaat tarihinden öncesinde temerrüdün söz konusu olmadığını belirterek, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişiden alınan 04.04.2024 tarihli raporda ... plakalı aracın sürücü ...'ın kendisine hitaben yol ver levhası olduğu halde kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği esnada durup kavşakta hızını azaltıp ... bulvarı yönünden gelen ... plakalı araca yol vermesi gerekirken vermeyerek çarpması neticesi meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden %75 oranında asli, ... Plakalı araç sürücü ...'nın ise olay yeri kavşağa seyir hızı ile girdiğinden kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden % 25 oranında tali kusurlu bulunduğu, davalı sigorta nezdinde ... plaka sayılı aracın ... no'lu poliçe ile saat 20;25 düzenleme saatli 28.10.2023-28.10.2024 vadeli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihinde araç başına azami teminat limitinin 120.000-TL olduğu, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğu, ancak ... no'lu poliçenin olay saatinden sonra düzenlendiği ve aynı gün 28.10.2023 tarihinde öğle 12:00 poliçe teminat süresi bittiğinden olay anında ... plaka sayılı aracın geçerli trafik sigortası olmadığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta olay tarihindeki hasardan kaynaklı değer kaybı zararının davalı araç maliki ve sürücüsü olayda % 75 kusuruna göre 112.500,00-TL olduğu, bilirkişiden alınan 15.08.2024 tarihli ek raporda tarafların beyan itiraz ve dilekçe ekinde sundukları evraklar dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde davacı vekili tarafından yapılan itirazların kök raporu değiştirecek nitelikte olmadığı, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen zararın bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile; 112.500,00-TL değer kaybının 28.10.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın reddine, karar verilmiş. karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının aracı 27.10.2023 tarihinde devir aldığını, aracın önceki sahibinin de trafik sigortası yaptırdığını, KTK madde 94'e göre ikinci el araç alınması durumunda araç el değiştirdiği tarihten itibaren herhangi bir işleme gerek kalmadan ve prim ödemek zorunda kalmadan 15 gün boyunca eski trafik sigorta poliçesi yürürlükte olup üçüncü kişilerin zararının bu sigorta poliçesinden karşılanacağını, sigorta sözleşmesi uyarınca kusur veya ihmalinden doğabilecek maddi zararların tazmininin sigorta şirketince karşılanacağı belirtildiğini, kazanın 28.10.2023 tarihinde gerçekleştiğini, davalının kazadan sonra sigorta başvurusunda bulunduğunu, davanın eski sigorta şirketine ihbar dilmesine rağmen mahkemece eksik inceleme yaparak aracın eski trafik sigorta poliçesi üzerinden karar vermesi gerekirken kazadan sonra yapılan sigorta poliçesini esas alarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar AYM tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan, "Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir." şeklindeki düzenlemenin iptal etmişse de alış tarihi 27.10.2023 ve kaza tarihi 28.10.2023 olan araç yönünden önceki sigorta şirketin sorumluluğu devam ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı tazminatı işleten, süeücü ile zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı sigorta şirketi yünden reddine, davalı araç maliki ve sürücü yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Medenî yargılama hukukuna hâkim temel ilklerden olan, tasarruf ilkesinin de bir görünümünü oluşturan taleple bağlılık ilkesi, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği anlamına gelmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesinde düzenlenen bu ilke gereğince, Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Taleple bağlılık ilkesi uyarınca, dava konusunu (müddeabihi) davacı belirler. Mahkeme ancak davacı tarafından belirlenen konuda karar verebilir. Davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Mahkemece talepten daha azına karar verilebilir ise de dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler, (Yargıtay HGK, 16/09/202 tarih ve 2017/(19)11-1644 E. - 2021/1017K. ). Esasen istem sonucu, dava konusunu belirleyen tek ve asıl ögedir. İstem sonucu mahkemeden istenilen şey olup davanın mevzusunu teşkil eder ve mahkemenin davayı kabul etmesi halinde kararında neyi hüküm altına alacağı hususunun açıkça beyan edilmesi keyfiyeti olarak anlaşılmaktadır. Dava konusunun ne olduğu istem sonucu ile belirlenir. (Yargıtay HGK, 15/02/2017 tarih ve 2015/7-917 E. - 2017/265K.). Somut olayda; davacı dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi yönünden davasını ... numaralı poliçeye dayandırmıştır. Kaza tespit tutanağı içeriğinden anlaşıldığı üzere davaya konu trafik kazası 28.10.2023 tarihinde saat 19:55'de gerçekleşmiş olup aksi taraflarıca iddia ve ispat edilmiş de değildir. Davacının dava dilekçesinde dayandığı ... numaralı poliçe davalı ... AŞ tarafından 28.10.2023 - 28.10.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 28.10.2023 tarihinde saat 20.25 de düzenlenmiş olup söz konu poliçenin kazadan sonra düzenlediği davalıların da kabulündedir. Nitekim, mahkemece yapılan yargılama neticesinde söz konusu poliçenin kazadan sonra düzenlendiği kabul edilerek davalı davalı ... AŞ yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalılar kazaya neden olan aracın kaza tarihinden bir gün önce 27.10.2023 tarihinde satın alındığını ve aracın önceki maliki tarafından davalı ... AŞ nezdinde ... poliçe numaralı poliçe ile 07.09.2023 - 07.09.2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu ve KTK 94. maddesi gereğince aracın satışından sonra da söz konusu sigorta poliçesinin 15 gün süre ile geçerli olduğunu ileri sürmüş ise de davacının dava dilekçesinde açıkça ... poliçeden bahsederek davasını bu poliçeye hasretmiş olması, davalın araç maliki ve sürücünün ileri sürdüğü ... poliçe numaralı poliçeye dayalı olarak davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bir dava bulunmaması ile az yukarıda açıklanan taleple bağlılık ilkesi dikkate alındığında davalı işletenlerin ileri sürdüğü istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 7.684,87-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.921,21-TL'nin mahsubu ile kalan 5.763,66-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/693, K. 2026/1524, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-693-e-2026-1524-k-db1ef0a12dca