İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/700 E. 2026/851 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/700
- Karar No
- 2026/851
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/700 Esas KARAR NO : 2026/851
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/02/2020 KARAR TARİHİ : 22/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ - İSTEM / Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; olay günü müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... doğru seyir halindeyken, ...viraj çıkışından geçmiş yaklaşık 150 metre sonra aracın kontrolden çıktığını, yamaçtan aşağı su kanalına takla attığını ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, daha sonra 112 ekibi tarafından müteveffanın hastaneye götürüldüğünü ve ...Hastanesinde hayatını kaybettiğini, dava konusu elim kazada davalı idarenin hizmet kusuru olduğunu, davalılardan ... ve ... Belediyesinin hizmet kusurundan dolayı müvekkillerinin uğradığı maddi ve manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, şöyle ki; dava konusu kazanın meydana geldiği yol kapalı iken açıldığını, kaldırımın hemen bitişiğinde bariyer yapılması ve yolun sağ tarafı dere olduğu için gerekli can ve mal emniyetine yönelik tedbirler alınması gerekirken davalı idarenin denetim görevini yapmadığını ve gerekli tedbirlerin alınmadığını, ilgili belediye tarafından hiçbir önlem alınmaksızın yolun kullanıma açıldığını, kazanın vuku bulduğu yerde hiçbir çevre güvenlik önlemi alınmadığını, dava konusu kazaya ilişkin ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, bu kazanın oluşumunda araç sürücüsü müteveffa ...'in kusurunun bulunmadığını, müteveffanın olay günü aracı tamirden alarak tamircide çalışan bir şahısla ilk test sürüşüne çıktığını ve tekrar tamirciye döndüklerini, daha sonra aracın tekrardan cihaza bağlandığını ve bu sefer müteveffanın tek başına ikinci kez test sürüşüne çıktığını, müteveffanın tamirciden ayrıldıktan 15-20 dk sonra kazanın meydana geldiğini, müteveffanın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın diğer davalı ...Şirketi tarafından ... poliçe no ile zorunlu mali sorumluluk sigortasıyla sigortalandığını, sigorta şirketine... ve 13/06/2019 tarihlerinde başvuru yapıldığını ancak taraflarına sigorta şirketi tarafından bugüne kadar cevap verilmediğini beyanla haklı davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve müvekkillerinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak kaydıyla, trafik kazasında çocuklarını ve kardeşlerini kaybeden tüm davacılar için şimdilik 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza (04/03/2019) tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu üzücü elim kaza sonrası müvekkillerinin tarifi imkânsız acının etkilerini yok etmek mümkün olmasa da müvekkillerinin acısını bir nebze de olsa hafifletmek için, davacı anne ... için 100.000,00 TL, davacı baba ... için 100.000,00 TL, davacı kardeş ... için 30.000,00 TL, davacı kardeş ... için 30.000,00-TL, davacı kardeş ...için 30.000,00-TL ve davacı kardeş ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 320.000,00 TL, manevi tazminatın davalılar ...Belediyesi ve ... Belediyesi'nden (sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu değildir) kaza (04/03/2019) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 18/12/2024 ve 09/04/2025 tarihli dilekçeleri ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve müvekkillerinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak kaydıyla, davacılar için şimdilik baba ... için 20.000,00-TL, anne ... için 20.000,00-TL, kız kardeşi ... için 5.000,00-TL, erkek kardeşi ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza (04/03/2019) tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı anne ... için 100.000,00 TL, davacı baba ... için 100.000,00 TL, davacı kardeş ....için 30.000,00 TL, davacı kardeş ... için 30.000,00 TL, davacı kardeş ...için 30.000,00 TL ve davacı kardeş ...için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 320.000,00 TL manevi tazminatın davalılar... ve ... Belediyesi'nden (sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu değildir) kaza (04/03/2019) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Neticeten, 4 davacı bakımından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, diğer 2 davacı bakımından ise sadece manevi tazminat talebinde bulunduklarını belirtmiştir. SAVUNMA / Davalı ...Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle açmış olduğu maddi tazminat davasının haksız ve yersiz olduğunu, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların giderilmesi taleplerinin hizmet kusuruna dayandığını ve İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca davanın idari yargıda tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, kazanın meydana geldiği sokağın ana arter niteliğinde bulunmaması ve büyükşehir belediyesinin sorumluluk alanında yer almaması nedeniyle husumetin ... Belediye Başkanlığı'na yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca davalı idare tarafından anılan yerde herhangi bir çalışma yapılmadığından idareye husumet yöneltilemeyeceğini, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsü müteveffanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde düzenlenen hız kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiğini, dolayısıyla zararın oluşumunda idarenin sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını beyanla davanın öncelikle görev ve husumet yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Söğüt Sokak'ta meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının idare ile birlikte sigorta şirketine de dava açmış olması sebebiyle TTK hükümleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, mahkemenin bu itirazı kabul etmemesi halinde ise idarenin hizmet kusuruna dayalı talepler yönünden yargı yolunun idari yargı (İdare Mahkemesi) olduğunu belirterek öncelikle görev ve yargı yolu itirazında bulunduğunu, kazanın gerçekleştiği Söğütözü Sokak'ın imar planı ve tünel projesi uygulamaları kapsamında ...yetki ve denetiminde kaldığını, yolun proje, imalat, asfalt, kaldırım ve korkuluk çalışmalarının İBB ve ilgili yüklenici ortaklık tarafından yürütüldüğünü, anılan yer üzerinde belediyelerinin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesinde düzenlenen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu ileri sürerek zamanaşımı itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak da meydana gelen kazada idarenin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kaza ile idare eylemi arasında illiyet bağının kurulamadığını ve tutanağın idare gıyabında düzenlendiğini beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacıların aile nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmış, davalı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... plakalı aracın malik ve ruhsat bilgileri ile trafik tescil kayıtları dosya arasına alınmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış ve dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptılarak bilirkişi raporu ve ATK raporu alınmıştır. 16/02/2022 tarihli duruşmanın (3) numaralı ara kararı ile; ''Uyuşmazlık mahkemesinin 28/09/2020 tarih ... Esas...Karar nolu emsal kararı uyarınca yargı yolu itirazının reddine'' karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... tarih ve ...sayılı raporu ile; - Olayda; müteveffa sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 25/12/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "...davacıların iddiaları, davalıların savunmaları, davacılar vekilinin 09/04/2025 tarihli dilekçesi, ATK Trafik İhtisas Dairesinin ... tarih ve ... sayılı raporu ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde GÜNSÜZ olarak Mahkememizce re'sen seçilecek bir aktüerya bilirkişisine tevdii ile bilirkişi incelemesi yapılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Aktüerya bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -...plakalı aracın ... poliçesinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartların sonrasında akdedildiği; Y. 17.HD E....K. ...T, 29/05/2017 sayılı kararı dikkate alındığında; sigortalı araç sürücüsü ve davacıların desteği ...'in %100 oranında kusurlu olması nedeniyle davacıların davalı ... A.Ş'den destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edemeyeceği, bir an için davacı anne-baba yönünden maddi tazminat hesabı yapıldığında ise müteveffanın %100 kusuru oranında kusur tenziline gidileceğinden davacıların davalı Belediye başkanlıklarından da talep edebileceği maddi zararlarının kalmayacağı, hal böyle olunca yanılgıya sebebiyet vermemek için maddi tazminat hesabı yapılmasına yer olmadığı yönünde kanaat ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizin 16/04/2026 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''...davacıların iddiaları, davalıların savunmaları, davacılar vekilinin 09/04/2025 tarihli dilekçesi, ATK Trafik İhtisas Dairesinin ... tarih ve ... sayılı raporu ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde GÜNSÜZ OLARAK mahkememizce re'sen seçilecek farklı bir aktüerya bilirkişisine tevdii ile bilirkişi incelemesi yapılmasına'' karar verilerek duruşmanın 15/09/2026 tarihine talik edildiği, davacılar vekilince bilirkişi için yatırılması gereken delil avansının 08/09/2026 yani duruşma tarihinden sadece 1 hafta önce yatırıldığı ve bu durumun Mahkemece verilen kesin süreden sonra yatırıldığı aşikar olduğu gibi celse talikine de sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, maddi ve manevi tazminat davasıdır. HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; destekten yoksun kalma idddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Kanunun 53/3 maddesi uyarınca haksız fiil sonucu ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini talep hakları vardır. 6098 Sayılı Kanun'un 49.maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun hukuki niteliği kusur sorumluluğu olup haksız fiil failinin sorumluluğu bu madde kapsamında değerlendirilir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği ise kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır: " a) İşleten; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşleteni; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşleteni; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." Anılan düzenlemeler, toplanan deliller, ATK raporları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacıların desteği olan ...'in vefatı ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacıların desteği müteveffa sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu başka bir deyişle asli ve tek kusurlu olduğu kanaatine Mahkememizce de varılmıştır. Öncelikle davacılar ... ve ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında, davacılar vekilinin 18/12/2024 ve 09/04/2025 tarihli dilekçelerinde adı geçen davacıların maddi tazminat istemleri yönünden miktar belirtilmediği, adı geçen davacılar yönünden maddi tazminata ilişkin usule uygun olarak harcı ödenerek açılmış bir dava bulunmadığından Mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesinin 24/09/2024 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı) Davacılar tarafından davalılar ... Belediyesi ve ...Başkanlığı aleyhine açılan manevi tazminat davası hakkında, eldeki davanın kusur sorumluluğuna dayandığı, davacıların desteği olan ...'in vefatı ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacıların desteği müteveffa sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu başka bir deyişle asli ve tek kusurlu olduğu, manevi tazminat yönünden husumet yöneltilen davalı belediyelerin kusurlu olmadığı anlaşıldığından Mahkememizce ispat olunamayan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Davacılar..., ..., ... ve... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında ise, yine eldeki davanın kusur sorumluluğuna dayandığı, davacıların desteği olan ...'in vefatı ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacıların desteği müteveffa sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu başka bir deyişle asli ve tek kusurlu olduğu, maddi tazminat yönünden husumet yöneltilen davalı belediyelerin kusurlu olmadığı anlaşıldığından Mahkememizce ispat olunamayan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise, yukarıdaki kusura ilişkin açıklamalara ek olarak, Mahkememizin 16/04/2026 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararının yani davacılar vekilince bilirkişi için yatırılması gereken delil avansının 08/09/2026 yani duruşma tarihinden sadece 1 hafta önce yatırıldığı ve bu durumun Mahkemece verilen kesin süreden sonra yatırıldığı aşikar olduğu gibi celse talikine de sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Yine son olarak Mahkememizce alınan 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda da sigortalı araç sürücüsü ve davacıların desteği ...'in %100 oranında kusurlu olması nedeniyle davacıların davalı ..A.Ş'den destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edemeyeceği tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle, Mahkememizce davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından davalı ... Şirketi A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının da ispat olunamadığı gerekçesiyle reddine, karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar ... ve ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacılar ..., ..., ...ve ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, 3-Davacılar tarafından davalılar ... Belediyesi ve ... Başkanlığı aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan (732,00x2) 1.464,00 TL ret harcının peşin alınan 1.263,74 TL peşin harçtan mahsubuna, eksik kalan 200,26 TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Maddi tazminat davası yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ... ve ...'den alınarak -davacılar ...ve ...'in bu miktarın 5.000,00-TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla- davalılar ...Belediyesi ve ... Belediye Başkanlığı'na verilmesine, 6-Maddi tazminat davası yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ... ve ...'den alınarak -davacılar ... ve ...'in bu miktarın 5.000,00-TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla- davalı ...A.Ş.'ye verilmesine, 7-Manevi tazminat davası yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak -davacılar ..., ..., ...ve ...'in bu miktarın 30.000,00-TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla- davalılar ... Belediyesi ve ... Başkanlığı'na verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, 10-Davalı ... Belediyesi tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacılar vekilinin, ve davalı İBB vekilinin huzurunda diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2026
Katip ¸
Hakim ¸
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*