İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/280 E. 2026/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/280
Karar No
2026/739
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/280 Esas KARAR NO : 2026/739

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/06/2020 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ - İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin muhasebe çalışanı tarafından şirket bünyesinden çalınan 185 adet çek arasında takibe konu çekin de yer aldığını, söz konusu hırsızlık vakıasına ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu ve yürütülen soruşturmalar kapsamında bankalara ihbar müzekkereleri yazıldığını, ayrıca ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açılarak bankadan tahsilin önlenmesi amacıyla ödeme yasağı kararı temin edildiğini, alınan ödeme yasağı kararının üçüncü kişileri icra takibi yapmaktan menetmeye yetmemesi sebebiyle takibe konu ...Bankası ... Şubesine ait, ... çek numaralı, ... keşidecisi, 52.500,00-TL bedelli ve 08/10/2019 keşide tarihli çekin davalı tarafından ... 28.İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu ve müvekkili şirketin cebri icra baskısı altında söz konusu icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı faktoring şirketinin devraldığı çeke dayanak teşkil eden faktoring sözleşmesi ve temlik işleminin 6361 sayılı Kanun ile Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu; çek tutarı ile fatura tutarı arasında uyumsuzluk bulunduğunu, çek vadesi ile fatura tarihi arasında çelişki yer aldığını ve ciro silsilesindeki kişilerin fatura borçlusu ve alacaklısı ile örtüşmediğini, davalı faktoring şirketinin mevzuat uyarınca yerine getirmekle yükümlü olduğu istihbarat ve teyit yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı ... Şirketi arasında hiçbir ticari ilişki, sözleşme, sipariş formu ya da mal teslimi bulunmadığını, faktoring şirketinin yalnızca fatura temin etmekle yetinerek basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davalı şirketin, muhatap bankaya ibrazında "ödeme yasağı kararı bulunmaktadır" şerhini görmesine ve çek bedelinin karşılıksız kalmamasına rağmen, kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine ilamsız takip başlattığını ve haksız yere tahsilat sağladığını, çekin müvekkilinin elinden rızası hilafına çıkmış olması ve davalı faktoring şirketinin gerekli özen ve inceleme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle Türk Ticaret Kanunu m. 757 ve ilgili mevzuat uyarınca iyi niyetli meşru hamil sayılamayacağını beyanla haklı davalarının kabulü ile ... 28.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının iptaline ve müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, cebri icra tehdidi altında ödenen çek bedelinin istirdadına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK m. 5/A ve 6325 sayılı Kanun m.18/A uyarınca dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk son tutanağının sunulmadığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, icra takibine konu borcun ve istirdadı talep edilen paranın davacı tarafından değil, dava dışı çek keşidecisi ... (...) tarafından ödendiğini, İİK m. 72 uyarınca istirdat davasını yalnızca ödemeyi bizzat gerçekleştiren kişinin açabileceğini belirterek davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ve davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili şirketin 6361 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun şekilde faaliyet yürüten bir finans kuruluşu olup iyiniyetli üçüncü kişi meşru hamil konumunda bulunduğunu, davacının kendi çalışanı ve iç işleyişinden kaynaklanan kusurlarını müvekkiline yükleyemeyeceğini ve TBK m.66 uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu gereği kendi çalışanının eylemlerinden üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğunu, davacı şirket yetkilisinin emniyet beyanlarında diğer davalı ... Ltd. Şti. ile aralarındaki ticari ilişkiyi ikrar ettiğini, takibe konu çekin ve devralınan diğer çeklerin dayanağını teşkil eden fatura ve sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu, faktoring işleminin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü, 6361 sayılı Kanun m.9/3 ve TTK m.687 hükümleri uyarınca kambiyo senedinin cirosu yoluyla alacağın devralınması halinde "kambiyo senetlerinin soyutluğu" ilkesinin geçerli olduğunu, temel borç ilişkisinden kaynaklanan şahsi def'ilerin iyiniyetli meşru hamil olan müvekkili faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının dayandığı Yargıtay içtihatlarının 6361 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki eski mevzuata ilişkin olduğunu, ayrıca çek tazminatının yalnızca çek keşidecisinden talep edilebileceğini, icra takibinde davacı aleyhine çek tazminatı istenmediğini ve ödenmeyen bu tazminatın istirdadının talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla öncelikle davanın dava şartı yokluğu ve aktif husumet (sıfat) yokluğu nedenleriyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi'ne yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin ticaret sicil kaydı celp edilmiş, davalı şirketlerin ... kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 40.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas, ... 21.Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas, ... 17.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ile... Cumhuriyet Başsavcılığının ..., ... ve ... Soruşturma dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, ... 28.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ASLI dosyamız arasına alınmış, taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 11/09/2026 tarihli duruşmasının (2) ve (3) numaralı ara kararları ile; ''2-... 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının geldiği aşama, yargıda hedef süre uygulaması ve adil yargılanma hakkının bir şubesi olan makul sürede yargılanma hakkı gözetilerek dosyada mübrez deliller ve bilirkişi raporunun teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli olduğu kanaatiyle anılan dosyanın bekletici mesele yapılmasına ilişkin ara karardan rücu edilmesine, 3-Davalı tarafın arabuluculuk dava şartına yönelik itirazının; eldeki dava (ilk talebin menfi tespit) dava tarihi itibariyle arabuluculuğa tabi olmadığından reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 16/09/2021 tarihli duruşmasının (6) nolu ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların (-davacının dava konusu 1504402 çek numaralı 52.500,00-TL bedelli, 08/10/2019 keşide tarihli çekin yetkili hamili olup olmadığı, çekin rızası hilafına elinden çıkıp çıkmadığı, davalı faktoring şirketinin çekin iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, -davacının dava konusu 1504402 çek numaralı 52.500,00-TL bedelli, 08/10/2019 keşide tarihli çek nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı, menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı, davaya konu çekin istirdatı koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalılar aleyhine kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı) halleri ile çekin faktoring mevzuatına uygun şekilde temlik alınıp alınmadığı, dava konusu çekin taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde göründüğü ve davacı şirket ile davalı ... Şirketi.. Arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının tespiti için taraf şirketlerin 2019 yılına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde...bir SMMM bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Davacı şirkete ait 2019 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, -Davalı şirkete ait 2019 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, -Davacı şirketin dava konusu olan...Bankası A.Ş.’nın ... Şubesine ait, ... çek nolu, 08/10/2019 keşide tarihli, 52.500,00-TL bedelli çeki dava dışı ...A.Ş ile aralarında bulunan ticari ilişkiye istinaden aldığı ve davacı yanın aldığı çeki ... tarihinde ... yevmiye numarası ile ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Davacı şirketin çek çıkış bordrosu düzenleyerek dava konusu olan ...Bankası A.Ş.’nın ... Şubesine ait, ... çek nolu, 08/10/2019 keşide tarihli, 52.500,00 TL bedelli çeki şirket ortaklarından olan ...'e verdiği, davacı şirketin yaptığı işlem kaydını...tarihinde ... yevmiye numarası (Çek Çıkış bordrosu ile Müşteriden alınan Çek işlemi aynı kaydın içinde yapılmıştır) ile ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Davacı şirket ile davalı ...Ltd. Şti. arasında 2019 yılında cari hesaba dayanan ticari ilişkinin bulunduğu, davalı .... Ltd. Şti.’nin çekin deyir ve temliki esnasında çeke karşılık düzenlediği faturaların davacı şirketin 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, -Davalı ... A.Ş.’nin icra ve dava konusu olan ...Bankası A.Ş.’nın ... Şubesine ait, ... çek nolu, 08/10/2019 keşide tarihli 52.500,00 TL bedelli çeki ticari defterlerde kayıt altına alındığı, inceleme esnasında ibraz edilen fatura tutarlarının temlilik edilen çek tutarını karşıladığı, -Davalı ...A.Ş. çekin iktisabında, 6361 sayılı kanuna uygun olarak faktoring işlemlerini yapmasından dolayı, davalı yanın çek iktisabında ağır kusurlu olmadığı, davalı yanın 6361 sayılı kanuna uygun olarak davrandığı ve davalı ... A.Ş.’nin kısmen yükümlü olduğu araştırma yükümlülüğünü yerine getirdiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava; menfi tespit ile TTK'nun 792.maddesi kapsamında çek istirdadı davasıdır. HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının dava konusu ... çek numaralı 52.500,00-TL bedelli, 08/10/2019 keşide tarihli çekin yetkili hamili olup olmadığı, çekin rızası hilafına elinden çıkıp çıkmadığı, davalı faktoring şirketinin çekin iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, davacının dava konusu ... çek numaralı 52.500,00-TL bedelli, 08/10/2019 keşide tarihli çek nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı, menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı, davaya konu çekin istirdatı koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalılar aleyhine kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2.maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2.maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1.maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması; a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b)İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve merkezi fatura kaydı sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir. Faktoring şirketleri finans kuruluşları olsalar da kendilerine kanunen yüklenen araştırma yükümlülüğünün hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir sınırı bulunmaktadır. Aksi halde faktoring şirketleri sınırsız ihtimalin bulunduğu ticari hayatta, sınırlı kaynağa rağmen sınırsız bir yükümlülük altına girmiş olacaktır. Bu sınır tarafların TTK'nın 18.maddesi ile yakından ilişkilidir. Nitekim faktoring kuruluşuna araştırma yükümlülüğü yüklenmesi, bu kuruluş ile hukuki işleme giren tacirin TTK'dan kaynaklanan basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır. Bu durum aynı zamanda Medeni Kanunumuzun 2.maddesinin de bir gereğidir. Kendisine özgü veri tabanı olmayan faktoring şirketleri ancak kendi ulaşabildikleri ölçüde ve açık kaynaklardan bilgi toplayabilmekte, sınırlı kaynaklara ulaşabilmektedir. Nitekim Yargıtay da faktoring şirketinin istihbarat yükümlülüğünün açık kaynaklarla sınırlı olduğunu içtihat etmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf, kendisinin meşru hamili olduğunu iddia ettiği çekte ciranta konumundadır. Çekin keşidecisi ... isimli dava dışı bir kişi olup çek bedeli icra veznesine bu kişi tarafından yatırılmıştır. ... tarafından çeke ilişkin herhangi bir itiraz bulunmamaktadır. Öte yandan faktoring sözleşmesi ve işlem dosyası içeriğine bakıldığında teslim alınan çekin diğer davalı tarafça faktoring şirketine verildiği, diğer davalı ... adlı şirketin cirantalar ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu fatura ile tevsik ettiği, bu durumda davalı faktoring şirketinin araştırması gerektiği verilerin işlem dosyasında bulunduğu ve faktoring şirketinin objektif araştırma yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine alınan bilirkişi raporu da nazara alınarak Mahkememizce varılmıştır. Öte yandan dosyaya sunulan faturalardan her ne kadar davacı firma davalılar ile ticari ilişkilerinin bulunduğunu inkar etse de davalı ... Şirketi ile cirantalar aralarında ticari ilişki bulunduğu tespiti ve faturalara karşın davacı tarafça herhangi bir ispat vasıtası sunulmamış, iddiaları sübuta etki edebilecek delil yahut emarelerle ispat edilememiştir. Bu hususlara ek olarak, Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacı şirket ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 2019 yılında cari hesaba dayanan ticari ilişkinin bulunduğu ve davalı ... şirketinin çekin iktisabında ağır kusurlu olmadığı, 6361 sayılı kanuna uygun olarak davrandığı ve araştırma yükümlülüğünü yerine getirdiği tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Mahkememizce ispat olunamayan davanın reddine, davacının davalıları zarara uğratmaya yönelik olarak hareket ettiği ve işbu davayı kötüniyetle ikame ettiği de sabit olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş.'nin, kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının peşin olarak alınan 1.220,32 TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 488,32 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... A.Ş.'ye verilmesine, 6-Davalı ... Şirketi yargılamada kendisini bir vekille temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan delil avansından geriye kalan avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ...A.Ş vekilinin huzurunda, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2026

Katip ¸

Hakim ¸

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/280, K. 2026/739, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-280-e-2026-739-k-b69c73142464