Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/605 E. 2026/1289 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/605
- Karar No
- 2026/1289
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/605 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1289
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2024 ESAS-KARAR NO : 2022/274 E - 2024/151 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında devam eden bir ticari ilişki olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin alacağı hususunda karşılıklı mail ile hesap mutabakatı sağlandığını, ancak davalı yanca ödemede bulunulmadığını, müvekkilinin 2015 yılından itibaren davalıdan ihraç kayıtlı olarak bant alarak ihracat yaptığını, 10 Şubat 2016 tarihinde, 10 Ağustos 2016 vadeli olarak davacı şirket tarafından ön ödeme olarak 150.000 USD' lik çek verdiğini, bu çek karşılığında yine ihraç kayıtlı mal alınacakken, sadece 23 şubat 2016 tarihli 33.273,13 $ ve 23 Temmuz 2016 tarihli 18.465,10 $ toplam 51.738,23 $ lik mal alındığını, kalan ihracatı davalı firmanın kendisinin yaptığı gibi üzerine davacı şirkete ait çekleri de vadesi gelince tahsil ettiğini, cari hesaptaki asıl alacağın buradan ve kendisine verdikleri 3 adet nakliye faturasından kaynaklandığını, ihraç kayıtlı olması gerekirken direk yaptığı ihracatlar için davacı şirketin, davalı şirkete nakliye hizmetinde bulunduğunu, 12/5/16, 14/10/16 ve 07/02/17 tarihli faturaların kendisinin yapmış olduğu ihracatların nakliyesi için davalı şirkete düzenlendiğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2020/10151 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, taraflar arasında, cari hesap mutabakatı olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, mutabakata varıldığı iddia edilen e postanın şirket yetkilisine ait olmadığını, davacının alacağını ispatla mükellef olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasındaki dava konusu ticari ilişkinin 2016-2017 yılını kapsadığı, davacının davalıya 6 adet fatura düzenlediği, faturalara istinaden davalının ödeme yaptığı, ayrıca davalının da davacıya 3 adet fatura düzenlediği, ödemeler yaptığı, her iki tarafından düzenlenen faturaları BA-BS formlarında bildirdiği ve bire bir örtüştüğü, BA-BS formları ile mal alış satış yapıldığının ispatlandığı, bu kapsamda davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeniyle kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı, kayıtlarına işlediği fatura iadesine ilişkin delil de sunulmadığı, davacının davaya konu ettiği 163.702,64 TL ( 61,839,27 USD karşılığı) tutarın, davalının ticari defterlerinde yer alan borç tutarından (178.166,53 TL) düşük olduğu ve davalı yanın ödemeyi ispat edemediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiğini, takip dayanağı olarak gösterilen sebepten uzaklaşılarak tüm cari hesabın nazara alınarak değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, taraflar arasında döviz cinsinden bir anlaşmanın olmadığını, niza konusunun hatalı değerlendirildiğini, davacı yanın kayıtlarda alacaklı olarak görülmüş ise de dava dışı ihracaat yapılan firmanın yurtdışı firma olması nedeniyle hesaplar arası virman mutabakatının sağlanamadığı ve müvekkilinin dava dışı firmadan alacaklı olduğunun dikkate alınmadığı hususundaki itirazlarının karşılanmadığını, takas mahsup talebinin mahkemece değerlendirilmemesinin doğru olmadığını, ayrıca dosyanın yetkisiz mahkemeden geldiğinin de gözetilmediğini bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki cari hesap kapsamında davacı yanın alacaklı olup olmadığı, taraflar arasındaki ilişkin USD cinsinden kurulup kurulmadığı, davacı yanın alacağı var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2020/10151 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine 01/11/2020 hesap mutabakatına göre mal karşılığı ödenecek bedelin iadesi istemi ile 61.839,27 USD asıl alacak 60,99 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.990,26 USD alacağın tahsili ile takip yapıldığı, takibe süresi içerisinde itiraz ile iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı yanca dava dilekçesinde alacağın açıklamasının yapıldığı ve mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek cari hesap üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmış olup, yapılan işlemin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkemece davacı yan kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davacı ile davalı arasındaki dava konusu ticari ilişkinin 2016-2017 yılını kapsadığı, davacının davalıya 6 adet fatura düzenlediği, faturalara istinaden davalının ödeme yaptığı, ayrıca davalının da davacıya 3 adet fatura düzenlediği ödemeler yaptığı her iki tarafça düzenlenen faturaların BA-BS formlarında bildirildiği ve bire bir örtüştüğü, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2016-2017-2018-2019 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan sonra oluşan 31.12.2020 tarihi itibariyle; 120 Alıcılar Hesabında davalıdan 163.702,64 TL (61.839,27 USD) alacaklı gözüktüğü, 320 Satıcılar Hesabında davalıya 22.626,02 TL borçlu gözüktüğü, bu alacak ve borç ilişkisinin 2022 yılına devrettiği başkaca ödemenin olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece davalı yan kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ... ... Bant'a ticari defterlerine göre, 13.11.2020 takip tarihi itibariyle davacı ... Denizcilik'in davalı ... ... Bant'tan 178.166,53 TL alacaklı olduğu, söz konusu tutarın döviz alacağı olduğu anlaşılmakla birlikte gerekli belgeler sunulamadığından döviz cinsinden bir hesaplama yapılamadığı, ancak davacının davaya konu ettiği 163.702,64 TL (61,839,27 USD karşılığı) tutarın, davalının ticari defterlerinde yer alan borç tutarından (178.166,53 TL) düşük olması ve davalı ticari defterlerindeki belgelerin ibraz edilememesi sebebiyle davacının talebinin kabulünün gerektiği, davacı ... Denizcilik'in 13.11.2020 takip tarihi itibariyle davalı ... Konveyor Bant'tan 61.906,26 USD alacaklı olduğu, davacının söz konusu tutarı ihtar tarihinden tahsil tarihine kadar geçen sürede talepteki kamu bankalarınca mevduatları fiilen uygulanan azami faiz tutarı ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, bu çerçevede takibin 61.906,26 USD üzerinden devamının gerektiği, yine davacı ticari defterlerinden yer alan ve davacının davalıya olan borcunu gösteren 3.220 USD'lik tutarın davaya konu alacaktan mahsup edilmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle mahkemece tüm cari kayıtlar üzerinde araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı yanca verilen çekin USD miktarlı olması, satışın ihraç kaydıyla yapılmış olması, bilirkişi raporuna göre 11 işlem dışında TL cinsinden uyuşan hiçbir işlem bulunmadığının bildirilmiş olması karşısında taraflar arasındaki satım sözleşmesinin USD cinsinden kurulduğuna ilişkin mahkeme tespitinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taraf kayıtlarının birbiri ile örtüşüyor olmasına, davacı yan kayıtlarında davalı lehine yer alan 3.220 USD davalıya borç görünün kaydın Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/04/2022 Tarih, 2017/(23)6-873 Esas, 2022/605 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mahsup değil, takasa konu olabilecek olmasına ve davalı yanca usulüne uygun bir takas def’inde bulunulmadığından Mahkemece bu alacağın mahsup edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.964,71 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.241,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.723,53 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 05/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."