Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2946 E. 2026/134 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2946
Karar No
2026/134
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

70. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/2946

KARAR NO: 2026/134

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/02/2026

NUMARASI: 2023/772 Esas, 2026/153 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

KARAR TARİHİ : 22/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

A) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari iş ''Fuar Standı Tasarım ve Uygulama'' işi olduğunu, bu işte davalı şirket iş sahibi davacı şirket ise yüklenici olduğunu, 06.09.2023 Tarihli Kök ve Ek Sözleşmelerle taraflar davalı borçlu yüklenici şirketinin bu iş için 07.09.2023 Tarihi'nde 4.000 EURO , 24.10.2023 Tarihi'nde 4.000 EURO olmak üzere toplam 8.000,00 Euro’yu davacı alacaklı yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırdıklarını, davacı yüklenici söz konusu sözleşmeler kapsamında üstlendiği işi eksiksiz ve tam bir şekilde yerine yaptığını ve işi sahibine teslim ettiğini, davalı iş sahibi ise sözleşmeye konu hizmetin taahhüt edilen şartlara uygun olarak yerine getirilmediği iddiası ile 22.09.2023 tarihinde 3.900 EURO ödeme yaptığını ve borcun tamamını ödemediğini, davalı şirketin düzenlediği 09.11.2023 Tarihli ve ... numaralı iade faturasının müvekkili şirkete gönderdiğini, davacı müvekkili şirketin bu haksız ve dayanaksız iade faturasını ....Noterliği'nin ... Yevmiye ve 14 Kasım 2023 Tarihli İhtarnamesi ekinde iş sahibine iade ettiğini, davalı şirketin sözleşmeye konu hizmetin taahhüt edilen şartlara uygun olarak yerine getirilmediğini, davalının haksız ve dayanaksız iddialarla davacı müvekkili şirketin alacağını ödemediğini, bunun üzerine davacı müvekkili şirket, davalı / borçlu şirketten bakiye 4.100 EURO Alacağın tahsili için ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu şirketçe icra takibine itiraz edildiğini, takibinin durdurulduğunu belirterek davanın kabulünü, başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "taraflar arasında ''Fuar Standı Tasarım ve Uygulama'' işi amacıyla sözleşme imzalandığını, İmzalanan bu sözleşme kapsamında hizmeti yerine getirmekle yükümlü olan davacının bu hizmete karşılık belirli bir miktar ödeme yükümlülüğü olan taraf ise müvekkili şirket olduğunu, kararlaştırılan bu sözleşme kapsamında müvekkili şirket davacı tarafa 3900 EURO ödeme gerçekleştirdiğini, davacı tarafın da kabulünde olup devam eden kısım ise davacı tarafça gerçeğe aykırı bir şekilde ifade edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme neticesinde müvekkili şirket davacı şirketten Almanya'da Uluslararası firmaların katılımıyla gerçekleştirilecek olan ... Fuarında stant ve tanıtım hizmeti satın aldığını, bu sözleşme kapsamında davacı şirket fuar günlerinde müvekkili şirketin tanıtım yapabilmesi amacıyla gerekli masa sandalye ekipman gibi malzemeleri eksiksiz olarak sağlamayı, tanıtımı yapılacak olan ... kulesinin kurulumu için gerekli altyapıyı oluşturmayı taahhüt ettiğini, ancak fuar günlerinde(17-20 Ekim 2023) yükümlülükler davacı şirket tarafından yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin uluslararası bir fuarda büyük iş potansiyelleri oluşturmak amacıyla yüksek harcamalar yaparak gerçekleştirdiği katılımını faydasız ve verimsiz hale getirdiğini, imajını zedelediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2026 tarih 2023/772 Esas 2026/153 Karar sayılı kararı ile; "...Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları ile birlikte tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında 'Fuar Standı Tasarım ve Uygulama'' işi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, davacının edimini gereği gibi yerine getirdiğini beyanla eksik ödeme aldığından bahisle işbu alacak davasını ikame ettiği, davalının edimin eksik ve kusurlu olduğundan bahisle davanın reddini savunduğu görülmüştür. Mahkememizce tarafların tanıkları dinlenmiş ve bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, kurulan stand görselleri ile tanık beyanları nazara alınarak yapılan inceleme neticesinde davacının edimini hatalı olarak yerine getirdiği, ektrik bağlantısının hatalı yapılması nedeniyle hasar meydana geldiği tespit olunmuş, fuar stant dekorasyon işinin de yapmadığı saptanmıştır.

Bu eksiklikler gözetilerek davacının tamamladığı iş miktarı için davalıdan 3600EURO talep edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olmadığı değerlendirilerek davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/06/2026 tarihli ek kararı ile; "Açıklanan nedenlerle kesinleşme işleminde usule aykırılık bulunmadığından Davalı vekili tarafından 06/04/2026 tarihinde sunulan eski hale getirme dilekçesinde talep edilen kesinleştirme işleminin kaldırılması talebinin reddine, yine davalı vekili tarafından 06/04/2026 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun yasal süresi içerisinde yapılmadığı anlaşıldığından HMK'nın 346. Maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine ek karar verilmiştir.

C) İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karar ve ek karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili ek karara yönelik istinaf talebinde özetle; tahsis şerhinden sonra gerekçeli kararın tebliğ edilmediğini beyanla esasa ilişkin istinaf sebepleri değerlendirilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

D) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:

Dava eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır .

İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.

Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesine göre "İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." Aynı Kanun'un 90. maddesinde, sürelerin kanunda belirtildiği veya hakim tarafından tespit edileceği, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hakimin kanundaki süreleri artıramayacağı veya eksiltemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 346. maddesine göre “(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.

(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar."Aynı Kanun'un 92/2. maddesine göre ise sürenin hafta, ay veya yıl olarak belirlendiği hallerde başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan ilkelere göre somut olaya bakıldığında, ilk derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair 17/02/2026 tarihli kararının ve 12/03/2026 tarihli tashih şerhinin davalı vekiline e tebliğ ile 18/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasında yukarıda belirtilen her iki kararın da yer aldığının belirtildiği, davalı vekilince 06/04/2026 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu ve dolayısıyla 18/03/2026 günü tebliğ edilen karara karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 345. maddesinde öngörülen tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki İstinaf başvuru süresi sona erdikten sonra yapılan istinaf başvuru dilekçelerinin HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca, kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilebilecektir.

Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın yapılan ön incelemesinde istinaf başvurusunun süresi içinde yapılmaması halinde süreden ret kararı verilebileceğinde kuşku yoktur. Hâl böyle olunca ilk derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, 6100 sayılı HMK'nin 345. maddesi hükmü uyarınca istinaf başvurusu süresinin iki hafta olduğu, eldeki dava yönünden istinaf kanun yolu başvuru süresine ilişkin başkaca özel bir düzenleme bulunmadığı, gerekçeli kararın davalıya 18/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda iki haftalık istinaf başvuru süresinin 02/04/2026 günü sona erdiği; ancak davalının iki haftalık yasal süreden sonra 06/04/2026 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece davalının yasal iki haftalık süre içerisinde istinaf yasa yoluna başvurmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davalının 05/06/2026 tarihli ek karara karşı yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun’un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,

2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendi uyarınca KESİN olmak üzere 22/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2946, K. 2026/134, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2946-e-2026-134-k-9639de61eca7