Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/135 E. 2026/971 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/135
- Karar No
- 2026/971
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/135 - Karar No:2026/971
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2)
ESAS NO : 2025/135 KARAR NO : 2026/971
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2024 NUMARASI : 2022/67 E-2024/606 K
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av. : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/10/2026
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalılar tarafından teşkil edilmiş adi ortaklık arasında ...Yapım İşi konusunda bir sözleşme kurulmuş olduğunu, bahsi geçen işi müvekkilinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu, geçici ve kesin kabul tutanaklarının dilekçe ekinde sunulduğunu, icra takibine ve itiraz üzerine davaya konu 118.778,97 TL bedelli faturanın 6 nolu kesin hakedişe ilişkin olduğunu, davalılar tarafından faturaya itiraz edilmemiş olduğunu, müvekkili tarafından alacağına kavuşmak için davalılar aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/18443 esas dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, takibe yapılan itiraz nedeniyle takibin durmuş olduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İnşaat Anonim Şirketi vekili, davacı ile müvekkili şirketin de iştiraki olan adi ortaklık arasında 15/03/2016 tarihinde ...Yapım İşi kapsamındaki bir kısım işlerin davacı tarafından yapılması konusunda bir sözleşme kurulmuş olduğunu, davacı tarafından başlatılan takibe, iade koşulları oluşmuş herhangi bir alacağının bulunmaması nedeniyle itiraz edilmiş olduğunu, davacının dava konusu iş nedeniyle vermiş olduğu teminatı bulunduğunu, teminatların iadesi şartlarının sözleşme ile belirlenmiş olduğunu, davacının kullandığı malzemelerin bedelleri ile davacı nam ve hesabına SGK ve personellerine yapılan ödemelerin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, takibe konu alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektiren bir alacağın söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine, takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Şirketi vekili, davacı ile müvekkili şirketin de iştiraki olan adi ortaklık arasında 15/03/2016 tarihinde ...Yapım İşi kapsamındaki bir kısım işlerin davacı tarafından yapılması konusunda bir sözleşme kurulmuş olduğunu, davacı tarafından başlatılan takibe, iade koşulları oluşmuş herhangi bir alacağının bulunmaması nedeniyle itiraz edilmiş olduğunu, davacının, dava konusu iş nedeniyle vermiş olduğu teminatı bulunduğunu, teminatların iadesi şartlarının sözleşme ile belirlenmiş olduğunu, davacının kullandığı malzemelerin bedelleri ile davacı nam ve hesabına SGK ve personellerine yapılan ödemelerin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, takibe konu alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektiren bir alacağın söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine, takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;"Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, talimat ile alınan 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının yevmiye defteri (muavin) kayıtlarına göre 2016-2017-2018 yıllarında 6 adet hakediş faturası düzenleyerek davacıya ait 120-Alıcılar Hesabına 1.298.312,03 TL borçlu kayıt yaptığı, alacak kaydı yapılmadığı, davalı ... Anonim Şirketi'ni 1.298.312,03 TL borçlandırdığı, başka bir deyişle davacının davalıdan 1.298.312,03 TL alacaklı olduğu, davacının son hakediş fatura tutarının 113.343,32 TL olduğu belirtilmiştir. 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... İnşaat Tic. A. incelenen 2018 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı ... İnş. Tic. A.Ş.'nin incelenen ticari defter ve belgelerinde, davacı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. ile alakalı herhangi bir ticari ve mai kayda rastlanılmadığı, takip ve dava konusu 24/12/2018 tarihli ve 118.778.97 TL tutarlı faturanın ticari defterlerinde ve Ba Formunda kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olup, Aralık/2018 dönemine ait Bs Form örneği iş bu rapor ekinde arz edildiği, dava konusu faturanın davalı şirketler tarafından kurulan ...-...Adi Ortaklığı adına düzenlenmiş olabileceği, ortaklık merkezinin ve ortaklık ticari defterlerinin Ankara ilinde olabileceği, dolayısıyla ortaklığın ticari defterlerinin incelenerek neticeye ulaşılabileceği belirtilmiştir. 22/08/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacı tarafından davalılar aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/18443 esas sayılı takip dosyası kapsamında düzenlenen 27/12/2021 tarihli ödeme emrine göre, asıl alacak 118.778,97 TL olmak üzere toplam alacak miktarının 118.778,97 TL olduğu, borcun nedeninin 24/12/2018 tarih ve 191730 nolu 118.778,97 TL bedelli fatura olduğu, ancak yukarıya aynen alınan faturadan da görüleceği üzere KDV tevkifatı ve Gelir Vergisi Tevkifatı düşüldükten sonra, davacının sadece bu faturadan kaynaklı olarak talep edilebilecek rakam 113.343,32 TL olup, bu hakediş iş ortaklığı ticari defterlerine aynen alacak olarak kayıt edilmekle davacının açık hesabına aktarılmış olduğu, açık hesabın bakiyesinin ise davacı aleyhine yani davacı şirketin davalı şirkete 37.559,71 TL borçlu olduğu, diğer taraftan davacının hakkedişlerinden tevkif edilen Nakit Teminatın iadesi hususunda, huzurda görülen davanın sözleşmenin 10'ncu maddesinde yapılan “davanın sonlanması” şartı karşısında iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemenin takdirinde olup, mahkeme iade şartlarının gerçekleştiği yönünde bir kanaate sahip olduğu takdirde, ilk 5 hakedişten kesilen nakit teminat nedeniyle, zira 6 nolu hakediş raporunda teminat kesintisi görülmesine rağmen bu kesinti düşülmeden kalan bakiye iş ortaklığı ticari defterlerine aktarılmış yani 6 nolu hakedişten teminat kesintisi yapılmadan davacı şirket alacaklandırılmış olduğundan, ilk 5 hakedişten kaynaklı ve teminatın iadesi şartlarına bağlı olarak davacı şirketin davalı şirketten 103.776,44 TL teminat alacağı bulunmakta olduğu bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ve davalı şirketler tarafından teşkil edilmiş olan iş ortaklığı arasında 15/03/2016 tarihli sözleşmenin varlığı konusunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığı, sözleşmenin 4. maddesinde işin toplam bedeli 805.000 TL + KDV olup, yerinde ölçüye göre artabileceği, eksilebileceği, işin bünyesine giren ve davacı tarafından tedarik edilmesi gereken beton demir vs malzemeleri davacı taşeron temin edemediği takdirde, işveren tarafından temin edilerek taşerona teslim edileceğinin, bu malzemelerin bedelinin de yansıtma faturası ile davacı taşerona yansıtılacağının düzenlendiği, sözleşmenin 7. maddesine göre sözleşme kapsamında yapılacak olan işler için gerekli olan püskürtme betonu, hasır çelik, iksa, betonarme betonu, çimento, paplanj ve sarf malzemeleri taşeron tarafından sağlanacağının, işveren tarafından sağlanması halinde bunların finansman maliyeti hakkının saklı olacağının, taşeronun kampına ilişkin elektrik, su ve gaz giderlerinin taşerona ait olacağının düzenlendiği, sözleşmenin 10. maddesinde taşeronun bu işle bir ilişiğinin bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, SGK ile ilişiğinin bulunmadığına ilişkin belgenin ibrazından sonra, genel işçilik oranında işçilik bildirip bildirmediği tahlil edildikten ve bu işle ilgili açılmış davaların sonuçlanmasından sonra iade edileceğinin hükme bağlandığı, taraflar arasında davacı tarafından yapılan işlere karşılık olmak üzere düzenlenen 6 adet hakediş ve hakediş rakamları konusunda anlaşmazlık bulunmadığı, buna göre yapılan hesaplamada sözleşme kapsamında sözleşme ve yasal kesintiler düşüldükten sonra davacının tahsil edebileceği net hakediş tutarının 1.151.839,94 TL olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalı iş ortaklığından 1.298.312,03 TL alacaklı olduğu görülmekte ise de, bu kaydın davalıların ticari defter ve belgeleri ile doğrulanmadığı gibi bilirkişi raporu ile hesaplanan davacının 6 adet hakedişten kaynaklı alacağı ile örtüşmediği, zira banka havalesi ve çek şeklinde yapılan tediyatlar ile davacı namına yapılan SGK prim ödemeleri vs gibi ödemeleri ihtiva eden iş ortaklığının ticari defter kayıtlarına itibar etmek gerektiği, buna göre iş ortaklığı tarafından davacı şirkete ve nama yapılan ödemelerin (banka havalesi, çek, SGK Primi vs. olarak) sabit olduğu, bu ödemeler dikkate alındığında 31/12/2018 tarihi itibariye davacı şirketin davalı şirketlere 37.559,71 TL borçlu olduğu; Davacının hakkedişlerinden tevkif edilen nakit teminatın iadesi konusunda yapılan değerlendirmede ise, sözleşmenin 10. maddesi ile taşeronun bu işle bir ilişiğinin bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, SGK ile ilişiğinin bulunmadığına ilişkin belgenin ibrazından sonra, genel işçilik oranında işçilik bildirip bildirmediği tahlil edildikten ve bu işle ilgili açılmış davaların sonuçlanmasından sonra iade edileceğinin kararlaştırıldığı, itirazın iptali davalarının sıkı sıkıya icra takibine bağlı olduğu da dikkate alındığında, eldeki davanın kesinleşerek sonuçlanmamış olması nedeni ile nakit teminatın takibe konu 24/12/2018 tarihli faturaya dahil olduğunun kabul edilemeyeceği, kaldı ki faturanın 6 nolu hakediş bedeli açıklaması ile düzenlendiği, sonuç itibarı ile davalıların icra takibine itirazlarının yerinde olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin son hakediş fatura tutarının 113.343,32 TL olduğunun belirtildiğini, 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin 103.776,49 TL teminat alacağı bulunduğunun belirtildiğini, mahkemece verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflar arasında 6 nolu hakedişe ve miktarına itiraz bulunmadığını, müvekkilinin bu iş nedeniyle bir ilişiğinin bulunmadığına ilişkin belgenin dosyaya ibraz edildiğini, genel işçilik hususunda açılmış bir dava bulunmadığını, her bir işçiden herhangi bir alacağı kalmadığına dair belge alındığını, bununla birlikte devam eden bir dava varsa bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince, davacı taşeron tarafından düzenlenen, takip ve davaya konu edilen 24/12/2018 tarihli faturada, 6 nolu kesin hakediş bedeli olarak 113.343,38 TL gösterildiği, sözü edilen faturanın yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre taraf defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Yine tarafların imzaladığı 6 numaralı kesin hakediş raporunda, kesintilerle beraber taşerona ödenecek miktarın 127.310,42 TL olduğu belirtilmiş ve hakedeşin içeriğinde teminat kesintisinin 0,00 TL olarak gösterildiği görülmüştür. Dosya kapsamında bulunan "ilişik kesme belgesi" başlıklı belgede, davalı tarafın sorumlu personellerinin davacının dava konusu iş ile ilişiğinin kesilmesinde sakıncasının bulunmadığına dair beyan ve imzalarının bulunduğu, belgeye dava tarafça itiraz edilmediği, ayrıca 30/12/2019 tarihinde kesin kabulün taraf arasında yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan tüm deliller ve özellikle yukarıda açıklandığı üzere kesin kabul ve kesin hakedeşin yapıldığı, kesin hakedişe ilişkin faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın konusu olan kesin hakedişte teminat kesintisinin bulunmadığı, dava konusu icra takibinde bu faturanın takip dayanağı olduğu ve itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, ilişik kesme belgesi, kesin kabul ve kesin hakediş tarihlerinden itibaren takip tarihi itibariyle makul sürenin geçtiği, taraflar aleyhine dava konusu iş ile ilgili açılmış işçilik alacağına dair herhangi bir dava olduğunun kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın, taraf defterlerinde faturanın 113.343,32 TL olarak kayıtlı olduğu dikkate alınarak, bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Takip ve dava konusu fatura, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup bu şekilde alacak likid olduğundan, davacı lehine İİK'nın 67/2 maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu; reddedilen miktar yönünden davacı tarafın takip başlatmakta kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı koşullarının ise oluşmadığı kanaatine varılmıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/10/2024 tarih ve 2022/67 E-2024/606 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜNE, 4-Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/18443 takip sayılı dosyasında davalının vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 113.343,32 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, 5-İİK'nın 67/2 maddesi gereğince asıl alacak üzerinden %20 oranında (22.668,66 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 7-Alınması gereken 7.742,48 TL karar ve ilam harcından peşin olanan 1.434,56 TL nin mahsubu ile kalan 6.307,92 TL harcın karar kesinleştiğinde davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 8- Davacı tarafından yatırılan 1.434,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 12.060,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL tebligat ve 87,00 TL posta masrafı ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 12.477,70 TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 11.907,46 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına; 10-Davalı tarafça yapılan 60,00 TL tebligat giderinin red oranına göre hesaplanan 2.75 TL nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan miktarın davalılar üzerinde bırakılmasına, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.435,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 13-6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden: 14-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 15- Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvurma harcı 260,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.429,40 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine 16- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip