Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/79 E. 2026/1001 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/79
- Karar No
- 2026/1001
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/79 - 2026/1001 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
DOSYA NO : 2025/79 Esas KARAR NO : 2026/1001
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2024 NUMARASI : 2023/403 Esas- 2024/553 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 03/12/2022 tarihinde "... adresinde bulunan... Projesi" isimli restauran projesinin sıhhi tesisat, yangın tesisatı ve havalandırma sistemini kapsayan işlerinin davacı tarafından malzeme ve işçilik dahil yapılması konusunda sözleşme imzaladıklarını, dava konusu sözleşmenin 3. maddesine göre davacı tarafından yapılacak işleri, sözleşme Ek.1'de miktar ve özellikleri belirtilen ürünlerin yerinde anahtar teslim götürü bedel ile yerinde montajının yapılacağı kararlaştırıldığını, işlerin bedelinin ise KDV dahil olmak üzere 516.805,00 TL olarak belirlendiğini, bedelin 80.000,00 TL'sinin peşinat olarak 150.000,00 TL'sinin 15/12/2022 tarihinde 150.000,00 TL'sinin ve 13/01/2022 tarihinde 136.805,00 TL'sinin 31/01/2022 tarihinde ödeneceğini, davacının sözleşme gereğince teknik şartnamede belirtilen işleri yerine getirdiğini, faturaların düzenlendiğini, sözleşmede belirlenen ödeme günlerinde ödenmesi gereken bedelin tamamı davalı şirket tarafından ödenmediğini, sözleşmede belirlenen işler dışında harici işlerinde yapıldığını, buna ilişkin fatura da düzenlendiği, bu işin bedelinin de ödenmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin sözleşmede belirlenen ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili 03/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan talebini 291.525,00 TL'ye ıslah etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece" Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında 03/12/2022 tarihinde... isimli restauran projesinin sıhhi tesisat, yangın tesisatı ve havalandırma sistemini kapsayan işlerinin davacı tarafından malzeme ve işçilik dahil yapılması konusunda sözleşme imzalandığı, davacı vekilinin davacının sözleşme gereğince teknik şartnamede belirtilen işleri yerine getirdiğini, faturaların düzenlendiğini, sözleşmede belirlenen ödeme günlerinde ödenmesi gereken bedelin tamamı davalı şirket tarafından ödenmediğini, sözleşmede belirlenen işler dışında harici işlerinde yapıldığını, buna ilişkin fatura da düzenlendiği, bu işin bedelinin de ödenmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin sözleşmede belirlenen ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsili istemi ile bu davayı açtığı, davacı vekili 03/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan talebini 291.525,00 TL'ye ıslah ettiği görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 23/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalının inceleme için defter sunmadığı, davacının sunduğu ticari defterlerinin yasal süresi içinde tasdik ettirildiği, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunduğu, defterlerinin lehlerine delil teşkil edeceği, davacı defter kayıtlarına göre davalıdan 291.525,00 TL alacaklı olduğu, tarafların sunduğu BA-BS formalarına göre davacının düzenlediği faturaların davalı tarafından kabul edildiği BA formu ile beyan ettiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşme bedelinin 516.805,00 TL. olduğu, sözleşme bedeli kadar davacının davalıya fatura düzenlediği, sözleşme bedeli dışı düzenlenen fatura bedelinin 4.720,00 TL olduğu bildirilmiştir. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı). TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı). Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 23/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacının sunduğu ticari defterlerinin yasal süresi içinde tasdik ettirildiği, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunduğu, defterlerinin lehlerine delil teşkil edeceği, tarafların sunduğu BA-BS formalarına göre davacının düzenlediği faturaların davalı tarafından kabul edildiği BA formu ile beyan ettiği, davalının süresinde faturalara itiraz etmemesi ve iade faturası düzenlememesi nedeni ile faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağı, bu karinenin aksinin ve faturaların bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşme bedelinin 516.805,00 TL olduğu, sözleşme bedeli kadar davacının davalıya fatura düzenlediği, davacı defter kayıtlarına göre davalıdan 291.525,00 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 18.12.2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde ve bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda ortaya çıkan hususların yanlış değerlendirildiğini, müvekkili şirketin işbu davadan çok geç haberdar olduğundan savunma yapılamadığını, ticari defterler ve diğer delillerinin incelenmeden hüküm kurulduğunu, dolayısıyla yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, istinaf başvurusu taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 tarihli 2023/403 Esas 2024/553 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 19.914,07 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 4.978,52 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 14.935,55 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalı alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip