Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1000 E. 2026/959 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1000
- Karar No
- 2026/959
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1000 - Karar No:2026/959
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2024/1000 KARAR NO : 2026/959
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2021/766 E-2023/723 K
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin asansör, yürüyen merdiven ve otomatik bina kapılarının yanı sıra, binaların ömür çevrimine değer katan bakım ve modernizasyon çözümleri sunan, ait olduğu sektörün önde gelen kuruluşlarından olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı/borçluya verilen bakım hizmetleri kapsamında doğan fatura alacağına istinaden; İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/25933 E. Sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu takibe davalı/borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, işbu borçlu taraftan sadır itiraz sebebiyle de huzurdaki itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğunun ortaya çıktığını, davalı, müvekkili şirket'ten almış olduğu bakım hizmeti uyarınca doğmuş bulunan cari hesap borcunu ödemememiş olup haksız olarak borca itiraz ettiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki uyarınca; davalı, müvekkili şirket'ten A3556, A3557, A3558 ve A3559 seri numaralı asansörlerin bakımını sağlamış ve gerekli parçayı sağladığını, hizmetlerin sağlandığına ilişkin olarak bakım ziyareti kayıtları oluşturulduğunu, bu kayıtlar davalı/borçlu yetkilisi tarafından imza altına alınarak onaylandığını, bu hizmetler ve ürün karşılığında davalı/borçlu tarafından ödenmek üzere faturalar tanzim edildiğini, ilgili faturaların davalı/borçlu'ya iletildiğini, müvekkili şirket'in gerekli hizmetleri eksiksiz sağladığını, ancak davalı/borçlunun aşağıda belirtilen faturaları hiç ve/veya eksik ödemesi sebebiyle İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü 2019/25933 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, faturaların toplam tutarı 25.937,06-türk lirası olmakla birlikte bu tutarın 22.043,57-Türk lirası tutarı müvekkili şirket'e ödenmediğini, ödeme emrinin davalı'ya 01.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ise 03.10.2019 tarihinde haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, bu kapsamda takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalı tarafından yapılan borca itiraz haksız, kötüniyetli ve yalnızca takibi durdurmaya yönelik olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklandığı üzere taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davalı adına her ay fatura kesildiğini, fakat davalının ödenmemiş yahut eksik ödenmiş 13 adet faturası bulunduğunu, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunamadığını, itirazın bu kapsamda tamamen takibi durdurmaya yönelik ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu yapılacak yargılama neticesinde de anlaşılacağını, bu nedenle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve icra iflas kanunu uyarınca %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda , davanın kabulü ile; davalının istanbul anadolu 7. icra dairesi'nin 2019/25933 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına, davalının itirazı, likit alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik tamamen kötüniyetli olmakla birlikte, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme ve tespitin yapılamadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığını, davaya konu e-fatura ve fatura içeriklerine davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir belge ibraz edilmediği, davaya konu e-faturalardan sadece iki adedinin taraflarca form/ba-bs beyanının verildiğini, diğer faturaların ise beyan limiti altında olduğundan beyana konu edilmediğinin düşünüldüğü Yapılan bakımlara ait bakım ziyaretçi kayıtları evraklarının mevcut oluşu ve içerik olarak “asansörün aylık periyodik bakımı ve kontrolü yapıldı” ibaresinin oluşu; Elektronik ortamda e-faturaların tanzim edildiği, Süresi içinde muhasebe kayıtlarının yapıldığı, müşteri cari hesabına bakıldığında fîaturaların süresi içinde kaydedilerek müşterinin borçlandırıldığı ve Banka vasıtasıyla yapılan ödemelerin de süresi içinde kaydedilerek alacaklandırıldığı, faturalara her hangi bir itiraz söz konusu olmadığı, 2017-2018 yılı hesaplarının incelenmesi neticesinde davaya konu olan 22.043,57TL alacağın var olduğu, davalının cevap dilekçesi vermediği ve isticvap davetiyesi tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı ve ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği belirtilerek mübrez delillere göre davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi’nin 2019/25933 Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin 22.043,57 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 4.408,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davacı tarafa 22.043,57 TL borçlu olduğunu belirttiğini, davacı tarafın davaya konu hizmeti sağladığına ve faturaları teslim ettiğine yönelik bir delil ve kayıt da dosya kapsamında bulunmadığını, müvekkili şirkette meydana gelen su baskını nedeniyle müvekkilin ticari defterlerine ulaşılamadığından davacı taraf kötüniyetli bir şekilde haksız kazanç elde etmek gayretinde olduğunu, davacı tarafın rapora karşı beyanlarında davalı müvekkilinin faturalara itiraz etmediğini beyan ettiğini, TTK’nın m.21/f.2 hükmünde:“Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiğini, faturaya karşı ancak tebellüğ edildiği tarihten itibaren 8(sekiz) gün içinde itiraz edilebileceği ifade edildiğini, .İtiraz süresi tebliğ ile başlayacağı gibi sırf faturaya itiraz edilmemesi söz konusu hizmetin veya malın teslim edildiği anlamına da gelmediğini, dosyada söz konusu malların ve faturanın müvekkile teslim edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, mahkemenini bu hususta yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden salt davacı tarafın ticari defterinde alacak görünmesinden ötürü borçlu ooldukları kanaatine vardığını, mahkemece alacağın likit olmasından bahisle icra inkar tazminatı ödenmesine hükmedildiğini, Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğunu, söz konusu gerekçede hukuki esaslara, uyuşmazlığı oluşturan maddi olgulara ve kurallara dayanılmalı, verilen her hükmün nedeni, tutarlı, nesnel ve bilimsel şekilde açıklanması gerektiğini, 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkı, Anayasa'nın 36. ve AİHS'in 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kararlarda yeterli bir gerekçe gösterilmesini zorunlu kıldığını, belirterek, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.505,79 TL istinaf karar harcından peşin alınan 376,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.129,34 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip