Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2152 E. 2026/1920 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2152
- Karar No
- 2026/1920
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2152
KARAR NO:2026/1920
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHz:17/07/2023
NUMARASI:2020/721 Esas - 2023/621 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:23/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş.'nin malik ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca 03.10.2018 tarihinde İstanbul Eyüp ilçesi ... Bulvarından ... istikametinde seyir halindeyken ...'in malik ve dava dışı ...'un sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ekspertiz raporu ile belirlenen 58.336,00 TL hasar bedelini 19.12.2018 tarihinde sigortalılarına ödediklerini, trafik kazası tespit tutanağından anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde davalı/borçlu ...'in malik ve dava dışı ...'un sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın asli ve %100 oranında kusurlu olduğunu; kaza sonucu sigortalıya ait araçta meydana gelen zarardan davalı ... Şirketinin ise ... plakalı aracın ... Sigortacısı olması, davalı ...'in de aracın işleteni olması nedeniyle sorumlu olduğunu, rücuen tazminat alacaklarının tahsili için 26.12.2019 tarihinde İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 25.04.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... poliçesi ile sigortalandığını; maddi hasarın fahiş hesaplandığını; tespit edilen hasar bedelinin afaki ve denetimden uzak olduğunu; hasarlı parçaların bedellerinin ayrı ayrı tespit edilmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu olayda kusur dağılımı tespit edildikten sonra maddi tazminat taleplerinin netleştirilebilmesi için bilirkişiden hasar raporu alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca alacağın poliçe limitleri dahilinde olan kısmına, faize ve buna bağlı fer'ilere itiraz edildiğini ancak bakiye kısım ve bakiye kısmın fer'ilerinin ödendiğini, poliçe limiti ile sorumluluğu bulunan davalı ... Şirketinin dosya borcunun tamamına itiraz ettiğini, müvekkili ... açısından davanın reddi gerektiğini, zarar görenin kusurunun tahkik edilmesinin mühim olduğunu; zira zarar görenin kusuru varsa bu durumun ödenecek tazminatta indirim nedeni olacağını, indirim oranının da sigortacının ödeyeceği sınırlı limit üzerinden değil, tüm zarar üzerinden hesaplanacağını, keza sadece aracın sağ arka kısmının hasar aldığı bir kaza sebebiyle 58.336,00 TL zarar belirlenmiş olmasının makul olmadığını, kusur ve hasar durumunun mahkemece yapılacak yargılamada yeniden belirlenmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne, davacının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine itirazın kısmen iptaline,Takibin (kısmi itiraz asıl alacak 36.000,00-TL + işlemiş faiz 5.365,29-TL =) 41.365,29-TL üzerinden devamına,Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına,Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını,sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu kusur ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu,Davacı sigorta şirketinin protokol gereği müvekkili şirkete başvuru yapmadan, dava yoluna gitmesi açıkça protokole aykırılık oluşturduğunu, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, KTK md.97 gereği dava öncesi başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı olarak 23.12.2016 tarihinde müvekkilin temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm kurulduğunu, davacı yan sigortalısının %100 kusurlu olduğunu kabul ederek ... ödemesi yaptığını, dava öncesi müvekkile herhangi bir başvuru da yapmadığını, maddi hasara ilişkin bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi belirlenen oranların ve tutarların hangi kriterler gözetilerek oluşturulduğu belirtilmediğini, davacı tarafça alınan eksper raporunun uygun olduğu belirtildiğini, bir başkaca incelemeye gerek duyulmadığını, gerçek hasarın tespiti için İTÜ Trafik Kürsüsü'nden bir heyet seçilerek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının mevcut bir zararı bulunmadığını, hesaplanan tazminat fahiş ve hatalı olduğunu, müvekkil şirket poliçe teminat limiti ile sorumlu olup bakiye poliçe teminat limiti hatalı olarak hesaplandığını, müvekkil temerrüde düşmediğini, karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, aksi durumda dahi başvuru veya dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hesaplanan vekalet ücreti, harç, yargılama giderleri hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini,
faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 03.10.2018 günü İstanbul ili Eyüp Sultan ilçesi ... Bulvarında sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının sol ön köşe kısımları ile aynı yönde önünde
seyir halinde bulunan sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketine ... sigortalı ... plakalı aracın hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın davalının kusurlu olduğu iddiası ile rücuen tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine dayanmaktadır. Mahkemece alınan kusur raporuna göre; davalı ... Şirketinin ... Sigortalısı ve davalı ...’in maliki olduğu ... Plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’un; sevk ve idaresindeki aracı ile İstanbul ili Eyüp Sultan ilçesi ... Bulvarında ... sokak kavşağına geldiğinde önüne çıkan kamyona çarpmamak için aracını sola kırarak aracının sol ön köşe kısımları ile önünde aynı istikamette sol şeritte seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka sağ yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen 03.10.2018 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; 2918 sayılı KTK’nun Madde 52/a, b ve c’de belirtilen “Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, c) Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak, zorundadırlar.” kurallarını ihmal ve ihlal ederek, aracı ile seyri esnasında T kavşak bölgesinde aracının seyir hızına dikkat etmeyerek, aracını dikkatli ve tedbirli sürmesi gerekirken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 84/d ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 157/a-4’de belirtilen asli kusur hallerine göre “...” kusuru sebebiyle Asli ve Tam Kusurlu, Davacı ...A.Ş. nin ... Sigortalısı ... Plakalı Araç Sürücüsü ...’in; sevk ve idaresindeki aracı ile İstanbul ili Eyüp Sultan ilçesi ... Bulvarında sol şeritte seyir halinde iken aracının sağ arka kısımlarına aynı istikamette arkasında seyir halinde bulunan sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön kısımları ile arkadan çarpması sonucu meydana gelen 03.10.2018 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, kısa sürede alacağı tedbir olmadığından atfı kabil kusurunun olmadığı ve kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. Sürücüler arasında tutulan trafik kaza tespit tutanağı da kazanın yukarıda anlatıldığı şekliyle meydana geldiği görülmüştür. Buna göre olay yeri kaza tespit tutanağı ve kroki ile kaza anında çekilmiş fotoğraflar irdelenerek hazırlanan bilirkişi raporu teknik ve bilimsel verilere uygun hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı, fatura içerisinde yer alan orjinal yedek parça ve işçilik tutarlarının serbest piyasa şartlarına göre makul olduğunun belirlendiği anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları da yerinde değildir.İlk Derece Mahkemesince işlemiş faizin belirlenmesi için ayrıca bilirkişi raporu alındığı, sigorta şirketinin limitinin 36.000,00 TL olduğu ve bu bedele ödeme tarihi olan 19/12/2018 tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz işletildiği dikkate alındığında faize; elde ki dava rücu davası açıldığından sigorta şirketleri arasında ki protokol KTK 97.madde kapsamında dava ön koşulu kabul edilemeyeceğinden başvuru yapılamadığına; yargılama giderleri İlk Derece Mahkemesince kabul ve ret oranları dikkate alınarak hesaplandığı anlaşılmakla yargılama giderlerine ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ... Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.825,66 TL harçtan peşin alınan 706,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.119,25 TL harcın davalı ... Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/09/2026