Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/404 E. 2026/1116 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/404
Karar No
2026/1116
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/404 - Karar No:2026/1116

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/404 KARAR NO : 2026/1116

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2023 NUMARASI : 2021/427 E-2023/96 K

DAVACI : VEKİLİ : Av. ...- (E-Tebligat)

DAVALI : VEKİLİ : Av. ...-(E-Tebligat)

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 15/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili:Taraflar arasında 04.03.2019 tarihli ...İşine ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme konusu projeleri süresinde tamamlayarak davalı şirkete teslim ettiğini taraflar arasındaki sözleşmenin “Sözleşme Bedeli ve Ödeme Şekli “başlıklı 7. maddesinde, sözleşme konusu işlerin bedelinin 60.000,00 TL + KDV olduğu, ödemenin iki aşamada yapılacağı, birinci ödeme bedelinin 15.000,00 TL + KDV olduğu ve birinci ödemenin proje teslim tarihinden itibaren 15 gün içinde, ikinci ödemenin ise proje tesliminden sonra 30 gün içinde proje müellifine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkil şirketin projelerin teslim tarihi olan 20.03.2019 tarihinden sonra birinci hakediş ödemesi için davalı şirkete 29.03.2019 tarihli KDV dahil 17.700,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini ve gönderdiğini, davalı tarafından hiçbir itiraz olmaksızın bu faturanın kabul edilerek kayıtlara işlendiğini, söz konusu faturaya istinaden 29.03.2019 tarihinde 12.700,00 TL ödediğini, kalan 5.000,00 TL'nın 06.08.2019 tarihinde müvekkilinin banka hesabına ödediğini, ikinci ödemeyi ekonomik sıkıntılarının bulunduğu gerekçesiyle sürekli ertelediğini, davalının ödeme yapmaması nedeniyle müvekkili şirketin sözleşme konusu iş karşılığında hak sahibi olduğu alacağı için 03.12.2019 tarihli iki nolu son hakediş bedeline ilişkin KDV dahil 53.100,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini ve gönderdiğini, davalı şirketin bu faturayı Rize 1. Noterliği'nin 06/12/2019 tarih ve 09086 yevmiye numaralı ihtarname ile projeler teslim edilmediğinden bahisle iade ettiğini, davalının faturayı iade etmesinin hiç bir hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin Ankara 16. Noterliği'nin 27.12.2019 tarih ve 25239 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalının ihtarnamesine cevap verildiğini, müvekkili şirketin yapılan işlerin karşılığında sözleşmede ikinci ödeme olarak kararlaştırılan bakiye 53.100,00 TL alacağın tahsili için Ankara 26.İcra Müdürlüğü'nün 2020/1707 sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine davalı şirketin borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.9 maddesinde bu sözleşmeden doğacak anlaşmazlıklarda Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, HMK’nın 17.maddesi gereğince sözleşmede kararlaştırılan Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının borca itirazının da haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine en az %20 icra oranında inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili :Davacı şirket tarafından sözleşmenin konusunu oluşturan avan projenin teslim tarihinde müvekkil şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafça müvekkil şirkete avan proje kapsamında sadece ön bilgilendirme olarak üç boyutlu görsel çalışma gönderildiğini, işbu ön bilgilendirme olarak sunulan üç boyutlu görselin avan proje kapsamında sayılmasının mümkün olmadığını, 30113 sayılı Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği kapsamında avan proje "Avan proje: Uygulama projelerinin yapılmasına esas teşkil eden, geçerli imar durumu, yürürlükte bulunan plan, varsa kentsel tasarım projesine göre düzenlenen ve içeriğinde; vaziyet planı, tüm kat planları ve yeterli miktarda kesit ve görünüşleri içeren mimari proje ile taban alanı, katlar alanı (emsal) ve yapı inşaat alanı hesaplarına ilişkin tüm ölçü ve kotları bulunan, gerektiğinde siluetin yer aldığı projeleri,.." hususlarını kapsadığını, davacı taraf mail yolu ile göndermiş olduğu üç boyutlu görsel haricinde herhangi bir avan projesinin müvekkile sunmadığını, davacının sözleşme konusu avan projesini müvekkil şirkete tam ve eksiksiz sunduğunu ispatlaması gerektiğini, her ne kadar davacı taraf ilk hakediş tutarının davacıya ödenmesinin sözleşmeyi teslim ettiğinin ispatı olduğunu iddia etmişse de davacının bu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 03.12.2019 tarihli 53.100,00 TL bedelli faturanın süresi içerisinde Rize 1. Noterliğinin 06.12.2019 tarih 09086 yevmiye numaralı ihtarname ile iade edilmiş ve sözleşme gereği avan projesinin teslim edilmediğinin işbu ihtarnamede de belirtilmiş olduğunu, hal böyleyken davacının ilk hakediş bedelinin ödenmesini projenin teslimi olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkil şirket tarafından gönderilen ihtarnamede ödenen bedelin iadesinin de talep edildiğini, davacı taraf sözleşmeye aykırı davranarak sözleşme konusu eseri (avan projeyi) müvekkiline teslim etmediğinden ödenen bedelin iadesi için dava ve talep hakkını saklı tuttuklarını, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek reddine ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile davacı aleyhinde tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Sözleşmenin 8.9 .maddesinde Ankara Mahkeme ve İcra dairelerinin yetkili kılındığına dair yetki şartı bulunduğundan ve her iki taraf da tacir olduğundan HMK nun 17. maddesi uyarınca, davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğuna dair yetki itirazının reddine karar verildiği, bilirkişi incelemesi yaptırılarak 15.11.2022 tarihli bilirkişi raporunun ve talimat yoluyla alınan ve davalı defterlerinin incelenmesini konu alan talimat bilirkişi raporunun incelenmesinden tarafların ticari defterlerinin usulen uygun tutulduğu, davalı ticari defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlı olmadığı, davacı ticari defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu ve davacı ticari defterlerinde davalıdan takibe konu miktar kadar alacak kaydının yer aldığı, davalının, tarafına teslim edilen çalışmanın avan proje olmadığı, sözleşmeye aykırı bir çalışma teslim edildiği gerekçesiyle davacıya yaptığı bir ayıp ihbarı veya iade durumunun tespit edilemediği, davalının ilk faturayı da ödediği, buna göre davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılan projenin davalıya teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, mahkemece davacının sözleşmede kararlaştırılan şekilde avan projeyi davalıya teslim ettiği, davacının edimini ifa edip ettiği ve ikinci fatura bedeline hak kazandığı kabul edildiği takdirde davacının icra takibinde davalıdan 53.100,00 TL asıl alacak talep edebileceği kanaatiyle alternatifli bir şekilde görüş bildirildiği, sözleşmenin 7.1. maddesinde ödeme hükmünün düzenlenmiş olduğu, bu hüküm kapsamında; yapılacak işlerin bedelinin (60.000,00 TL ve KDV) olduğu, ödemenin 2 aşamada yapılacağı, 1. ödemenin yapılması için (tutarı 15.000,00+KDV) projenin teslim edilmesi gerektiği, teslim tarihinden sonra 15 gün içinde davacı proje müellifine ödeneceğinin belirtildiği, nitekim davacı tarafından 29.03.2019 tarihli 17.700,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalı tarafından 29.03.2019 tarihinde 12.700,00 TL ödendiği, kalan bakiye 5.000,00 TL'nin de 06.08.2019 tarihinde davacıya ödendiği alınan raporlarda tespit edildiği, ilk ödemenin yapılması sözleşmenin 7. maddesi gereği projenin davalı yana teslim edilmesi şartına bağlanmış olup, belirlenen ödeme herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin davacıya yapıldığı, bu bilgilere göre, faturaya konu projenin davalıya teslim edildiği ve fatura bedeli kadar alacaklı olunduğu hususu davacı yanca ispat edilmiş olup, yapılan itirazın iptaline ve İİK 67/2 maddesi uyarınca alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 26. İcra Dairesinin 2020/1707 sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının iptali ile takibin 53.100,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, hükmolunan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 10.620,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararı hukuki dayanaktan yoksun olup kaldırılması gerektiğini, öncelikle davacı şirket tarafından sözleşmenin konusunu oluşturan avan projesi teslim tarihinde müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafça müvekkili şirkete avan proje kapsamında sadece ön bilgilendirme olarak üç boyutlu görsel çalışma gönderildiğini, işbu ön bilgilendirme olarak sunulan üç boyutlu görselin avan proje kapsamında sayılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın mail yolu ile göndermiş olduğu üç boyutlu görsel haricinde herhangi bir avan projesinin müvekkiline sunmadığını, davacının sözleşme konusu avan projesini müvekkili şirkete tam ve eksiksiz sunduğunu somut deliller ile ispatı gerektiğini, her ne kadar mahkemece ilk hakediş tutarının davacıya ödenmesinin sözleşmeyi teslim ettiğinin ispatı için yeterli olduğu kanaatine varılmış ise de teslimin gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 03.12.2019 tarih 018462 sıra numaralı 53.100,00 TL bedelli faturanın süresi içerisinde Rize 1. Noterliğinin 06.12.2019 tarih 09086 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini ve sözleşme gereği avan projesinin teslim edilmediğinin işbu ihtarnamede de belirtildiğini, hal böyleyken davacının ilk hakediş bedelinin ödenmesini projenin teslimi olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarnamede ödenen bedelin iadesinin de talep edildiğini, söz konusu sözleşme uyarınca avan projesinin müvekkili şirkete eksiksiz teslim edildiğine ilişkin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafça dosyaya projenin eksiksiz bir şekilde müvekkiline teslim edildiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, sözleşmede 6. maddede "Projenin İşverene teslim tarihi 20.03.2019'dır." ve 7 maddesinde de "Proje kapsamında yapılacak işlerin bedeli 60.000,00 TL+KDV (Altmışbin Türk Lirası) olarak belirlenmiştir. Ödeme 2 aşamada yapılacaktır. 1. Ödeme bedeli 15.000,00 TL+ KDV olarak belirlenmiştir. 1. Ödeme bedeli proje teslim tarihinden sonra, 15(onbeş) gün içinde Proje müellefine ödenir. 2. Ödeme bedeli 45.000,00 TL +KDV (Kırkbeş bin Türk Lirası) olarak belirlenmiştir. 2. Ödeme bedeli proje teslim tarihinden sonra, 30(otuz) gün içinde Proje Müellefine ödenir." şeklinde hükümlere yer verildiğini, sözleşmenin 6.maddesinde belirtilen 20.03.2019 tarihinden sonra 15 gün içinde ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin her ne kadar 1. ödeme yani 15.000,00 TL ödemede bulunmuş ise de sözleşmenin 6.maddesinde belirtilen sözleşme tarihinden 15 gün sonra sözleşmeye göre ödemede bulunması gerektiğinden ödeme yaptığını, işbu ilk ödemenin gerçekleşmiş olmasının sözleşmeye göre projenin teslim edildiği sonucuna varılmış olmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın müvekkiline sözleşme gereği avan projesini teslim etmediğini, yine işbu eser sözleşmesi uyarınca eserin yani avan projesinin eksiksiz teslim edildiğinin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, her ne kadar mahkemece ilk hakediş tutarının müvekkili şirketçe ihtirazı kayıt olmadan davacıya ödenmiş olmasını projenin teslim edildiği olarak değerlendirmiş ise de mahkemenin bu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça dosya kapsamına teslim edilen projenin sunulmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da dosya kapsamında avan projenin içeriğine dair herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanmadığından davacı tarafından sunulan projenin içeriğinin avan proje mahiyetinde olup olmadığının da değerlendirilemediğini, mahkemece davacı tarafa süre verilerek teslim edilen avan projesinin olup olmadığı, teslim edilen avan projesi varsa avan projesinin dosyaya sunulması için süre verilerek bu projenin dosyaya kazandırılması, projenin dosyaya sunulması halinde alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılarak söz konusu eserin teslim edilip edilmediğini, teslim edildiyse sözleşmeye uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, takibe itiraz dilekçelerinde yetki ve faize de itirazları bulunduğunu, mahkemenin bu hususta inceleme yapmaması ve de icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme kapsamından 15.000,00+KDV'nin projenin teslimi ile ödeneceğinin kararlaştırılmasına, davaya konu bakiye bedelin ise proje tesliminden 30 gün sonra ödeneceği zamanın belirlenmesine yönelik olduğunun anlaşılmasına, bakiye bedelin sözleşme kapsamıyla likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde ve takip tarihi itibariyle istenen %13,75 oranda avans faizi talebinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.627,26 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL ve 727,00 TL olmak üzere toplam 906,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.720,36 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/404, K. 2026/1116, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-404-e-2026-1116-k-38e2b796c333