Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/655 E. 2026/1628 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/655
Karar No
2026/1628
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/655 KARAR NO : 2026/1628

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2020 NUMARASI : 2018/309 Esas - 2020/604 Karar DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 15/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih 2018/309 Esas 2020/604 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili, 02.04.2010 tarihinde davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan ve sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucunda motosiklette yolcu olan davacının yaralandığını, Mersin 1.ASCM'nin 2010/1456 Esas ayılı dosyasında yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuna göre motosiklet sürücüsü ...'nin tali kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın asli kusurlu olduğunu belirterek, şimdilik 100.00 TL kalıcı, l00.00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeni ile dava şartı noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan ... ve ... plakalı araçların davalı şirketin ZMMS poliçesi ile sigortalı araçları olduğunu, maluliyet varlığı ve maluliyet oranının belirlenmesi için davacının ATK 3. İhtisas Dairesine şevki sağlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 02/04/2010 tarihinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %75 oranında; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı motosiklet sürücüsü ...’nin %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'un kusuru olmadığı, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğundan davacının 1.729,71 TL geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, sürekli maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, Dosyaya sunulan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi'nin maluliyet raporuna müvekkil için maluliyet oranına neden olabilecek bir arızasının bulunmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay olarak kabulünün uygun olacağı şeklinde rapor düzenlenmiş ise de bu raporun davacının gerçek durumunu yansıtmadığını, kendisinin tüm şikayetlerinin devam ettiğini, azadan sonra özellikle sol ayak tarak kemiklerinde kırıklar ve çıkıklar meydana geldiğini, ağrılarının giderek arttığını, birşey kaldırmaya çalışırken sürekli zorlandığını, ağır iş yapamadığını, böylesine ciddi rahatsızlıkları söz konusu iken sadece 3 ay geçici maluliyet süresinin belirlenmesinin hatalı olup, tespit edilen maluliyet oranı davacının gerçek durumunu yansıtmadığını, şikayetlerinin tümüyle devam etmesi nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınması taleplerinin reddine karar verildiğini, dosyanın maluliyet incelemesi yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 02.04.2010 tarihinde sürücü ...’nun, idaresindeki ... plaka sayılı araç ile trafikte seyir halinde iken sürücü ...’nin idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada yaralanan davacının ... plakalı motosiklette yolcu konumunda olduğunu, hastanede tedavi gördüğünü, kaza sonrasında Mersin 1.ASCM'nin 2010/1456 E ayılı dosyasında yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsü ...'nin tali kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ... plaka sayılı motosiklet ile ... plaka sayılı aracın davalı.... şirketince kaza tarihini kapsar ZMMS poliçelerinin bulunduğu, davacının talebinin sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD' nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Somut olayda davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların kusur durumun tespiti önem arz etmektedir. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporuyla uyumlu kusura ilişkin bilirkişi raporu uyarınca tarafların kusur oranlarının tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706- 2022/9633). Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle de davacının maluliyetinin belirlenmesinde 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, ayrıca maluliyet oranının tespiti konusunda birbiriyle çelişen raporlar olduğu yönünde davacının herhangi bir iddiası bulunmadığından dosyanın maluliyet incelemesi yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesi yönündeki talebin mahkemece reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/655, K. 2026/1628, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-655-e-2026-1628-k-c9ddd07159f5