Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2073 E. 2026/1975 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2073
- Karar No
- 2026/1975
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2073
KARAR NO:2026/1975
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan)İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:22/06/2023
NUMARASI:2022/101 Esas - 2023/594 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ:10/02/2022
KARAR TARİHİ:24/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.03.2021 günü, ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde, müvekkilinin malul-sakat kaldığını, kaza ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelmiş olup, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazaya ilişkin ceza yargılamasının Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/694 numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığını belirterek, HMK. 107/1-2 maddesine göre -belirsiz alacak davası- dava açarken net tazminat miktarını bilmediklerinden ileride eksik harcı tamamlayarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davanın kabulü ile; 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL malullük-sakatlık (bakıcı gideri, geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının) maddi tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, (dava değerinin ve harcın artırılması halinde artırılmış tüm değerler üzerinden ticari temerrüt-avans faizi yürütülmesine) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi ve çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmasını, sorumluluğa esas kusur oranlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu %1,8 teknik faize göre rapor alınmasını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderine ilişkin talepler teminat dışı olduğundan reddini, İş kazası kolundan başvurana yapılan ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısımlarının SGK Sigortalı Emeklilik Daire Başkanlığımdan getirtilerek hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesini, her halükarda hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi uygulanmasını, müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulüne; davacı ...'in 6.439,50 TL bakıcı gideri maddi tazminat talebine ilişkin maddi tazminatın 02/03/2021 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine; davacı ...'in 5.086,62 TL geçici maluliyet maddi tazminat talebine ilişkin maddi tazminatın 02/03/2021 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine; davacı ...'in 344.000,00 TL daimi maluliyet maddi tazminat talebine ilişkin maddi tazminatın 02/03/2021 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda müvekkilin kusura katılım-etkisi bulunmayıp, mahkemece müterafik kusur indirimi yapılarak karar tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay müterafik kusur ve kask takılı olup olmadığı hususunda yerleşik kararlarında; davalının tazminat sorumluluğundan kurtulabilmesi yahut tazminat miktarının azaltılabilmesi için, kazaya münhasıran davacının eylemlerinin sebep olmasını şart koştuğunu, kazanın meydana gelişi ve şiddeti ile müvekkilde aynı hasarlar ve yaralanmalar meydana gelebileceğini, hatta daha ciddi yaralanmalar da meydana gelebileceğini, bu itibarla emniyet kemeri takılı olmadığına ilişkin dosyada somut bir bilgi/belge bulunmazken, salt olarak yaralanmanın niteliği dikkate alınarak müterafik kusur değerlendirmesi yapılmasının kabul edilemeyeğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuranın maluliyet oranının %7 olarak tespit edildiğini, bu çerçevede, dosyaya sunulan maluliyet oranını gösterir hastane raporunda gösterilen oranın hatalı olup işbu orana itibar edilmemesi gerektiğini, başvuranın maluliyet oranının kesin ve net olarak belirlenmesi amacıyla dosyada mübrez hastane evrakları, maluliyet raporu ve tıbbi mütalaa raporunun alanında uzman bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, raporlar arasında açık bir çelişki bulunduğunu, zira dosyaya sunulan raporda maluliyet oranının % 14 olarak belirtildiğini,davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kaza iş kazası olduğundan, SGK’ya başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi gerektiğini, başvurana, iş kazası kolundan maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 25/03/2021 tarihinde, davalıya ... poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde yaralanan davacının, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve daimi iş göremezlik zararlarının tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı; Mahkemece alınan kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in %75 oranında, davacı ...'in %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26/05/2022 tarihli maluliyet raporunda, davacının tazminata konu edilen kaza nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %14 sürekli maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 3 ay süre ile başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı bildirilmiştir. Davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu ve bir Ortopedi Uzmanı ile bir Adli Tıp Uzmanı tarafından hazırlanan 14/11/2022 tarihli tıbbi mütalaada, davacının tazminata konu edilen kaza nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %7 sürekli maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 3 ay süre ile başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı belirtilmiş ise de, davalı vekilinin sunduğu raporun usulüne uygun oluşturulan bir heyet tarafından hazırlanmadığı gibi, maluliyet raporu hazırlamaya yetkili bir mercii tarafından da düzenlenmediği anlaşılmakla, raporlar arasında çelişki oluştuğuna dair istinaf yerinde görülmemiştir.SGK'dan gelen 20/04/2022 tarihli yazı cevabına göre; davacının 25/03/2021 tarihinde geçirdiği iş kazasından ötürü işveren tarafından iş kazası bildirimi yapıldığı, sigortalının başvurusu olmadığından herhangi bir işlem yapılmadığı, dolayısıyla rücuya tabi bir ödeme almadığı anlaşılmakla, davacıya gelir bağlanması için kuruma müracaatının sağlanması için süre verilmemesinde bir isabetsizlik yoktur. Ayrıca davaya konu olay iş kazası olmadığından, davacının geçici iş göremezlik süresinde maaşını aldıysa geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağına dair istinaf da yerinde görülmemiştir.Polis memurları tarafından düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli sayılan kaza tespit tutanağında, koruyucu tertibatlarla ilgili kısmın davacı için 4 (kask takılı) olarak işaretlendiği, davacının hastane evraklarına göre kafa ve ayak bölgesinden yaralandığı, kaza tespit tutanağının aksinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla, tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması hatalı olmuş, hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile ... poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatı sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı).Ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Yukarıya aktarılan Yargıtay kararında da açıklandığı üzere geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararları, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararları ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanacaktır.Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlık halinde kişi başı ... poliçe limiti 430.000,00 TL, sağlık giderleri teminat limiti ise kişi başı 430.000,00 TL'dir. Hükme esas alınan aktüerya raporunda 8.049,38 TL bakıcı gideri, 6.358,28 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 566.090,62 TL daimi işgöremezlik tazminatı hesaplanmıştır. Bu halde 6.358,28 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 566.090,62 TL daimi işgöremezlik tazminatı toplamı olan 572.448,90 TL, poliçede ki ölüm ve sakatlık halinde kişi başı 430.000,00 TL limiti aştığından limit üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken limiti aşacak şekilde hüküm kurulması ve tazminatların hangi teminattan karşılanacağının gösterilmemiş olması doğru olmamış, bu yönden hüküm düzeltilmiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
Davanın kısmen kabulüne,
1-Davacı ...'in 8.049,38 TL bakıcı gideri tazminatının 02/03/2021 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine (430.000,00 TL sağlık giderleri teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla)
2-Davacı ...'in geçici işgöremezlik tazminatı ve daimi işgöremezlik tazminat talebinin poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olarak kabulüne (430.000,00 TL ölüm ve sakatlık teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), kabul edilen 430.000,00 TL'nin 02/03/2021 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 29.923,15 TL karar harcından, dava açılırken peşin olarak alınan 80,70 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.520,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 28.322,45 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 71.105,22 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.358,28 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.520,00 TL ıslah harcı toplamı 1.681,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 4.005,45 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 3.948,14 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nın 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine,
2-Alınması gereken 29.923,15 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 6.072,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 23.851,15 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 164,55 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2026