Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1187 E. 2026/1103 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1187
Karar No
2026/1103
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1187 - Karar No:2026/1103 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1187 KARAR NO : 2026/1103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2022 NUMARASI : 2022/6 E-2022/823 K DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 22/07/2005 tarihinde ...yapım işi sözleşmesi imzalandığını, işin projesine uygun olarak tamamlandığını, 09/05/2007 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını, geçici kabul öncesinde "hidrostatik test prosedürü"ne uygun olarak her türlü test ve kurutma işlemlerinin yapılıp tutanaklarının davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafın geçici kabulden sonra doğalgaz hattını işletmeye aldığını, sözleşmenin 21. maddesine göre bakım süresinin 24 ay olduğunu, bakım süresinin 09/05/2009 tarihinde sona erdiğini, kesin hakediş raporlarının 26/02/2018 tarihinde idareye sunulduğunu, 09/05/2009 tarihinde yapılması gereken kesin kabulün halen idare tarafından yapılmadığını, davalı tarafça 25/04/2012 tarihli yazıyla; sözleşme kapsamında kalan ...İstasyonu arasında 30/10/2011 ve 07/11/2011 tarihlerinde boru hatlarında donmaya bağlı tıkanıklık meydana geldiği, tıkanıklığın giderildiği, bu çalışmalar neticesinde atmosfere bırakılan gaz bedeli dahil 71.625,99 TL'lik masraf yapıldığı gerekçesiyle bu tutarın 15 gün içinde ödenmesinin bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından 21/06/2012 tarihinde 72.725,99 TL'nin nakit olarak ihtirazı kayıtla davalı tarafa ödendiğini, davalı tarafın 03/01/2013 tarihli yazı ile ... Hat Vanası ile ... hat vanası arasında tıkanmanın giderilmesi nedeniyle yapılan 44.261,99 TL masrafın 15 gün içinde ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın 08/01/2013 tarihli yazısı ile ... Hat Vanası ile ... hat vanası arasında buzlanma ve tıkanmanın giderilmesi için yapılan 36.805,31 TL masraf tutarının 15 gün içinde ödenmesini, 15/01/2013 tarihli yazı ile ... Hat Vanası ile ... hat vanası arasındaki buzlanma nedeniyle tıkanmanın giderilmesi için yapılan 77.480,37 TL masrafın 15 gün içinde ödenmesini talep ettiğini, verilen teminat mektuplarından toplamda 169.846,46 USD'nin davalı tarafından nakde dönüştürüldüğünü, müvekkili şirket tarafından 24/07/2013 tarihinde nakde dönüştürme işleminin açıklanması için idareye dilekçe verildiğini, teminat mektuplarında yapılan kesintinin 2009-2010-2011 yıllarındaki nam ve hesaba yapılan çalışmalardan dolayı yapıldığının bildirildiğini, davalının 05/09/2013 tarihli yazısı ile; kesintiye esas teşkil eden masraf icmallerinde %18 KDV tutarının sehven hesaplanmadığını belirterek 28.538,58 TL tutarın 15 gün içinde ödenmesinin bildirildiğini, müvekkili tarafından 04/10/2013 tarihli bu tutarın ihtirazı kayıtla ödendiğini, davalı tarafın hattın buzlandığı ve buzlanmaya neden olan durumun ise hatların müvekkili tarafından kurutulmadığından, gerekli testlerin yapılmadığından meydana geldiğini ileri sürdüğünü, söz konusu testlerin yapıldığını, kurutma işlerinin yapıldığını, idare tarafından yapılan işlerin kabul edildiğini, kesin kabulün yapılmasına bir engelin bulunmadığını, müvekkilinden talep edilen ve tahsil edilen tutarın haksız olarak talep edilip tahsil edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 21/06/2012 tarihinde ödenen 72.725,99 TL, 04/10/2013 tarihinde ödenen 28.538,58 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, teminat mektuplarının nakde tahvili sureti ile tahsil edilen 398.529,46 TL'nin nakde tahvil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında yapılan 22/07/2005 tarihli eser sözleşmesi uyarınca yapım işleri geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, 26/07/2007 tarihli durum tespit tutanağındaki eksikliklerin verilen süre içerisinde davacı tarafça tamamlanmadığını, ilave eksiklikler ve kusurların ortaya çıktığını, davacı tarafın eksiklikler konusunda yazılı ve sözlü olarak uyarıldığını, eksikliklerin verilen sürede tamamlanmaması halinde namı hesabına tamamlatılacağının ihtar edildiğini, davacı taraf eksikleri tamamlanmadığından davacının nam ve hesabına ......A.Ş. ile eksiklerin tamamlanması için sözleşme yapıldığını, halihazırda eksiklikleri tamamlama işi devam ettiğinden kesin kabulün henüz yapılamadığını, müvekkili kuruluşun YİGŞ'nin 42. maddesine göre işlem yaptığını, 09/05/2007 tarihli geçici kabul tutanağında verilen sürede eksiklikler giderilmezse geçici kabulün yenileneceğine dair kaşe basıldığını, YİGŞ'nin 26. maddesi uyarınca taahhüt konusu yapım işinin her türlü sorumluluğunun kesin kabul işleminin idarece onaylanacağı tarihe kadar yükleniciye ait olduğunu, 29/06/2009 tarihinden bu tarafa davacı tarafından inşa edilen hatta meydana gelen buzlanmalara bağlı tıkanıklıkların davacıya ihbar edildiğini, tıkanıklığın giderilmesinin ihtar edildiğini, davacının tıkanıklığı gidermediğini, giderler davacıdan karşılanmak üzere müvekkili tarafından tıkanıklığın giderildiğini, gaz bedelleri ve diğer masraflar için düzenlenen 30/09/2013 tarihli 355.442,06 TL bedelli faturaya davacı tarafın itiraz ettiğini, davacı tarafça 71.625,99 TL ödendiğini kalan tutarın ödenmemesi üzerine 169.846,46 USD karşılığı 326.903,47 TL'nin teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesi sureti ile tahsil edildiğini, buzlanmaya bağlı yapılan tüm masraflardan ve gaz bedellerden davacı tarafın sorumlu olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin; 07/03/2019 tarih, 2013/334 Esas, 2019/190 Karar sayılı kararı ile davanın istirdat istemine ilişkin olduğu, davacı şirket ile davalı arasında 22/07/2005 tarihinde ...Hattı Projesi (...) yapım işi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre davalı ...’ın iş sahibi, davacı tarafın ise yüklenici olduğu, 09/05/2007 itibar tarihli yapım işleri geçici kabul tutanağında; 26/07/2007 tarihli durum tespit tutanağı ile tespit edilen eksikliklerin tamamlanması için yüklenici tarafa 60 günlük süre verildiği, ayrıca verilen sürede eksiklikler giderilmezse geçici kabulün yenileneceğine dair kaşenin geçici kabul tutanağına vurulduğu, 26/07/2007 tarihli durum tespit tutanağının 7 sayfadan oluştuğu, ...PİG istasyonu ve ... take of vanası eksiklikleri ...03 hat vanası eksiklikleri ile ...PİG istasyonu eksiklikleri boru hattı güzergah eksiklikleri Mekanik, Elektrik ve İnşaat bölümlerinde ayrı ayrı gösterildiği, bilirkişi kurulundan alınan 24/10/2018 tarihli raporda özetle; buzlanma olduğu tarih itibariyle aradan 1,5 seneye yakın bir süre geçtiği, iyi kurutmama nedeniyle suyun belli bölgelerde toplanıp buzlanmaya neden olmasının ihtimal dahilinde olduğu, yüklenici firmanın ihbar yapıldığı tarih itibariyle bu ihtimali ortadan kaldıran bir girişiminin bulunmadığı, eksik uygulamadan kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olan bu işlemin getireceği sonuçtan yüklenicinin sorumlu olacağı, dosyadaki verilere göre yüklenicinin kendi sorumluluk alanına ilişkin duyarsız kaldığı, şartnameye göre teslim etmediği imalatta oluşabilecek problemlerin giderilmesine ilişkin tedbir almaması nedeniyle sorumlu olduğu, yüklenicinin üstlendiği görevi tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle idarenin yüklenici nam ve hesabına gerekli tedbirleri alarak uygulamaya koymasının mümkün olduğunu ancak idarenin yüklenicinin nam ve hesabına yapılan işlemleri isabetli teknik yöntemleri kullanmak sureti ile yapmayarak bir kaç deneme yapmak sureti ile son olarak doğru yöntemi uygulaması neticesinde mükerrer harcamalara neden olduğu, zararın artmasına neden olduğundan idarenin müterafik kusurlu olduğu, bir kaç kez vent edilen gaz ile ilgili bir seferlik bedel ödenmesinin gerektiği, ilk tıkanmanın gözlendiği hat içindeki gazın havaya atılması (vent edilmesi) sonrası hattın tekrar kullanıma alındığı işlemden toplam 113.164 Sm3 gaz atıldığı davalı tarafından raporlandığı buna göre, gaz tutarının KDV dahil 57.820,01 TL, malzeme gideri, işçilik, konaklama, iaşe giderleri, iş makinası vs. giderleri olmak üzere toplam 64.221,84 TL tutardan davacı tarafın sorumlu olduğunun bildirildiği, dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasındaki 22/07/2005 tarihli sözleşme ile ...Hattı Projesi (...) yapım işini davalı tarafın üstlendiği, sözleşmenin 21. Maddesine göre teminat süresinin geçici kabulü ile kesin kabul arasındaki 24 aylık süre olduğu, bu sürenin geçici kabul itibar tarihinden başlayacağı, sözleşmenin 33.9 maddesine göre davacı tarafın garanti döneminde kusurlu işlerden kaynaklanan doğalgaz kayıplarının bedelini( tamir esnasında dışarı vent edilen gaz bedeli dahil) karşılayacağı, 09/05/2007 itibar tarihli yapım işleri geçici kabul tutanağında; davacı tarafa durum tespit tutanağı ile tespit edilen eksikliklerin tamamlanması için 60 günlük süre verildiği, ayrıca verilen sürede eksiklikler giderilmezse geçici kabulün yenileneceğine dair şerhi ile davalı tarafın geçici kabul tutanağını imzaladığı, geçici kabul tutanağındaki eksikler davacı yüklenici tarafından tamamlanmadığından kesin kabul işleminin henüz yapılmadığı, boru hattının işletilmesi sırasında muhtelif tarihlerde hat içerisindeki suyun donmasından dolayı hatta tıkanmalar meydana geldiği, boru hattındaki tıkanmaların yüklenici firma tarafından giderilmemesi nedeniyle davalı tarafça yüklenici firma namı hesabına tıkanmaların giderilmesi işlerinin yaptırıldığı, bilirkişi raporuna göre boru hattındaki buzlanmanın boru hattı işletmeye alınmadan önce gerekli olan kurutma işleminin yapılmamasından kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, bilirkişi kurulunun davalı ...'ın zararın artmasına sebep olduğuna ilişkin görüşlerinin dosya kapsamına uygun olmadığı, davacı şirketin boru hatlarındaki buzlanma nedeniyle oluşan dava konusu tıkanmaların giderilmesi ile ilgili davalı tarafça yapılan tüm masraflardan ve vent edilen doğalgaz bedellerinden sorumlu olduğu, davacı tarafın bu nedenle ödediği tutarların ve teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi yoluyla davalı tarafından tahsil edilen tutarların iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 25/11/2021 tarih, 2019/1647 Esas, 2021/1050 Karar sayılı ilamında; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında düzenlenen 22/07/2005 tarihli Ordu Giresun Doğalgaz Boru Hattı Faz 1 Projesi Yapımı sözleşmesi niteliği itibariyle dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı ... A.Ş. ‘nin yüklenici, davalı... A.Ş.’nin iş sahibi olduğu, davacı yüklenicinin, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin 09/05/2007 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını, sözleşmenin 21. maddesine göre bakım süresinin 24 ay olduğunu ve 09/05/2009 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen davalı iş sahibinin sözleşme kapsamında kalan ...İstasyonu arasında çeşitli tarihlerde boru hatlarında donmaya bağlı tıkanıklıkların giderilme çalışmaları nedeniyle yaptığını belirttiği masrafları müvekkilinden tahsil ettiğini, gerek 24 aylık bakım süresinin dolmuş olması, gerekse meydana gelen donmaların müvekkilinin kusurlu imalatından kaynaklanmaması nedeniyle bu masrafların müvekkilinden tahsil edilemeyeceğini belirterek, yapılan ödemelerin istirdadı talebinde bulunduğu, davalı iş sahibinin, taraflar arasında düzenlenen 22/07/2005 tarihli eser sözleşmesi uyarınca yapım işleri geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, 26/07/2007 tarihli durum tespit tutanağındaki eksikliklerin verilen süre içerisinde davacı tarafça tamamlanmadığını, halihazırda eksiklikleri tamamlama işi devam ettiğinden kesin kabulün henüz yapılamadığını, YİGŞ'nin 26. maddesi uyarınca taahhüt konusu yapım işinin her türlü sorumluluğunun kesin kabul işleminin idarece onaylanacağı tarihe kadar yükleniciye ait olduğunu, 29/06/2009 tarihinden bu tarafa davacı tarafından inşa edilen hatta meydana gelen buzlanmalara bağlı tıkanıklıkların davacıya ihbar edildiğini, tıkanıklığın giderilmesinin ihtar edildiğini, davacının tıkanıklığı gidermediğini, giderleri davacıdan karşılanmak üzere müvekkili tarafından tıkanıklığın giderildiğini, buzlanmaya bağlı yapılan tüm masraflardan ve gaz bedellerden davacı tarafın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunduğu, mahkemece, geçici kabul tutanağındaki eksikler davacı yüklenici tarafından tamamlanmadığından kesin kabul işleminin henüz yapılmadığı, boru hattının işletilmesi sırasında muhtelif tarihlerde hat içerisindeki suyun donmasından dolayı hatta tıkanmalar meydana geldiği, boru hattındaki tıkanmaların yüklenici firma tarafından giderilmemesi nedeniyle davalı tarafça yüklenici firma namı hesabına tıkanmaların giderilmesi işlerinin yaptırıldığı, bilirkişi raporuna göre boru hattındaki buzlanmanın boru hattı işletmeye alınmadan önce gerekli olan kurutma işleminin yapılmamasından kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacı şirketin boru hatlarındaki buzlanma nedeniyle oluşan dava konusu tıkanmaların giderilmesi ile ilgili davalı tarafça yapılan tüm masraflardan ve vent edilen doğalgaz bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece alınan 24/10/2018 tarihli, bilirkişiler Petrol Mühendisi..., İnşaat Yüksek Mühendisi ..., Hesap Uzmanı ... ve Makine Yüksek Mühendisi ... (muhalif) tarafından düzenlenen raporun 2. sayfasında buzlanma bölgeleri ile buzlanmaların meydana geldiği tarihlerin tablo halinde gösterildiği, Yargıtay Yüksek (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2019 Tarih ve 2019/731 Esas-2019/5005 Karar ve yine aynı Dairenin 04/12/2019 Tarih ve 2019/572 Esas-2019/5006 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; davalı iş sahibinin eksik ve kusurlu olarak yapılmış olması nedeniyle yükleniciden bedelini alarak onun nam ve hesabına yaptırdığı pig atma işleminden sonra aynı yerde yeniden yapılacak pig atma işleminden doğan zarardan davacı yüklenicinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte özellikle yüklenici nam ve hesabına yapılan pig atma işleminin yapıldığı yerlerde bu işlemlerden sonra yeni bir pig atma işleminin gerekip gerekmediğinin, davalı iş sahibince aynı yerler ile ilgili mükerrer talepte bulunup bulunmadığının da tespit edilmesi gerektiği, bu kapsamda mahkemece alınan bilirkişi raporu incelendiğinde buzlanma olduğu belirtilen bölgelerin ...-... hat vanası arası, ... hat vanası-... pig istasyonu arası olarak gösterildiği, 07/11/2011 tarihli işlem yönünden ise dosyada bilgi bulunmadığının belirtildiği, davalı iş sahibinin yapılan işlemleri isabetli teknik yöntemleri kullanmak suretiyle yapmayarak birkaç deneme yapmak suretiyle son olarak doğru yöntemi uygulaması nedeniyle mükerrer harcamalara neden olduğu belirtilerek, ...-... hat vanası arası için 29-30/06/2009-04/07/2009 tarihleri arasında yapılan pig atma işlemi yönünden hesaplama yapıldığı, bununla birlikte pig atma işleminin, hattın aynı yerinde yapılıp yapılmadığı, bu işlemden sonra yeni bir pig atma işleminin gerekip gerekmediği ve özellikle yapılan tüm buzlanmayı giderme işlemlerinin pig atma işlemi olduğu dikkate alındığında, buzlanma sorununun giderilmesi için uygulanması gereken en uygun yöntem ile iş sahibince uygulanan ve sorunun devamına neden olduğu belirtilen yöntemlere yönelik denetime elverişli açıklama bulunmadığından, raporun Yargıtay Yüksek (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin yukarıda belirtilen bozma ilamlarındaki açıklamaları da kapsamadığı, bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklamalar kapsamında ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı kanaatine varılarak davacının istinaf başvurusu kabul edilip kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin Kararı uyarınca bilirkişi kurulundan alınan 13.09.2022 tarihli ek raporda özetle, davaya konu ... Hattında 2009 – 2012 yılları arasında 8 farklı tarihte buzlanma olduğu raporlandığı ve bu buzlanmaların tümünün boru hattından atılan (VENT) gaz ile giderildiği, sekiz adet buzlanma olayından ikisinin ... – ... vana istasyonu arasında, beşinin ... vana istasyonu – ... Pig istasyonu arasında oluşmuşken biri hakkında bilgi mevcut olmadığı, sekiz buzlanma sonrası davacı tarafından ... ile ... Pig İstasyonu arasında Pig atılarak boru hattındaki kirlenme ve suyun giderilmesi yoluna gidildiği, dolayısıyla Pig atma işleminin, buzlanmanın gözlendiği tüm noktaları içerdiği, bu bilgiler çerçevesinde; boru hattı boyunca sekiz kez buzlanmanın her seferinde aynı bölgelerde yaşanmış olması ve sekizinci buzlanma sonrası yapılan pig atma operasyonunun tüm bu bölgeleri kapsayacak şekilde yapılmış olması nedeniyle, boru hattında yeni bir pig atma operasyonuna gerek olmadığı, 24.10.2018 tarihli raporlarındaki çoğunluk görüşüne tüm heyet üyelerinin katıldığı ve ilk pig atma işleminin sorunun çözümü için yeterli olacağı , mükerrer yapılan işleme gerek olmadığı ve sonradan yapılan işlemlerin masrafından davacının sorumlu olmayacağı, ilk işlem bedeli olan 64.221,84 TL dan davacının sorumlu olması gerektiğinin bildirildiği, dosya kapsamına uygun düşen bilirkişi kurulu ek raporunun mahkemece kabul edildiği, dosya kapsamına, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; ... Hattında 2009 – 2012 yılları arasında 8 farklı tarihte buzlanma olduğu raporlandığı ve bu buzlanmaların tümünün boru hattından atılan (VENT) gaz ile giderildiği, sekiz adet buzlanma olayından ikisinin ... – ... vana istasyonu arasında, beşinin ... vana istasyonu – ... Pig istasyonu arasında oluşmuşken biri hakkında bilgi mevcut olmadığı, sekiz buzlanma sonrası davacı tarafından ... ile ... Pig İstasyonu arasında PİG atılarak boru hattındaki kirlenme ve suyun giderilmesi yoluna gidildiği, Pig atma işleminin, buzlanmanın gözlendiği tüm noktaları içerdiği, boru hattı boyunca sekiz kez buzlanmanın her seferinde aynı bölgelerde yaşanmış olması ve sekizinci buzlanma sonrası yapılan pig atma operasyonunun tüm bu bölgeleri kapsayacak şekilde yapılmış olması nedeniyle, boru hattında yeni bir pig atma operasyonuna gerek olmadığı, ilk pig atma işleminin sorunun çözümü için yeterli olacağı , mükerrer yapılan işleme gerek olmadığı ve sonradan yapılan işlemlerin masrafından davacının sorumlu olmayacağı, ilk işlem bedeli olan 64.221,84 TL dan davacının sorumlu olduğu, davacı tarafça davalı tarafa 21.06.2012 tarihli dekontla ödenen 71.625,99 TL pig atma bedelinden davalı tarafın sorumlu olduğu belirlenen 64.221,84 TL’nin mahsubu sonucu davacının 7.404,15 TL fazla ödeme yaptığı, 64.221,84 TL pig atma bedelinin KDV tutarının 11.559,93TL olduğu, davacı tarafından 04.10.2013 tarihinde ödenen 28.538,58TL KDV tutarından 11.559,93TL KDV'nin mahsubu sonucu davacının 16.978,65 TL KDV tutarını fazladan ödediği, davalı tarafça pig atma işlemi nedeniyle, davacı tarafın sunmuş olduğu teminat mektubundan 39.708,75 USD'nin 22/07/2013 tarihinde nakde çevrildiği Türk Lirası karşılığının 76.300,36 TL olduğu, teminat mektubundan 130.137,71 USD'nin ise 23/07/2013 tarihinde nakde çevrildiği, Türk Lirası karşılığının 249.617,14 TL olduğu, böylece davalı tarafça davacı taraftan pig atma işlemleri nedeniyle haksız olarak fazladan toplam 350.300,30 TL tahsil edildiği, davacı tarafın fazla tahsil edilen tutarı ödeme tarihlerinden ve teminat mektubunu tazmin edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmekte haklı olduğu kanaatine ulaşılarak davanın kısmen kabulüne,350.300,30 TL'nin 7.404,15 TL sinin 21/06/2012 tarihinden, 249.617,14 TL sinin 23/07/2013 tarihinden, 76.300,36 TL sinin 22/07/2013 tarihinden, kalan 16.978,65 TL sinin 04/10/2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme konusu projenin, müvekkil şirket tarafından sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlandığı, geçici kabulünün yapıldığı, projenin 15 yılı aşkın süredir işletmede olduğu ve gaz satışı yapıldığı, mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edilerek, TBK 477. maddeye açıkça aykırı bir biçimde, yüklenici konumundaki müvekkilinin sadece ilk pig atma işlemi için sorumluluğunun devam ettiğinin kabul edildiği, tarafların imzaladığı sözleşmenin 22.07.2005 tarihli ... ... projesinin yapım işlerine ilişkin sözleşme olduğu, işin sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamladığı ve 09.05.2007 tarihinde işlerin geçici kabulünün yapıldığı, projeye ilişkin geçici kabul tutanaklarının 20.08.2007 tarihinde onaylandığı, Geçici Kabul Tutanağı kapsamında, davalı ...'ın haksız tahsil ettiği bedellere ilişkin olarak gerekçe gösterdiği "kurutma işlemlerinin iyi yapılmadığı, buzlanma, tıkanma sorunu" hususlarından hiçbirinin yer almadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesine göre projenin bakım süresinin geçici kabul tarihinden itibaren 24 ay olduğu ve bu sürenin de 09.05.2009 tarihinde sona erdiği, boru hattının kurutma işleminin teknik şartnamede gösterildiği gibi 1 kez yapıldığı, boru hattına gaz alma işlemi yapılmadan önce test raporlarının kontrol edildiği, devamında işletme müdürlüğüne hatta gaz alınmasına sakınca olmadığının bildirildiği, yukarıda bahsedilen tüm bu hususlara rağmen davalının geçici kabulü dahi kabul etmeyerek kesin kabulü yapmaktan imtina ettiği ve geçici kabul tarihinden iki seneyi aşkın süre sonra meydana gelen buzlanmadan ve buzlanmaya neden olan hattın kurutulmamasından davalıyı sorumlu tuttuğu, davalının bu tutumununhem YİGŞ'nin 44. maddesinde yer alan düzenlemeye, hem de Medeni Kanunu'nun 2. maddesine açıkça aykırı olduğu, Yargıtay 15. H.D. 2012/4842 E., 2017/7699 K. Sayılı 07.12.2012 tarihli kararında; "Bu haliyle davacının edimlerini ifa ettiği, eksik ve kusur bulunmadığı, işin geçici kabule hazır olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar sözleşmede nakdi teminatın geçici kabul ile iade olunacağı kararlaştırılmış ise de, doğalgaz arzının sağlandığı tarih gözetildiğinde işin geçici kabule hazır olduğu, aradan geçen zaman içinde davalının geçici kabule yanaşmayarak sistemi kullanmaya devam etmekte, sözleşmedeki hakkın kötüye kullanılmış olduğu kabul edilmelidir. Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesi hükmünce "herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır" Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bu sebeplerle davacının hakedişlerinden kesilen nakdi teminatının ödenmesini istemekte haklı olduğu"nun ifade edildiği, projenin kullanılmasının işin kabulü anlamına geldiği, Dairenizin aksi kanaatte olması halinde ise ilk derece mahkemesi tarafından müvekkil şirketin yalnızca ilk pig atma işleminden sorumlu tutulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldırma kararı sonrası düzenlenen 13.09.2022 tarihli ek raporda da aynen;"24.10.2018 tarihli raporumuzdaki çoğunluk görüşüne tüm heyet üyelerinin katıldığı ve ilk pig atma işleminin sorunun çözümü için yeterli olacağı , mükerrer yapılan işleme gerek olmadığı ve sonradan yapılan işlemlerin masrafından davacının sorumlu olmayacağı, ilk işlem bedeli olan 64.221,84 TL dan davacının sorumlu olması gerektiği" şeklinde tespitte bulunulduğu, tarafları aynı olan ve konusu da benzer nitelikte olan yine ... ... Projesi ile alakalı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2024 Tarihli 2024/598 Esas 2024/773 Karar sayılı kararına da bakmak gerektiği, ilgili kararın gerekçesinde aynen; "Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 31/10/2023 tarihli ek raporun değerlendirme kısmının 2. Sayfası ilk paragrafında ilk pig atma işleminden davalı yüklenicinin sorumlu olacağı, ikinci pig atma işleminden ise davacı iş sahibinin sorumlu olacağı açık bir şekilde ifade edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır." denildiği, yine dairenin aynı kararının gerekçesinde aynen; "Dairemizin 05/04/2023 tarih, 2023/348 Esas, 2023/448 Karar sayılı ilamında; Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin2019/731 Esas-2019/5005 Karar ve yine aynı Dairenin 2019/572 Esas-2019/5006 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere; davalı iş sahibinin eksik ve kusurlu olarak yapılmış olması nedeniyle yükleniciden bedelini alarak onun nam ve hesabına yaptırdığı pig atma işleminden sonra aynı yerde yeniden yapılacak pig atma işleminden doğan zarardan davacı yüklenicinin sorumlu tutulması mümkün değildir. Bununla birlikte özellikle yüklenici nam ve hesabına yapılan pig atma işleminin yapıldığı yerlerde bu işlemlerden sonra yeni bir pig atma işleminin gerekip gerekmediğinin, davalı iş sahibince aynı yerler ile ilgili mükerrer talepte bulunup bulunmadığının da tespit edilmesinin gerektiği ifade edilmiştir." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu, devamında da ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle müvekkil şirketin davadaki haklılığını gösterdiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada düzenlenen 3 kişilik bilirkişi kurulunun 02/11/2015 tarihli ilk raporunun davalı lehine olduğu, daha sonra davacı tarafın talebine istinaden bilirkişi kuruluna bir bilirkişi daha ilave edilerek üye sayısının çift sayıya çıkarıldığı, anılan 4 kişilik bilirkişi kurulunun 24/10/2018 tarihli raporu ve kaldırma kararı sonrasında düzenlenen önceki raporun tekrarı mahiyetindeki 13/09/2022 tarihli ek raporu ise davalı aleyhine olup lehine muhalefet şerhi bulunduğu, davada yalnızca 13/09/2022 tarihli 4 kişiden oluşan bilirkişi kurulunun çoğunluk görüşü doğrultusunda karar verildiği ve dosyaya sunulan davacının itirazı olmadığından davacı yükleniciyi de bağlayan kesin hesap ve kesin hakedişler ile tarafları ve konusunun bu dava ile aynı davalara ilişkin kesinleşen kararların, bilirkişi raporları ve sair evrakların dikkate alınmadığı, davaya konu yapım işinin kesin hesabı ve kesin kabulü yargılama sürecinde yapıldığı davacı yüklenicinin yapılan kesin hesabı ve hakedişlerin tamamını YİGŞ'deki usule uygun bir itirazı olmaksızın imzaladığı,bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, kaldırma kararından sonra alınan ek raporun kaldırma kararına uygun olmadığı, dosya bilirkişi kuruluna verilmeden önce sunulan 04.04.2022 tarihli beyan dilekçesi ve ekinde hem CD olarak hem de basılı olarak sunulmuş olan evrak incelenmeksizin düzenlendiği, yine 30.06.2022 tarihli duruşmada sunulan ve duruşmada "bilirkişilere kalemce ulaştırılmasına" karar verilen, tarafları ve konusu aynı diğer dava olan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/135 E., 2022/335 K. sayılı bu davaya birebir emsal olan ve kuvvetli delil mahiyetindeki, (Yargıtay 6. Hukuk Dairesince Onanmakla kesinleşen) emsal kararından ve sunulan kararda yer alan rapora konu hususlara ilişkin değerlendirmelerden de ilk derece mahkemesi kararında hiç bahsedilmediği, emsal dosyadaki Yargıtay bozma ilamında "...donma ve tıkanmaların olduğu ve pig atma işleminin yapılmasını gerektiren yerlerin hattın hangi bölümünde olduğunun tam olarak belirlenmesi ve özellikle yüklenicinin nam ve hesabına yapılan pig atma işleminin yapıldığı yerlerde bu işlemlerden sonra yeni bir pig atma işleminin gerekip gerekmediği..." hususunun araştırılması gerektiğinin bildirildiği, bu çerçevede yapılan yargılamada alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında, pig atma işleminin bir atıcı istasyondan bir alıcı istasyona yapıldığı, pig atma işlemi sonucunda işlemin yapıldığı boru hattında herhangi bir kırma delme işleminin yapılmadığı, tıkanmaların tespitinin sadece hangi istasyonlar arası olduğu yönünde tespitinin yapılabileceği, bu tespitinde 22/03/2022 tarihli ek raporda tarihleri belirtilmek sureti ile açıkça yapıldığı yine söz konusu ek raporda, boru hattının yaklaşık olarak 300 km uzunluğunda olduğu, hattın farklı tarihlerde ve farklı noktalarında meydana gelen tıkanmalara temizleme pig operasyonu ile müdahale edilmesinin mükerrer bir işlem olmayıp hattın çalışmasını sağlamak için yapılması gereken zorunlu bir işlem olduğu, davacı yüklenici tarafından kurutma işleminin şartnamelere uygun yapılmamasından dolayı tıkanmaların meydana geldiği yönünde tespitin yapıldığı, söz konusu tespitin temelinin davacının kurutma işlemini şartnameye uygun olarak yerine getirmemesi ve donma ile tıkanmaların kurutmanın usulüne uygun yapılmamasından kaynaklanması ve yine pig atma operasyonunun hattın çalışmasını sağlamaya yönelik zorunlu bir işlem olması nedeni ile mükerrerlikten bahsedilemeyeceği tespiti yapıldığı, mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/11/2024 tarih ve 2023/3102 Esas, 2024/4173 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, bu dosyanın kuvvetli delil olduğu, bu davada ve aynı konulu davalara ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin sunulan ilamlarının, dosyaya mübrez tüm diğer davalara ilişkin kararlar ve bilirkişi kurulu raporları ile de açıkça tespit edildiği üzere; davacının, sözleşme gereği yükümlü olduğu kurutma işlemini eksik yaptığı ve buzlanmaya/doğal gaz hidratının oluşmasına sebebiyet verdiği, buna ilişkin müvekkil kuruluşça sarf edilen tüm bedellerin davacıdan tahsili yerinde olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece alınan 13.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunun çoğunluk görüşünün "Sonuç" kısmında ''... ilk pig atma işleminin sorunun çözümü için yeterli olacağı, mükerrer yapılan işleme gerek olmadığı ve sonradan yapılan işlemlerin masrafından davacının sorumlu olmayacağı'' görüşünün belirtildiği, anılan ek rapordan bilirkişi heyetinin, ilk buzlanma sorununun davalı müvekkil kuruluşça çözülmesine yönelik işlemlerden, pig atılmasından sonra davacı yüklenicinin kusurunun ortadan kalktığı yanılgısına düştüğü , oysa ki davalı müvekkilinin yaptığı işin sadece boru hattı sonundaki Ordu İlinde gaz arzının kesintiye uğramaması için acil olarak buzlanmadan kaynaklı tıkanıklığın açılarak arızanın giderilmesi ve şehre gaz akışının kesilmesinin önüne geçebilmek olduğu, buzlanma ve gaz akışının durmasına asıl sebep olan ve davacı yüklenici firmanın boru hattının devreye alınmasından önce yapmış olması gereken kurutma işlemini yapmak olmadığı, dolayısıyla davalının acil olarak yaptığı işlemlerle sebebin ortadan kalkmaması ve boru hattı içerisinde hala nem ve su kalması nedeniyle, farklı zamanlarda farklı noktalarda aynı buzlanma ve gaz akışının durması problemleri meydana geldiği ve davalı müvekkilinin bu arızaları da giderdiği, ilk buzlanma/tıkanıklık sonrası yapılan çalışmaların sadece tıkanıklığı giderip gaz arzını sağlamaya yönelik yapıldığı, bu esnada boru hattı içerisinde bulunan su-nem kalıntılarının tamamen temizlendiğinin düşünülemeyeceği, bu nedenle kararın hatalı olduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Yüklenicinin bakım ve düzeltme sorumlulukları” başlıklı 26.maddesindeki; “Taahhüt konusu yapım işinin her türlü sorumluluğu, kesin kabul işlemlerinin idarece onaylanacağı tarihe kadar tamamen yükleniciye aittir. Yüklenici, gerek malzemenin şartnameye uygun olmamasından ve gerekse yapım işlerinin kusur ve eksiklerinden dolayı, idarece gerekli görülecek bütün onarım ve düzeltmeler ile sürekli bakım işlerini kendi hesabına derhal yapmak zorundadır. İdare, yüklenicinin yaptığı işlerde kesin kabul tarihine kadar geçen zaman içinde herhangi bir aksaklık gördüğü takdirde, bu aksaklıkları yukarıda belirtildiği şekilde düzelttirip onarmakla birlikte, işin niteliğine göre aksaklığı tespit edilen yapım işlerinin kesin kabul işlemlerini uygun bir tarihe erteleyebilir. Bu takdirde kabulü ertelenen kısım için, idarenin uygun göreceği bir miktarda teminat alıkonur.Yapılan işlerde yüklenicinin kusurundan kaynaklanan ve acilen ele alınması gereken aksaklıklar meydana geldiğinde, yüklenicinin o anda işle ilgilenip konuyu ele alması imkanı yoksa bu takdirde idare, yazılı olarak haber vermek suretiyle yüklenici adına bu aksaklığı giderir. Yüklenicinin tebligat adresinde bulunamaması veya işe ilgi göstermemesi halinde idare, yüklenici hesabına aksaklığı giderip gerekli tedbirleri alır ve yüklenicinin bu uygulamaya itiraz hakkı olmaz.Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de on beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir.” düzenlemesi gereğince davacı yüklenicinin boru hattı işletmeye alınmadan önce kurutma işleminin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklı donma/buzlanma olayından davacının sorumlu olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için müvekkil kuruluşun yanlış müdahalede bulunduğu kabul edilse dahi davacı yüklenicinin tüm bu süreçler öncesinde bilgilendirildiği ve çalışmaya katılmasının istendiği, ancak kendisinin çalışmaya katılmasına gerek olmadığını bildirerek yapılan müdahalelere itiraz ettiği, davacının dürüstlük kuralına uygun davranmadığı, raporun hatalı değerlendirmede bulunduğu, her ne kadar kararda birden fazla pig atma işleminden bahsedilmiş ise de donma/buzlanma problemlerine müvekkil kuruluş tarafından yapılan müdahalenin kesinlikle bir pig işlemi olmayıp, tıkalı olan kısmi bölgedeki gaz havaya atıldıktan (vent işlemi) sonra metil alkol kullanılarak donma/buzlanma probleminin giderilmesi işlemi olduğu, bahse konu problemin, müvekkil Kuruluşun ilk müdahalesi akabinde Yükleniciye bildirilmesine ve çözüm talep edilmesine rağmen bir aksiyon alınmaması nedeniyle tekrarlayan donma/buzlanma problemlerine müvekkil Kuruluşça doğal gaz arz sürekliliğini sağlamak adına müdahale edildiği, mahkeme kararında ve karara dayanak bilirkişi kurulu ek raporunda buzlanma/tıkanıklık yaşanan aynı noktalar olarak belirtilen noktaların bir hat vanasından ile diğerine yaklaşık 30 km’lik bir alan bulunduğu göz ardı edilerek, sanki hep aynı noktada sorunun yaşandığı gibi bir yanılgıya düşüldüğü, bu nedenle buzlanma/tıkanıklık yaşanan yerler ...-..., ...-... arası olarak sanki aynı bölge ve aynı noktaymış gibi ifade edilmiş ise de; buzlanmanın 60-70 km’lik bir dağlık ve vadilerden oluşan bir alanda yaşandığı göz ardı edilerek her seferinde aynı km’de yaşandığı kabul edilemeyeceğinden yapılan müdahalelerinde hep aynı noktaya yönelik olduğunun düşünülemeyeceği, bilirkişi ek raporu çoğunluk görüşünde pig atma operasyonunun 8. buzlanma sonrası yapıldığı ve son işlem olduğu belirtilmişken, ek raporun çoğunluk görüşünde davacının yalnızca ilk işlem bedelinden sorumlu tutulmasının çelişkili olduğu, Pig atma işlemi öncesinde yapılan söz konusu sekiz acil işlemin tümünden davacının sorumlu olduğu, 13.09.2022 tarihli Bilirkişi Ek Raporundaki Muhalefet Şerhinde buzlanmaların aynı noktalarda olmadığı, yüklenicinin imalat hatasının tek bir pig atma işleminden sonra giderilmesinin beklenmesinin teknik olarak mümkün olamayacağı, "isabetli teknik yöntemlerin" ne olduğunun bilinmediği, (davaya konu işte tek bir pig atma operasyonu söz konusu olmakla birlikte) birden çok pig atma işleminin gereksiz olduğu yönündeki kanaate katılmanın mümkün olmadığının bildirildiği, cevap, ikinci cevap ve 04.04.2022 tarihli beyan dilekçelerinde belirtildiği üzere; vent edilen gaz bedelleri ve diğer sarfiyat için müvekkil Kuruluş tarafından tanzim olunan 30.09.2013 tarihli ve 355.442,06 TL bedelli faturaya davalının itiraz etmediği, davacının istirdat talebine konu ettiği meblağın da fahiş olduğu, karara esas alınan 13.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunun çoğunluk görüşünde eksik ve hatalı değerlendirmelerde bulunulduğu, buzlanma tıkanma yaşanan canlı boru hattına, yani basınç altında, içinde doğal gaz bulunan boru hattının içindeki suyun sistemden çıkarılması için birden fazla pig atma vb. operasyonuna da ihtiyaç duyulabildiği, bu işlemin canlı boru hattında tek segerde yapılamayacağı, sözleşme ve ekleri incelendiğinde davacı yüklenici tarafından şartnameye göre eksik kurutma işlemi yapıldığı, eksik kurutmadan kaynaklı hattın içerisinde kalan nem ve sudan dolayı oluşan buzlanmaya bağlı tıkanıklık problemlerinin bu nedenle yaşandığı ve hatta defaatle meydana gelen buzlanmaya bağlı tıkanıklık problemlerinin giderilmesinin ve soruna ilişkin nihai çözüm sağlanmasının davacı yüklenicinin sorumluluğunda olduğu, davada rapor düzenleyen bilirkişi kurulunca da; boru hattı içerisinde meydana gelen buzlanmanın müvekkil Kuruluş işletme faaliyetleri ile ilgili olmadığı sonucuna varıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun bilirkişi sayısının belirlenmesi başlıklı 267. maddesinde; "Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmüne yer verildiği, davada mevcut raporları düzenleyen bilirkişi heyetinin 4 kişi olarak, bir başka ifadeyle çift sayıda kişiden oluşturulmasının hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle; mahkemece, farklı uzmanlık alanındaki teknik bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden dosya kapsamına uygun alınan rapora göre hüküm kurulduğu ve kesin hesaptan önce dava açılması nedeni ile kesin hesaba itiraza gerek olmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 23.929,01 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.000,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.929,01TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1187, K. 2026/1103, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1187-e-2026-1103-k-89a02fdee9bb