İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/133 E. 2024/466 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/133
- Karar No
- 2024/466
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/133 Esas - 2024/466 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/133 KARAR NO: 2024/466
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 11/08/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... markasının ilk kez 1992 tarihinde 11, 20 ve 21. Sınıflarda marka olarak tescil edildiğini, itiraza gerekçe markaların tanımış markanın, ... ve ... sayılı markaları gösterdiğini, “...” esas ve/veya yan unsurlu bir çok tescilli markasının bulunduğunu, “...” ibaresinin ayrıca ... no ile tanınmış marka olarak da tescilli bulunduğunu, yurt dışında da tescilleri bulunduğunu, “...” markasını kullanım, yatırım ve reklam faaliyetleriyle markayı tanınmış ve ayırt edici bir hale getirmiş bulunduğunu, müvekkilinin sadece mobilya ve ev aksesuarları satmadığını, aynı zamanda mobilya ve ev aksesuarlarının tasarım, imalat ve teslimatını da yaptığını, dekorasyon hizmeti ve bağlantılı mal/hizmetleri de ürettiğini, ...’de bulunan mağazada 21. Sınıftaki emtiaların satışını gerçekleştiğini, davaya konu markanın 21 ve 35. Sınıfta kısmi hizmetler bakımından müvekkili faaliyet alanı ile birebir aynı olduğunu, itirazlarının kısmen kabul edildiğini ancak 21. Sınıfın “camdan,porselenden,seramikten,kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar” ve 21. Sınıftaki aynı alt grup emtianın 35. Sınıftaki perakendecilik/satış hizmetleri yönünden çıkarılma yapılmamasının, tanınmışlık ve kötüniyet itirazlarının kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hem ... hem de ... aşamasında markaların benzer olduğunun kabul edildiğini, markaların SMK 6/1 kapsamında benzer olduğunu, davaya konu marka başvurusunun dava konusu edilen 21. Sınıf kapsamında orta düzeyde dikkat seviyesine sahip tüketici kesimine hitap ettiğini, davaya konu markadaki “...” ibaresinin markasal algıya katkı sunmadığını, esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, markaların benzer olduğunu,sınıfsal benzerlik olduğunu, iltibas tehlikesi bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu beyanla ...’nın ... sayılı kararının 21. Sınıfın “camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar” ve 21. Sınıftaki aynı alt grup emtianın 35. Sınıftaki perakendecilik/satış hizmetleri yönünden kısmen iptali ile ve tescili halinde ... sayılı markanın bahse konu sınıflarda kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ’nun 20.06.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının "21.SINIFta: “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” ve yine 35.SINIFta: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … (21.sınıfa dahil) Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden KISMEN İPTALİNE ve Dava konusu ... nolu “...” ibareli marka başvurusunun "21.SINIFta: “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” ve yine 35.SINIFta: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … (21.sınıfa dahil) Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden KISMEN İPTALİ/HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... LİMİTED ŞİRKETİ adına, ... no’lu “... ...” ibaresinin 21, 29, 30, 31, 32, 35, 39. Sınıflardaki mal ve hizmetlerde tescil edilmesi talebiyle ... nezdinde marka başvurusu yapıldığı, marka başvurusunun yayınına ... ŞİRKETİ adına yapılan itiraz edildiği, itirazın ... tarafından KISMEN KABUL EDİLEREK, marka başvurusundan; 35.sınıfta yer alan: “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.'' nin çıkarılmasına karar verildiği, başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma (davacı) tarafından, başvurunun ..., ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan ... ... tarafından incelenmiş ve Kurulun 20.06.2023 tarih ve ... sayılı karar ile; ''... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ..., ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. Kanun'un 6 ncı maddesi (1) inci fıkrası, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir. Hükümden de anlaşılacağı üzere, 6769 s. Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma ihtimalini ortaya çıkartır. Karıştırılma ihtimali, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, markaların ve malların veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Markaların benzerliği hususu itiraza konu ... kararında da kabul edilmiş, Kurul da, markaların belli düzeyde benzer olduğu yönündeki tespiti onamaktadır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markanın benzerlik düzeyi, kısmi ret sonrası başvuru kapsamında kalan mal/hizmetlerle, gerekçe markaların kapsamındaki mal/ hizmetlerin aynı/ aynı tür olmadığı hususu ile birlikte değerlendirildiğinde kalan hizmetler bakımından markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan "..." ibaresinin kısmi ret kapsamı dışındaki mal/hizmetlerin ait olduğu alanda da bilinir olduğu veya başvuruya konu markanın bu mal/hizmetlerle ilgili olarak kullanımı halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağı yönünde herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmaması, başvuruya konu marka ile karşılaşan ortalama bilgi ve dikkat düzeyine sahip tüketicilerin başvuru ile itiraz gerekçesi markaları kısmi ret kapsamı dışında kalan mal/hizmetler bakımından ilişkilendirmeyeceği, sözkonusu başvuruyu bir bütün olarak algılayacağı ve başvurunun kalan hizmetler için tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekmiştir. '' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Fikri Mülkiyet Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen RAPOR ve EK RAPORDA özetle: 1.Davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında benzer olduğu, 2.Davaya konu markaların dava konusu 21.Sınıfın “camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar” ve 21. Sınıftaki aynı alt grup emtianın 35. Sınıftaki perakendecilik/satış hizmetleri yönünden raporumuzda bulunan kıyaslama tablosunda işaretlenen bir kısım hizmetler bakımından aynı/benzer olduğu, 3.Karşılaştırılan markaların esas unsurlarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak yarattıkları bütünsel algılarının birbiri ile benzer olduğu, bu anlamda bütünsel algıda işaretlerin ilişkilendirilebilir oldukları, 4.SMK 6/5. Maddenin uygulama şartlarının oluşmadığı, 5.... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının kısmen iptal ve markanın kısmen hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen RAPOR ve EK RAPORDA özetle: -Davaya konu ... sayılı markanın 21. Sınıfında yer alan ‘’Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ emtiaları ile davacının ... sayılı markasının 20. Sınıfında ve 35.21. alt emtia grubunda yer alan ‘’Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ benzer olduğu, aynı şekilde davaya konu ... sayılı markanın 21. Sınıfında yer alan ‘’ Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ emtiaları ile davacının ... sayılı markasının 20. Sınıfında ve 35.21. alt emtia grubunda yer alan ‘’Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ bakımından benzer olduğu, -Karşılaştırılan markaların markaların görsel, sesçil ve kavramsal olarak birbirlerinden yeteri kadar farklılaşmadıkları ve bu sebeple benzer oldukları, -SMK 6/5. Maddenin uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, - ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının kısmen iptal ve markanın kısmen hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ...+... ... (21, 29, 30, 31, 32, 35, 39, 41, 43. sınıf) ... ...+... (11, 20, 22, 24, 26, 27, 35, 37, 42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu ... sayılı markanın 21. Sınıfında yer alan ‘’Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ emtiaları ile davacının ... sayılı markasının 20. Sınıfında ve 35.21. alt emtia grubunda yer alan ‘’Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ benzer olduğu, aynı şekilde davaya konu ... sayılı markanın 21. Sınıfında yer alan ‘’ Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ emtiaları ile davacının ... sayılı markasının 20. Sınıfında ve 35.21. alt emtia grubunda yer alan ‘’Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar’’ bakımından benzer olduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Yargıtay HGK’nun 13.06.2012 tarih ve ... sayılı ilamında da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır. Davalının markasının incelenmesinde; davaya konu davalı markası beyaz zemin üzerinde “...” ve “...” ibaresi ile ortalarında “...” şeklinin birleşmesinden oluşan karma nitelikte bir marka olduğu, “... ...” ibaresinin de bizzat davalı sayfasında İtalyancada “...” benzeri anlamına geldiği, ibarenin Türkçede “...” biçiminde telaffuz edileceği, ''söz görünümden yüksek konuşur'' ilkesi nazarında markanın orta kısmında büyük punto ve büyük harflerle yazılmış “... ...” ibaresinin markasal algıyı üzerinde toplayan esaslı unsur olduğu anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yana ait "... ... +...", "..." markalarının bulunduğu, her iki markada da esas ve markanın ana görünümündeki hakim unsurun “...” kelimesi olduğu, "... ... +..." markasında oldukça küçük şekilde konumlandırılmış ve tali pozisyonda yer alan “...” kelimesi ile birlikte üst kısımda “C” harflerinden oluşan altıgen bir logoya yer verildiği, anılan logonun ayırt ediciliği ve özgünlüğü yüksek bir ... olduğu, ancak ... ve sözcük unsurundan oluşan markalarda, tüketici algısında ön plandaki unsur sözcük unsuru olacağından “...” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının ''... '' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, her iki taraf markalarının de görsel algısı, renk ve figüratif unsurları çerçevesinde farklılaştığı, bununla birlikte her iki taraf markasında da ortak olarak “...” kelimesinin birebir kullanıldığı, bu durumun ise işaretlerdeki kelimelerin yarattığı görsellik itibariyle işaretlerin benzer bir algıyı tüketiciye vermesine yol açacağı; “...” ibaresinin ortaklığı ve bu ibarenin dava konusu markada da ön ses olarak, bağımsız ayırt edici karakterini korur nitelikteki kullanımının, markalar arasında güçlü bir işitsel benzerliğe yol açacağı gibi kavramsal olarak da her iki marka içerisinde de “...” ibaresini gören tüketici açısından, bu ibarenin anlamı bilinmese de aynı kavramsal kökene işaret eden bir unsur olarak algılayacağı, taraf markaları arasında “...” ibaresi ve bu ibarelerin taraf markalarındaki kullanım biçimleri itibariyle şekli anlamda düşük, görsel anlamda aynı sözcük unsurunun bağımsız ayırt edici unsur olarak kullanımı nedeniyle ortalama, işitsel anlamda ise yüksek bir benzerlik bulunduğu; gerek markaların telaffuzundan gerekse de görsel algıya hitap eden bu benzerlik halinden kaynaklı olarak tüketicinin uyuşmazlık konusu mal ve hizmet sınıflarında daha önceden davacıya ait “...” markasını deneyimlediği bir durumda, dava konusu markayı da bu markanın yeni bir versiyonu, aynı iktisadi kaynağın alternatif olarak yaratılmış yeni bir markası olarak algılama ihtimali bulunduğu, bu açıdan işaretler arasında daha güçlü bir benzerlik arama ihtiyacı duymayacağı; “...” sözcüğünün ilgili mal ve hizmetlerde ayırt ediciliği bulunan bir kelime olduğu, davacı yanca, dosya kapsamına emsal olarak sunulan çok sayıdaki mahkeme kararında da “...” ibaresinin, sonraki marka başvurularında, benzer şekillerdeki kullanımlarının, tüketici nezdinde yanılgı doğurabileceği yönünde hükümler kurulduğu; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının ''... '' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu; Öte yandan davacı yan "..." markası, ... numarası ile ... nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğunu bildirmiş ise de dosya kapsamındaki delillerden davacı markasının davaya konu sınıflar yönünden tanınmışlığı tespit edilemediğinden ve davacı markasının davalı tescilinden etkilenmesi, sulandırılması, itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi, davalı yanca haksız menfaat temin edilmesi olasılığının mevcut olduğunun somut deliller ile ispat edilememesi karşısında SMK 6/5. Maddenin uygulama şartlarının oluşmadığı; SMK 25/1 maddesi; "SMK m.5 ve m.6 hükmünde sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.'' hükmü uyarınca SMK 6/1 maddesi anlamında ... sayılı markanın 21.sınıfın Camdan, Porselenden, Seramikten, Kilden süs ve dekorasyon eşyaları; heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamül müsabakalarda verilen kupalar emtiası yönünden hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda oluştuğu, kabul edilmiştir. Aksi yöndeki beyan ve görüşlere itibar edilmemiş, açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-... iptal davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ... ... kararının 21.sınıfın Camdan, Porselenden, Seramikten, Kilden süs ve dekorasyon eşyaları; heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamül müsabakalarda verilen kupalar emtiası yönünden İPTALİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, ... sayılı markanın 21.sınıfın Camdan, Porselenden, Seramikten, Kilden süs ve dekorasyon eşyaları; heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamül müsabakalarda verilen kupalar emtiası yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE SİCİLDEN TERKİNİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'e verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 10.602,10-TL yargılama giderinin takdiren 5.301,05-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 578,10-TL GİDER AVANSI :10.024,00-TL TOPLAM :10.602,10-TL