Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/360 E. 2026/946 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/360
- Karar No
- 2026/946
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/360-2026/946 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4,6)
DOSYA NO : 2024/360 Esas KARAR NO : 2026/946
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2023 NUMARASI : 2021/811 Esas-2023/805 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...-
DAVALI : ...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili ; davacı ile dava dışı...arasında Yargıtay Binasının yapımı işi ile ilgili eser sözleşmesi imzalandığını, davacının bu sözleşme ile üstlendiği işin bir bölümü ile ilgili olarak 11/01/2021 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu binaların camlı bölme sistemleri işlerinin imalat ve montaj işlerini anahtar teslimi şeklinde 31/03/2021 tarihinde teslim yapılarak yerine getirmeyi üstlendiğini, bu iş karşılığı davalıya 1.980.000,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, belirtilen nitelikte malzeme kullanılmaması halinde cezai şart ödeneceğinin sözleşmede açıkça yer aldığını, tarafların 26/03/2021 tarihli zeyilname ile işlerin alan ve miktarının azaltıldığını, işin % 40'ına karşılık gelen Yargıtay Hukuk Dairelerine ait işin sözleşmeden çıkarıldığını, 27/03/2021 tarihli revize sözleşme ile iş bedelinin 1.095.546,38 TL olarak belirlendiğini, davacı tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davalı alt yüklenicinin üstlendiği işin bir kısmını hiç yapmadığını, belirlenen teslim tarihinde işin tamamlanmadığını, asıl işverene karşı sorumlu olmamak için eksik ve ayıplı işleri davacının giderip işi asıl işverene teslim ettiğini, davalıya ve mal hizmeti satın aldığı dava dışı şirketlere toplam 1.740.804,85 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 75.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadıkları halde çekin davalı tarafından 3.kişiye verilmesi nedeniyle 100.000,00 TL kadar ayrıca ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, davalı ödeme yapmadığı için davalı çalışanına ücret ve aynı kişiler için SGK'ya 170.000,00 TL kadar daha ödeme yaptıklarını, bedel olarak fazla olmamakla birlikte yapılan işle uyumlu 27/03/2021 tarihli 847.620,00 TL ve 24/05/2021 tarihli 342.239,04 TL bedelli iki adet fatura düzenledikten sonra gerçeği yansıtmayan 169.353,60 TL bedelli üçüncü bir fatura daha düzenlendiğini, bu fatura gerçek bir iş için düzenlenmediği gibi kimi işlerin eksik ve ayıplı olup, bunların davacı tarafından giderilmesi nedeniyle yaptıkları harcama dolayısıyla 19/08/2021 tarihli 411.118,99 TL bedelli fatura ile 169.353,60 TL bedelli iade faturasını davalı için düzenlediklerini, uyarılara rağmen davalının bu iki fatura bedelini kendilerine ödemediğini, sonuç olarak davalı imalatını aşar şekilde ödeme yaptıkları gibi eksik ve ayıplı işleri kendileri giderip bunu için de harcama yaparak işi dava dışı asıl işveren ...Şirketine teslim ettiklerini belirtip, davalıya fazladan yapılan ödemeler için şimdilik 10.000,00 TL hatalı ve eksik işler bedeli için 10.000,00 TL, bizzat davacı tarafından yapılan imalat bedelleri ile davalının sözleşmeye aykırı davranışından kaynaklanan cezai şart alacağı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ edildiği 08/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ; işin tamamen davacının verdiği imalat ve montaj listesine uyulmak suretiyle yerine getirildiğini, demir profillerin cam kesit profiline uymaması nedeniyle çıkan sorunu davacıya bildirdiklerini, buna rağmen kendilerinden daha önce verilen plana göre işe devam etmelerinin istenildiğini, bu durumdan asıl işveren ...Şirketinin de bilgi sahibi edildiğini, zeyilnameye konu işin davacının malzeme değişimi ve diğer talimatlarına uygun şekilde süresinde tamamlandığını, 169.353,60 TL bedelli hizmet faturasının gerçek bir çalışmaya karşılık olduğunu, imza karşılığı davacıya teslim ettikleri halde davacını aynı miktarı içeren iade faturası düzenlediğini, iade faturasının içeriğini kabul etmediklerini, davacı tarafından fazladan yapılan ödeme olmadığı gibi, işin süresinde bizzat davalı tarafından yapılıp asıl işveren ...şirketine eksiksiz teslim edildiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Taraflar arasındaki eser sözleşmesi feshedilmediği ya da davalı alt yüklenici sahadan fiilen uzaklaştırılmadığı sürece yapılan işin davalı alt yüklenici tarafından yapıldığı şeklinde aksi kanıtlanabilen karinenin varlığının kabul edildiği, bu hali ile davacının nama ifa iddiasına konu 19/08/2021 tarihli 411.118,99 TL ve 169.353,60 TL bedelli faturalara konu işleri kendi personeli aracılığı ile ya da 3.kişilerden hizmet almak sureti ile yaptığını kanıtlaması gerekmekte olup, tüm yargılama sürecinde verilen sürelere rağmen, davacı taraf işin davalı tarafından eksik yapıldığını, nama ifa ile eksik işleri kendisinin tamamladığını kanıtlayan delil sunamadığı, bu hali ile nama ifa adı altında davacı tarafından yapılan iş olmadığının kabul edildiği, davacı kayıtlarına göre davacının imalat bedelini aşar şekilde ödemesi ve nama ifa nedeniyle fazla ödemesi olduğu davacı kayıtlarında yer almakta ise de, nama ifa davacı tarafından kanıtlanamadığı için bilirkişi tespitlerine göre; davalı tarafından düzenlenen toplam 1.359.212,64 TL bedelli 27/03/2021 tarihli 847.620,00 TL, 24/05/2021 tarihli 342.239,04 TL bedelli ve 17/07/2021 tarihli 169.353,60 TL bedelli faturalara konu imalatın davalı alt yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, davacının nama ifa adı altında iş yaptığını kanıtlayamadığı, bu hali ile davalının imalat bedelinin 1.359.212,64 TL olduğu, davalı kayıtlarına göre toplam davacı ödemesi 1.329.913,00 TL olup, davacının davalı kabulünde olan tahsilat miktarını aşar şekilde ödeme yaptığını kanıtlayamadığı için davacının ödemesinin 1.329.913,00 TL olarak kabulü gerektiği, yine davacı tarafından davalının sözleşmeye aykırı davranışı olduğunu, bu nedenle asıl işveren ...Şirketi tarafından davalının eyleminden kaynaklanan cezai şart uygulaması yapıldığını, yine davalının eylemleri nedeniyle davalı hakkında kendilerinin cezai şart alacakları doğduğunu usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı ve davacının nama ifa ve fazla ödeme yaptığını kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işveren ...firmasının iki binadan birinin işlerini feshettiğini, davalı ile zeyilname imzalandığını, buna göre davalının işi 1.095.546,38 TL bedelle yaptığını, iki bina için 645.358,47 TL fazla ödeme yapıldığını, davalının, aldığı fazla ödemeyi iade etmediğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, dava dışı ...firması ile imzalanan sözleşmede cezaların ayrıntılı düzenlendiğini, davalının ifayı kötü ve eksik yaptığını hatalı rapora göre davanın reddedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar (HMK m. 297/1-c). Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/3447 Esas, 2022/3634 Karar). Somut olayda dosya içerisinde yer alan 10/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davalı tarafın ticari defterlerinde davacı tarafça yapılan ödemenin 1.434.000,00 TL, fazla ödemenin ise 74.787,39 TL olarak tespit edilmiş olmasına rağmen mahkeme gerekçesinde bilirkişi tespitine atıf yapılarak 1.329.913,00 TL olarak gösterilmesi ve buna göre hüküm kurulması anılan yasal düzenlemelere aykırı görülmüştür. O halde mahkemece yapılacak işlem; yukarıda açıklanan çelişkinin giderilmesi, bilirkişi raporlarında maddi hata veya çelişki olduğu düşünülüyorsa gidermeye yönelik ek rapor alınması, davacı tarafın talebiyle bağlı kalarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/11/2023 tarih ve 2021/811 Esas-2023/805 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4,6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Katip ... ✍e-imzalıdır