İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/102 E. 2026/853 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/102
Karar No
2026/853
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/102 Esas KARAR NO : 2026/853

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi ile davalı ...Sigorta Şirketi arasında tamamlayıcı sağlık sigortası anlaşmalı kurum sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenlediğini, davalı sigorta şirketinin sözleşmenin 3. maddesi uyarınca kendisine iletilen faturaları 15 gün içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkil tarafından sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin faturaların usulüne uygun şekilde davalıya iletilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan asli edim yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu kapsamda toplam 975.817,53-TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla ... 16. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin ve fatura kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, davalının temerrüde düştüğünün sabit olduğunu, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca davalının borcunu ifa etmemekten sorumlu olduğunu, İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığını belirterek Davalının ... 16. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı icra takip dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan itirazın iptali davasına karşı öncelikle zamanaşımı def’inde bulunulduğunu, dava konusu alacak kalemlerinin birçoğunun zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkil şirketin merkez adresinin ...sınırları içerisinde bulunduğunu, uyuşmazlığın ticari bir sözleşmeden kaynaklandığını, bu nedenle yetkili ve görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın esasa girilmeksizin reddinin gerektiğini, ... 16. İcra Dairesi...E. sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin 22.06.2025 tarihinde tebliğ alındığını, yasal süresi içinde takibe itiraz edildiğini, davacı tarafın mükerrer tahsilat peşinde olduğunu, icraya konu edilen 175 adet faturanın tamamının müvekkil şirket tarafından vadelerinde banka kanalıyla ödendiğini, ödeme dekontlarının ve fatura numaralarının eşleştirilmesi adına müvekkil şirkete müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacının ödeme gerçekleştirilmediği yönündeki iddiasının asılsız olduğunu, bedeli ödenmiş borçların tekrar talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının kendi muhasebe kayıtlarını doğru tutamayarak mükerrer tahsilat girişiminde bulunduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte ödenmeyen faturalar yönünden borcun muaccel olmadığını, taraflar arasındaki Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Sözleşmesi gereği fatura bedellerinin ödenebilmesi için davacının tıbbi evrakları iletmesi ve provizyon sürecini tamamlamasının zorunlu olduğunu, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca orijinal fatura ve eklerinin eksiksiz gönderilmesi şartının bulunduğunu, 5. madde gereği uygun bulunmayan faturaların iade edileceğinin imza altına alındığını, davacının asli edimini yerine getirmediğini, icra takibine dayanak ... ve ... numaralı faturaların eksik bilgi içermesi sebebiyle iade edildiğini, ... numaralı ödenen fatura ile kıyaslandığında iade edilen faturaların usule aykırı olduğunun görüleceğini, sözleşme süresince tüm fatura bedellerinin günü geçirilmeksizin ödendiğini, davacının keyfi olarak başlattığı takip sebebiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istediklerini, icra takibine konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmolunmaması gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca tazminat miktarı yargılama sonunda belirleneceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddinin zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini, icra takibinin iptalini, davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; ... 16. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına konu alacağa ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davacının davalıdan alacağın bulunduğuna ilişkindir. Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi ..., Sağlık Sektör Bilirkişisi ..., Borçlar Alanında Uzman Akademisyen Bilirkişi ..., Sigortacı Bilirkişi ... tarafından sunulan 07.09.2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterler Yönünden: Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği; Raporun 4.b bölümünde açıklandığı üzere davalı şirketin inceleme gününde hazır olmaması ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedenleriyle davalı defter ve belgeleri incelenememiştir. Davacı Asıl Alacağı Yönünden: Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 16.06.2025 takip tarihi itibariyle, 975.817,53 TL tutarında bakiye alacağının bulunduğu, Sigortacılık Tekniği ve Sözleşme Hükümleri Yönünden: Taraflar arasındaki 24.01.2024 tarihli Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Anlaşmalı Kurum Sözleşmesi uyarınca, sigortacının ödeme yükümlülüğünün doğumu yalnızca fatura düzenlenmesine değil, sözleşmede öngörülen provizyon, belge ibrazı ve inceleme süreçlerinin tamamlanmasına bağlıdır. Bu süreçlerin taraflar bakımından bağlayıcı olduğu, Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler itibarıyla, davalı tarafça ileri sürülen eksik evrak ve eksik provizyon süreci iddiasını doğrulayan teknik kayıt veya yazılı bildirim tespit edilememiş; buna karşılık dava konusu faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı görülmüş olup, ödeme yükümlülüğünün somut olay bakımından doğup doğmadığı hususunun dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek Sayın Mahkemece takdir edilmesinin uygun olacağı, Nitelikli hesaplama yönünden: Mali yönden yapılan tespitlerde ifade edildiği üzere, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, dava konusu takibe esas alacağı ihtiva eden faturaların davalı tarafından süresi içinde davacı alacaklı tarafa iadesine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, sigortacılık tekniği açısından yapılan tespitlerde ifade edildiği üzere”…davalı tarafça ileri sürülen eksik evrak ve eksik provizyon süreci iddiasını doğrulayan teknik kayıt veya yazılı bildirim tespit edilemediği…”; TTK. M. 21/2’nin “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” Hükmünü haiz olduğu tespiti yapılmıştır. Ancak, Sayın Mahkemenin farklı yönde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İcra İnkâr Tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatlerimizi arz ederiz." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 16. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı icra dosyası ile 975.817,53 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden hizmetin verilip verilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, defterlerin sunulması ve rapor alınmasına ilişkin oluşturulan 05/05/2026 tarihli duruşmadaki ara kararın duruşmada hazır bulunmayan davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, 07.09.2026 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre 975.817,53 TL alacağının bulunduğu, davaya konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu hizmetin davacı tarafından verildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği aksinin veya ödeme yapıldığının davalı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de dava dilekçesinin ekinde sunulan sözleşme tarihi ve fatura tarihleri değerlendirildiğinde on yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının ... 16. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 66.658,10 TL karar harcından peşin olarak alınan 11.785,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.872,66 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvurma harcının 11.785,44 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 152.372,63-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 34.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/102, K. 2026/853, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-102-e-2026-853-k-36e3ad8affb0