İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1143 E. 2026/734 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1143
- Karar No
- 2026/734
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1143 Esas KARAR NO : 2026/734
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında uzun süredir devam eden cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, ancak aralarındaki ticari ilişkiden doğan ve faturalar ile muavin defter kayıtlarına göre 2023 yılına ait cari döneme ilişkin olarak müvekkili şirketin davalıdan ...-TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşması amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak borçlu davalı tarafından borca haksız itiraz edildiğini, borçlunun dava konusu takibe itirazına yönelik, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, itirazı sonucu müvekkilinin alacağına kavuşmasının sürüncemede bırakılmış olması nedeniyle haksız ve kötü niyetli itirazı karşısında asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ettiklerini, bu nedenlerle borçlunun Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı takip dosyasına haksız olan itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa ticari temerrüt faizi işletilmesine, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, vekâlet ücretinin avukat olarak adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. SMMM Bilirkişisi ... ...'in hazırladığı ... tarihli raporunda özetle; " Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, - Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan ödemenin davalı şirkete teslim edildiği, - Davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacının takip/dava konusu ettiği alacağın dayanağı olan ödemeye istinaden, takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan asıl alacağının olduğu, bu alacağa ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin ...-TL. olduğu, davalı şirketin takip talebinde ...-TL. tutarında faiz talep ettiği tespit edilmiştir. " şeklinde rapor düzenlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi ile "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiş özel bir eda davasıdır. İtirazın iptali davasının dinlenmesi için; ilamsız icra takibinin olması, takip talebine yönelik süresinde yapılan geçerli bir itirazın bulunması, bu itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde davanın açılması, itirazın İcra Mahkemesince kaldırılmamış olması gerekmektedir. İtirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacıdadır. Davacı alacaklı olduğunu ispatla yükümlüdür. Bu ispat yükü HMK'daki delillerle ispatlanmalıdır. Davacı iddiasını ispatladıktan sonra davalı, borçlu olmadığını veya borcu ödediğini ispatla mükelleftir. Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Buna göre, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. ( HMK 222/2 ) Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. ( HMK 222/4 ) Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 222/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu mahkemece kabul edilir. Mahkememizce yapılan yargılama, dava dilekçesi, toplanan deliller, icra takip dosyası, davacının ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takip/dava konusu alacağın dayanağının, davacı şirketin ... tarihinde banka havalesi ile davalı şirkete ödediği ... TL tutarındaki ödemeden kaynaklandığı, davacının davalı şirkete gönderilen ... TL'nin ... TL'lık kısmının davalı tarafından iade alındığı, bakiye kalan ... – ... = ... TL'sının iade alınmadığı, davacı şirketin ... tarihinde banka havalesi ile davalı şirkete ödediği ... TL tutarındaki ödemenin tevsik edici belgesi olarak ... tarihli ... Bankası dekontunun olduğu, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan davacı şirketin ... tarihinde davalı şirkete ödediği kayıtlı olan ... TL tutarındaki ödemenin davalı şirkete teslim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen rapor doğrultusunda taraflar arasında cari hesap alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibinde davalının davacıya borcunu ödediğine, böyle bir borcu bulunmadığına dair yazılı herhangi bir delil de sunmadığı anlaşılmakla alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İİK.'nun 67/2 maddesi; "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve 9-838 E, 715 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı). Dava; sözleşmeden kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin olmakla likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatının yasal koşulları oluştuğu kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ... TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL yargılama gideri (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri), ... TL peşin harç ve ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza