İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/877 E. 2026/818 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/877
- Karar No
- 2026/818
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/877 Esas KARAR NO : 2026/818
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2024 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememiz ... Esas,... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın ... 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edildiği, ... 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin karşı görevsizlik kararı ile dosyanın İstanbul Bam 37. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2025 tarih, ... Esas,... Karar sayılı kararı ile Yargı Yeri Olarak Mahkememiz belirlendiği anlaşılmakla; Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 03/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket, distribütör ve davalı arasında 01.01.2015 imza tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında sözleşmenin 2. maddesi gereği davalının, sözleşme süresince sözleşme adresinde yazılı işyerinde müvekkil şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerini düzenlilik ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, satmayı ve bulundurmayı, sözleşme’nin 8. maddesi gereği işletici işyerini faal olarak işletmeye açmayı ve ruhsat, izin, satış belgesi vs. gibi her türlü yasal zorunlulukları belirtilen süreye kadar yerine getirerek bira satışını sağlamayı, sözleşme’nin 9. maddesi gereği, sözleşme süresince süreklilik arzedecek şekilde ürün satış faaliyetlerini gerçekleştirmeyi, bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı ve bira satışını azaltacak davranış ve eylem içerisine girmemeyi ve çeşitlice başkaca yükümlülükleri kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket ve bayi/distribütör tarafından sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamının eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen, karşı tarafın sözleşmeye aykırı olacak şekilde Sözleşme'nin ilgili maddelerine aykırı davrandığı, sözleşmeye aykırı şekilde düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapmadığını, ürün bulundurmadığını ve sözleşmeye konu ürünlerin ticaretini bıraktığı ve ruhsatının T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün Ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından iptal edildiğinin öğrenildiğini, .bunun akabinde davalıya ... 1. Noterliğinin..tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davalı yanın sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından ve yukarıda izah edildiği nedenlere dayalı olarak davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasıyla katkı bedeli iadesi, cezai şart, ihtarname masraflarının ödenmesi talebiyle ikame ettiğimiz icra takibine davalının itiraz etmiş olması nedeniyle işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %200'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname masrafının da yargılama gideri olarak kabulü ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ...Vergi Dairesi,...Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği, Bilirkişi Raporu, yazı cevapları ve tüm dosya ksapmı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada, taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap sözleşmesi kapsamında karşılıklı edimler üstlenildiği, 21.875,74 TL nakit bazlı katkı bedeli davalıya ödendiğini, davalının edimlerini yerine getirmemesi üzerine ... 1. Noterliğinin... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı takibinin yapıldığı, icra takibine itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamış ise de icra takibine yapılan itirazda faturayı kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, katkı payının ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Taraflarca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiştir. Davacı kayıtlarının incelenerek hazırlandığı 17/09/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava dosyası kapsamında bulunan mali kayıt ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda;1.Taraflar ve bayi/distribütör arasında 01.01.2015–31.12.2017 tarihlerini kapsayan Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığı, 2. Sözleşmede toplam 34.875,00 TL KDV dâhil katkı bedeli öngörüldüğü; ancak dosyada 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin toplam 21.875,00 TL tutarında katkı payı faturası bulunduğu, 3. Davalı tarafından bayi/distribütöre düzenlenen faturalar ile bayi/distribütör tarafından davacıya düzenlenen yansıtma faturalarının matrah, KDV ve genel toplamları bakımından birbirleriyle uyumlu olduğu, 4. 10.375,00 TL ve 11.500,00 TL tutarındaki yansıtma faturalarının davacı şirketin ticari kayıtlarında yer aldığı ve mali belgelerle doğrulanabilen toplam katkı bedelinin 21.875,00 TL olduğu, 5. Katkı payı faturalarının davacı kayıtlarına alındığı anlaşılmakla birlikte, bedellerin davacıdan bayi/distribütöre ve bayi/distribütörden davalıya fiilen aktarıldığını gösteren banka dekontları ile bayi/distribütör kayıtları bulunmadığından, davalıya yapılan fiilî ödemenin mevcut belgeler üzerinden kesin olarak doğrulanamadığı, 6. Davacı ile davalı arasında doğrudan işleyen bir cari hesap veya açık hesap ilişkisinin tespit edilemediği; katkı bedeline ilişkin işlemlerin bayi/distribütör üzerinden yürütüldüğü, 7. Ürün satış dökümüne göre 2015 yılında 9.330 litre, 2016 yılının Ocak–Mayıs döneminde 2.050 litre olmak üzere toplam 11.380 litre ürün satışı bulunduğu; son satış kaydının 07.05.2016 tarihli olduğu ve bu tarihten sözleşmenin sona erdiği 31.12.2017 tarihine kadar satış kaydı sunulmadığı, 8. Davalı tarafından ticari defter ve belgeler ibraz edilmediğinden davalı kayıtları üzerinden karşılaştırmalı inceleme yapılamadığı, 9. ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 21.875,74 TL katkı bedeli, 1.138,13 TL ihtarname masrafı ve 27.466,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.480,53 TL talep edildiği, 10. Sayın Mahkemece sözleşme kapsamında katkı bedelinin iade koşullarının oluştuğunun ve katkının davalıya fiilen aktarıldığının kabul edilmesi hâlinde, mevcut mali kayıt ve belgelerle doğrulanabilen asıl alacak tutarının 21.875,00 TL olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmamıştır. Taraf ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede, katkı payı faturalarının davacı kayıtlarına alındığı ancak davalıya fiilen aktarıldığını gösteren banka dekontları ile bayi/distribütör kayıtları bulunmadığı görülmüştür. Davacı yana bu yönde süre verilmiş ise de ödeme dekontlarının sunulmadığı, davalıya yapılan fiilî ödemenin mevcut belgeler üzerinden kesin olarak doğrulanamadığı, davacı ile davalı arasında doğrudan işleyen bir cari hesap veya açık hesap ilişkisinin tespit edilemediği; katkı bedeline ilişkin işlemlerin bayi/distribütör üzerinden yürütüldüğü ve davacının talep ettiği alacağı ispatlayamadığından açılan davanın reddi, talep olmadığından kötüniyet tazminat talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. Mahkememiz hükmü 06/10/2026 tarihli duruşmadan kesin olarak verildiği belirtilmiş ise de dava tarihi itibariyle verilen kararın istinaf yoluna tabi olduğu bilinmekle verilen hükmün istinaf yasa yoluna tabi olduğu ancak kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmaması adına ifade edilmekle yetinilerek ve tashih kararı oluşturulmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Talep olmadığından kötüniyet tazminat talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, alınan 609,69 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 122,31 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.06/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
TASHİH
Mahkememiz ...E., ... K., sayılı kararının HÜKMÜN son kısmının sehven "Dair, davacı vekili ile, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı." yazıldığı anlaşılmakla, Mahkememiz ... E., ...K., sayılı kararının HÜKMÜN son kısmının "Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde tashihine karar verildi.
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır