Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/682 E. 2026/1615 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/682
- Karar No
- 2026/1615
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/682 KARAR NO : 2026/1615
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.10.2023 NUMARASI : 2022/116 E. - 2023/611 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 15.10.2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.10.2023 tarih 2022/116 E. - 2023/611 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, 20.12.2016 tarihinde maliki .... Şti. olan ....'in sevk ve idaresindeki.... plakalı .... model ....marka araç TEM otoyolu üzerinde İzmit ili istikametinden İstanbul istikametine doğru seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu maliki .... A.Ş Olan ....'in sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile çarpışmasıyla ...'in vefat ettiğini, müvekkili ile müvekkilininin eski eşi olan ....'in müşterek çocuklarından .... ve ... ..'in daha önceden ....'e verilmiş olan velayetleri ....'in trafik kazasına bağlı gerçekleşen ölümü nedeniyle müvekkiline verildiğini, çok genç yaşta kazada ölen ....'in ölümüyle çocukları... ve .... maddi destekten yoksun kaldıklarını belirterek, şimdilik davacılar için 100'er TL'den toplam 200 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden işletilecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe başlangıç tarihi 30/08/2016 olduğu, 01.06.2015 tarihli yeni genel şartlardan sonra ZMMS poliçesinin düzenlenmesi nedeniyle davalı trafik sigortacısının sorumluğunun, poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Yeni Genel Şartları’na göre belirlenmesi gerektiğini, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/77 sayılı soruşturma dosyasında müteveffanın ölümüne ilişkin diğer araç sürücüsü ... hakkında kusuru bulunmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, trafik bilirkişisinden alınan 26/01/2023 tarihli kusur raporunda özetle; .... plakalı kamyonet sürücüsü ....'nin kazanın oluş şekli ile % 100 kusurlu olduğu, .... plakalı kamyon sürücüsü ....'in ise meydana gelen kazanın oluşmasında herhangi bir kusurunun olmadığı belirtildiği, davacıların itirazı üzerine 09/06/2023 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından raporda müteveffa sürücü ....’in %100 oranında kusurlu, dava dışı sürücü ....’in kusursuz olduğu da tespit edildiğinden, kazaya karışan karşı aracın tamamen kusursuz olması halinde zarar ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğu arasındaki illiyet bağı kesilmekle davalı sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacılar vekili, destekten yoksun kalanların 3. kişi konumundan olması nedeniyle müteveffanın kusuruna bakılmaksızın destekten yoksun kalanların tazminat talep edebileceğini, yerel mahkemece yalnızca işbu dosya kapsamında alınan gerçeklikten uzak ve kesin olmayan adli tıp kurumu raporuna göre karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporunun kaza tespit tutanağından esinlenerek düzenlendiğini, söz konusu raporda, müteveffa ....'in KTK'nun 52/1-B maddesini ihlal ettiği belirtilse de, bu kanıya nereden varıldığına dair bir açıklama yapılmadığı, soyut ibarelerle, dayanaktan yoksun bir şekilde müteveffaya kusur yüklediğini, dava dışı sürücü ....'in beyanlarının esas alındığını belirtmiştir. GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle desteğini yitiren davacının destekten yoksun kalma tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni genel şartların C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. (Yargıtay 17.HD'sinin 13.11.2019 tarih 2017/3274 E, 2019/10556 K sayılı kararı). Somut olayda, davacı eş sigortalı araç sürücüsü olan desteklerinin sevk ve idaresindeki araçla çift taraflı olarak yaptığı trafik kazasında ölmesi sonucu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Kazanın desteğin tam kusuruyla 20.12.2016 tarihinde gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dava konusu poliçenin teminat başlangıç tarihinin 30.08.2016 olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Dava konusu olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında kapsamamaktadır. Aynı Yargıtay kararında yeni genel şartların uygulanmasının KTK'nın 95. maddesine aykırılık teşkil etmediği açıklanmakla Dairemizce de bu görüş benimsenerek, davacılar vekilinin bu kapsamdaki istinaf itirazı reddedilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 15.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.