Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/449 E. 2026/1837 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/449
Karar No
2026/1837
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/449

KARAR NO : 2026/1837

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/09/2022

NUMARASI : 2020/35 Esas - 2022/610 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2026

Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde temlik eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ....Ltd.Şti ile müvekkili bankanın ... Şubesi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, borçlu ...'ın genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, müvekkili bankanın genel kredi sözleşmesi gereği borçlulara kredi kullandırdığını, fakat dava dışı şirket ve davalı ...'ın sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, müvekkili banka tarafından borçlulara kredi borcunun ödenmesi ihtarını içerir Gebze 3.Noterliğinin 22/03/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, ancak ihtarnameye rağmen borçlular tarafından kredi borcunun ödenmediğini, müvekkili banka tarafından borçlular aleyhine İstanbul 33 İcra Müdürlüğünün... E.sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, borçluların icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu bildirerek; icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş olup, davalı cevap sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davacı bankanın daa dışı ... Ltd Şti ile yapmış olduğu genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu, davalının itirazı üzerine aldırılan bilirkişi raporunda genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, hesabın usulüne uygun kat edilmiş olduğu, genel kredi sözleşmesi kapsamında kredinin kullanılmış olduğu, kullanılan kredinin davalının müteselsil borçlu ve kefil olarak imzaladığı sözleşme kapsamında olduğu ve takip tarihi itibariyle davacı bankanın 73.1001 numaralı krediden dolayı 45.570,67-TL ASIL, 1229,80-TL işlemiş akdi faiz, 191,40-TL işlemiş temerrült faizi 7106-TL bsmv toplam 47.062,93-TL, ... numaralı taksitli ticari kredi yönünden 658.346,30-TL asıl, 49.990,43-TL işlemiş akdi faiz, 3.730,63-TL işlemiş temerrüt faizi, 2.686,05-TL bsmv olmak üzere toplam 714.753,41-TL alacaklı olduğu, denetime açık bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğundan davacının davasının kısmen kabulüne, taraflarca belirlenebilir mahiyette bulunan likit alacak miktarına kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden, kabul edilen toplam alacak miktarı üzerinden % 20 oranında

icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Temlik eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının kanuna, dosyadaki delillere, Yüksek Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde, eksik inceleme sonucu oluşturulmuş, kısmen de olsa hatalı bir karar olduğunu, mahkeme tarafından bilirkişi ek raporu doğrultusunda karar verildiğini, oysa mahkemeye sunulan ve dosya kapsamında mevcut olan taksitli ticari krediden kaynaklı ekstre kayıtları, ödeme planı, ticari para kredisi ekstre kayıtları, takip hesap ekstre kayıtları da açık bir şekilde ortaya koymaktadır ki; alacak talepleri doğru olup alacakları; ... numaralı taksitli ticari kredi banka alacağı açısından; 722.576,50 TL, 9731001 numaralı kredili mevduat hesabı alacağı açısından; 47.171,34 TL olduğunu, tekrar bir bilirkişi raporunun tanzim edilmesine ihtiyaç duyulmaksızın dahi hukuki niteleme ve değerlendirme ile tespit edilebilecekken, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca Bilirkişi raporunda asıl alacak miktarlarının eksik hesaplanmasının yanında 9731001 numaralı kredili mevduat hesabı ile ilgili olarak faiz oranının hatalı değerlendirildiğini, söz konusu faiz oranları yasa hükümleri ve taraflar arasında imza altına sözleşme hükümlerine uygun olup, taleplerimi doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin kabulün ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.09.2022 Tarih ve 2020/ 35 E., 2022/ 610 K. sayılı, “davanın kısmen kabulüne” kararının kaldırılarak,“davanın kabulüne” karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, 2022 yılı için miktar ve değeri 8.000,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir.

Mahkemece reddine karar verilen ve davacı tarafça istinaf incelemesine konu edilen miktar 7.931,50 TL'dir. Bu miktar, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın Ek 1. maddenin ikinci fıkrasına göre karar tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında olup, ilk Derece Mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarih ve 2024/10-205 Esas ve 2025/410 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere verildiği anda yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre miktar itibariyla kesin olan bir kararın sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenleme kapsamında değişen parasal sınırlara göre kesin olup olmadığının değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.

Eldeki davada 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklikten önceki düzenlemelere göre karar tarihi itibariyla değerlendirme yapılması gerekmekle; karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından temlik eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

KARAR : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1-Temlik eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341-(2) ve 346-(1)maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Temlik eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde iadesine,

3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/449, K. 2026/1837, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-449-e-2026-1837-k-ee95b59ee57e