İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1743 E. 2026/905 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1743
Karar No
2026/905
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1743 Esas KARAR NO : 2026/905

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2026 KARAR TARİHİ : 27/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin Antalya'da seyahat acentası olarak faaliyet gösterdiğini, davalı grup şirketleri ile olan ticari ilişkileri kapsamında 2025 sezonu sonu itibarıyla 36.355.984 Euro alacağının oluştuğunu, bu borcun tasfiyesi amacıyla 16.10.2025 tarihli bir borç protokolü imzalanarak borçların taksitlendirildiğini ve bonolar tanzim edildiğini, ancak davalıların taksitleri ödemeyerek temerrüde düştüklerini, davalıların iflasını önlemek ve alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla, davalıların ABD'deki bir bankaya olan 22.558.810,42 USD tutarındaki uçak borcunu ödeyerek satın alma opsiyonlarını devraldığını, uçakların satışa hazırlanması için 5.881.368,62 USD ek masraf yaptığını, ayrıca davalılar adına toplam 4.900.000 Euro ve 2026 sezonu otel ödemeleri için 4.371.797,83 USD ödeme gerçekleştirdiğini, söz konusu uçakları 76.000.000 USD bedelle sattığını, satış hasılatından öncelikle kendi yaptığı masrafları düşüp kalan tutarı protokol kapsamındaki alacaklarına mahsup ettiğini, yapılan tüm takas ve mahsup işlemlerine rağmen davalılardan halen 4.230.318,12 USD alacağının bulunduğunu, davalıların borçlu olmalarına rağmen senetlerin iadesi konusunda ısrarcı olduklarını ve hesap mutabakatına yanaşmadıklarını belirterek, davalılara herhangi bir borcunun kalmadığının tespitini, bakiye 4.230.318,12 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; borçlu olmadığının tespiti ve alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacının dava açmakta korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunmasını ifade eden hukuki yarar, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Menfi tespit talebi yönünden; menfi tespit davasında hukuki yararın varlığından söz edilebilmesi için kendisine husumet yöneltilen tarafça, davacıya hukuki bir tehditte bulunulması gerekir. Davalı yanca herhangi bir tahsilat girişiminde bulunulmamış olması halinde davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Eş söyleyişle, menfi tespit davalarında hukuki yararın varlığının kabulü için davalı tarafça davacıya karşı icra takibine girişilmesi ya da en azından borcun ödenmesi için bir ihtarname gönderilmesi gerekir. Eldeki davada ise, dava dilekçesinde bu yönde bir iddia bulunmadığı gibi böyle bir kanıt da getirilmemiştir. Hal böyle olunca, menfi tespit isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/5731-2025/3664 E.K sayılı kararı). Alacak talebi yönünden ise; her ne kadar dava dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiden bahsedilip, takas beyanından sonra kalan 4.230.318,12 USD'nin tahsili talep edilmiş ise de; davacı 36.200.000,00 EURO tutarında bonoyu elinde bulundurduğunu ikrar ettiğinden ve alacağın bu yolla tahsili mümkün iken eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın USULDEN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harcın, başlangıçta peşin alınan 8.447.077,98 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.446.345,98-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Dair, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları açık olmak suretiyle oybirliğiyle karar verildi. 27/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1743, K. 2026/905, T. 27.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1743-e-2026-905-k-841044ef0479