İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1538 E. 2026/820 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1538
Karar No
2026/820
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1538 Esas KARAR NO : 2026/820

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 17/09/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı dava dilekçesinde; 2017 yılından bu yana Bipolar Duygulanım Bozukluğu teşhisi ile tedavi gördüğünü, %40 oranında engelli sağlık kurulu raporu bulunduğunu ve hastalığı nedeniyle fiil ehliyetinin kısmen veya tamamen ortadan kalktığını, davalının bu durumunu suistimal ederek 2019 yılında hile ve aldatma yoluyla kendisini kağıt üzerinde şirket ortağı ve müdürü olarak tescil ettirdiğini, söz konusu şirketin fiili yönetiminin davalı ve ailesinin kontrolünde olduğunu, kendisinin şirket üzerinde herhangi bir yönetimi, ticari faaliyeti veya kar payı alacağı bulunmadığını, şirket üzerinden muvazaalı borçlanmalar yapıldığını ve tasfiye sürecinde kendisinin tasfiye memuru olarak atanması neticesinde aleyhine borç, yargılama gideri ve vekalet ücretleri tahakkuk ettiğini, ayırt etme gücünün bulunmadığı bir dönemde gerçekleştirilen şirket devri, ortaklık tescili ve müdürlük yetkilendirmesinin irade fesadı ve hile nedeniyle kesin hükümsüz olduğunu belirterek, şirket devri, ortaklığı ve müdürlük atamasının hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline, şirketin muvazaalı borçlanmalarından doğan şahsi, hukuki, mali ve cezai sorumluluğunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; şirket ortaklığının ve yönetici sıfatının bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacıya davalı Sebahattin Küçük'ün tebligata yarar açık adresini bildirmek üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtar edildiği, davacının ise sunduğu beyan dilekçesi ile davalı Sebahattin Küçük'ün adresinin mahkemece tespit edilmesini talep ettiği ancak davalıya ait T.C. kimlik no bilgisinin de bildirilmediği, mahkemelerin adres araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu göz önüne alınarak, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/9198 E-2024/5591 K sayılı kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/2082-4408 E.K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2009/3796-6118 E.K sayılı kararı). HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile HMK 341. Madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 13/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1538, K. 2026/820, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1538-e-2026-820-k-e08116d88d5d