Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/647 E. 2026/1631 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/647
Karar No
2026/1631
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/647 KARAR NO : 2026/1631

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2024 NUMARASI : 2022/866 Esas 2024/117 Karar BİRLEŞEN İZMİR 7 ATM 2023/713 ESAS 2023/660 KARAR SAYILI DOSYASINDA; ASIL DAVANIN KONUSU: Alacak BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ : 15.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.10.2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.02.2024 tarih 2022/866 Esas 2024/117 Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Asıl dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... isimli teknenin 29.12.2021 tarihinde Didim Akbük Limanında demirli iken çıkan yangında hasar gördüğünü, davalı nezdinde düzenlenen poliçeye dayanılarak hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporu müvekkiline tebliğ edilmeksizin 69.000,00-TL ödeme yapılacağı yönünde sözlü teklif iletildiğini, poliçe bedeli 150.000,00-TL olmasına ve tamir giderleri 100.000,00-TL'yi aşmasına rağmen zararın çok altında ödeme teklif edildiğini, bilgi ve belge taleplerinin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle tekneyi tamir ettirmeye başladığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 29.12.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle asıl davadaki talebini 68.000,00-TL'ye yükseltmiştir. Birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/713 Esas, 2023/660 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aynı yangın nedeniyle müvekkiline ait teknede değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve hasar dosyasına ilişkin bilgi ve belgeleri sunmadığını, teknenin ikinci el satışında en az %25 daha düşük bedelle satılmak zorunda kalınacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL değer kaybı bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Asıl dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait yatın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, başvuru üzerine açılan hasar dosyasında gerekli incelemelerin yapıldığını, teknenin rayiç değeri ve hasar bedeli arasındaki oran gözetilerek poliçedeki hükmi tam ziya hükümlerinin uygulanmasına karar verildiğini, 68.000,00-TL ödeme teklifinin davacı tarafından kabul edilmediğini, davacının hükmi tam ziya bedelinin üzerinde tamirat bedeli talep ettiğini, onarım yapılarak faturalar temin edilip müvekkili temerrüde düşürülmeden dava açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen dosya davalısı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ... isimli teknenin 29.12.2021 tarihinde Akbük Limanında bağlı bulunduğu sırada çıkan yangında hasar gördüğü, davalı nezdinde düzenlenen yat sigorta poliçesinin 12.02.2021-12.02.2022 tarihleri arasında geçerli olup sigorta bedelinin 150.000,00-TL olduğu, bilirkişi incelemelerinde teknenin hasar tarihindeki rayiç değerinin 300.000,00-TL, hasar onarım bedelinin 82.000,00-TL olarak belirlendiği, sigorta bedelinin sigorta değerinden az olması nedeniyle %50 eksik sigorta hükümlerinin uygulanmasıyla talep edilebilecek onarım bedelinin 41.000,00-TL olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin dava öncesinde 68.000,00-TL ödeme teklif ettiği, bu tutarın ekspertiz raporunda ve cevap dilekçesinde de yer aldığı, davacının talebini 68.000,00-TL'ye artırdığı, başvurunun 30.12.2021 tarihinde davalıya ulaştığı ve 20.01.2022 tarihli ekspertiz raporunun ibrazından sonraki 10 iş gününün sonunda 02.02.2022 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, birleşen dava yönünden ise bakım ve yenileme sonrasında teknenin değer kaybına uğramayacağının bilirkişi raporuyla tespit edildiği ve değer kaybı talebinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, 68.000,00-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 02.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı birleşen davada hükmedilen vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket her ne kadar kendisini vekille temsil ettirmiş ise de vekilinin yargılama sırasında duruşmalara katılmadığını, birleşen davada cevap dilekçesi sunmadığını, dosyada hiçbir emek ve mesaisinin bulunmadığını, bu nedenle özellikle birleşen davada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2018/6782 Esas, 2019/6233 Karar sayılı ilamında da duruşmalara katılmayan, cevap dilekçesi sunmayan ve dosyada emek ve mesaisi bulunmayan vekil lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin kabul edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın vekalet ücretine ilişkin bölümünün kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Asıl dava, yat sigorta poliçesi kapsamında yangın sonucu teknede meydana gelen hasar bedelinin, birleşen dava ise aynı olay nedeniyle oluştuğu ileri sürülen değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesindir. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Birleşen davanın açıldığı 21.09.2023 tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı 17.830,00-TL'dir. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Somut olayda, birleşen davada 10.000,00-TL değer kaybı talebinin reddine ve davalı lehine 10.000,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği, davacı vekilinin birleşen davanın esasına ilişkin ret kararına yönelik bir istinaf itirazı ileri sürmeyerek yalnızca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretini istinafa konu ettiği anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi istenen vekalet ücreti tutarı 10.000,00-TL olup, birleşen dava tarihi itibariyle geçerli 17.830,00-TL istinaf kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Birleşen davada reddedilen 10.000,00-TL talep ile yargılama gideri niteliğindeki 10.000,00-TL vekalet ücretinin toplanarak kesinlik sınırının aşıldığının kabul edilmesi mümkün olmayıp, asıl davanın kabulüne ilişkin 68.000,00-TL tutarındaki hüküm de yalnız birleşen davadaki vekalet ücretine yöneltilen istinaf başvurusunun incelenebilir hale gelmesini sağlamayacağından, ilk derece mahkemesince kararın istinaf yolu açık olmak üzere verilmiş olması da miktar itibariyle kesin olan hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkı doğurmaz. Bu nedenle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazlarının esastan incelenmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davada hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun, kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve 352/1-b maddeleri uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin birleşen davada hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun, kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve 352/1-b maddeleri uyarınca istinaf dilekçesinin reddine, 2-İstinaf harcının talep halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/647, K. 2026/1631, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-647-e-2026-1631-k-eb191d26bb4b