İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/665 E. 2026/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/665
Karar No
2026/707
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/665 Esas KARAR NO :2026/707

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 30/11/2020

Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı dosyasında:

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2020 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülen asıl ve birleşen dosya davalarında yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket ("Franchise Veren") ile davalı ("Franchise Alan") arasından 10.11.2017 tarihli Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, franchise sözleşmesinin kanunda düzenlenmediğini, bu nedenle, doktrinde ve uygulamada franchise sözleşmesine ilişkin farklı tanımlar mevcut olduğunu, müvekkili şirket ve davalı Franchise Alan arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi de detaylı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin, Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü sürecinde sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde ifa ettiğini, davalı Franchise Alan Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan birçok yükümlülüğünü müvekkili şirketin iyi niyetli tüm uyarılarına rağmen birçok kez ihlal ettiğini, davalının sözleşme gereği tek taraflı fesih hakkı olmamasına rağmen ....Noterliğinden keşide edilen 18/09/2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile Franchise Sözleşmesini tek taraflı feshettiğini ve aynı ihtarnamede davalı tarafından haksız iddia ve taleplerde bulunulduğunu, taraflarınca ....Noterliğinin 23/09/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davalının süreklilik arz eden ve ticari ilişkide devam edilmesini Müvekkil Şirket acısından İmkansız hale getiren davranışlar nedeniyle, Franchise Sözleşmesini feshettiği ve tazminat talebinde bulunulduğu cevabını verdiklerini, davalının talep edilen tazminatı ödemediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın arabulucuya taşındığını ancak çözüme kavuşturulamadığını, davalının işyerinde yapılan denetimlerde franchise sözleşmesine aykırı olarak davrandığını, davalının işyerinde yapılan denetlemede bir önceki günden kalan ... satıldığı, gramaj standartlarına uyulmadığı, fiyatlandırmaya aykırı davranıldığı, genel temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı, gıda sağlığına ilişkin yükümlülüklerin ihlal edildiğini, mesai saatlerine uyulmadığını, son kullanma tarihi geçen ürünlerin kullanılmasının mümkün olmadığını ama davalının bu yükümlüğü ihlal ettiğinin belirlendiğini, bu kurallara riayet edilmemesi nedeniyle, üçüncü şahısların uğradığı tüm zararların (doğrudan veya dolaylı) Franchise Alan tarafından karşılanması gerektiği ve hiçbir gerekçe ile Franchise Veren'e rücu edilemeyeceğini, Franchise Alan, işletmesinin sağladığı hizmetlerin ifası esnasında doğrudan veya dolaylı olarak ortaya çıkan maddi ve manevi kayıp ve zararlardan, çalışanlara, hizmet sağlananlara, kamuya veya bunların mülklerine verilen zararlardan tek başına sorumlu olduğunu, bu zararların hiçbir gerekçe ile Franchise Veren'e rücu edilemeyeceğini, Üçüncü kişilerin uğradıkları zararı yasal yollarla Franchise Veren'den tazmin etmeleri halinde, Franchise Alan, Franchise Verenin üçüncü şahsa yaptığı tüm ödemeleri derhal nakden ve defaten faizi ile birlikte ödeyeceğini, Franchise Veren işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğini, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin yürürlük süresinin 20 yıl olduğu, müvekkili şirket, davalı Franchise Alan'ı franchise zincirine dahil ederken franchise sözleşmesinin yürürlükte kalacağı süreyi, mağazanın bulunduğu lokasyonu ve mağazanın özelliklerini dikkate alarak kar beklentisi ile sözleşmeyi akdettiğini, davalı Franchise Alan'ın sözleşmeyi ihlal etmesi ve ihlallerinde ısrarcı olması nedeniyle franchise sözleşmesinin (haklı nedenle) feshedilmesi müvekkili şirketi kar kaybına süreklediğini, 35 (otuz beş) ay içinde 153.367 TL kazanıldığını, müvekkilinin hak kaybının önüne geçilmesi için davalı taraf dinlenmeden derhal ve teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini belirterek, ihtiyati tedbir talebinin ivedilikle değerlendirilmesini, derhal teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı Franchise Alan'in menkul ve gayrimenkul mallarına üzerine tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500.000 TL (beş yüz bin Türk Lirası) tutarında tazminat ödemesinin mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödenmesini 50,000 TL (elli bin Türk Lirası) tutarında cezai şartın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl dosya davalı ... vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili uzunca süre Almanya'da ikamet ettiğini, orada ticaret ile uğraştığını, Türkiye'ye döndükten sonra da İstanbul'da yaşamaya başladığını, birikimini değerlendirebileceği bir işletme kurmak istediğini, bu girişim neticesinde dönerci açmaya karar veren müvekkili, davacı şirket ve şirketin yetkilileri ile görüştüğünü, ... ... markası altında franchise alan olarak çalışabileceği, çok gelir elde edeceği vaat edildiğini, davacı şirket ve dava dışı ..., müvekkilinden 330.000,00-TL para talep ettiğini, bu bedelin 300.000,00 TL'si müvekkile ve dava dışı ... adına kayıtlı olan banka hesabına gönderildiğini, müvekkili ikna edilmek için o dönem dava dışı ...'ın davacı şirket yetkilisi ve ortağı olduğuna ilişkin ekteki görseller müvekkile gösterildiğini, dava dışı ... ilgili tarihlerde davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve imza yetkilisi olduğunu, 30.000,00-TL ise daha sonra franchise giriş ücreti olarak talep edildiğini, müvekkilince davacı şirkete ödendiğini, bu hususun davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine keşide edilen .... Noterliği'nin 23/09/2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde Muhatap Franchise Sistemine giriş bedeli olarak müvekkil şirkete 30.000 TL ödeme yapmıştır ikrarı ile sabit olduğunu, müvekkili ücreti ödedikten sonra faaliyet göstereceği işyerine ilişkin olarak ... adresine ilişkin 01/11/2017 tarihli Kira Sözleşmesini akdettiğini, 01/11/2017 tarihli ve bu tarihten başlamak üzere davacı şirket ile ... ... Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, daha sonra ise müvekkile ikinci bir sözleşme gönderildiğini, müvekkili davacı şirket ile bu sözleşmeyi akdettiğini, davacı tarafın dayanağının aksine, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesi önceki tarihte davalı müvekkili tarafından feshedildiğini, bu sebeple davacının haklı sebeple feshe dayalı tazminat istemli huzurdaki davasının reddi gerektiğini, Franchise Sözleşmesi ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 18.09.2020 tarihli ihtarnamesi ile müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davacı tarafa ve davacı şirketin ilgili dönemdeki yetkilisi ...'a karşı ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı taraf, franchise alanın tek taraflı fesih hakkının olmadığını söyleyip kendilerince ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 23.09.2021 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini iddia ederek huzurdaki davayı açtığını, davacı taraf, tarafımızca haklı sebeple sözleşmenin feshi gerekçesine dayalı olarak ikame edilen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında feshimizin haksız olduğu gerekçesi ile tazminat talepli karşı dava ikame ettiğini, bu davada da feshi kabul ettiğini, davacının dava dilekçesi ile huzurdaki davanın kendisinin haklı sebeple feshine dayalı tazminat ile ceza-i şart istemlerine yönelik olduğu ancak aşağıda geniş olarak izah edileceği üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında ikame ettiği karşı dava da nazara alındığında, ilgili sözleşme davacının feshinden önce feshedildiğinden davacının bu gerekçesinin hukuka açıkça aykırı olduğu ve tümden reddi gerektiği tereddütsüz olduğunu, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin genel işlem koşulu niteliği taşıyan maddesine dayanarak gönderilen fesih ihtarı ve feshi geçersiz olduğunu, davacı tarafın iddia ve dayanaklarının aksine müvekkili tarafından gönderilen fesih ihtarı usule uygun olup taraflar arasındaki sözleşme, davacıdan daha önceki tarihte müvekkili tarafından ve ayrıca haklı sebeple feshedildiğini, müvekkili 330.000,00 TL tutarında ödemeyi yaptıktan sonra müvekkili ile davacı şirket arasında, 10.11.2017 tarihli sözleşmeye nazaran hükümlerinin nispeten Kanuna ve kişilik haklarına daha az aykırılık teşkil ettiği 01.11.2017 tarihli, 8 sayfa ve 14 maddeden oluşan sözleşme imzalandığını, aradan kısa bir süre geçtikten sonra güçlü konumda olan davacı franchise veren tarafından, 19 sayfa ve 35 maddeden oluşan tamamen franchise veren lehine düzenlenip franchise alana herhangi bir hak ve yetkinin tanınmadığı 10.11.2017 tarihli sözleşme imzalatıldığını, müvekkilinin franchise sözleşmesi için 330.000,00-TL ödeyerek kira sözleşmesini imzalayıp faaliyete geçmesini ardından, davacı franchise veren tarafından çok ağır şartlar taşıyan yeni bir sözleşme imzalatılması sözleşme maddelerinin genel işlem koşulu niteliği taşıdığını gösterdiğini, davacı tarafın ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 23.09.2021 tarihli ihtarnamesinde ve huzurdaki davada dayandığı sözleşmenin feshi maddesi, 28.madde olduğunu, sadece franchise verene tek taraflı ve haklı sebeple fesih hakkı tanıyan, 28.madde genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, 28.maddede sınırlı sayıda olmamak üzere 27 farklı halde franchise verene sözleşmeyi tek taraflı haklı sebeple fesih hakkı tanınmasına rağmen, 29. maddede franchise alana fesih hakkı tanınmaması da sözleşmenin genel işlem koşulu niteliği taşıdığını gösterdiğini, her sözleşme taraflarınca her zaman feshedilebilir ancak haksız olarak sözleşmeyi fesheden taraf bunun tazminat sonucuna katlanır, bu özel hukukun en temel ilkesi olan Sözleşme Özgürlüğü ilkesinin bir gereği olduğunu, müvekkili tarafından ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 18.09.2020 tarihli ihtarnamesi ile yapılan feshin varlığı sebebiyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından 18.09.2020 tarihli haklı sebeple fesih ihtarnamesi gönderilmesine rağmen, davacı taraf da 23.09.2020 tarihinde fesih ihtarnamesi göndererek huzurdaki davayı açtığını, fesih bozucu yenilik doğuran bir hak olup hüküm ve sonuçlarını muhatabın hakimiyet alanına ulaştığı anda geleceğe etkili olarak meydana getirdiğini, bu hakkın hak sahibinin tek taraflı irade beyanı ile kullanılır şarta tabi tutulamaz ve kullanıldıktan sonra geri alınamayacağını, taraflar arasındaki franchise sözleşmesi genel işlem koşulu niteliği taşımakta olup davacı tarafın tek taraflı ve haklı sebeple fesih hakkının düzenlendiğini, müvekkilinin tek taraflı fesih hakkının olmadığına ilişkin maddelerin yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, Franchise sözleşmesinin genel işlem koşulu niteliği taşıması ve her halükarda zaten haklı sebeplerin varlığı ile müvekkili tarafından sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle, davacının sonraki tarihte gönderdiği fesih ihtarı hükümsüz olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği üzere, franchise alanın tek taraflı fesih hakkının olmaması sebebiyle kendilerince haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğine ilişkin iddialar geçerliliği ve dinlenebilirliği olmayan iddialardır, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili tarafından ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 18.09.2020 tarihli ihtarnamesi ile yapılan feshin akabinde açtıkları ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini, davacı tarafın denetim hakkı kapsamında yaptığını iddia ettiği tespitler müvekkilinin imzasının olmadığı, tek taraflı düzenlenen, hiçbir geçerliliği ve dayanağı olmayan tespitler olduğunu, müvekkilinin sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair iddialar gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşmenin diğer hükümler başlıklı 35.maddesi ile franchise veren kayıtlarının kesin delil niteliğinde kabul edildiği ve denetim raporlarının kesin delil niteliğinde olduğuna ilişkin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın cezai şart talebi kabul edilmeyeceğini, cezai şarta ilişkin hükümler ahlaka ve kamu düzenine aykırılık ile giş niteliğinde olduğundan hükümsüz olduğunu, davacı tarafın cezai şart talebinin dayanağı hangi kontrol mekanizması ile tespit edildiği belli olmayan tek taraflı düzenlenen tutanaktan yani salt davacının beyanından oluştuğunu, cezai şart talebine konu ihlal ispat edilemediğini, reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın tazminat talebinin reddinin gerektiğini, davacının tazminat talebi, franchise sözleşmesinin müvekkili tarafından daha önce feshedilmiş olması sebebiyle reddedilmesinin gerektiğini, davacının tazminat talebi, dayanak sözleşme maddelerinin genel işlem koşulu niteliğinde ve yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olduğundan reddedilmesinin gerektiğini, davacı taraf, fesih ve tazminat iddiasına dayanak olarak franchise sözleşmesinin 28.maddesine dayanmakta olup, 28.maddede tek taraflı fesih hakkını düzenlediğini, bunların haklı sebeple fesih sebepleri teşkil ettiğini ve müspet zararın tazminini talep ettiğini, davacı tarafın dayandığı 28. ve 29.madde açıkça genel işlem koşulu niteliği taşımakta olduğundan yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olduğunu, davacı tarafın tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü vakıalar ispatlanamadığını, reddinin gerektiğini, 20 yıl süre ile düzenlenen franchise sözleşmesinin müvekkili kelepçelediği görülmekle sözleşme süresine ilişkin maddenin geçersiz olduğu sabit olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın feshinin haklı sebeple olduğu kabul edilse dahi davacının tazminat hesabına itiraz ettiklerini, davacının haksız ve hukuka aykırı her bir talebinin reddi ile davanın reddini talep etmiştir. ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı kararı ile ilgili dosya mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir. Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı dosyasında:

Davacı ... vekili dava dilekçesinde: Müvekkili uzunca süre Almanya'da ikamet ettiğini, orada ticaret ile uğraştığını, Türkiye'ye döndükten sonra da İstanbul'da yaşamaya başlamış ve birikimini değerlendirebileceği bir işletme kurmak istediğini, bu girişim neticesinde dönerci açmaya karar veren müvekkili davalı şahıs ve davalı şirketin yetkilileri ile görüştüğünü, ... ... markası altında franchise alan olarak çalışabileceği, çok gelir elde edeceği vaat edildiğini, müvekkili davalılara inandığını, davalılar, müvekkilinden 330.000,00 TL para talep ettiklerini, bu bedelinin 300.000,00-TL'si müvekkile ve davalı ... adına kayıtlı olan banka hesabına gönderildiğini, müvekkili ikna edilmek için o dönem ...'ın şirket yetkilisi ve ortağı olduğuna ilişkin ekteki görseller müvekkile gösterildiğini, ... ilgili tarihlerde şirketin yönetim kurulu üyesi ve imza yetkilisi olduğunu, bakiye 30.000,00 TL'si ise daha sonra franchise giriş ücreti olarak talep edildiğini, müvekkilce davalı şirkete ödendiğini, bu husus davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine keşide edilen .... Noterliği'nin 23/09/2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde Muhatap Franchise Sistemine giriş bedeli olarak müvekkili şirkete 30.000 TL (OtuzBinTürkLirası) ödeme yaptığı ikrarı ile sabit olduğunu, müvekkili davalılara ücretlerini ödediğini, faaliyet göstereceği işyerine ilişkin olarak ... Mahallesi ...Cadddesi No:.. Esenler/İstanbul adresine ilişkin 01/11/2017 tarihli Kira Sözleşmesini akdettiğini, müvekkili 01/11/2017 tarihli ve bu tarihten başlamak üzere davalı şirket ile ... ... Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkiline ikinci sözleşme gönderildiğini, müvekkili davalı ile bu sözleşmeyi akdettiğini, müvekkili hem sadece davalı şirketten sabit bedelle mal almaya zorlandığını, hem de sadece davalı tarafın tek taraflı olarak belirlediği sabit satış fiyatından mal satmasına izin verilmiş ve bu haksız uygulamalar neticesinde müvekkilin gelir elde etme imkanı tamamen ortadan kaldırıldığını, ürünlerde sürekli fahiş zamlar yapıldığını, piyasa rayicinin üzerinde rakamlar ile satılmaya başlandığını, yine sürekli ürün gramı arttırılarak müvekkilinin alması gereken malzeme sayısı ve maliyeti artış gösterdiğini, bununla birlikte sabit satış fiyatı zorunluluğu sebebiyle de müvekkili ilgili fiyatlardan işletmesinin bulunduğu bölgede satış yapamaz hale geldiğini, sürekli zarar etmeye başladığını, davalı yanca da malum olduğu üzere müvekkili ile aynı cadde üzerinde onlarca dönerci bulunmakta ve bu bölgede ilgili satış fiyatları yüksek kaldığını, bu rakamlara müşteri bulmak imkansız olduğunu, bunun bilindiğini, buna rağmen müvekkilinin sabit fiyattan satış yapmasına zorlanarak adeta mahvına sebebiyet verdiğini, davalı şirkete defalarca kez başvurmasına rağmen davalı şirket, müvekkilinin satış bölgesini korumadığını, davalının...şubesi tarafından müvekkilinin sokağına kadar online ve telefon ile sipariş teslimi yapılmakta bu hali ile zaten az olan müşteri çevresi neredeyse kaybolduğunu, bu yöndeki şikayetlere de davalı şirket cevap vermeyerek müvekkilinin satış imkanlarının ortadan kalkmasına adeta göz yumduğunu, pandemi döneminde ve yasakların yeni kalktığı tarihte müvekkiline sözleşme süresinin başından beri tanınan yaklaşık 5 bin Türk Lirası limitli kredi (açık hesap) uygulamasının bir anda kapatılıp tüm ürünlerin bedelleri peşin olarak talep edilmeye başlandığını, tek taraflı kampanyaları kapsamında müvekkilinin satış yapamadığı bilinmesine ragmen iradesi dışında tek taraflı ve zorla fazla dönerler gönderilip bedeli müvekkile yansıtıldığını, müvekkilinin iş yerine hukuka ve temel insan haklarına aykırı olarak davalı şirketçe izlenebilecek şekilde kamera sistemi kurulduğunu, bu ölçüsüz ve kanuna aykırı eylemin hiçbir kabul edilebilir tarafı olmadığını, müvekkilce buna itiraz edilmiş olmasına karşın müvekkili ... gönderilmemek ve ceza-i şart ile muhahatap bırakılmak ile tehdit edilerek zorla kamera sistemi kurulduğunu, muhasebe kayıtları incelendiğinde farklı dönemlerde müvekkile davalı şirketin haksız faturalar yansıttığı, davalının tek edim yükümlülüğü olan reklam giderini dahi müvekkile yansıtmaya çalıştığı ayrıca tüm bu haksız ve müvekkilinin mahvına sebebiyet veren eylemleri yetmezmiş gibi haksız ithamlar ile müvekkili suçlayarak aleyhine ceza-i şart bedelleri tahhakkuk ettirmeye başladığını, bütün bunlar ile birlikte ağır ve tek taraflı sözleşme, haksız diğer uygulamaları kapsamında müvekkili adeta para kazanamaz hale gelmiş, sürekli zarar eden bir işletmeye dönüştüğünü, müvekkilinin artık bu ilişkiye dayanması ve haksız eylemlere katlanma imkanı kalmamış adeta müvekkile ait işletme tükenip iflas noktasına geldiğini, müvekkili yanca, haklı sebebe dayalı olarak Franchise Sözleşmesi .... Noterliği'nin 18/09/2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile feshedildiğini, davalılar yönünden ayrı ayrı zorunlu arabulucuk başvurusu yapılmışsa da davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını, ...başvuru ve... dosya no.lu dosyadan, davalı şahıs ile ise ...Başvuru ve... dosya no.lu dosyadan anlaşmama son tutanağı imzalandığını, müvekkili tarafından davalı ...'a 300.000,00-TL ödendiği hususunda hiçbir ihtilaf olmadığını, yine bu bedelin ...'a ödenmesi şirket tarafından da telkin edildiğini, ...'a davalı şirketin yetkilisi ve ortağı olması sebebiyle güvenerek ödenmiş bir bedel olduğunu, davalı şirket tarafından keşide edilen .... Noterliği'nin 23/09/2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname çekildiğini, müvekkilinden tahsil edilen 300.000,00 TL bedelin hiçbir hukuki dayanağı olmadığı açıkça görülmekle haksız olarak müvekkilden alınan bu bedelin tamamının müvekkile iadesi gerektiğini, davalının haksız ve dayanaksız olarak müvekkili kayden borçlandırdığı tespit edildiğini, bu bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini, Franchise ilişkisi kapsamında çifte ücret yasağına aykırı olarak müvekkilinden iki kez ücret alındığını, davalı şirket tarafından tek ve zorunlu fiyat şartı hem sözleşmelerde hem de uygulamada müvekkiline haksız olarak dayatıldığını, davalı şirket tarafından zorunlu tedarik uygulaması getirildiğini, sürekli kendisinden satın alınacak ürün çeşit ve adetini arttırdığını, piyasa rayicinin üzerinde müvekkile satış yaparak kazanç elde etme imkanını bertaraf ettiğini, davalı şirket tarafından zorunlu kampanya indirim ve talep fazlası ürün gönderimi yapıldığını, zaten satış yapamayan ve zarar eden müvekkili bir de satamayacağı ürünü almaya zorlandığını, ayrıca reklam giderleri de yine müvekkile yansıtıldığını, müvekkile sözleşmenin ve ilişkinin en başından beri tanınan ve uygulanan cari hesap kredisi davalı tarafça ekonomi ve şartların en kötü olduğu dönemde tek taraflı olarak haksız şekilde kaldırıldığını, davalı tarafça müvekkilin satış bölgesi korunmadığını, davalı şirket müvekkilinin temel insanlık hakkı ve kişilik haklarını ihlal ederek 7/24 kamera ile izleme sistemi kurduğunu, yerine getirilmemesi halinde müvekkili ... vermemek ve sistemden çıkartmak ile tehdit ettiğini, davalı şirket tarafından gerçek dışı ve tek taraflı hukuksuz tespitler ile müvekkili sürekli ceza-i şart ve sözleşmenin feshi tehdidi altında bırakıldığını, tek taraflı ve müvekkili kelepçeleyen sözleşme ve haksız uygulamalar neticesinde müvekkili sürekli zarar eder hale gelmiş nihayetinde sözleşmenin sürdürülme imkanı ortadan kalktığını, müvekkilin işletmeyi ve sözleşmeyi devretmesine de imkan tanınmayarak açıkça müvekkile hiçbir çıkış ve zarardan kurtulma yolu tanınmadığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin çalışma alanının 7/24 izlenmesi ve buna ilişkin sistem kurulması, kaldırılması talep edilmesi karşılığında işinin devamı, sözleşme ve ceza-i şart ile tehdit edilip uygulamaya devam edilmesi açıkça kişilik hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, müvekkilinin özel hayatının gizliliği ve çalışma hayatı ile özgürlüğünün alenen kısıtlanmış olması sebebiyle müvekkiline 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini, davalılara haksız ve dayanaksız olarak müvekkili tarafından ödenen 300.000,00 TL'nin şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile müvekkile iadesini, davalı şirketin haksız olarak açık hesap kapsamında tahsil ettiği 3.415,93 TL'nin davalı şirketten tahsili ile müvekkile iadesini, davalı şirkete ödenen 30.000,00 TL franchise giriş ücretinin fesih sonrası bakiye döneme ilişkin müvekkili alacağının kısmına karşılık şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini, davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile haksız uygulamaları sebebiyle müvekkilinin uğradığı maddi zararlara ilişkin HMK md. 107 gereğince belirsiz alacak davası açtıkların davanın kabulünü, müvekkilinin uğradığı manevi zararlara ilişkin 30.000,00 TL tazminatın davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde: Davalı ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş (bundan sonra "Müvekkil Şirket" olarak anılacaktır) Hızlı Hazır Yemek ("Fast Food") sektöründe tanınmış marka olarak tescilli ... ... markası altında franchise zinciri üzerinden hizmet verdiğini, müvekkili şirketin bugün itibariyle; İstanbul, Bursa, Kocaeli, Zonguldak, Bolu, Yalova, Kayseri, Karabük, Trabzon ve Ordu illerinde olmak üzere 153 (yüz elli üç) franchise şubesi bulunduğunu, Franchise Sözleşmesi kanunda düzenlenmediğini, bu nedenle, doktrinde ve uygulamada franchise sözleşmesine ilişkin farklı tanımlar mevcut olduğunu, kuşkusuz, uygulamada konusuna, tarafların ihtiyaçlarına, hukuki ve iktisadi beklentilerine göre farklı franchise ilişkileri kurulması da ortak bir tanımda birleşilmesini zorlaştırdığını, müvekkili şirket ile davacı arasında 10.11.2017 tarihli Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü sürecinde sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde ifa ettiğini, davacı Franchise alan, Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan birçok yükümlülüğünü müvekkil şirketin iyi niyetli tüm uyarılarına rağmen birçok kez (ısrarla ve suiniyetle) ihlal ettiğini, davacı Franchise Alan tarafından müvekkili şirkete devir bedeli veya sistem giriş bedeli olarak hiçbir ödeme yapılmadığını, ödendiği iddia edilen 300.000 TL ,davacı franchise alan, dava dilekçesinde davalı ...'a 300.000 TL tutarında bir ödeme yaptığını iddia ettiğini, davacı Franchise Alan bu tutarı müvekkili şirkete ödemediğini, münhasıran diğer Davalı ...'a ödediğini kabul ettiğini, ödemenin yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarın, hangi amaçla yapıldığı, hangi tarihte yapıldığı ve ne şekilde yapıldığı hususundaki açıklamalar diğer Davalı ... tarafından cevaplandırmasının gerektiğini, davacı Franchise Alan, dava dilekçesinde önce yaptığını iddia ettiği ödemeyi diğer davalı ...'a yaptığını mahkeme huzurunda ikrar ettiğini, sonra, diğer davalı ...'a yaptığını iddia ettiği ödeme ile müvekkili şirket arasında bağlantı kurmaya çalıştığını, davacı Franchise Alan, yaptığını iddia ettiği ödemeyi diğer davalı ...'a ...'ın, müvekkil şirketin ortağı, yönetim kurulu üyesi ve imza yetkili olduğu için yaptığını belirtmekte ve müvekkili şirket tarafından kendisine davalı ...'a ödeme yapması için telkinde bulunulduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya bu yönde bir telkinde bulunulmadığını ve/veya davacı Franchise alandan diğer davalı ...'a veya kendisine herhangi bir ödeme yapılmasını talep etmediğini belirttiklerini, davacı, dava dilekçesinde müvekkili şirket tarafından kendisine ... ... markası altında çalışılması halinde (franchise alınması halinde) kar vaadinde/yüksek gelir vaadinde bulunduğunu iddia etttiğini, bu iddianın da asılsız olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir franchise alana kar vaadinde/yüksek gelir vaadinde bulunmadığını belirtmek istediklerini, davacının bu iddialarını kanıtlayabilecek bir delil ibraz etmediği/edemediği de görüldüğünü, davacının bu iddiaları hukuken hiçbir dayanağı olmayan, suiniyetli ve asılsız iddialar olduğunu, müvekkili şirket, hukuken sadece diğer davalı ...'ın müvekkili şirketin unvanının veya kaşesinin altına şirket imza yetkilisi olarak attığı imzalardan sorumlu olduğunu, dava konusu olay da ise diğer davalı ..., müvekkili şirket'in imza yetkilisi olarak (Müvekkil Şirketi temsil ve ilzam edecek şekilde) hareket etmediğini, dava dilekçesinde ödendiği iddia edilen, 300.000 TL (üç yüz bin Türk LİrasıJ'nın iadesi hususunda talep yapılırken davalıların müteselsil sorumluluğundan söz edildiğinden bu başlık altında zorunlu olarak müteselsil sorumluluk hallerine ve teselsül karinesine değinmemiz gerektiğini, anonim şirketler ile hissedarları ve/veya yönetim kurulu üyeleri ve/veya imza yetkilileri arasında teselsül ilişkisi bulunmadığını, Kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan teselsül halleri; Türk Medeni Kanunu'nda, Borçlar Kanunu'nda ve Türk Ticaret Kanunu'nda detaylı olarak düzenlendiğini, davacı Franchise Alan, franchise sistemine dahil olmak için müvekkili şirkete 30.000 TL (otuz bin Türk Lirası) tutannda ödeme yaptığını iddia ettiğini, Franchise sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olduğunu, davacının 300.000 TL tutarındaki iade talebinin reddini, davacının sistem giriş bedelinin (30.000 TL üzerinden) fesih sonrası dönemine ilişkin bakiye iade talebinin reddini, davacının 3.415.93 TL'lik carinin iade talebinin reddini, davacının maddi tazminat talebinin reddini, davacının 30.000 TL tutarındaki manevi tazminat talebinin reddini, fazlaya İlişkin hakları saldı kalmak kaydıyla şimdilik, 1.000,00 TL (bin Türk Lirası) tutarında karsı davanın (haksız fesih nedeniyle uğranılan müspet zarar (kar kaybı dahil) nedeniyle tazminat davası) mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile ödenmesini, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda 30.11.2020 tarihinde açılan 2020/665 Esas Numaralı tazminat ve cezai şart davası ile huzurdaki davanın birleştirilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili dava dilekçesine karşı cevap dilekçesinde: Davacı tarafın beyan ve iddiaları maddi gerçeğe aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, davalı şirket tarafında verilen müvekkilinin aleyhine olan beyanlar ve ikrarlar müvekkili bağlamayacağını, müvekkili, davalı ... A.Ş. ile davacı ... arasında ki sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı taraf müvekkili ile diğer davalıyı aynı davada taraf olarak göstermiş olduğunu, müvekkili davanın konusu Franchise Sözleşmesinde taraf olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ile diğer davalı ... A.Ş. arasında ki uyuşmazlık franchise sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkiline yöneltilen iddiaların tamamı işyerinin devri ile ilgili olduğunu, dava dilekçesinde sonuç ve talep kısmında da müvekkilinden talep edilen alacak kalemleri ile diğer davalıdan talep edilen alacak kalemleri ayrı ayrı tutulduğunu, taraflar arasında ki hak ve borçlar ortak olmadığını, yapılan işlemler ortak bir işlem olmayıp ayrı ayrı işlemler olduğunu, her taraf kendi kişiliği adına ve yararına hareket ettiğini, vakıalar ve hukuki sebepler farklı olduğunu, ortada zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı olmadığını, müvekkilinin davacı ile diğer davalı ... A.Ş. arasında sözleşmeden kaynaklı oluşan uyuşmazlılarla ilgili bir taraf olma durumu olmadığı gibi müvekkilinin şahsi olarak, diğer tarafların franchise sözleşmesinden kaynaklı sorunlarından sorumluluğu olamayacağını, diğer davalı ... A.Ş.'nin de müvekkili şahsı adına ve yararına yapmış olduğu işlemlerden de sorumluluğu doğal olarak olmayacağını, diğer davalı ... A.Ş.'nin ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, müvekkilinin ayrı bir gerçek kişiliği olduğunu, müvekkili ile diğer davalı şirketin eylemlerinin birlikte değerlendirilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, husumet itirazları doğrultusunda davanın tefrik edilmesini talep ettiklerini, müvekkili ile davacı arasında ticari bir işlem yapılmadığını, davanın konusu ticari bir işlem olmadığını iş bölümü ve görev bakımından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yapılan işlemler ortak bir işlem olmayıp ayrı ayrı işletmeler olduğunu, her taraf kendi kişiliği adına ve yararına hareket ettiğini, vakıalara ve hukuki sebepler farklı olduğunu, ortada zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı olmadığını, bu durumda ihtiyari dava arkadaşlığı koşulları da oluşmadığını huzurda açılan işbu davaya iş bölümü ve görev bakımından itiraz ettiklerini, dosyanın müvekkili açısından tefrik edilmesini, görevsizlik kararı verilmesini, müvekkilinin adresinin Çekmeköy/ İstanbul, davacının adresi Küçükçekmece/ İstanbul olduğunu, davacının ikametgahına göre ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, müvekkilinin adresine göre İstanbul Anadolu Adliyesi yetkili olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki hukuki uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme olmadığını, öncelikle bu davaya yetki yönündende itiraz ettiklerini, görev bakımından itirazlarının kabul edilmesi halinde yetkili mahkeme Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerine dosyanın tefrik edilerek gönderilmesini, görev bakımından itirazları kabul edilmemesi halinde yetki bakımından işbu davaya bakmakla yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine dosyanın tefrik edilerek gönderilmesini, davacı ile müvekkili arasında yapılan işlem, taraflar arasında ki bir ticari işten kaynaklı olmadığını, müvekkili, davacının kiraladığı ve ... ... yüzyıl şubesi olarak işlettiği işyerini, davacıdan önce aynı adreste aynı şube olarak işleten işletme sahibi ...'tan 275.000 TL bedel ile devraldığını, bu devir bedeli ...'un ...A.Ş.'de ki hesabına eft ile açıklama kısmına ... ... Yüzyıl Şube ödemesi yazılarak ödendiğini, ayrıca ... A.Ş. ... İstanbul Şubesi ... seri nolu 52.000 TL bedelli ve ... ... Bankası A.Ş. Şişli Şubesi ... seri nolu 92.150 TL bedelli müvekkilinin alacaklısı olduğu ve ciroladığı çekler ...'a verilmiş-teslim edildiğini, bu ödemeler çek bilgileri-suretleride alınarak-belirtilerek bir protokole dökülerek şahit alınarak ve devir protokolü olarak imza altına alındığını, müvekkili ...'tan bedelini ödeyerek devraldığı dükkanı-işyerini daha sonra davacı ...a 300.000 TL karşılığında devrettiğini, davacının yapmış olduğu ödeme dekontunda da zaten bu ödemenin devir bedeli olduğu açıkça yazılı olduğunu, müvekkili franchise giriş bedeli olarak hiçbir ödeme almadığını, davacı satış yapmaya hazır kurulu dükkanı-işyerini devraldığını, daha sonra ... A.Ş. ile de franchise sözleşmesi imzalayıp devraldığı ve kiraladığı dükkanı işletmeye başladığını, müvekkili kiralanan dükkanın devir işlemlerinde kendi şahsı adına hareket ettiğini, devir işlemlerinde ... A.Ş.'nin hiçbir dahiliyeti ve taraf olma durumu olmadığını, müvekkili diğer davalı ... A.Ş.'yi temsilen herhangi bir devir almadığını, devir işleminde bulunmadığını, davacı ...a işyerini devrederken işletme içerisinde yapılan tadilat ve onarım masraflarınıda ekleyip taraflar arasında mutabık kalınan 300.000 TL devir bedeli karşılığında davacıya işyerini devrettiklerini, davacıda bunun üzerinde davalı ... A.Ş. ile franchise sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre iş yerini tacir olarak işletmeye başladığını, bundan sonraki süreçlerde taraflar arasında müvekkili ... bakımından herhangi bir şahsi ilişki veya müvekkilinin şahsını bağlayan bir ilişki söz konusu olmadığını, müvekkili, davacının diğer talepleriyle hiçbir alakası ve bağlantısı olmadığını, davacının iddia ettiği gibi müvekkili tarafından kendisine çok gelir elde edeceği ve kar vaadinde bulunulmadığını, müvekkili bir zamanlar ortağı ve yetkilisi olduğu diğer davalı ... A.Ş. adına da doğal olarak temsilen hareket ettiği işlemler yaptığını, bu işlemler şirket adına şirketin kayıtlarında da kayıtlı olan işlemler olduğunu, bunun dışında müvekkilinin şahsi işlemleri şirketi bağlamadığını, şirketin tüzel kişiliği adına yapılan işlemlerde müvekkili bağlamadığını, şirket adına temsilen işlemler yapması ticari hayatın olağan akışında olması gereken bir durum olduğunu, fakat davacının iddia ettiği devir bedeli-işlemi şirket adına yapılan bir işlem olmadığını, müvekkili davalıdan franchise sözleşmesine istinaden iddia edildiği gibi 330.000 TL talep etmediğini, davacı tarafından müvekkilinin hesabına, davacının işletmek için kullanacağı adresinde ki işyerinin devir bedeli olarak 300.000 TL ödeme yaptığını, bu ödeme franchise sözleşmesine istinaden yapılan bir ödeme kesinlikle olmadığını, ödeme dekontunun açıklama kısmında da görüleceği üzere şube devir bedeli yazdığını, sözleşme ile ilgili bir ödeme olmadığını, hiçbir tacir veya işletme sahibi daha önce işlettiği veya devraldığı bir işyerini, hazır kurulu daimi müşterisi olan bir yeri hiçbir bedel almadan başka bir şahısa devretmez, teslim etmeyeceğini, bu şekilde işyeri devir işlemleri normal ticari hayatın içerisinde olan işlemler olduğunu, bu durum zaten ticari hayatın olağan akışında olduğunu, davacı kendisi zaten yeni bir işyeri bulup kiralasa, iç dekorasyon bakım onarım vesaire masraflar yapsa bunun bedeli dahi yüksek meblağlar tutacağını, davacı sadece devir bedeli ödeyerek hem hazır müşterisi olan bir işyerini devralmış hemde hiçbir masraf yapmadan işyerini kullanmaya başladığını, müvekkili işyeri için hiçbir ödeme ve masraf yapmamış gibi yansıtıldığını, bu durumları yani önceki işletenden işyerinin ... tarafından bedeli karşılığında devir alındığını, bu ödemelerinde ona istinaden yapıldığını davacıda bildiğini, haksız olarak yapmış olduğu ödemeyi sözleşme bedeli gibi yansıtmaya çalıştığını, franchise giriş bedelleri o kadar yüksek rakamlar olmadığını, müvekkili kendisinden önce işletilen işyerini devir aldığı ...'a 275.000 TL ödediğini, müvekkili bu ödemeyi sözleşmeye istinaden alsaydı ...'a ödemeler yaptığını, davacının beyanları ve iddiları sözleşme ilişkisi ile bağdaşmadığını, sözleşme ilişkisine dair uyuşmazlıklarda müvekkili taraf olmadığını, müvekkilinin yetkili olduğu dönemlerde devir olarak alınan şubelerde işletme-şube hazır kurulu olduğu için ek bir ücret alınmadığını, eğer davacı yeni bir şube almak isteseydi yeni bir işyerinin herşeyiyle hazırlanıp kurulması için gerekli masraflar ve franchise giriş bedeli talep edilebileceğini, davacı zaten hazır kurulu bir işyerini devraldığı için ayrıca firanchise giriş bedeli ödemediğini, müvekkile yapılan ödemenin franchise bedeli olmadığını, davacı yapılan ödemenin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını iddia etmişsede zaten dekontun açıklama kısmına devir bedeli yazıldığını, bu işlemin hukuki kaynağı işyerinin devir bedeli olduğunu, davacı tarafın 300.000 TL bedelin müvekkili ...'a, diğer davalı şirket tarafından telkin edilerek ödendiği iddiası haksız ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davacı bu bedeli ... adresindeki dükkanı-işyerini kullanmak adına devir bedeli olarak ödediğini, bu ödemenin sözleşme ile hiçbir ilgisi olmadığını, sözleşme ile ilgisi olsaydı açıklamaya devir bedeli yazmayacaklarını, müvekkile yapmış olduğu ödeme franchise bedeli değildir, işyeri devir bedeli olduğunu, davalının da bu durumu bildiğini, müvekkilinin devir işlemi ile ilgili işlemleri şahsi işlemleri olduğunu, kendini bağlayacağını, şirket adına yapmış olduğu işlemler ise şirketi bağlayacak işlemler olduğunu, davacı tarafın bu yöndeki talep ve iddialarını kabul etmediklerini, davacının diğer davalı ... A.Ş. İle ilgili diğer talepleriye ilgilide müvekkili karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında ileri sürülen uyuşmazlıklarda taraf ehliyeti olmadığını, şirketin ayrı bir tüzel kişiliği olup müvekkile diğer bu taleplerin yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olmadığını, bu nedenle Franchise Sözleşmesinden ve sözleşmenin feshinden kaynaklı uyuşmazlıklar vesair diğer konularda müvekkili taraf olmadığından ve şahsi olarak sorumluluğu ve bilgisi de doğal olarak olmayacağından ayrıntılı olarak açıklama yapılmayacağını, davacının franchise sözleşmesinden kaynaklı ve diğer tüm talep ve iddialarını reddettiklerini, bu taleplerin muhatabı diğer davalı ... A.Ş. Olduğunu, müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu işlemlerde yasaya ve usule aykırı bir işlem olmadığını, manevi tazminatın şartları oluşmadığını müvekkili ile davacı arasında yapılan devir işleminde davacı ile müvekkili arasında mutabık kalınan devir ücreti ödendiğini, bu durumda tarafların maddi ve manevi zararlarından bahsedilemeyeceği gibi manevi tazminatın şartları da oluşmadığını, husumet itirazlarının kabulü ile müvekkili yönünden davanın tefrik edilmesini, görevsizlik kararı verilmesini, yetki itirazları bakımından göreve yönelik itirazları doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesi halinde dosyanın davacının ikametgahına göre Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesini, görevsizlik itirazlarının reddedilmesi halinde yetki itirazları doğrultusunda dosyanın davacının ikametgahına göre ... Asliye Ticaret Mahkeme'lerine gönderilmesine karar verilmesini, davacının müvekkilinden talep edilen devir bedeli ve diğer maddi ve manevi tüm taleplerinin ayrı ayrı reddini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı ... vekili cevap dilekçesinde: Davalı taraf, taraflarınca haklı sebeple sözleşmenin feshi gerekçesine dayalı olarak ikame edilen mahkemeniz dosyasında feshinin haksız olduğu gerekçesi ile tazminat talepli karşı dava ikame ettiklerini, bu davada feshi kabul edildiğini, ilgili sözleşme davalının feshinden önce feshedildiğini davalının savunmalarına itibar edilemeyeceği ve tümden reddi gerektiği tereddütsüz olduğunu, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin genel işlem koşulu niteliği taşıyan maddesine dayanarak davalı tarafça gönderilen fesih ihtarı ve feshi geçersiz olduğunu, Franchise Sözleşmesinde franchise alanın tek taraflı fesih hakkının olmaması sebebiyle müvekkilinin fesih ihtarının geçersiz olduğunu, davalı tarafça sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğine ilişkin ihtarname gönderildiği belirtildiğini, davalı tarafın iddia ve dayanaklarının aksine müvekkili tarafından gönderilen fesih ihtarı usule uygun olup taraflar arasındaki sözleşme, davacıdan daha önceki tarihte müvekkili tarafından ve ayrıca haklı sebeple feshedildiğini, müvekkili 330.000,00 TL tutarında ödemeyi yaptıktan sonra müvekkili ile davalı şirket arasında, 10.11.2017 tarihli sözleşmeye nazaran hükümlerinin nispeten Kanuna ve kişilik haklarına daha az aykırılık teşkil ettiği 01.11.2017 tarihli, 8 sayfa ve 14 maddeden oluşan sözleşme imzalandığını, aradan kısa bir süre geçtikten sonra güçlü konumda olan davalı franchise veren tarafından, 19 sayfa ve 35 maddeden oluşan tamamen franchise veren lehine düzenlenip franchise alana herhangi bir hak ve yetkinin tanınmadığı 10.11.2017 tarihli sözleşme imzalatıldığını, müvekkilinin Franchise Sözleşmesi için 330.000,00 TL ödeyerek kira sözleşmesini imzalayıp faaliyete geçmesini ardından, davalı franchise veren tarafından çok ağır şartlar taşıyan yeni bir sözleşme imzalatılması sözleşme maddelerinin genel işlem koşulu niteliği taşıdığını gösterdiğini, davalı tarafın ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 23.09.2021 tarihli ihtarnamesinde ve İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı davasında dayandığı sözleşmenin feshi maddesi, 28.maddedir. Ancak sadece franchise verene tek taraflı ve haklı sebeple fesih hakkı tanıyan, 28.madde genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, her sözleşme taraflarınca her zaman feshedilebilir ancak haksız olarak sözleşmeyi fesheden taraf bunun tazminat sonucuna katlanır, bu özel hukukun en temel ilkesi olan Sözleşme Özgürlüğü ilkesinin bir gereği olduğunu, davalı taraf 300.000,00 TL'nin iadesine ilişkin müvekkilinin diğer davalı ...'dan işletme devraldığını iddia etmekle birlikte ispat yükünü yerine getiremediğini, davalı şahıs müvekkilden 300.000,00 TL aldığını ikrar ettiğini, bu hususta bir ihtilaf olmadığını, her iki davalı da bu bedelin franchise sözleşmesi kapsamında alınmadığını beyan etmekte bileşik ikrar kuralları doğrultusunda yeni bir iddia sunarak devir bedeli olarak alındığını beyan ettiklerini, bu durumda davalı şahsın bu iddiasını ispatla mükellef olduğu aksi takdirde hukuki dayanaktan yoksun olarak müvekkilinden tahsil edilen bedelin tümden iadesine karar verilmesi gerektiği aşikar olduğunu, davalı şahısça müvekkile bir ticari işletme devredildiği iddia edildiğini, dosyaya sunduğu tek kalem bir devir konusu eşyaya ilişkin delil olmadığını, müvekkili tarafından işletme boş olarak kiralandığını, müvekkilinin kayden borçlandırılmasına ilişkin cevaplarındaki iddiaları gerçekliği bulunmayan, sadece beyandan ibaret iddialardan olduğunu, diğer davalı ... ile müvekkili arasında devir anlaşması bulunmadığını, davalı taraf, var olmayan devir anlaşmasının cari hesabı kapatma şartına bağlı olduğunu iddia ettiğini, davalı tarafın bu cevabının, gerçeğe aykırı ve ispattan uzak bir beyan olduğu sabit olduğunu, davalının tedarik rakamlarının gerçekten tespitinin de bilinemeyeceğini, tüm ürünlerin piyasa rayicinin olduğunu bu sebeple kendi tek taraflı oluşturduğu excell tabloları ile içeriklerini kabul etmediklerini, bu tablolardan dahi davalının sayısız ek ürün yaratıp herşeyi kendi tekeli ile sattığı, fiyatlarının piyasa rayicinin çok üstünde olduğu ve %20-%25 kar marjı uyguladığı apaçık görüldüğünü, en son çıkardığı ürünlerden olan Efsane Sos'ların kendi beyanına göre %15 kar marjı ile satışının yapıldığı görüldüğünü, tek taraflı olarak ürün çıkarıp, yüksek kar marjı ilezorla satıp kendi karına kar ekleyen davalı tam olarak böyle böyle müvekkilinin mahvına sebebiyet verdiğini, davalı taraf bu kısımdaki açıklamalarında sürekli Franchise Sözleşmesinin 2020 versiyonundan bahsettiğini, davalı tarafın sadece bu beyanı dahi davalı tarafça Franchise Sözleşmelerinin önceden ve tek taraflı olarak hazırlandığını ve franchise alanlara imzalatıldığına, giş niteliğinde olduğuna ilişkin iddiamızı desteklendiğini, müvekkilinden sistem giriş ücreti alınmadığına dair davalı savunmalarının gerçeğe aykırı olduğu bir kez daha davalının ikrarı ile ortaya çıktığını, davalı taraf bu beyanı ile, sistem giriş ücreti ve malzemelerin franchise verenden alınarak çifte ücret yasağına aykırı davranıldığına ilişkin iddiamızı desteklediklerini, davacı tarafın sözleşmenin diğer hükümler başlıklı 35.maddesi ile Franchise veren kayıtlarının kesin delil niteliğinde kabul edildiği ve denetim raporlarının kesin delil niteliğinde olduğuna ilişkin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı/karşı davacı taraf, franchise alan müvekkilinin tek taraflı fesih hakkının olmadığını iddia etmekte ve buna ilişkin dava açtığını belirtmekte ancak usulen feshimiz geçerli kabul edilse dahi sebeplerinin haklı sebep teşkil etmediğini de iddia ettiklerini, sözleşmenin feshinde ilişkin maddelerinin genel işlem koşulu niteliği taşıdığını ve yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olduğunu, 20 yıl süreli olduğu yazan franchise sözleşmesinde olağan fesih hakkının bulunmadığının düşünülmesi, TMK md. 27 gereğince kişilik hakkının ihlali anlamına geleceğini, bu sebeplerle franchise alan müvekkilinin fesih hakkı bulunmakta olduğunu, dava dilekçemizde belirttikleri tüm sebeplerle franchise sözleşmesi feshedildiğini, yargı kararı ve doktrin görüşleri ile açıkça ifade edildiği üzere temel bir hukuk ilkesi olan fesih sonrasında müspet zarar istenemeyeceği izah edilmiş olmakla bu gerekçe ile karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise karşı dava davacısı tarafından zararının ispatına ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, dayanaksız zarar talebinin reddinin gerektiğini, asıl davanın kabulüne, dava/karşı davacının açtığı davanın reddine reddini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Asıl davada, taraflar arasındaki franchise sözleşmesi nedeni ile davalı tarafından işletilen işletmede davalının sözleşme yükümlülüklerine uyup uymadığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği, bu feshin geçerli olup olmadığı, davalı tarafından yapılan feshin geçerli olup olmadığı, davacı tarafın talep ettiği tazminat ve cezai şartın talep edilebilme koşullarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilir ise miktarlarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmıştır. Birleşen davada, tarafların arasındaki uyuşmazlık konusunun davacının Francise ilişkisi kapsamında ödediğini belirttiği 36.415,93-TL nin dava dilekçesinde belirtilen kısımlarla davalılardan tahsiline ilişkin olduğu anlaşıldı. Asıl ve birleşen dosyada davacıların dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdikleri görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 22.02.2024 tarihli raporda: "Dosyaya mübrez belgelerden sözleşmenin öncelikle davalı tarafından keşide edilen 18.09.2020 tarihli davalı tarafından ise 23.09.2020 tarihli ihtarname ile feshedildiğinin müşahede edildiği, feshin, niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğini haiz olması hasebiyle fesih iradesinin muhataba ulaşması ile sonuçların doğduğu, dolayısıyla bu noktada sözleşme ilişkisinin davalı tarafından .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile keşide edilen 18.09.2020 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiğinin düşünüldüğü, her ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşmede, sözleşmenin davalı tarafından feshedilemeyeceğine dair hüküm bulunsa da sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa dahi haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabileceği, her ne kadar davalının fesih ihtarnamesinde "Davalıdan başlangıçta giriş bedeli olarak sözleşmeye de aykırı olacak şekilde 300.000,00 TL bedel tahsil edildiği" iddia edilmişse de anılan bedelin davacı ... tarafından tahsil edildiğine ilişkin bir bilgiye rastlanılamadığı, ahde vefa ilkesi uyarınca taraflar arasındaki hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla sözleşme hükümlerine riayet edilmesinin temel amaç olduğu, dolayısıyla ahde vefa ilkesi gereği borçlu edimini üstlendiği şekilde, bir başka deyişle sözleşmeye bağlı olarak ifa etmekle yükümlü olduğu, hâl böyle olunca taraflar arasındaki sözleşmede ürün ve malzemelerin franchise verenden alınacağına dair hükmün bulunduğu hususu nazara alındığında davalının "bütün ilişki boyunca ... ve diğer yan malzemelerin de davacıdan alınması zorunlu tutularak ve bu yolla davalıya zorunlu satış yapılarak davacı tarafından ücretlerin alınmaya devam edildiği, bu eylemin açıkça "iki kez ücret yasağına" aykırılık teşkil ettiği" "Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin yine Rekabetin Korunması Hakkında Kanun 2002/2 sayılı Tebliğ'e aykırı olarak 20 yıl süre ile akdedildiği, davalının sözleşme içinde fesih hakkı tanınmadığı, ağır ve hukuka aykırı rekabet yasağı ve ağır tek taraflı ceza-i şartlar ile davalının adeta "kelepçelendiği" ve davalının ağır şartlar ile mahkum edildiği" ve "Davalının işyerine haksız olarak izlenebilecek şekilde kamera sistemi kurulduğu, bu ölçüsüz ve kanuna aykırı eyleminizin hiçbir kabul edilebilir tarafı olmadığı ve davalı tarafından buna itiraz edilmiş olmasına karşın, davalıya ... gönderilmemek ve ceza-i şart ile muhatap bırakılmak ile tehdit edilerek zorla kamera sistemi kurulduğu, davacı tarafça davalının, çalışanlarının ve müşterilerinin her an izlenilmesinin Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun başta olmak üzere özel hayatın gizliliği ve kişilik haklarının ihlali niteliğinde olduğu" yönünde ileri sürdüğü fesih sebeplerinin haklı sebebe dayanmadığının düşünüldüğü, öte yandan fesih ihbarnamesinde ileri sürülen "Muhasebe kayıtları incelendiğinde farklı dönemlerde davalıya haksız faturalar yansıtıldığı, tek edim yükümlülüğünü olan reklam gideri yansıtmaya çalışıldığı ayrıca tüm bu haksız ve davacının mahvına sebebiyet veren eylemler yetmezmiş gibi haksız ithamlar ile davalıyı suçlayarak aleyhine ceza-i şart bedelleri tahakkuk ettirildiği, bütün bunlar ile birlikte ağır ve tek tarafı sözleşme, haksız diğer uygulamalar kapsamında davalının adeta para kazanamaz hale gelmiş, sürekli zarar eden bir işletmeye dönüştüğü, davalının artık bu ilişkiye dayanması ve haksız eylemlere katlanma imkanının kalmadığı adeta davalıya ait işletmenin tükenip iflas noktasına geldiği" yönündeki zarar iddiaları kapsamında heyetimizce yapılan incelemelerde Sayın Mahkeme tarafından verilen yerinde inceleme yetkisi ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtları için davalı şirketin kapalı olması nedeni ile vekilinin adresinde randevu verildiği, ancak inceleme öncesi talep edilen belgeler defterler liste halinde sunulmuşsa da firmanın sadece 2019 yılı ticari defterlerinin ibraz edildiği, ancak inceleme günü yazılı olmadığından tespit yapılamadığı, yapılan toplantıda ... firmasının ticari kayıtlarının mali müşavir ofisinde kayıt altına alındığı ve mali müşavirin vefat ettiği, defterlere ulaşma çabalarının yeterli olmadığının izah edildiği, Sayın vekillere defterlere ulaşılması halinde tekrar gelmekte hiçbir sakınca görülmediği ifade edilmiş olsa da ticari defterler için tekrar haberdar edilmediğinden tespit yapılamadığı, davacının ileri sürdüğü sebeplerinin incelenmesi neticesinde ise 18.10.2019 tarihli denetimde; bir önceki günden kalmış ... satıldığının tespit edildiğini ve tutanağa geçirildiği ve bu durumun davacı şirket tarafından davalıya Franchise Sözleşmesini ihlal eden edimlerine ilişkin SMS gönderildiğini ve .... Noterliği'nden 24.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 21.02.2020 tarihli denetimde; davalı tarafından gramaj standartlarına ve fiyatlamalara aykırı davranıldığının tespit edildiğini ve bu durumun davacı şirket tarafından davalıya SMS gönderildiğini ve .... Noterliğinden 27.02.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 16.08.2020 tarihli denetimde; davalı tarafından gramaj standartlarına aykırı davranıldığının tespit edildiğini ve tutanak altına alındığı ve bu durumun davacı şirket tarafından davalıya Franchise Sözleşmesini ihlal eden edimlerine ilişkin SMS gönderildiğini ve .... Noterliği'nden 01.09.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 19.08.2020 tarihli denetimde; genel temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı ve gıda sağlığına ilişkin Franchise Sözleşmesinden ve ilgili yasadan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlal edildiğinin tespit edildiğini ve tutanak altına alındığı ve bu durumun davacı şirket tarafından davalıya Franchise Sözleşmesini ihlal eden edimlerine ilişkin SMS gönderildiğini ve .... Noterliği'nden keşide edilen 01.09.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 09.09.2020 tarihli denetimde; gıda sağlığına ilişkin Franchıse Sözleşmesinden ve ilgili yasadan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlal edildiğinin tespit edildiğini ve tutanak altına alındığı ve bu durumun davacı şirket tarafından davalıya Franchise Sözleşmesini ihlal eden edimlerine ilişkin SMS gönderildiği, 21.09.2020, 22.09.2020, 23.09.2020 ve 24.09.2020 tarihli denetimde; mağazanın kapalı olduğu tespit edildiği ve tutanak altına alındığı hususları nazara alındığında sözleşmenin asıl dosya davalısı franchise alan tarafından haklı sebeple feshedilmediği ve davacı franchise veren tarafından ileri sürülen ve tespit edilen sebeplerin ise cezai şart ve kar mahrumiyeti talebinde bulunulabileceği kanaatini oluşturduğunun ifade edilebileceği, hâl böyle olunca sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanmayacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle gerek cezai şart gerekse de kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olacağı, somut ihtilafta davacı tarafından 10.000 USD tutarında cezai şart talep hakkı bulunduğu, söz konusu cezai şart tutarının Türk Lirası karşılığının 78.300,00 TL olduğu, anılan tutarın 50.000,00 TL'lik kısmının cezai cezai şartın tahsili talebinde bulunulduğu, bu açıklamalardan sonuçla Sayın Mahkemece sözleşme ilişkisinin davalı tarafından haklı sebebe dayanmaksızın sona erdirildiği kanaatinde olunması durumunda davacının sözleşmede kararlaştırılan 10.000 USD tutarında cezai şart alacağını talep edebileceği, ancak HMK m. 26 uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği bu bedelin 50.000,00 TL olabileceği, Franchise Sözleşmesinin 10.11.2017 tarihli imza ile başlamış olup davacı tarafından .... Noterliği tarafından düzenlenen 18.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sona erdiği, sözleşmenin süresi 20 yıl olup erken süresinden önce fesih edilen dönem 17 yıl 1,5 aya denk geldiği, bu sürenin ise 205,5 aya denk geldiği, bu noktada Sayın Mahkemece davacının müspet zarar talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimalinde favacının " (6) aylık " makul bir süre için talep edebileceği yoksun kalınan (6) aylık kar miktarı (1.222,50 x 6=) 7.335,00 TL olarak hesaplandığı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. "şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 05.11.2024 tarihli raporda; " Kök raporda belirtildiği üzere taraflar arasında münakit 10.11.2017 t. franchise sözleşmesi çerçeve sözleşme olarak sürekli bir borç ilişkisi doğurmakla birlikte içeriğinde taraflar arasında yapılacak ya da yapılacağı varsayılan münferit alım - satım sözleşmelerini kapsar. Bu nedenle salt çerçeve sözleşmenin başlangıç ve sona erme tarihini esas alarak farazi bir hesap yapılması reel / gerçek zararı aşar ve hakkaniyete uymayan sonuçlar doğuracağının düşünüldüğü, bu itibarla nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava dilekçesi ile sözleşmenin kullanılmayan 205,5 aylık kısmı için talep edilen müspet zarar tutarının 251.223,75 TL na (şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL), Davacının, (6) aylık makul süre için talep edebileceği müspet zarar tutarının ise 7.335,00 TL na isabet ettiği, bununla beraber davacı vekilinin talebi doğrultusunda Sayın Mahkeme tarafından kabulü ihtimaline göre sözleşmenin feshi ile 25.02.2024 tarih aralığında aynı lokasyonda yeni bir şube açılamadığı beyanının kabulüne göre 6 yıl 3 ay 6 gün (75,5 ay ) ( aylık süre için müspet zarar tutarının 92.298,75 TL tutara isabet ettiği, hesaplanmıştır.. "şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişi heyetinden alınan 03.07.2025 tarihli ek raporda: "Davalının Franchise Alan olarak sözleşmeden kaynaklı bir tekel hakkının bulunmadığı, Franchise Veren davacının davalının satış bölgesini koruma gibi bir yükümlülüğü olmadığı, nitekim, Franchise Alanın bölgesinde tekel hakkına sahip olmadığı, bu yönden haklı fesih sebebi oluşturmadığı, kamera takılma amacının denetleme amaçlı olduğu, Madde içeriğinden kamera ile izlenecek çalışanlara bilgi vermesi ve çalışanlardan yazılı muvafakat alması gerektiği aynı zamanda herkesin görebileceği şekilde kamera sistemi ile izlendiğinin belli eden bir yazı asılacağının belirtildiği, Franchise Veren'in sözleşmeden kaynaklı denetim yükümlülüğü kapsamında Franchise Alan'ın mağazasının kamera ile izlendiği, dolayısıyla, özel hayatı ihlal etmediği ölçüde kamera ile izlenebileceği, bu yönden haklı fesih sebebi oluşturmadığı, Franchise Veren'in sözleşmeden kaynaklı denetim yükümlülüğü kapsamında Franchise Alan davalının denetlenebileceği, bu denetimlerin haber vermeden de yapılabileceği, denetim yapma hakkının tek taraflı olarak Franchise Veren'de olduğu, nitekim, Franchise Alan'ın denetime itiraz etme hakkına da sahip olmadığı, dolayısıyla, davalının hiçbir dayanağı olmayan denetlemeler olduğu savunmasının sözleşmeden kaynaklı olduğu bu yönden haklı fesih sebebi oluşturmadığı, sözleşmede ürün bedellerinin peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, buna karşılık Franchise Alan taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu belirttiği, Sayın Mahkemece taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin ticari teamül haline geldiği, bu ilişkinin sonlandırılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğu, taraflar arasında oluşan güven ilişkisini zedelediği kanaatine varılırsa haklı fesih sebebi olarak ifade edilebileceği, şayet Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı delil olduğu, sözleşmede cari hesaba ilişkin bir düzenleme olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide ücretinin tamamını, ürünlerin kendisine teslimi anında nakden ve defaten ödenmesi şeklinde esas olduğuna dair kanaate varılırsa fesih sebebinin haklı olmadığı ifade edilebileceği, davalı şirketin kendi tek taraflı iradesi ile ürün veya ambalaj çeşidi getirmekte, zorunlu olarak müvekkile kar marjı ile satmakta, kendi karını arttırmakta ancak müvekkilin satış fiyatlarını kısıtlayarak kar elde edemez noktaya getirene kadar maliyetini yükselttiği savunması bakımından fiyat politikalarının belirlenmesinin sözleşmeden kaynaklı olarak Franchise Veren'de olduğu, dolayısıyla, bu hususun da haklı fesih sebebi olmadığı, fakat, şayet Mahkemece Franchise Veren'in satış fiyatlarını belirleyerek Franchise Alan'ın kar elde edememesine yol açmasının haklı fesih nedeni olduğu kanaatine varılırsa haklı fesih sebebi olduğu, Mali Değerlendirme Yönünden: Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında kök rapordan farklı bir tespite ulaşılmamakla beraber; kök raporda belirtildiği üzere taraflar arasında münakit 10.11.2017 tarihli franchise sözleşmesi çerçeve sözleşme olarak sürekli bir borç ilişkisi doğurmakla birlikte içeriğinde taraflar arasında yapılacak ya da yapılacağı varsayılan münferit alım - satım sözleşmelerini kapsar. Bu nedenle salt çerçeve sözleşmenin başlangıç ve sona erme tarihini esas alarak farazi bir hesap yapılması reel / gerçek zararı aşar ve hakkaniyete uymayan sonuçlar doğuracağının düşünüldüğü, bu itibarla nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava dilekçesi ile sözleşmenin kullanılmayan 205,5 aylık kısmı için talep edilen müspet zarar tutarının 251.223,75 TL na (şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL), Davacının, (6) aylık makul süre için talep edebileceği müspet zarar tutarının ise 7.335,00 TL na isabet ettiği, bununla beraber davacı vekilinin talebi doğrultusunda Sayın Mahkeme tarafından kabulü ihtimaline göre sözleşmenin feshi ile 25.02.2024 tarih aralığında aynı lokasyonda yeni bir şube açılamadığı beyanının kabulüne göre 6 yıl 3 ay 6 gün (75,5 ay ) ( aylık süre için müspet zarar tutarının 92.298,75 TL tutara isabet ettiği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. "şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 07.04.2026 tarihli raporda: "Davalının Franchise Alan olarak sözleşmeden kaynaklı bir tekel hakkının bulunmadığı, Franchise Veren davacının davalının satış bölgesini koruma gibi bir yükümlülüğü olmadığı, nitekim, Franchise Alanın bölgesinde tekel hakkına sahip olmadığı, bu yönden haklı fesih sebebi oluşturmadığı, kamera takılma amacının denetleme amaçlı olduğu, Madde içeriğinden kamera ile izlenecek çalışanlara bilgi vermesi ve çalışanlardan yazılı muvafakat alması gerektiği aynı zamanda herkesin görebileceği şekilde kamera sistemi ile izlendiğinin belli eden bir yazı asılacağının belirtildiği, Franchise Veren'in sözleşmeden kaynaklı denetim yükümlülüğü kapsamında Franchise Alan'ın mağazasının kamera ile izlendiği, dolayısıyla, özel hayatı ihlal etmediği ölçüde kamera ile izlenebileceği, bu yönden haklı fesih sebebi oluşturmadığı, Franchise Veren'in sözleşmeden kaynaklı denetim yükümlülüğü kapsamında Franchise Alan davalının denetlenebileceği, bu denetimlerin haber vermeden de yapılabileceği, denetim yapma hakkının tek taraflı olarak Franchise Veren'de olduğu, nitekim, Franchise Alan'ın denetime itiraz etme hakkına da sahip olmadığı, dolayısıyla, davalının hiçbir dayanağı olmayan denetlemeler olduğu savunmasının sözleşmeden kaynaklı olduğu bu yönden haklı fesih sebebi oluşturmadığı, sözleşmede ürün bedellerinin peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, buna karşılık Franchise Alan taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu belirttiği, Sayın Mahkemece taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin ticari teamül haline geldiği, bu ilişkinin sonlandırılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğu, taraflar arasında oluşan güven ilişkisini zedelediği kanaatine varılırsa haklı fesih sebebi olarak ifade edilebileceği, şayet Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı delil olduğu, sözleşmede cari hesaba ilişkin bir düzenleme olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide ücretinin tamamını, ürünlerin kendisine teslimi anında nakden ve defaten ödenmesi şeklinde esas olduğuna dair kanaate varılırsa fesih sebebinin haklı olmadığı ifade edilebileceği, davalı şirketin kendi tek taraflı iradesi ile ürün veya ambalaj çeşidi getirmekte, zorunlu olarak müvekkile kar marjı ile satmakta, kendi karını arttırmakta ancak müvekkilin satış fiyatlarını kısıtlayarak kar elde edemez noktaya getirene kadar maliyetini yükselttiği savunması bakımından fiyat politikalarının belirlenmesinin sözleşmeden kaynaklı olarak Franchise Veren'de olduğu, dolayısıyla, bu hususun da haklı fesih sebebi olmadığı, fakat, şayet Mahkemece Franchise Veren'in satış fiyatlarını belirleyerek Franchise Alan'ın kar elde edememesine yol açmasının haklı fesih nedeni olduğu kanaatine varılırsa haklı fesih sebebi olduğu, B. Mali Değerlendirme Yönünden: Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında kök rapordan farklı bir tespite ulaşılmamakla beraber; Kök raporda belirtildiği üzere taraflar arasında münakit 10.11.2017 tarihli franchise sözleşmesi çerçeve sözleşme olarak sürekli bir borç ilişkisi doğurmakla birlikte içeriğinde taraflar arasında yapılacak ya da yapılacağı varsayılan münferit alım - satım sözleşmelerini kapsar. Bu nedenle salt çerçeve sözleşmenin başlangıç ve sona erme tarihini esas alarak farazi bir hesap yapılması reel / gerçek zararı aşar ve hakkaniyete uymayan sonuçlar doğuracağının düşünüldüğü, bu itibarla nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava dilekçesi ile sözleşmenin kullanılmayan 205,5 aylık kısmı için talep edilen müspet zarar tutarının 251.223,75 TL na (şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL), Davacının, (6) aylık makul süre için talep edebileceği müspet zarar tutarının ise 7.335,00 TL na isabet ettiği, bununla beraber davacı vekilinin talebi doğrultusunda Sayın Mahkeme tarafından kabulü ihtimaline göre sözleşmenin feshi ile 25.02.2024 tarih aralığında aynı lokasyonda yeni bir şube açılamadığı beyanının kabulüne göre 6 yıl 3 ay 6 gün (75,5 ay ) ( aylık süre için müspet zarar tutarının 92.298,75 TL tutara isabet ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.. "şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; Asıl dava yönünden: Dosya içeriğinden bulunan bilgi ve belgeler ile tanık beyanları kapsamında, bilirkişi raporunda da yapılan tespitler uyarınca, davalının Franchise sözleşmelerini ihlal ettiğine ait Denetim Tutanaklarına tarih ve içeriklerine göre; 18.10.2019 tarihli denetimde; bir önceki günden kalmış ... satıldığının tespit edildiği, 21.02.2020 tarihli denetimde; davalı tarafından gramaj standartlarına ve fiyatlamalara aykırı davranıldığının tespit edildiği, 16.08.2020 tarihli denetimde; davalı tarafından gramaj standartlarına aykırı davranıldığının tespit edildiği, 19.08.2020 tarihli denetimde; genel temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı ve gıda sağlığına ilişkin Franchise Sözleşmesinden ve ilgili yasadan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlal edildiğinin tespit edildiği, 09.09.2020 tarihli denetimde; gıda sağlığına ilişkin Franchıse Sözleşmesinden ve ilgili yasadan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlal edildiğinin tespit edildiği, 21.09.2020, 22.09.2020, 23.09.2020 ve 24.09.2020 tarihli denetimde; mağazanın kapalı olduğu tespit edildiği, yapılan bütün tespitlerin tutanak altına alındığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme gereği borçlu edimini sözleşmeye bağlı olarak ifa etmekle yükümlü olduğundan, bahse konu tutanaklar nazara alındığında davalının, taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterdiği anlaşılmakla, bu eylemler sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup, sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve buna bağlı olarak davacının sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği, davacının sözleşmenin haklı feshi sebebiyle gerek cezai şart gerekse de kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olacağı kanaatine varılmıştır.

Maddi tazminat yönünden: Franchise Sözleşmesinin 10.11.2017 tarihinde başlamış ve davacı tarafından .... Noterliği tarafından düzenlenen 18.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sona ermiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin süresi 20 yıl olarak düzenlenmiş olup, fesih ihtarnamesinin tebliğ tarihi de dikkate alındığında süresinden önce fesih edilen dönem 17 yıl 1,5 ay olduğu,, bu sürenin ise 205,5 aya denk geldiği, davacının müspet zarar talebinde bulunabileceği, davacının aynı bölgede başka bir bayi bulabileceği süre olarak bilirkişilerce belirlenen 6 aylık sürenin mahkememizce de makul olduğu kabul edilerek yerinde görülmüştür. Buna göre de bilirkişi hesabına göre " (6) aylık " makul bir süre için talep edebileceği yoksun kalınan (6) aylık kar miktarı (1.222,50 x 6=) 7.335,00 TL olarak hesaplanmış ve bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. Cezai şart yönünden

Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının 10.000,00 USD cezai şart talep etme hakkı bulunmaktadır. Dava dilekçesinde ise 50.000,00 TL cezai şart bedeli talebinde bulunulmuştur. TBK 26 ve 27. Maddelerine göre taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde serbestçe belirleyebilirler. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arasındaki sözleşmede TBK'nun 27.maddesinde belirtilen kesin hükümsüzlük halleri mevcut olmadığından, sözleşme tarafların özgür iradeleri ile akdedildiğinden (Yargıtay HGK'nun 2016/19-496 esas ve 2016/574 karar sayılı kararı ) TBK 26. Maddesindeki sözleşme serbestliği uyarınca, cezai şarta hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmayacaktır. Yargıtay 19. HD'nin 20/04/2011 tarih ve 2011/3982-5325 esas ve karar sayılı kararında vurgulandığı gibi, cezai şartın tarafların tacir olması nedeniyle tenkisi mümkün değil ise de, BK 182/son maddesine göre tarafın ekonomik olarak mahvına sebep olması halinde, cezai şartın kısmen veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilir. Mahkememizce dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları, sözleşmenin ihlalinin davalı tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmiş olması, davacı ...'ın feshinin haklı görülmesi, talep edilebilecek cezai şart miktarı ve talep olunan cezai şart miktarı hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın zarar durumu halinde olduğu belirlenmiş ise de 50.000,00 TL olarak talep edilen miktarın uygun ve yerinde olduğu, tenkisini gerektirecek bir durum olmadığı kanaati ile 50.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Birleşen dosyadaki asıl dava yönünden; davalı birleşen dosya davacı ... vekilinin defterlerinin incelenmediği itirazı üzerine ihtaratlı olarak inceleme günün verilerek defterlerin ibrazı istenilmiş, inceleme gününde de ibraz edilmemiştir. Bilirkişilerce yapılan ve mahkememizce de dosya içeriğine göre yerinde kabul edilen tespitlere göre, Davalı birleşen davacı ... tarafından ...'a yapıldığı iddia edilen 300.000 TL tutarındaki ödemenin yapıldığında dair herhangi bir delil olmadığı, 300.000 TL'lik ödemenin devir bedeli olduğu, Davalı birleşen davacı tarafından yapıldığı iddia edilen 30.000 TL tutarındaki ödemenin ...'a yapıldığında dair herhangi bir delil olmadığı ve ödemenin ispat edilemediği, Sistem Giriş Ücretinin iade edilmeyeceği hususunda Franchise Sözleşmesinde açık hüküm olduğu, Franchise Sözleşmesi uyarınca, tüm mal ve malzemelerin Franchise Veren ... tarafından alınmasının Franchise Sözleşmesinde düzenlendiği ve fesih için haklı neden oluşturmayacağı, Franchise veren ...'ın "Denetim "Hakkının" Franchise Sözleşmesinde düzenlendiği ve denetim yapılmasının fesih için haklı neden oluşturmayacağı, Kamera Sistemi ile denetim yapılmasının Franchise Sözleşmesinde düzenlendiği, bu denetim yönteminin amacına uygun ve sınırlı şekilde kullanıldığı ve bu suretle; Kamera Sistemi ile şubelerin denetlenmesinin fesih için haklı neden oluşturmayacağı, ... tarafından haksız borç kaydedildiğine dair bir veri tespit edilmediği, bu iddianın ispat edilemediği ve fesih için haklı neden oluşturmayacağı, zarar iddiasının, haksız fatura kesildiği iddiasının ve zorunlu reklam maliyeti yansıtıldığı iddiasının defter ve muhasebe kayıtları sunulmadığı ve ayrıca bir delil de ibraz edilmediği için ispat edilmediği ve haklı neden oluşturmayacağı, Franchise Alan' ...ın, Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan bir tekel hakkı olmadığı ve tekel hususundaki açıklamaların fesih için haklı neden oluşturmayacağı, Franchise Sözleşmesinde ürün bedellerinin peşin alınacağının açıkça düzenlendiği ve cari hesap ilişkisini gösteren bir delil olmadığı, ürünlerin peşin satışının yapılmasının fesih için haklı neden oluşturmayacağı, Franchise Sözleşmesinde ...'ın tek taraflı ürün ve ambalaj çeşidi geliştirme hakkı olduğu ve yine Franchise Sözleşmesinde ...'ın fiyat politikasını belirleme hakkının olduğu, bu nedenle ürün ve ambalaj hususundaki açıklamaların fesih için haklı neden oluşturmayacağı, netice olarak Davalı/Karşı Davacı ...ın fesih nedenlerinin "haklı neden" olmadığı ve yapılan feshin "haksız fesih" niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, birleşen dosyadaki asıl dava reddedilmiştir. Birleşen davadaki karşı dava yönünden; Karşı dava dilekçesi içeriğinde de bizzat belirtildiği üzere, birleşen dosyadaki karşı dava, birleşen dosyadaki asıl davada talep olunan ...ın haklı fesih talebi yerinde görülürse diye talep edilmiş olup, asıl dosyada davacı ...'ın feshini haklı gördüğümüz için karşı davadaki tazminat talebi reddedilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, a-7.335,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-50.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Fazlaya ilişkin 492.665,00 TL'lik tazminat talebinin reddine, a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.916,55 TL harçtan davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 9.392,63 TL harçtan mahsup edilerek fazlaca yatırılan 5.476,08 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, b)Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 9.392,63 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 9.447,03 TL'nin yatırılan harçtan iadesine karar verilen 5.476,08 TL'lik kısım düşüldükten sonra kalan 3.970,95 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, c)Davacı tarafından yapılan 16.770,00 TL (posta ve bilirkişi kök ve ek rapor ücretleri) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 1.748,20 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, ç)Davalı ... tarafından yapılan 31.883,70 TL (posta ve bilirkişi kök-ek rapor ücretleri) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 28.559,97 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı ...a ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, d)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki (13/3 maddesi de gözetilerek) esaslara göre belirlenen 45.000,00,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f)Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 1.182,40 TL'sinin davacı taraftan, 137,60 TL'sinin davalı ...dan tahsili ile hazine adına irad kaydına, B-BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDAKİ ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-Asıl davanın reddine, a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 677,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan 57,50 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c)Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ç)Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 36.415,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, d)Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, C-BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDAKİ KARŞI DAVA YÖNÜNDEN 1-Karşı davanın reddine, a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik 672,70 TL harcın davalı-karşı davacı ...'dan tahsili ile hazine adına irat kaydına, b)Davacı-karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ...'dan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/665, K. 2026/707, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-665-e-2026-707-k-c07c663db036