İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/114 E. 2026/803 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/114
- Karar No
- 2026/803
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/114 Esas KARAR NO : 2026/803
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Davalı/Borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatılmış, söz konusu ilamsız icra takibine borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Davalı/Borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olarak yapılmış olup, davacı/alacaklı müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amaçlıdır. Şöyle ki;Davalı/Borçlu ile müvekkil şirket arasında ticari alışveriş gerçekleşmiş olup, söz konusu ticari alışverişler neticesinde, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde takip tarihi itibariyle, alacaklı müvekkil şirketin, davalı/borçlu taraftan icra takibine konu ettiğimiz cari hesap (açık hesap) alacağından kaynaklı olarak 744.540,95-TL olup, bu nedenle davalı/borçlunun takibe, borca, işlemiş işleyecek faizlere, faiz türüne ve takibin davalı/borçlunun takibe, borca, işlemiş işleyecek faizlere, faiz türüne ve takibin ferilerine yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetlidir. İzah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla;davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptaliyle, takibin devamına karar verilmesine, işleyecek faizleri ve ferileri ile birlikte takibe konu alacağın davalıdan tahsiline,davalının itirazı kötü niyetli ve müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amaçlı yapıldığından davalı/borçlu aleyhine takip tarihindeki asıl alacak üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 16/03/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır.Her ne kadar müvekkil ile davacı taraf arasında ticari ilişki bulunsa da müvekkilimin ticari ilişki bağlamında herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkilin sorumlu olduğuna ilişkin iddianın kabulü mümkün değildir. Nitekim davacı tarafça da müvekkilin böyle bir borcu olduğuna ilişkin ve bu borcun hangi ticari alım satımdan ne şekilde kaynaklandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmuş değildir.Asla Borcun Kabulü Anlamına Gelmemekle Birlikte Alacak Kalemlerinin Davacı Tarafça Açıklanması Gerekmektedir.Başlatılan takipte gönderilen ödeme emri ile birlikte takibe dayanak belgeler tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Yine yukarıda izah ettiğimiz üzere davacı tarafça işbu borcun varlığına ilişkin herhangi bir belge sunulmuş değildir. Borcun varlığını ve müvekkilimin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından söz konusu alacağın neye istinaden talep edildiği tarafımızca anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davacının alacak kalemlerini tek tek açıklaması ve buna ilişkin dayanak bilgi ve belgeleri Sayın Mahkemeye ibraz etmesi gerekmektedir. Gerekirse bu hususta davacının ticari defterlerinin de incelenmesini talep ederiz. Nitekim yapılan incelemede böyle bir borcun bulunmadığı sübuta erecektir.İşbu Davayı Kabul Ettiğimiz Anlamına Gelmemekle Birlikte Temerrüde Düşürülmeden Müvekkilimden Faiz ve Diğer Feriler Talep Edilemez.Yukarıda izah ettiğimiz üzere müvekkilimin bir borcu dolayısıyla bu borçtan herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle asıl borcun geçerliliğine bağlı olan, feri nitelikteki faiz vb. hesaplanması ve talep edilmesi mümkün değildir. İzah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, davacı aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini ...."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İlgili vergi dairelerine müzekkere yazarak tarafların 2025 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir SMMM bilirkişi ile 30/04/2026 günü saat 14:30 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri, ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına, karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 21/05/2026 tarihli raporunda özetle;"davacının incelenen 2025-2026 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfina haiz olduğu, davalılın talebe ve akabinde tekrar taleplerin hatırlatılmasına rağmen incelemeye ticari defter ve belge sunmadığından, davalının ticari defter ve belgelerinin incelenemediği, davacının ticari defter kayıtlarında tespit edilen 744.540,95 TL. bakiyeye alacağına konu ettiği 4 adet faturayı davalıya “GİB E-Fatura Sistemi” üzerinden tanzim ve teslim ettiği, husumete konu ettiği 4 adet e-fatura içeriği “...” malzemeyi e-ırsaliye ile davalıya “GİB E-İrsaliye Sistemi” teslim ettiği, e-irsaliyelere davalının itirazının olmadığı tespit edildiğinden davacının, davalıdan; 21.10.2025 icra takip tarihi itibariyle; 744.540,95 TL. alacağı olduğu tespit edildiği;davacının, davalı aleyhine 21.10.2025 icra takibi yaptığı ... İcra Müdürlüğü... E icra dosyası ile talep ettiği; 744.540,95 TL. ana para talebinin yerinde olduğu, 67.722,20 TL İşlemiş Faiz talebinin ise işbu bilirkişi raporunun 5.3.başlığında yapılan izahatler sebebiyle yerinde olmadığı, 21.10.2025 icra takip tarihinden itibaren 744.540,95 TL. asıl alacak için reeskont faizi talebinin yerinde olduğu..."rapor edilmiştir. Mahkememizin 07/07/2026 tarihli ara karar ile;"1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15‘i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının borç tutarı (dava değeri 744.540,95 TL) ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE,2-İhtiyati haciz talep edenin haksız çıktığı taktirde İ.İ.K.’nın 259. md gereğince karşı taraf ve üçüncü şahısların bu karar nedeniyle uğrayacakları zararı ödemek zorunda olduğuna,"karar verilmiştir. Mahkememizin 15/09/2026 tarihli duruşma ara kararı ile,"Taraf vekillerine talepleri üzerine sulh görüşmelerini sürdürmek üzere gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi halde tahkikat aşamasının tamamlanarak sözlü yargılama ve karar aşamasına geçileceğinin ihtarına," karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20’ sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, 12/10/2026 tarihinde; "Mahkemeniz dosyasında, gördüğümüz lüzum üzerine davadan feragat ediyoruz. İşbu dosyanın kesinleşmesi akabinde bakiye gider avansı/ harç iadesinin aşağıda yazılı banka hesabına gönderilmesini talep etmekteyiz.Açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davadan feragat talebimizin kabulüne, dosyanın kesinleşmesi akabinde artan gider avansı ve harçların aşağıda bilgileri yer alan hesaba gönderilmesine karar verilmesi..." yönünde feragat beyanı içeren dilekçe sunmuştur. Davalı vekili, 12/10/2026 tarihinde; "Sayın mahkemeniz davacı yanca ikame edilmiş olan davada, karşı yanca yapılan feragati kabul ettiğimizi beyan eder, karşı yandan herhangi vekalet ücreti, yargılama gideri talebimiz bulunmadığını Sayın Mahkeme'ye bildiririz. Feragate ilişkin işbu beyanın kabulü ile, feragate bağlı olarak davanın reddine, kararın kesinleştirilmesine akabinde kullanılmayan gider avansının tarafımıza iadesine karar verilmesi..." yönünde dilekçe sunmuştur. HMK'nın 307. Maddesi,"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklindeki hükmü, 309. Maddesi, "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. "şeklindeki hükmü ve aynı kanunun 310/1 maddesi ise, "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." şeklindeki hükmü amirdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının açmış olduğu davadan feragat ettiği, davacı tarafın açtığı davadan HMK'nın 307. ve 309. maddesine uygun feragat beyanının aynı yasanın 311. maddesine göre kesin hükmün hukuki neticelerini ortaya koyduğu ve kesin delil niteliğinde olduğu anlaşılmakla vaki feragat nedeni ile HMK 307 ila 312 maddeleri ve HMKnın 26. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre; davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacağı, AAÜT 6 – (1) maddesi uyarınca anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur düzenlemeleri uyarınca yargılama giderleri hüküm altına alınmıştır. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00 TL harcın peşin alınan 8.653,58 TL'den mahsubu ile fazla yatan 8.165,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davalı vekili tarafından sunulan 12/10/2026 tarihli dilekçe gözetilerek davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi.13/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır