Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2699 E. 2026/2174 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2699
Karar No
2026/2174
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2026/2699

KARAR NO:2026/2174

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:28/08/2026

NUMARASI:2026/314 Esas - 2026/687 Karar

DAVA:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:22/10/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 05.04.2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde ... Caddesine döndüğü esnada ... sevk ve idaresindeki... plakalı araca sol arka kısmından çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu ve ehliyetsiz olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde... plakalı araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, ... plakalı aracın maddi hasarı için kasko sigortacısı ... A.Ş. Tarafından 180.417,47 TL tutarında ödeme yapıldığını, ... plakalı araç malikinin araçtaki değer kaybının tazmin edilmediğinden bahisle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ilamı ile başvurana 19.11.2024 tarihinde 50.891,42 TL ödendiğini, kaza neticesinde hasara uğrayan... plakalı araç için müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminatının sigorta ettirenden rücuen tazmin şartları oluştuğundan müvekkili şirketçe ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte 366.398,31 TL üzerinden rücuen tahsili talebiyle İstanbul 34.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, ancak davalı/borçlu taraf haksız olarak icra takibine itiraz etmiş ve takip durduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; önelikle zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının davasına dayanak teşkil ettiği müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün yetersiz ehliyete sahip olduğu iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafça dava açılana kadar müvekkili şirkete iletilmeyen ehliyet, cevap dilekçesi ekinde ibraz edildiğini, bu hususun açıkça dava açılmasına sebebiyet verildiğinin göstergesi olduğunu, şirketin, yeterli ehliyetinin varlığı halinde davalıya karşı işbu davayı ikame etmeyeceğinin açık olduğunu, davalı tarafın ehliyeti ibraz etmek için davanın açılmasını beklemesi iyiniyet barındırmadığını, müvekkilinin dava açmak zorunda bırakılması karşısında bir de yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuki olmadığı gibi hakkaniyetli de olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.HMK’nın 307. maddesine göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nın 309 ve 310. maddelerine göre davadan feragat; dava hakkında verilen kararın kesinleşmesine kadar her zaman yapılabilir ve feragat davayı neticelendiren tek taraflı hukuki işlemlerden olup karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. HMK’nın 311/1. maddesine göre ise feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracaktır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesine göre, hükmedilen vekalet ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Tarifenin 6. maddesine göre ise anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.HMK'nın 326/1. maddesine göre; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Bu nedenle davanın reddi halinde dava açılmasına sebebiyet veren davacı taraf yargılama giderlerinden sorumlu olacağından davacı vekilinin dava tarihindeki haklılık durumuna göre vekalet ücretinden sorumlu olmadıkları yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2699, K. 2026/2174, T. 28.08.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2699-e-2026-2174-k-c2c87922caeb