İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/779 E. 2026/1029 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/779
Karar No
2026/1029
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/779 Esas KARAR NO : 2026/1029

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/11/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti'nin maliki olduğu ... plakalı araç müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Söz konusu araç 21.11.2024 tarihinde ... önünde park halinde iken binanın en üst katında bulunan davalıya ait ve davalının kullanımında olan caraskala (ağır yükleri kaldırmak için kullanılan kaldırma ekipmanı) takılı sepetin düşmesi nedeniyle araçta maddi hasar meydana gelmiştir. Söz konusu kaza nedeniyle sigortalı araç tam hasarlı olarak kabul edilmiş ve aracın hasarlı haline 1.258.600,00 TL sovtaj uygulanmak suretiyle sigortalıya aracın rayiç bedeli olan 1.915.000,00 TL ödenmiştir. Netice olarak davalının sebep olduğu bu hasar nedeniyle toplam 656.400,00 TL zarar meydana gelmiş ve söz konusu zarar müvekkil şirket tarafından tazmin edilmiştir. Müvekkil şirket tarafından ödenen tazminatın işlemiş faizi ile birlikte tazminat yükümlüsü olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Davalının itirazı haksız ve dayanaksızdır. Sigortalı aracın hasara uğramasına ve tazminat ödenmesine neden olay davalının sorumluluğundaki calaskalın çalışması sırasında bu alete takılı olan demir profilden üretilen sepetin sigortalı aracın üzerine düşmesi nedeniyle meydana gelmiştir. Bu nedenle davalı meydana gelen zarardan sorumludur. Emsal yargıtay kararlarının bulunduğunu, Dava konusu uyuşmazlıkta meydana gelen olay neticesinde araçta oluşan hasarın varlığı ve miktarı ekspertiz raporu ile tespit edilmiştir. Haksız fiillerde temerrüt tarihinin haksız fiilin meydana geldiği tarih olduğu TBK.'nın 117 maddesinde belirtilmiş olup zarar sorumlusu ayrıca ihtar ve ihbara gerek olmaksızın temerrüde düşmektedir. Buna göre 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine uyarınca davalı, müvekkil şirket tarafından sigortalısına yapılan ödeme tarihten itibaren işlemiş faizden sorumludur. Yapılacak olan incelemede müvekkil şirketin davalıdan talep edilen miktarda alacaklı olduğu tespit edilecektir. Uyuşmazlığın çözümü için ... Arabuluculuk Bürosu ... numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak anlaşma sağlanamamıştır. Bu nedenlerle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmek üzere iş bu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur." denmiştir. CEVAP: Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkilim aleyhine sayın mahkemenizde açılan iş bu haksız ve yersiz davaya konu ve mesnet teşkil eden olayda asli ve tek kusurlu taraf...plakalı araç sürücüsüdür. Bu kişi dava dışı ... Ltd. Şti. 'ne ait ...plakalı aracı müvekkil şirkete ait işyeri önündeki alana park ederken bizzat müvekkil şirket yetkili ve çalışanlarınca defalarca uyarılmış, ikaz edilmiştir. Keza olayın meydana geldiği yerde muhtemel vakalara karşı ilgili kişilere yönelik uyarı / ikaz levhası da bulunmaktadır. Buna rağmen araç dava dışı araç sürücüsü tarafından inat ve ısrarla bu yerde bırakılmıştır. Araç sürücüsünü uyaran kişilere ait bilgiler sayın mahkemenize bilahare sunulacaktır. Yine davacı şirkete sigortalı araç malikinin de müvekkil ile aynı yere yakın bir muhitte ve aynı işle ( ayakkabıcılık sektöründe çalışan ) uğraşan bir şirket olduğu dikkate alındığında bu durum daha açık ve net olarak ortaya çıkmaktadır. Bu sebeplerle de araçta oluşan zararın müvekkilden talep edil- mesi hukuka aykırıdır. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gereklidir. Olay anında aniden çıkan ve bastıran yağmur ile aşırı yüksek hızdaki rüzgar tabii afet kapsamında olup; müvekkilce öngörülemez ve engellenemez bir duruma sebep olmuştur. Bu hal ise hem kusur sorumluğunu ve hem de kusursuz sorumluluğu ortadan kaldırmaktadır. Bu sebeple meydana gelen zararın müvekkilden talep ve tazmini hukuka aykırıdır. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gereklidir. Takibe ve ardından açılan iş bu davaya konu edilen alacak miktarı fazla ve fahiştir. Hasar gören araca tayin / takdir edilen değer çok yüksek olarak belirlenmiş iken olayda hasar gören...plakalı aracın hurdaya / perte çıkartılması kararı hatalı olduğu gibi, bu aracın hasarlı hali için belirlenen ( ve dolayıs ile aracın gerçek değerinden mahsup edilmesi gereken ) sovtaj bedeli de aşırı düşük olarak tespit edilmiştir. Nasıl olsa karşımızda bulunan muhataptan bu parayı alırız mantığı ile rücu imkanı perdesine sığınılarak rakamlar abartılmıştır. Davaya konu edilen alacağın mesnedi dayanağı haksız fiil ( hat- ta kusursuz sorumluluk ) olup; talep edilebilecek faiz cinsi yasal faizdir. Keza faizin başlangıç tarihi de müvekkile yapılan usule uygun başvuru ile başlar. Talep edilen işlemiş faiz fazla ve fahiş olup; hesaplamaya ihtiyaç göstermektedir. Davanın bu sebeple de reddi gereklidir. Davaya konu edilen alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmedir. Takibe / ardından davaya konu edilen alacak takip konusu yapılabilir, borç ikrarı içeren bir belgeye müstenit değildir. Dava yoluyla talep edilen alacağın ne olduğu, detayı, ayrıntısı, hasarlı araca ait rayiç değer fiyatlamaları ile aracın hasarlı hali için tayin / takdir edilen sovtaj bedeli müvekkil dışında ve müvekkil aleyhine tek taraflı olarak belirlenmiş olup; kabulü asla mümkün değildir. Bu sebeplerle davacı tarafın icra inkar tazminatının da reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Hasar gören / davaya mesnet aracın tamirat ( işçilik, parça vs şeklindeki ) zararı fazla ve fahiş talep edilmesi bir yana, aracın olay öncesi değeri ile olay sonrası ( tamirat maliyeti, hasarlı haldeki hurda / sovtaj bedeli ile tamirat masrafı arasındaki farktan ) hangisi daha düşük ise müvekkilden bu miktar talep edilmelidir. İstenmeden gerçekleşen bu olayın zenginleşme aracı olarak kullanılması ve susitimaline meydan verilmemesi gerekir. davanın bu sebeple de reddi gerekmektedir. Müvekkil şirketin işyeri ile ilgili olarak ... Sigorta A. Ş. nezdinde düzen- lenmiş ... no lu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. Bu poliçeye ilişkin bilgilerin icra takibi öncesinde gerek takip alacaklısı sigorta şirketi, ve gerekse hasar gören aracın maliki olan şirket ile paylaşılmış olmasına rağmen, sırf müvekkili mağdur etmek, fazla harç ve yargılama gideri, faiz vs ödemesini sebep olmak amacı ile açılan iş bu haksız ve yersiz davanın bu sebeple de reddini talep ediyoruz. Keza davanın ... Sigorta A. Ş. 'ne ihbarını talep ediyoruz. " denmiştir. İhbar olunan ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; feri müdahale taleplerinin kabulüne, davacının iddialarına dayanak deliller okunaklı olmayıp, HMK’nın 121. maddesi gereği okunaklı deliller taraflarına tebliğine, davacının davalıya rücu edebilmesi için öncelikle sigortalısının hukuki haklarına kanunda öngörülen şekilde halef olduğunu kanıtlaması gerektiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili sigortalısının kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, tazminat miktarı ile sair taleplere karşı itirazlarının bulunduğunu, her halükarda müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminat limiti ve muafiyetler ile sınırlı olduğunu, huzurdaki davaya davalı yanında fer’i müdahil olarak katılma taleplerinin kabulünü, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; sigortacının zarar sorumlusuna karşı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat nedeniyle rücu talebi hakkındadır. Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalının işletmesine ait eşyanın dava dışı davacının sigortalısının aracı üzerine düşmesi sonucunda aracın perte ayrılması neticesinde davacı sigorta şirketinin kasko sigortası kapsamında dava dışı sigortalısına karşı ödemiş olduğu bedelin rücusu talep etmektedir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; ilgili park yerinde uyarılar bulunduğunu, dava dışı sigortalının uyarılara rağmen aracını olay yerine bıraktığını, ayrıca olay günü yaşanan yağmur ve kötü hava koşullarının zarara neden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce meydana gelen olaydaki kusur durumunun tespit için bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi kök raporunda kusur durumuna ilişkin şu tespitler yapılmıştır: "Davalı İşletme/Sorumlu Personel: Ceraskal sisteminin teknik emniyetini sağlamamak, arızalı/bakımsız ekipmanla kamusal alan üzerinde çalışma yapmak ve çevre güvenliğini tam olarak sağlamamak nedenleriyle olayda ASLİ VE TAM KUSURLU (%100) olması gerektiği, -Davacı Sigortalı Araç Sürücüsünün: Karayolları Trafik Kanunu’na uygun parklanma yaptığı ve olayın meydana gelişinde önleyebileceği bir kural ihlali bulunmadığı için KUSURSUZ (%0) olduğu değerlendirilmiştir. C) METEOROLOJİ YÖNÜNDEN - Tüm bu incelemeler sonucunda 21/11/2024 tarihinde zararın meydana geldiği yerdeki meteorolojik verilerden yağış olay yerinde su baskını yapacak miktarda değildir. Bu durum mücbir sebep olarak tanımlanamaz. - Meteorolojik verilerden rüzgar fırtına hızında esmiştir. Bu yöndeki takdir Sayın Mahkemede olmakla birlikte, 21.11.2024 tarihinde gerçekleşen rüzgar hızı olayın meydana gelmesinde mücbir sebep teşkil ettiği kanaatindeyiz." Bu bağlamda dosya kapsamındaki fotoğraflar, olay sonrasına ait fotoğraflar, olay yerine ait fotoğraflar ve kolluk tutanakları bir arada değerlendirildiğinde; davalı işletmenin Ceraskal sisteminin teknik emniyetini sağlamamak, arızalı/bakımsız ekipmanla kamusal alan üzerinde çalışma yapmak ve çevre güvenliğini tam olarak sağlamamak nedenleriyle olayda kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı sürücünün olayda herhangi bir kusurunun olmadığı ve trafik kurallarına uygun olarak aracını olay yerine park ettiği, davalı işletmenin ise gerekli güvenlik önlemleri ve tedbirleri almayarak olaya sebebiyet verdiği bu suretle davalının meydana gelen olayda tam kusurlu olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporu kusur yönünden hükme esas alınmıştır. Davalı tarafından olayın olumsuz hava koşulları nedeniyle meydana geldiği iddia edilmiş ise de Mahkememizce celp edilen meteoroloji verilerine göre olay günü olay yerinde afet seviyesinde illiyet bağını kesen bir yağışın bulunmadığı meteoroloji verileri ve müzekkere cevabı ile tespit edilmiş olup, rüzgar yönünden ise kolluk tutanağına göre olayın meydana geldiği saatlerde rüzgar şiddetinin düşük olduğu ve gün içinde de İstanbul ilinde normal seviyede olarak kabul edilen rüzgar şiddetinin bulunduğu, afet seviyesinde yüksek olarak kabul edilebilecek ve illiyet bağını kesecek oranda olmadığı gibi olay yeri fotoğrafları ve davalıya ait Ceraskal sisteminin mevcut durumu ve bulunduğu yer gözetildiğinde normal yaşam koşullarında da tehlike arz ettiği ve çevre güvenliğinin olmadığı anlaşılmakla davalının hava koşullarına yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunda yapılan incelemelerde; dava dışı sigortalının aracında meydana gelen hasarın onarım miktarı ve piyasa koşulları gözetilerek aracın rayiç değerine göre onarımının makul ve ekonomik olmadığı bu suretle aracın ağır hasarlandığı perte ayrılma koşullarının oluştuğu tespit edilmiş olup, aracın önceki hasar kaydı bulunmadığı da gözetilerek olay tarihi itibariyle kasko değeri ve piyasada bulunan ikinci el satış yerlerinden alınan fiyat ortalamaları doğrultusunda aracın kmsi de gözetilerek hasarsız haldeki ikinci el piyasa rayiç değerinin 1.875.000,00-TL olarak usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği, aracın hasarlı haldeki sovtaj değerinin ise 1.256.071,42-TL olarak tespit edildiği aracın hasarsız haldeki rayiç değerinden sovtaj değerinin mahsubu neticesinde davacının davalıdan talep edebileceği meblağın 618.928,58-TL olduğu usul ve yasaya uygun olarak tespit edilmiş bu tespit Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı sigortacı tarafından davaya konu aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 1.915.000,00-TL olarak daha yüksek belirlenmesine yönelik hiçbir somut delil sunulmamış olup, Mahkememizce alınan raporda gösterilen emsal satıcılardaki ilanlar ve piyasa rayiç fiyatları ile birlikte aracın kasko değeri de gözetilerek yapılan tespit usul ve yasaya uygun görülmüş, davacının değerin daha yüksek olduğuna yönelik soyut beyandan ibaret iddialarına itibar edilmemiştir. Sonuç itibariyle dosya kapsamı gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 618.928,58-TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından faiz oranı ve işlemiş faize de itiraz edilmiş olup, davacı tarafından sigortalısına ödeme yapılan 13.01.2025 tarihinden 18.06.2025 takip tarihine kadar 618.928,58-TL tazminat bedeline yasal faiz oranı ile işlemiş faiz hesabı şu şekilde olacaktır. 618.928,58 TL için 13.01.2025 tarihinden başlayan %24 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 13.01.2025 18.06.2025 156 %24 63.486,81-TL Buna göre; 63.486,81-TL işlemiş faiz oranı ve işleyecek faiz oranı yönünden de davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de alacağın likit olmadığı ve yargılama gerektirdiği anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Buna göre: davaya konu ... İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı takip dosyasında 618.928,58-TL asıl alacak ve 63.486,81-TL işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 46.615,79 TL harçtan peşin alınan 8.740,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.874,93 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 8.740,86 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 108.362,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 41.315,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 21.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 327,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 21.327,80 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 20.110,27 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8- Kabul red oranına göre belirlenen 4.337,34 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 262,66 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 02/11/2026

Katip ¸e-İmzalıdır.

Hakim ¸e-İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/779, K. 2026/1029, T. 02.11.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-779-e-2026-1029-k-24a5e5a084d5