İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/261 E. 2026/648 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/261
Karar No
2026/648
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/261 Esas KARAR NO:2026/648

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:07/05/2024 KARAR TARİHİ:22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket nezdinde Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan AVM bünyesindeki sinema salonuna ait ekran perdeleri ve asma tavan kaplamalarının 08.12.2021 tarihinde meydana gelen su sızıntısı neticesinde hasara uğradığını, yapılan incelemeler sonucunda söz konusu sızıntının AVM binasının devamı niteliğindeki otel şantiyesinde gerçekleştirilen test çalışmaları esnasında oluşan basınçtan kaynaklandığının ve AVM içindeki atık su borularının ek yerlerinden çıkmasına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından sigortalısına 4.646,5 USD tutarında hasar tazminatı ödemesinin gerçekleştirildiğini, sigortacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına kanunen halef olduğunu, davalıların inşaat faaliyetleri sırasındaki kusurlu davranışları nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını, müvekkil şirket tarafından ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla 16.01.2024 tarihinde davalılara rücu yazısı gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını, 13.02.2024 tarihinde başlatılan icra takibine davalıların yetki itirazında bulunduğunu, dosyanın .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas numarası ile kaydedildiğini, davalıların yetkili icra dairesindeki takibe de haksız şekilde itiraz etmeleri üzerine zorunlu arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, rücu hakkının ödeme anında doğması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı TAV TEPE AKFEN vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, bu kapsamda zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından sunulan sigorta ekspertiz raporundan da anlaşıldığı üzere fiilin ve failin en geç 17.01.2022 tarihinde sigortalı tarafından bilindiğini, halefiyet bakımından selefinin zamanaşımı süresinin uygulandığını, davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, dava konusu edilen hasar ile müvekkil arasında illiyet bağının ispat edilemediğini, müvekkilin kusurunun bulunmadığını, müvekkile ilgili olayın isnadının yalnızca ekspertiz raporundaki sigortalı yetkililerine ait beyandan ibaret olduğunu, dava konusu icra takibinin Amerikan doları üzerinden açıldığını, davacının haksız fiil kaynaklı talebini döviz olarak isteme hakkı bulunmadığını, Türk parası üzerinden tazminata hükmedilmesinin genel kural olduğunu, ekspertiz raporunda tespit edilen tutarlar dolar cinsinden olmamasına rağmen poliçe ilişkisi nedeniyle hasar hesabının dolar kuruna çevrildiğini ve bu durumun müvekkili bağlamadığını, farklı bir para cinsinde talepte bulunulması nedeniyle geçerli bir takip bulunmadığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, sigorta ekspertiz raporunda belirtilen hasar tutarlarının çelişkili ve net olmadığını, hasar tespitinin bir şirketten alınan teklif neticesinde brokerın talebi üzerine ve sigortacıların inisiyatifi ile gelişigüzel yapıldığını, ekspertiz raporunda herhangi bir sovtaj tespiti yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sera Yapı Endüstrisi vekili cevap dilekçesinde ; dava konusu olay tarihi olarak 08.12.2021 tarihinin beyan edildiğini, fiilin ve failin en geç 17.01.2022 tarihinde sigortalı tarafından bilindiğini, haksız fiilde iki yıllık zamanaşımı süresinin doltuğunu, halefiyet bakımından selefinin zamanaşımı süresinin uygulandığını, eşyanın teslim tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunu, işbu kapsamda davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, dava konusu iddia edilen hasar ile müvekkil arasında illiyet bağının ve müvekkilin kusurunun ispat edilemediğini, rücu borçlusu olarak başka sigorta şirketlerinin gösterildiğini, dava konusu icra takibinin Amerikan doları üzerinden açıldığını, davacının haksız fiil kaynaklı talebini döviz olarak isteme hakkı bulunmadığını, haksız fiil ilişkisinin sözleşme ilişkisinden farklı olup döviz cinsinden sigorta sözleşmesi ilişkisinin üçüncü kişileri bağlamadığını, Türk parası üzerinden tazminata hükmedilmesinin genel kural olduğunu, ekspertiz raporunda hasar hesabının dolar kuruna çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tavan taş yünleri değişimi ve nakliye, gümrük, montaj, işçilik gibi giderler Türk lirası cinsinden masraflar iken bu tutarların da zarar hesabına döviz cinsi olarak dahil edilerek rücu talep edildiğini, yanlış para cinsinde dava açılması nedeniyle geçerli bir takip bulunmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, sigorta ekspertiz raporunda belirtilen hasar tutarlarının çelişkili ve net olmadığını, hasar tespitinin bir şirketten alınan teklif neticesinde brokerin talebi üzerine sigortacıların inisiyatifiyle gelişigüzel yapıldığını, akustik tavan değişim işi için maliyetlerin tamamı Türk lirası olmasına rağmen 8500 euro tespiti yapılmasının haksız olduğunu, ekspertiz raporundaki hasar hesabının rayiç değer hesabına göre değil ikame değere göre yapılmasının yangın sigortaları genel şartlarına aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda herhangi bir sovtaj tespiti yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.ş vekili cevap dilekçesinde ; uyuşmazlığın ... numaralı İnşaat Tüm Riskler Poliçesi ile ilgili olduğunu, müvekkil şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, davacı tarafın mahkeme dosyasına sunduğu delil ve belgeleri tarafına tebliğe çıkartmadığından anılan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz haklarının saklı tutulduğunu ve öncelikle dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin tarafına tebliğe çıkartılmasının talep edildiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının talebi bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışında kalan hallerden olduğunu ve kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevkinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirketin kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu tespit edilirken poliçe özel şartlarında bulunan teminat dışı haller ve muafiyet klozları dikkate alınması gerektiğini, yine ihbara konu poliçenin koasürans esaslı olup müvekkil şirketin poliçedeki payının yüzde 2 ile sınırlı bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, müvekkil şirkete ihbar dilekçesi sebebiyle atfedilen hukuki sorumluluğun kabul edilmediğini, müvekkil şirketin Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği sigorta mukavelesi mucibince mesuliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun ancak müvekkil şirketin taraf olacağı dava neticesinde tespit edilebileceğini belirterek beyan ve itirazların dosya kapsamına kabulü ile ihbar talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan Ray Sigorta vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin yüzde 2,5 pay ile 07/12/2020 ile 01/04/2023 vade tarihli ... numaralı İnşaat Bütün Riskler Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan riziko kapsamında işbu davanın taraflarına ihbar edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe genel ve özel şartları ile teminat limitleri kapsamında tespit edilmesi gerektiğini, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında dava konusu olayın teminat dışı kapsamında kalıp kalmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ilgili poliçenin paylı poliçe olup tazminat ve sorumluluk hesabında pay oranlarının dikkate alınması gerektiğini, tazminat hesabında poliçede mübrez muafiyetlerin uygulanması gerektiğini, dava açılmadan önce müvekkil şirkete herhangi bir hasar ihbarında bulunulmadığını belirterek haksız davanın reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde ; müvekkil şirketin davada dahili davalı sıfatını taşımadığını, taraf sıfatının kamu düzenine ilişkin olduğunu, ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanılamayacağını ve aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, ... Mah. ... Cad. .../İstanbul adresindeki taşınmaza ilişkin 30.09.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasında ...-6 numaralı İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi bulunduğunu, dava konusu taşınmazın sigortalı taşınmaz olmadığının tespiti halinde husumet yokluğu bulunduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ve teminatları ile sınırlı olduğunu, 08.12.2021 hasar tarihli taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle ihbarın hukuki menfaat içermediğini, davacı tarafın sigortalı ya da sigorta ettiren konumunda bulunmadığını, bu sebeple rücu imkanının olmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1459. maddesi uyarınca gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 32. maddesi gereği iyiniyet prensibine uygun hareket edildiğini, ihbar üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını ancak hasar iddiasının geç ihbar edilmesi ve hiçbir belge sunulmaması nedeniyle dosyanın boş olduğunu, dava dışı sigortalının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu taleplerin poliçe teminatı dışında kaldığını, dava dışı ... ... ... A.Ş. 'nin hem alacaklı hem borçlu sıfatını taşıdığını, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu, ihbar talebinde hukuki yarar bulunmadığını belirterek aleyhlerine hüküm kurulmamasını, zamanaşımı defilerinin, geç ihbar ve teminat dışı hususların dikkate alınarak haksız ihbar talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde ; davacının 08.12.2021 tarihinde sinema salonunda meydana gelen su basması neticesinde hasar oluştuğunu iddia ettiğini ve davalı şirketten zararlarının tazminini talep ettiğini, davanın taraflarına ihbarının istendiğini, ancak davalı kurumun müvekkil şirket nezdinde sigortalı olmadığını, müvekkil şirket nezdinde davalının iddia ettiği plaka ile kayıtlı herhangi bir poliçe bulunmadığını, davalı tarafın var olduğunu iddia ettiği poliçenin neye ilişkin olduğunu açıklamadığını ve dosyaya herhangi bir poliçe sunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesinde hiçbir hukuki menfaat bulunmadığını belirterek tarafımıza ihbar edilmesinde hiçbir hukuki menfaat bulunmayan işbu davanın müvekkil şirket yönünden reddini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde ; davanın süresi içerisinde cevaplandığını, zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, 08/12/2021 tarihinde otel inşaatı test çalışmasında sigortalı sinema salonunu su bastığına dair iddia ileri sürülmüşse de davalı yanın müvekkil şirket nezdinde sigortalı olmadığının tespit edildiğini, yapılan ihbarın reddedilmesi gerektiğini, ihbar olunan sıfatı haricinde müvekkil şirket hakkında hüküm tesis edilemeyeceğini, ihbar eden davalı aleyhine hüküm tesis edilmesi durumunda bu davalıların ödemek zorunda kalacağı tutarı müvekkil şirketten rücu etme haklarının bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil şirketin mahkeme masrafları ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, öncelikle dava ile ilgili tüm belgelerin 121. maddesi gereğince tebliğini ve tebliğ edilene dek esasa ilişkin cevap haklarının saklı tutulmasını, müvekkil şirketin sigortalısının davada taraf olmadığının kabulü ile tarafımıza yapılan ihbarın reddini, davadan önce şirketimize hiçbir başvuruda bulunulmadığından, ilgili maddesine uygun bir ihbar olmadığından temerrüdün söz konusu olmadığını, ihbar edilen olarak adımıza karar izafe edilemeyeceğini, davacı alacağının belirlenmesi için mahkemece re’sen araştırma yapılmasını, müvekkil şirketin sorumlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde ; davacı tarafın .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davanın haksız ve mesnedsiz olduğunu belirttiğini, müvekkil şirketin ihbar olunan sıfatıyla davanın tarafı olmadığını ve bu nedenle hakkında hüküm tesis edilemeyeceğini ifade ettiğini, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği sigorta mukavelesi kapsamındaki sorumluluğun ancak müvekkil şirketin taraf olduğu bir dava neticesinde tespit edilebileceğini vurguladığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 1992/500-1992-5408 sayılı ve 19.11.1992 tarihli kararı ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2003/9509-2003/9902 sayılı ve 17.09.2003 tarihli kararlarını emsal gösterdiğini, müvekkil şirketin davaya dahil edilmemesi gerektiğini savunduğunu, dava dilekçesi ekinde bulunması gereken belgelerin tarafına tebliğ edilmediğini belirterek HMK 121. madde uyarınca delillerin ibrazını talep ettiğini, esasa ilişkin cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasını istediğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini bildirdiğini, dava dışı ... ... ... A.Ş. ile müvekkil şirket arasında .../0 numaralı İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, poliçe kapsamında müvekkil şirketin sadece hissesi ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalının davalı sıfatı bulunmadığından ihbarın hukuki yarar taşımadığını açıkladığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun tespiti gerektiğini belirttiğini, müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığı için temerrüde düşmediğini ileri sürdüğünü, öncelikle davanın usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2024/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Sigorta A.ş'ye müzekkere yazılarak .../2 numaralı hasar dosyasının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Bilirkişiler ... ve ... 13/06/2025 tarihinde sunmuş oldukları bilirkişi raporunda ; " TEKNİK SONUÇ Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak dosya kapsamındaki yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 6.1. Davaya konu hasar olayı, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:70, ... /İstanbul adresinde yer alan ... AVM binasının devamı olarak inşa edilen otel şantiyesinde yapılan test çalışması sırasında oluşan basınçtan dolayı AVM içindeki atık su borularının ek yerlerinden çıkması ile akan suların AVM sinema kısımlarına sirayet etmesi sonucunda, AVM nin eğlence katında bulunan 9 ve 14 numaralı sinema salonlarının ekran perdelerine su sirayet etmesi nedeniyle kalıcı beyaz lekelenmelerin oluştuğu, 6.2. Aynı şekilde 9 ve 10 nolu salonların tavan taş yünlerinin ıslanma sonucunda hasarlandığı, diğer salonlar olan 15,12,10,13,8,7 numaralı salonlarda akustik tavan taş yünlerinin ıslanarak hasarlandığı ve maddi zarar oluştuğu, 6.3.Teknik yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ... ... gerek hasarların giderilmesine yönelik süreç içinde yapmış olduğu hasar giderim çalışma ve yöntemlerinin ve gerekse hasarların giderilmesine yönelik olarak hesaplanan imalat bedellerinin, — hasarın giderilmesine yönelik son olarak verilen 21.06.2022 tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda olduğu, 6.4. Dava konusu hasar, davalı şirketlerin faaliyetleri sonucunda meydana gelmiş olduğundan oluşan hasardan sorumlulukları bulunduğu, nihai karar ve takdirin Sayın Mahkmeye ait olacağı, SİGORTA YÖNÜNDEN 6.5. İlgili poliçe koasürans poliçe olup, davacı sigortanın hissesi %12,50 olduğu dolayısı ile herhangi bir hasarda, hasar tutarındaki sorumluluğunun hissesi oranında olabileceği, 6.6.Hasarın tamamının USD bazında muafiyet tenzili sonrası 37.172.-USD olarak tespit edilmiş olup kadri maruf olduğu, davacı sigortanın hasarda sorumluluğu işbu tutarın %12,50'si olan 4.646,50 USD olup, ilgili tutar 25/11/2022 tarihinde hasar tazminatı olarak sigortalıya ödenmiştir. Banka dekontu dava dosyasında görülmüştür. 6.7.RÜCU TALEBİ AÇISIDAN DEĞERLENDİRME; Davacı Sigortacı ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 Maddesinin 1. Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir. Bu durumda davalı Sigortacının meydana gelen hasarda kusur/sorumluluğu bulunanlara rücu hakkı elde etmiş olup hukuki münakaşası ve taktirinin Sayın Mahkemeye ait olabileceği, " şeklinde görüş bildirmişlerdir.

GEREKÇE: Dava;Dava, otel inşaatı sebebiyle meydana gelen su sızması ile oluşan zarardan kaynaklı ödenen sigorta tazminatının rücu talebine dair başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede, firmanın gerek hasarların giderilmesine yönelik süreç içinde yapmış olduğu hasar giderim çalışma ve yöntemlerinin ve gerekse hasarların giderilmesine yönelik olarak hesaplanan imalat bedellerinin, hasarın giderilmesine yönelik son olarak verilen 21.06.2022 tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda olduğu, tespitini yaptığı alanında uzman bilirkişilerce yapılan tespitin çelişki içermediği ve yüksek yargı kararları doğrultusunda da hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine mahkememizce ulaşılmış olup davanın kabulüne karar verilerek, alacak haksız fiile dayalı olup likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebi reddedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın KABULÜ İLE ; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 4.646,50 USD yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına, 2- İcra inkar tazminatının reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.517,80 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.564,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.953,68 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.564,12 TL peşin/nisbi harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.847,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.838,72 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/261, K. 2026/648, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-261-e-2026-648-k-dca1567670c0