İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/717 E. 2026/914 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/717
- Karar No
- 2026/914
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/717 Esas KARAR NO : 2026/914
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ... no.lu Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesi ile 06.11.2023 - 06.11.2024 tarihleri arasında sigortalı bulunan ...'a ait ... plakalı araç, 23.05.2024 tarihinde, ...'nda borçlu/davalı ... A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın çarpması sonucu hasara uğradığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinin ardından sigortalı ... plakalı araç maliki ... ve kaza anındaki araç sürücüsü ... tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuruda kazanın oluşumu; "23.05.2024 tarihinde saat 17:20 sıralarında ...'u önünde ... plakalı servis aracımla sol şeritte nizami bir şekilde ilerlerken ... plakalı iş kamyonu ani bir hamleyle sağ şeritten sol şeride doğru hamle yapıp ... plakalı aracımın sağ tarafına çarpmıştır. Olay esnasında ve sonrasında devam edip tutanak tutma imkanı vermemiştir. Sonraki gün tutanak tutmak için çalışma alanlarına gitmemize rağmen çeşitli bahanelerle tutanak tutmadan geri gönderildik. Bu durumun ardından polise şikayetçi olduk. 15 gün boyunca ifadeye de gelmeyerek ... plakalı aracın şoförü kaçak pozisyonuna düşmüştür. Aracımız (...) servis aracı olduğu için kazalı bir şekilde servis hizmeti verememektedir. Bu durumdan ötürü aracımızın tamiratının yapılıp karşı tarafa rücu edilmesini talep ediyor, gereğinin yapılmasını arz ederim." şeklinde açıklandığını, müvekkili şirkete yapılan başvurudan anlaşılacağı üzere, ... plakalı araç sürücüsü yargılamaya konu kazaya sebebiyet vermesinin ardından tutanak tutma yükümlülüğü yerine getirilmeden olay mahallini terk ettiğini, şirket içerisinde yapılan değerlendirmeler neticesinde ... plakalı araç sürücüsünün müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen zarara %100 (tam) kusuru ile sebebiyet verdiği değerlendirmesi yapıldığını, davaya konu kaza sonucu sigortalı araçta oluşan hasarın sigorta poliçesinden karşılanmasına ilişkin yapılan başvuru üzerine açılan ... no.lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda; araç üzerinde yapılan incelemeler neticesinde yargılamaya konu mevcut hasarın müvekkil şirkete yapılan başvuruda belirtilen şekilde gerçekleştiği görüşüne yer verilerek, sigortalı araçta meydana gelen toplam hasar miktarının 20.000,00.-TL olduğu şeklinde kanaat belirtildiğini, müvekkili ... Sigorta A.Ş. ekspertiz raporundaki tespitler uyarınca sigortalısına 30.07.2024 tarihinde 20.000,00.-TL sigorta tazminatı ödediğini, müvekkili şirket yapmış olduğu ödeme ile TTK’nın 1472.maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğundan zarar sorumlusu olan borçlu/davalıya karşı rücu hakkı doğduğunu, davalı ...A.Ş. davaya konu hasarın oluşumuna sebebiyet veren ... plakalı aracın malik/işleteni olduğundan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “İşleten Ve Araç İşleticisinin Bağlı Olduğu Teşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı 85. Maddesi; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” gereğince kusursuz sorumlu olduğunu, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigortalı araç için ödenen sigorta tazminatı ve fer’ilerinin yukarıdaki açıklanan hukuki sebeplerden dolayı tazmini için ... 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı davalının haksız itirazı ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine, müvekkili şirket alacağının davalıdan tahsili için mahkememiz huzurunda işbu itirazın iptali davasının açılması zarureti doğduğunu, dava konusu olaydan dolayı sorumluluğu aşikar olmasına karşın, davalı aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı herhangi bir haklı sebep göstermeksizin itiraz etmiş olması davalının kötü niyetini ortaya koyduğundan, davalı aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile borçlunun ... 21. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı itirazlarının kabulü ile davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın bir kamyon olduğunu, dolayısıyla büyüklük ve yüksekliği ile kör noktalarının bulunduğu hususu da gözetildiğinde, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsüne ve müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilebilmesi mümkün olmadığını, kaldı ki ... plakalı araç sürücüsüne kusur izafesi ihtimalinde dahi, TBK m.66 hükmü gereğince müvekkil şirkete sorumluluk yüklenemeyecektir zira müvekkili şirket işbu kazanın olmaması bakımından her türlü önlemi aldığını, araçların bakımını yaptırmış ve aracını kullanan şoförünü de titizlikle seçtiğini, zira davacı tarafın kazanın gerekleşme şekline ilişkin beyan ve iddiaları ile somut kazanın vuku buluş şekli örtüşmediğini, her ne kadar davacı ve dava dışı sürücünün beyanlarında, olayın gerçekleşme şekli diğer araç sürücüsü lehine yorumlanmış ise de dosyada mevcut kaza fotoğrafları tutanakta belirtilen anlatımla örtüşmediğini, ayrıca ... plakalı araç sürücüsünün kazadaki müterafik kusuru da mahkeme tarafından araştırılmasını, zira 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67. Maddesi uyarınca, sürücülerin trafikte seyrederken, trafik güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde ve diğer araçların seyrini engellemeyecek biçimde manevralar yapmaları gerektiğini, ... plakalı aracın bu kurala aykırı davranması kazanın asli sebebi olduğunu, davacı tarafça müvekkili firmanın aracını sevk ve idare eden şoförün trafik kazasını müteakiben olay yerinden kaçmış olduğuna dair davacı tarafça ileri sürülen iddialar gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün olay yerinden kaçmadığını, trafik akışını engellememek için olay yerinden ayrılıp aracını başka yere park ettikten sonra olay yerine geri döndüğünü, dosya içerisinde davacının müvekkili şirketin kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir delil ortaya koyamadığını, tek taraflı olarak alınan ekspertiz raporunun taraflarınca kabul edilmediğini, müvekkili şirketin kazanın olmaması adına tüm tedbirleri aldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen bedelin fahiş olduğunu taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin icra takibi açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının herhangi bir zarara uğramadığını, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda arz ve izah edildiği üzere, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda kusur oranının uzman bilirkişi heyetince tespitinin zaruri olduğunu, her ne kadar davacı tarafından, müvekkili şirkete ... (...) ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsüne %100 oranında kusur atfedilmiş ve şirket içerisinde yapılmış tek taraflı kusur değerlendirmesi dayanak gösterilmişse de, tek taraflı ve soyut değerlendirmelerin mahkeme nezdinde bağlayıcılığı bulunmadığını, kazanın oluşum şekline bakıldığında, davacı tarafın kazanın gerçekleşme şekline ilişkin beyan ve iddiaları ile somut kazanın vuku buluş şekli örtüşmediğini, davacının ancak gerçek zararı talep etme hakkına sahip olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için dava konusu talebin haklı olduğu düşünülse bile, bu tür sigortalarda asıl amaç uğranılan “gerçek zararın” giderilmesini, T.T.K.’na göre, sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarı, sigortalı malın menfaat değerinin rizikosunun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edildiğini, davacının tek taraflı olarak düzenlenen hasar bedeli/borçlandırma belgesi gerçek zararın ispatı için yeterli olmadığını, davacının müvekkili sigorta şirketinden talep edilen bedelin dayanağı olarak sunulan hasar bedeli/borçlandırma belgesi, davacı kurum tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş olduğunu, söz konusu belgenin içerdiği tutarın müvekkili şirket yönünden bağlayıcı bir delil olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafça anılan belgeye dayanılarak zarar miktarının kesin olarak belirlenmiş olduğu ileri sürülmekte ise de, tek taraflı olarak düzenlenen kurum içi kayıt veya hesaplama belgesi, zarar görenin uğradığı gerçek ve doğrudan zararın miktarını kendiliğinden ortaya koyduğunu, zira tazminat hukukunun temel amacı, zarar görenin gerçek zararının giderilmesi olduğunu, zarar miktarının zarar gören tarafça tek taraflı olarak belirlenmesi ve bu tutarın karşı tarafa yükletilmesi mümkün olmadığını, somut olayda davacı tarafından düzenlenen belgenin hangi somut zarar kalemlerine ilişkin olduğunu, her bir kalemin hangi malzeme ve işçilik giderlerinden oluştuğunu, söz konusu malzemelerin olay tarihindeki rayiç bedellerinin ne olduğunu, hasarlı tesisatın onarılmasının mümkün bulunup bulunmadığını ve tamamen yenilenmesinin zorunlu olup olmadığı hususları denetlenebilir biçimde ortaya konulmadığını, özellikle hasarlı elektrik direğinin olay tarihindeki fiziki ve ekonomik durumu ile kullanım ömrünün ne olduğunu, talep edilen yeni malzeme bedelinin olay tarihindeki rayiç değerleri yansıtıp yansıtmadığını ve yapılan işlem sonucunda davacı lehine herhangi bir değer artışı meydana gelip gelmediği hususları teknik incelemeyi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından takip dosyasına yapılan itirazın temelini oluşturan hususlardan biri de talep edilen bedelin gerçek zarar miktarını yansıtıp yansıtmadığını, bu hususun tarafların tek taraflı beyan ve kayıtlarıyla değil, somut olayın özellikleri, hasarın niteliği ve yapılan işlemler dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, bu kapsamda mahkemece; davacı tarafından sunulan hasar tespit ve borçlandırma belgelerinin dayanaklarının incelenmesi, hasarlı direğin olay tarihindeki durumu ile hasarın kapsamının tespit edilmesi, onarım veya değişimin zorunlu olup olmadığının belirlenmesi ve talep edilen her bir gider kaleminin olay nedeniyle meydana gelen gerçek, makul ve rayiç zarar miktarını yansıtıp yansıtmadığının bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, ancak huzurdaki davada talep edilen alacak kalemlerinin miktarı, tarafların kusur durumu, poliçe bakiye limitinin tespiti ve oransal sorumluluğun hesaplanması yargılamayı ve bilirkişi incelemesini zorunlu kıldığını, bu itibarla dava konusu alacak likit, yani muayyen ve bilinebilir olmadığını, yukarıda arzı ve izah edilen ve re'sen takdir edilecek nedenlerle; talebin cevap dilekçemizde belirttiğimiz ve re'sen gözetilecek nedenlerle esastan reddine, cevapları doğrultusunda, ... Genel Şartları dikkate alınarak, gerçek piyasa verileri üzerinden hesaplama yapılması amacıyla dosyanın HMK m. 268 uyarınca bilirkişi veya bilirkişi heyetine tevdiine, davacı tarafın kötü niyetli icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davası, davacı tarafından kasko sigortası tarafından sigortalanan dava dışı ... plaka numaralı araç ile davalı adına tescilli ... plaka numaralı aracın karışmış olduğu 23.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının sigortalısına ödenen tazminatın rücuen davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 21. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak teşkil eden dava dışı sigortalı ... plaka sayılı araç ile davalıya ait ... plakalı aracın karışmış olduğu 23.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasına nedeni ile davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemeye davalıdan talep edip edemeyeceği, varsa talep edebileceği tazminat miktarın ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. Mahallinde bir adli trafik bilirkişisi eşliğinde 13.04.2026 tarihinde keşif yapılmış ve davacı tanığının beyanları alınmıştır. Adli trafik bilirkişisi ile otomotiv alanında uzman bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin 26.06.2026 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir/ öngörülebilir bir kaza niteliğinde olduğu,... plakalı servis minibüs sürücüsü ...’un maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı mikser beton karma kamyon sürücüsü maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz ) oranında asli derecede kusurlu olduğu, dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu araçta KDV ve işçilik dahil (iskontosuz) gerçek zararın 24.000,00-TL hasar meydana gelmiş olduğu, bu kapsamda talebe bağlılık ilkesi gereği talep edilmiş olan 20.000,00 TL hasar bedelinin kazanın oluş şekli, aracın yaşı, ve hasar durumu ile doğru orantılı olarak kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, yönünde görüş bildirildiği görüldü. Yapılan yargılama, toplanan deliller, yapılan keşif, dinlenen tanık beyanı ve alınan bilirkişi raporuna göre, davaya dayanak olan ve davacı tarafından kasko sigortası tarafından sigortalanan dava dışı ... plaka numaralı araç ile davalı adına tescilli ... plaka numaralı aracın karışmış olduğu 23.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin kadri maruf olduğu, kazaya krışan araçlar ticari olduğundan asıl alacağa avans faizi uygulanması gerektiği, Mahkememizce yapılan hesaplamada davacının ödediği bedele ödeme tarihi olan 30.07.2024 tarihinden takip tarihi olan 26.03.2025 tarihine kadar işlemiş avans faizinin 6.607,26 TL olduğu, davalının dava konusu icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olmakla birlikte alacağın likit olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE Davalının ... 21. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 20.000,00 TL asıl alacak, 6.607,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.607,26 TL yönünden iptaline, asıl alacağa ödeme tarihi olan 30.07.2024 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.817,54-TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.202,14-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 26.607,26-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 54,80-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 17.022,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 16.987,51-TL yargılama gideri ile 615,40-TL peşin harç, 5.188,00-TL keşif harcı ve 615,40-TL başvuru harcı toplamı 23.406,31-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 700,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red miktarı ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1,44-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.590,55-TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 9,45-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır