İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/476 E. 2026/792 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/476
- Karar No
- 2026/792
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/476 Esas KARAR NO : 2026/792
DAVA : Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/06/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, sigortalısı... A.Ş.’ye ait ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki alıcısına satılan "..." emtiasını Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı, sigortalının söz konusu yükün havayolu ile taşınması hususunda davalı ... A.Ş. ile anlaştığı ve yükün davalı tarafından düzenlenen havayolu taşıma senedi (...) tahtında sandık içerisinde taşındığı, ancak yükün taşıma esnasında hasarlanarak alıcısına hasarlı şekilde teslim edildiği, tedbirli bir taşıyanın özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, meydana gelen hasar sebebiyle müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalısına 17.04.2024 tarihinde 106.492,50 TL sigorta tazminatı ödenerek TTK m. 1472 uyarınca halefiyet hakkının kazanıldığı, zararın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ve zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığı belirtilerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulü ile 106.492,50 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 17.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olduğu, öncelikle dava dilekçesi ekinde yer alan yabancı dildeki belgelerin HMK m. 223/2 uyarınca noter onaylı resmi tercümelerinin sunulması gerektiği, taşımaya konu hasarın 23.06.2023 tarihinde meydana geldiği iddia edilmesine karşın davanın yaklaşık üç yıl sonra 12.06.2026 tarihinde açıldığı, Montreal Konvansiyonu’nun 35. maddesi ve TTK hükümleri uyarınca uluslararası hava taşımalarından doğan tazminat davalarındaki iki yıllık hak düşürücü sürenin aşıldığı, ayrıca İstanbul ... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyası üzerinden yapılan borca itiraz dilekçesinin davacı tarafa 22.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, İİK m. 67 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddinin gerektiği; esasa ilişkin olarak ise davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, rücu hakkının doğması için hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığının ve somut bir zararın varlığının somutlaştırılması gerektiği, dava dışı sigortalının gerçekten zarara uğrayıp uğramadığının tespiti için ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, hasar tazminine esas alınan 461221005622-4 numaralı emtia nakliyat sigorta poliçesinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği ve bu nedenle geçersiz olduğu belirtilerek, usule ve esasa ilişkin itirazlar doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. İstanbul ...İcra Dairesinin... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 03/05/2024 tarihinde 106.492,50TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına (15/05/2024) karar verildiği anlaşılmıştır. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava; uluslararası havayolu taşıması sırasında zayi olan emtia nedeniyle, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının, bu bedelin rücuen tahsili talebiyle akdi taşıyıcı davalıya karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki temel ihtilaf; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, meydana gelen olayda davalının kusurlarının bulunup bulunmadığı, kusurlarının bulunması halinde sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olup olmadığı ve sorumlu olunan miktar, faiz başlangıç tarihinin hangi tarih olduğu, icra inkar tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Montreal Konvansiyonu, her ne kadar Varşova Konvansiyonu'nun yerini almak üzere hazırlanmışsa da Varşova Konvansiyonu'nu açıkça yürürlükten kaldırmamıştır. Sadece Varşova ile Montreal Konvansiyonu hükümlerinin birbiriyle çelişmesi durumunda Montreal Konvansiyonu hükümlerine öncelik tanımıştır. Dava konusu havayolu taşımasının ABD ile Türkiye arasında yapıldığı, Türkiye ve ABD nin Varşova/Montreal Konvansiyonu'na taraf olmaları dikkate alındığında Varşova/Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ihtilafın çözülmesi gerektiği açıktır. 4 sayılı Montreal Protokolü ile değiştirilen Varşova Konvansiyonu'nun 35. maddesi "(1) Eğer bir dava, varış yerine ulaşma tarihinden ya da hava aracının ulaşmış olması gereken ya da taşımanın durdurulduğu tarihten itibaren hesaplanan iki (2) yıllık bir süreç içerisinde açılmazsa, hasara dair haklar geçersiz olacaktır. (2) Bu sürecin hesaplanması yöntemi, davaya bakan mahkemenin kuralları tarafından tayin edilecektir." hükmünü içermektedir. Dava açılmasında belirlenen süre hak düşürücü süre olup, hak düşürücü süreler yönünden zamanaşımı sürelerindeki gibi durma ya da kesilme sözkonusu olmaz. Dava, itirazın iptali davası olmasına göre, 2 yıl içerisinde takip yapılmasıyla sözkonusu hak düşürücü süre korunur. Bu korumanın geçerli olabilmesi için itirazla duran takiple ilgili olarak itirazın iptali davasının süresinde açılması gerekir. ( Yargıtay 11. HD 25.01.2013 tarih, 2012/362 E; 2013/1716 K) Bu durumda somut olaya gelince; davaya konu taşımanın gerçekleştiği uçağın 23/06/2023 tarihinde ...havalimanına indiği ve emtiaların uçaktan tahliye edildiği, dava konusu emtianın hasarlandığı 25/06/2023 tarihinde tespit edilmiş olduğu ve taşımanın 23/06/2023 tarihinde durduğu, dava konusu icra takibinin iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde 03.05.2024 tarihinde başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin 15/05/2024 tarihinde durduğu, iş bu davanın 12.06.2026 tarihinde açıldığı görülmekle Varşova Konvansiyonu'nun 35. Maddesinde belirlenen süre hak düşürücü süre olup, hak düşürücü süreler yönünden zamanaşımı sürelerindeki gibi durma ya da kesilme sözkonusu olmadığından davacının davasının 2 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açtığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden REDDİNE 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcının peşin yatırılan 1.818,63-TL harçtan mahsubu ile artan 1.086,63TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır