İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/896 E. 2026/860 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/896
Karar No
2026/860
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/896 Esas KARAR NO : 2026/860

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 24.05.2024 tarihinde davacı ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç arasında ... ili ... ilçesinde meydana gelen trafik kazasına davalı sürücü ...'nın asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, kazanın aynı gün ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince tutanağa bağlandığını, davacı aracının hasarlandığını, kazanın ... numaralı ... poliçesi kapsamında ... Sigorta Anonim Şirketine ihbar edildiğini, ... numaralı hasar dosyasında eksper görevlendirildiğini, sigorta şirketince 11.11.2024 tarihinde 121.919,18 TL eksik hasar onarım bedeli ödendiğini ve çevrim içi dosya sorgulama kayıtlarına göre tedarikçilere 31.420,04 TL yedek parça ödemesi yapıldığını, 13.11.2024 tarihinde KEP yoluyla bakiye hasar onarım bedeli ve henüz ödenmemiş değer kaybının istendiğini, 04.12.2024 tarihinde yalnızca 28.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ve bakiye hasar onarım bedeli ödenmediğini, araçta zarar gören bütün parçaların orijinal olmasına karşın sigorta eksperince yan sanayi veya eşdeğer parça fiyatları yahut orijinal parçalara fahiş iskonto uygulanarak KDV hariç hasar, parça değişimi ve işçilik bedeli hesaplandığını, gerçek zarar ilkesine göre KDV dahil bakiye hasar onarım bedelinin kendi hesaplamalarıyla en az 60.000,00 TL civarında, reel değer kaybının ise piyasa gözlemlerine göre en az 80.000,00 TL civarında olduğunu, sigortacının belirlediği piyasa rayicinin kaza tarihindeki koşulları yansıtmadığını, hasarın tamamen orijinal parçalar üzerinden hesaplanması gerektiğini ve bu hususta Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.09.2017 tarihli ...E., ... K. ve 30.09.2014 tarihli ... E., ... K. sayılı kararlarına dayandığını, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli...E., ... K. sayılı kararının 09.10.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığını, KTK'nın 90 ve 92. maddelerinde genel şartlara yapılan atıfların iptali karşısında değer kaybının TBK hükümleri ve Yargıtay içtihatları gereği aracın kaza tarihinden bir gün önceki piyasa rayiç değeri ile kazadan sonraki piyasa rayiç değeri arasındaki fark olarak belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarihli ... E., ... K. sayılı kararında onarılan aracın mübadele değerinde kayıp oluşacağının belirtildiğini, TBK'nın 49. ve KTK'nın 85. maddeleri ile TTK'nın 1459. maddesi uyarınca sigortacı, ruhsat sahibi, işleten ve sürücünün sorumluluğunu ileri sürdüğünü, ... Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru ve ...dosya numarasıyla ...Anonim Şirketi yönünden 20.12.2024 tarihinde başlatılan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamamayla sonuçlandığını, kazadan sonra aracın kullanılamaması nedeniyle servise çekiciyle nakledildiğini ve fatura karşılığı 3.300,00 TL çekici masrafı yapıldığını, delil olarak kaza tespit tutanağı, ruhsat ve sürücü belgesi, kaza ve hasar fotoğrafları, ödeme dekontları, eksper raporu, KEP başvurusu, arabuluculuk son tutanağı, Tramer hasar kaydı, çekici faturası, bilirkişi, tanık, keşif, makbuzlar ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına dayandığını belirterek, fazlaya ilişkin alacak ve ıslah/talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak temsili 10,00 TL araç değer kaybı ve temsili 10,00 TL hasar onarım bedeli tazminatının, kısmi alacak olarak şimdilik 3.300,00 TL çekici giderinin, sigorta şirketinin yaptığı poliçe limiti ödemelerinin mahsubuyla, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre davalılardan tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... numaralı ... Poliçesi ile sigortalandığını, 24.05.2024 tarihli kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı araç için .../2 numaralı hasar ve ... numaralı değer kaybı dosyalarının açıldığını, davacının hasar miktarını başvurusunda bildirdiğinden HMK'nın 107. maddesi anlamında belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bilirkişi incelemesinin tek başına belirsiz alacak davasını haklı kılmayacağını, bu konuda Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 27.06.2016 tarihli... E.,... K. ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04.12.2014 tarihli... E., ...K. sayılı kararlarına dayandığını, dava dilekçesine ekli delil ve belgelerin kendilerine tebliğ edilmediğini, HMK'nın 121. maddesi gereği tüm belgelerin tebliğini istediğini ve bunlara karşı cevap ve itiraz haklarını saklı tuttuğunu, şirket merkezinin Beykoz'da bulunması ve burada asliye ticaret mahkemesi bulunmaması sebebiyle ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dilekçede hem görevsizlik hem yetkisizlik ifadesi kullanılarak davanın reddi ve dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, şirketçe 11.11.2024 tarihinde 141,382.36 TL hasar ve 04.12.2024 tarihinde 28.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, aynı kazada zarar gören dava dışı ... plakalı araç için de 200.000,00 TL ödendiğini, bütün ödemelerin poliçe teminat limitinde gözetilmesi gerektiğini, yükümlülüklerinin tamamen yerine getirildiğini, sigorta teminatının zenginleşme aracı olmadığını, bakiye tazminat hesaplanması halinde dahi sorumluluğun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davanın reddedilmemesi halinde gerçek zararın poliçe düzenleme tarihinde yürürlükteki mevzuat ve Trafik Sigortası Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemiyle bilirkişiye hesaplattırılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ...E.,... K. sayılı ve 14.02.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan iptal kararının geçmişe yürümeyeceğini, Anayasa'nın 153. maddesi, kazanılmış haklar, hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleri gereğince iptal öncesi poliçelerin hükümlerini geçersiz kılmayacağını, işletenin haksız fiil ve sigortacının sözleşme sorumluluğunun farklı esaslara dayandığını, TBK'nın 49 ila 56. maddelerinden farklı olarak özel düzenleme niteliğindeki ve 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren genel şartların uygulanması gerektiğini, genel şartların A.6.B maddesi uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna karşılık gelen tazminatın teminat dışında bulunduğunu ve kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacının fatura ibraz etmediğinden KDV dahil hesaplamanın kabul edilemeyeceğini ve şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, onarılabilir olmayan parçalar için genel şartlar çerçevesinde eşdeğer parça fiyatlarının esas alınmasını, orijinal parça talebinin reddini istediğini, şirketin anlaşmalı tedarikçisine ilişkin ekspertiz kaydında %37 iskonto bulunduğunu, dilekçenin ilgili başlığında en az %37, açıklamalarında ise en az %30 parça, tedarik ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini ileri sürdüğünü, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2.2 maddesine dayandığını, şirket eksperinin incelemesi ve ödemesinden sonra yaptırılan ekspertizin keyfî olduğunu, eksper raporunun şirkete makul gider olarak sunulmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları B.1.1.c, 5684 sayılı Kanun'un 30/13. maddesi, 2013/7 sayılı Genelge, Sigorta Eksperleri Yönetmeliği ve TTK'nın 1426. maddesi gereği yalnız iyi niyetli ve makul giderlerin ödenebileceğini, eksper raporu ve ücretinin reddi, aksi halde ekspertiz ücretinin tespit masrafı sayılıp yargılama giderlerine eklenmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere faiz işletilirse kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, KTK'nın 97, 99 ve 91. maddeleri ile TBK'nın 117/2. maddesine ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.02.2000 tarihli ...E....K. sayılı kararına dayandığını, delil olarak hasar dosyası, poliçe, dekont, ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, bilirkişi, yemin, keşif, tanık ve yargı kararlarını bildirdiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalılar ... ve ... vekilinin ortak cevap dilekçesinde özetle; 24.05.2024 tarihinde ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile davacı ... adına kayıtlı ... plakalı araç arasında kaza meydana geldiğini,... numaralı hasar ve ... numaralı değer kaybı dosyaları kapsamında ödeme yapıldığını, zorunlu arabuluculuk sürecinin sadece ... Sigorta A.Ş. yönünden yürütüldüğünü ve ... ile ... yönünden dava şartının gerçekleşmediğini, ayrıca arabuluculuk tutanağının hasar onarım bedeli, bakiye değer kaybı, onarımın ekonomik bulunmaması halinde bakiye pert total, vekâlet ücreti, işlemiş avans faizi ve enflasyon farkına ilişkin olduğunu, çekici giderinin arabuluculuğa konu edilmediğini, bu nedenle çekici masrafı talebi dahil davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 04.11.2021 tarihli...E.,... K. sayılı kararına ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2. maddesine dayandığını, sigorta şirketi açısından mutlak ticari dava söz konusu olsa bile gerçek kişi davalılar yönünden davanın ticari nitelikte olmadığını, onlar hakkındaki davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi ve genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 28.03.2024 tarihl...E., ... K. sayılı kararını dayanak gösterdiğini, müteselsil sorumluluk kabul edilse bile gerçek kişi davalılar yönünden arabuluculuk dava şartı bulunmadığını, hasar miktarının eksper raporuyla belirlendiğini ve araç, önceki hasarlar, model, yaş, parça ve piyasa değerine ilişkin bilgilere davacının erişebildiğini, dolayısıyla belirsiz alacak davasında hukuki yarar bulunmadığını, HMK'nın 114/1 ve 115/1. maddeleri ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarihli .... E., ... K. sayılı kararındaki karşı oya dayandığını, davacının değer kaybını en az 80.000,00 TL olarak açıklamasının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli ve tam kusurlu gösterilmesinin hatalı olduğunu ve kusuru kabul etmediklerini, değer kaybının tespiti için önceki kaza dosyaları, önceki tamir ve tadilat faturaları ile servis kayıtlarının celbini, eski hasarlı ve onarılan parçalarda yeniden değer kaybı oluşmayacağına ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2021 tarihli ... E.,...K. sayılı kararının gözetilmesini, aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, özellikleri, önceki hasar ve onarımları ile kaza öncesi hasarsız ikinci el değeri ve kaza sonrası onarılmış ikinci el değeri arasındaki farkın değerlendirilmesini, tamirin ekonomik olup olmadığının ve ekonomikse toplam onarım bedelinin belirlenmesini, araç mahrumiyeti hesabında kaza olmasaydı yapılacak yakıt, yol, güzergâh ve benzeri giderlerin zarardan indirilmesini, tamir ekonomik değilse eşdeğer aracın satın alınması için makul süre dikkate alınmasını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.06.2017 tarihli ...E., ... K. ve 13.06.2006 tarihli ...E., ...K. sayılı kararlarına dayandığını, dosyaya hasar dosyası, ödemeler, kaza fotoğrafları, kaza tespit tutanağı, bilirkişi, yemin, keşif, isticvap, tanık ve içtihatların getirtilmesini istediğini, mahkeme aksi kanaatteyse hakkaniyet indirimi hükümlerinin uygulanmasını talep ettiğini belirterek davanın usul ve/veya esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalıların kaza anında maliki, sürücüsü ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu ... plakalı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı araç sürücünün kusurlu olduğu iddiası ile davacıya ait araçta meydana geldiği belirtilen hasar ve değer kaybı bedeli ile çekici ücretinin tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememizce araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, aracın tamirine ilişkin servis kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve çekici ücreti bedellerinin tahsili amacıyla, davalıların kaza anında maliki ve ZMMS kapsamında sigortacısı aracın kusurlu olduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği görülmektedir. -Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. -Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. -Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. -Kural olarak araçta meydana gelen "değer kaybı" (istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre); aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, tartışılarak hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmadan ibarettir. Daha somut bir ifade ile aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmalıdır. (Yargıtay 17. HD'nin ...E - ... K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve ...E - ... K sayılı, 28/11/2017 tarihli kararları) ...'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. -Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. -Mahkememiz dosyası dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile servis kayıtları, hasar dosyası, kaza sonrası fotoğraflar ve Tramer kayıtları dikkate alınarak davacı aracının incelenmesi, dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti ve varsa bakiye hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin hesaplanması hususlarında rapor düzenlenmesi amacıyla bir makine mühendisi ve bir adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20.02.2026 tarihli kök raporda özetle; 24.05.2024 tarihli kazada ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nın park hâlindeki araca çarpmak suretiyle KTK'nın 84/L maddesini ihlal ettiği ve %100 oranında asli derecede kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki ...'un kusursuz olduğu, park hâlindeki ... ve ... plakalı araç sürücülerine de kusur atfedilemeyeceği, bununla birlikte 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 6. maddesi kapsamında 07.09.2020 tarihli Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkelerin 27. maddesi gereğince asli kusur, tali kusur, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması tespitinin hâkim yetkisinde bulunduğu, davacıya ait ... plakalı aracın 24.05.2024 tarihli kazada meydana gelen hasarının fiilen eşdeğer ve orijinal yedek parçaların iskontolu fiyatlarıyla onarılması esas alındığında KDV dahil ve iskontolu 153.339,22 TL, Yargıtay içtihatları doğrultusunda tamamı orijinal parçalar üzerinden iskonto yapılmaksızın KDV dahil hesaplandığında 217.189,72 TL olduğu, bu iki alternatif hesap arasındaki hukuki takdirin mahkemeye ait olduğu, hasar öncesi piyasa rayicinin 425.000,00 TL ve onarım sonrası piyasa rayicinin 397.000,00 TL olarak belirlendiği, nispi hesap yöntemiyle tespit edilen yaklaşık %6,6 değer kaybı oranı uygulanarak onarım sonrası piyasa rayiç değer kaybının 28.000,00 TL hesaplandığı, sol ön mekanik parçalarındaki hasar sebebiyle aracın trafiğe çıkmasına engel durumunun bulunduğu ve çekici marifetiyle servise götürülmesinin zorunlu olduğu, 3.300,00 TL çekici masrafının kadri marufunda bulunduğu, nihai takdir ve kararın mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası davacı tarafından sunulan belgeler, tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi amacıyla daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30.03.2026 tarihli ek raporda özetle; taraf vekillerinin kök rapora itirazlarının incelendiği, ... plakalı aracın 24.05.2024 tarihli çarpışma sonucu uğradığı hasarın niteliğinin ve miktarının, değer kaybı zararının ve çekici masrafının kök raporda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde açıklandığı, aracın hasar miktarı belirlenirken fiilen yapılan onarım ile Yargıtay içtihatları uyarınca KDV dahil alternatifli hesaplamalar yapıldığı, hasar tarihi itibarıyla orijinal parça numaraları ve fiyatlarının belirlendiği, işçilik tutarlarının piyasa işçilik fiyatlarına göre gösterildiği, değer kaybının Yargıtay içtihatları doğrultusunda nispi hesap yöntemiyle hesaplandığı, bu hesaplamada aracın markası, modeli, tipi, kilometresi, piyasadaki satış işlem hacmi ve geçmiş hasar kayıtlarının dikkate alındığı, Toyota yetkili bayilerinin ikinci el departmanları, ikinci el araç ticareti yapan esnaf ve internet ilanları üzerinden hasarlı benzer araçlar ile hasarsız araçların güncel gerçek piyasa fiyatlarının incelendiği, belirlenen değer kaybı oranının aracın hasar tarihindeki piyasa rayiç değerine uygulandığı, %6,6 oranının gerçek piyasa alım satım koşullarında hasarsız araçlar ile eşdeğer hasarlı araçlar ve benzerleri arasındaki farktan, dayanak gösterilen gerçek satış ilanları üzerinden tespit edildiği, itirazlarda ileri sürülen formülasyon yönteminin kullanılmadığı, aracın hasar tarihi itibarıyla piyasa rayiç değerinin 425.000,00 TL olduğu ve hasar miktarları dikkate alındığında aracın tam hasarlı (pert total) sayılmasının mümkün olmadığı, taraf vekillerinin itirazlarının kök rapordaki tespitleri değiştirmediği ve kök rapordaki görüş ve kanaatlerin korunduğu, nihai takdir ve kararın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası, 16.03.2026 tarihli ara kararda belirtildiği şekliyle davacı tarafın sunmuş olduğu belgeler dikkate alınmadan rapor düzenlendiği anlaşılmakla, davacı tarafın sunmuş olduğu belgeler dikkate alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor düzenlenmesi hususunda rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.04.2026 tarihli ikinci ek raporda özetle; davacı tarafça sunulan belgelerin incelenerek değerlendirmelerin yapıldığı, dosyadaki ekspertiz raporunda hasarın niteliği, nedeni ve miktarının tespit edildiği, hasarlı parçaların bir kısmının eşdeğer, bir kısmının orijinal parçalar kullanılarak onarıldığı, onarımı yapan ... tarafından onarım fotoğrafları, araç tescil belgesi ve çekici masrafı faturasının dosyaya sunulduğu, kök ve birinci ek raporlarda fiilen gerçekleştirilen onarım ile Yargıtay içtihatları uyarınca tümü orijinal parçalarla yapılacak onarımın KDV dahil ve iskontosuz bedellerinin alternatifli hesaplandığı, orijinal yedek parça toplamının 120.991,43 TL, işçilik toplamının 60.000,00 TL, KDV hariç toplamın 180.991,43 TL, %20 KDV’nin 36.198,29 TL ve KDV dahil iskontosuz hasar toplamının 217.189,72 TL olduğu, aracın hasardan önceki hasarsız piyasa rayiç değeri 425.000,00 TL olduğundan onarımın ekonomik olduğu, dosyada bulunan ve davacıya hitaben düzenlenen değer kaybı hesaplama raporunda değer kaybı zararının 28.000,00 TL olarak belirtildiği, kök raporda değer kaybının Yargıtay içtihatları gereğince nispi hesap yöntemiyle, aracın markası, modeli, tipi, kilometresi, satış işlem hacmi ve geçmiş hasar kayıtları gözetilerek, Toyota yetkili bayilerinin ikinci el departmanları, ikinci el araç ticareti yapan esnaf ve internet ilanlarından hareketle hasarsız araçlarla hasarlı benzerlerinin gerçek piyasa fiyatları karşılaştırılarak hesaplandığı, değer kaybı oranının %6,6 olarak belirlendiği ve bu oranın gerçek satış ilanlarıyla desteklendiği, itirazlarda ileri sürülen formülasyonun kullanılmadığı, davacının sunduğu Mart 2026 tarihli emsal ilanlarda 197.000 km’deki 2006 model aracın 639.500,00 TL, 297.000 km’deki aracın 620.000,00 TL, 275.000 km’deki aracın 600.000,00 TL, 312.000 km’deki aracın 585.000,00 TL, 298.000 km’deki aracın 600.000,00 TL olarak gösterildiği, bu ilanlara göre Mart 2026 itibarıyla ortalama 620.000,00 TL olarak belirtilen piyasa rayiç değerinin TÜFE endeksiyle hesaplanan karşılığının kök ve birinci ek raporda belirlenen piyasa rayiç değerinin altında kaldığı, davacının sunduğu Aralık 2024 dönemine ilişkin ilanlarda 220.000 km’deki 2006 model aracın 580.000,00 TL, 23 Kasım 2024 tarihli 247.500 km’deki aracın 545.000,00 TL ve 250.000 km’deki aracın 515.000,00 TL olarak gösterildiği, bu ilanlar bakımından Aralık 2024 itibarıyla ortalama 515.000,00 TL olarak belirtilen piyasa rayiç değerinin TÜFE endeksine göre hesaplandığında kök ve birinci ek raporda tespit edilen değerin ihmal edilebilir düzeyde, %3 oranında üzerinde kaldığı, kök ve birinci ek rapor ile ekspertiz raporunda hasarsız eşdeğer aracın 24.05.2024 tarihindeki piyasa rayiç değerinin 425.000,00 TL olarak doğru tespit edildiğinin değerlendirildiği, bu rayiç değer ve hasar miktarları karşısında aracın tam hasarlı (pert total) olarak kabulünün mümkün olmadığı, taraf vekillerinin itirazlarının kök ve birinci ek rapordaki kanaatleri değiştirmediği, önceki raporlardaki görüş ve kanaatlerin korunduğu, nihai takdir ve kararın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiği ihtilafsızdır. Dosyada mevcut tescil kayıtlarına göre kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın malikinin davacı, ... plakalı aracın kaza anındaki malik ve sürücüsünün davalı gerçek kişiler olduğu, yine ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği sabittir. -Buna göre alınan bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere; 24/05/2024 günü saat 00.50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet 899 sokak istikametinde seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, manevra ile sağa yanaştığı seyrini mahal şartlarına göre ayarlamadığından dolayı havanın yağmurlu, yerlerin ıslak olduğu mahalde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında park halinde bulunan ...’un maliki bulunduğu ... plakalı otomobilin sol ön teker tarafına ve çamurluk tarafına kamyonetin ön tarafı ile çarptığı, Çarpmanın ardından ... plakalı kamyonetin, ileride park hâlinde bulunan dava dışı ...ve ... plakalı araçlara da çarptığı, çarpma sonucu park halinde bulunan ... plakalı otomobilde maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği görülmektedir. -Bu kapsamda davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, meskun mahal içerisinde vaktin gece, havanın yağmurlu, yerlerin ıslak olduğu mahalde seyrini mahal şartlara göre ayarlamaya özen göstermediği, ıslak zeminde sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağa yönelerek yolun sağında park halinde bulunan otomobilin sol ön teker ve çamurluk tarafından çarptığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun sürücü asli kusurların belirtildiği 84/L Maddesinin (nizami park halinde bulunan araçlara çarpmak) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede tamamen kusurlu olduğu, kazada hasar gören ... ve ... plakalı araçlar ile davacının maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde doğrudan ya da dolaylı sebebiyet verdiği herhangi bir kural ihlali ve sürücü kusurunun bulunmadığı ve dolayısı ile kusursuz olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davacının maddi tazminat talepleri hasar bedeli, değer kaybı bedeli ile çekici bedeline dayanmaktadır. -Davacı tarafın hasar bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacıya ait aracın kaza ve çarpışmanın etkisi ile hasar gördüğü, aracın sol ön ve yan taraftan kaporta, elektrik ve mekanik parçalarından hasarlı olduğu, yedek parçaların bu kapsamda tedarik edilerek iskontonun yapıldığı, orijinal yedek parçalar ile iskontosuz, KDV dahil yedek parçalar ile hasar miktarının 217.189,72 TL olduğu görülmektedir. Yine dosyada mevcut ödeme belgeleri ile taraf beyanlarına göre davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle 141.382,36 -TL ödeme aldığı görülmektedir Bu haliyle davalıların kaza anında sürücüsü, maliki ve ... kapsamında sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kazaya tam kusuru ile sebebiyet verdiği, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinden haksız fiil hükümleri, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının iskontosuz olarak belirlenen miktar üzerinden ödemelerin düşülmesiyle bakiye 75.807,36-TL hasar bedelini talep edebileceği görülmekle, talep artırım dilekçesi doğrultusunda hasar bedelinin poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir. -Davacı tarafın değer kaybı bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davacıya ait aracın SBM kayıtlarında eskiye dönük hasar kaydı bulunduğu, 13/07/2013 tarihli, çarpma-çarpılma-devrilme,04/07/2016 tarihli yayaya çarpma, hasar kayıtlarının mevcut olduğu, 2006 model aracın ekspertiz raporunda hasarsız piyasa rayiç değerinin 425.000,00 TL olarak belirlendiği, aracın kaza nedeniyle sol ön ve yan taraftan kaporta, elektrik ve mekanik parçalarından hasarlı olduğu eskiye dönük hasarları, davadaki hasarın onarılması ile ortaya çıkan piyasa rayiç değerleri, piyasada ikinci el ticareti yapan esnaf ve internet siteleri üzerinden yapılan araştırmalar ve bulunan gerçek piyasa ortamında satış işlemlerindeki bedeller nazara alındığında değer kaybı oranının %6,6 oranında olduğu, bu nedenle değer kaybı zararının 28.000,00 TL olacağı görülmektedir. Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere ... poliçesi kapsamında davacı tarafa aynı kaza nedeniyle 28.000,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığı, bu nedenle iş bu kazada davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedelinin bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davacı tarafın bir diğer tazminat talebi çekici bedeline yöneliktir. Mahkememizce alınan raporda da belirtildiği üzere meydana gelen hasar ve kaza nedeniyle ödenen 3.300,00 TL çekici bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu sabittir. Davacı tarafın dava dilekçesinde çekici bedelinin araç sürücüsü ve maliki ile birlikte ZMMS kapsamında sigorta şirketinden talep ettiği görülmektedir. Ancak davacı tarafından sunulan arabuluculuk tutanağına göre arabuluculuk işlemlerinin "hasar onarım bedeli tazminatı alacağı ve bakiye değer kaybı bedeli tazminatı alacağı, diğer taraftan onarımın ekonomik görülmemesi halinde ise bakiye pert total bedeli tazminatının- eksik ödenen bakiye hasar tazminatı alacağı, vekalet ücreti, işlemiş tüm avans faizi ve enflasyon farkı bedeliyle birlikte ödenmesi talebi" üzerinden yürütüldüğü ve son tutanağı işbu uyuşmazlıklar kapsamında düzenlendiği görülmektedir. -Bu haliyle davacı tarafından davalı sigorta şirketi yönünden çekici bedeline ilişkin usulüne uygun bir arabuluculuk dava şartına ilişkin başvurusunun bulunmadığı anlaşılmakla işbu davalı aleyhine talep edilen çekici bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak diğer davalılar araç sürücüsü ve maliki yönünden işbu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, davalılar arasında yine bu kapsamda zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı, davalı araç sürücüsü ve malikinin kusurları oranında gerçek zarar bedeline dahil olan çekici ücretinden sorumlu oldukları kanaatine varıldığından işbu davalılar yönünden talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın değer kaybına ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Davacı tarafın hasar bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; -75.807,36 TL hasar bedelinin davalılar ... ve ... yönünden 24/05/2024, davalı sigorta şirketi yönünden 31/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine(davalı sigorta şirketi yönünden 60.617,64 TL poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla), 3-Davacı tarafın çekici bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; -3.300,00 TL maddi tazminatın 24/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan çekici bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.403,82-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.909,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.493,98 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketi yönünden 2.677,34 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla) 6-Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.909,84-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden 1.463,45 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla) 7-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 969,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 21.584,90-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına (%99,98) göre hesap edilen 21.582,17-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden 16.537,78 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla) 8-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Kabulüne karar verilen hasar bedeli yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden 34.482,17 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla) 10-Reddine karar verilen değer kaybı bedeli yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Kabulüne karar verilen çekici bedeli yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 3.300,00- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 12-Reddine karar verilen çekici bedeli yönünden davalı ...Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 3.300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suçüstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 4.600,00 TL'nin davacı tarafından açılan iş bu davanın yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olması nazara alınarak; 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesap edilen (%99,98) 4.599,42-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nde, bakiye 0,58-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 14-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişi ...'a kök ve ek rapor ücreti olarak takdir edilen toplam 10.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye miktarın iadesi kaydıyla) Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar ... ile ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/896, K. 2026/860, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-896-e-2026-860-k-bd0bef3d1c48