Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/74 E. 2026/1015 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/74
Karar No
2026/1015
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/74 - Karar No:2026/1015

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)

ESAS NO : 2025/74 KARAR NO : 2026/1015

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2024 NUMARASI : 2022/394 E-2024/680 K

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :15/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/10/2026

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili teşekkülün yatırım programında ... proje numarası ile yer alan ... yapım işine ilişkin İ... ihalesini, ... Şti. (%51) &... Mühendislik (%49) iş ortaklığının kazanması üzerine, adı geçen yükleniciler ile müvekkili kurum arasında 31.03.2016 tarihli '... Yapım İşi Sözleşmesi'' nin imzalandığını, işin yapım süresinin 510 takvim günü olduğunu, söz konusu yapım işine 100 gün ilave süre ile birlikte il ve ilçelerde çalışılmayan günler dahil edilerek 238 gün süre uzatımı verilerek, 31.08.2017 olan iş bitim tarihinin, 26.04.2018'e ötelendiğini, ancak davalı yüklenicilerin işi verilen sürelere rağmen bitirmediklerini ve bitiremeyeceklerinin anlaşılması üzerine sözleşmenin fesih edildiğini, sonrasında işin... AŞ ye ihale edildiğini, feshedilen söz konusu yapım işi nedeniyle zarar ziyan hesabı yapıldığında fesih nedeniyle uğranılan menfi zararın 10.589.563,45-TL, yine davalı şirketin cari hesap borç bakiyesinin 2.037.902,49-TL ve ilk ihalenin feshedilmesi nedeniyle doğan fesih damga vergisi olarak 20.749,64-TL olmak üzere toplam 12.648.215, 58-TL zararın olduğunu belirterek; iş bu bedelin bildirildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili: sözleşmenin kanuna aykırı ve makul olmayan uzunca bir süre geçtikten sonra feshedildiğini, ikinci sözleşmenin müvekkilleriyle yapılan sözleşme ile aynı şartları taşımadığını, kaçırılan fırsat nedeniyle menfi zarar istenebilmesi için sözleşmenin feshinden itibaren makul sürede ve aynı koşullarda sözleşmedeki işin yada kalan işin başka bir yükleniciye ihale edilmesi gerektiğini, ancak davacı taraf sözleşmeyi kanuna aykırı fesih ettiği gibi makul süre içinde tamamlama ihalesi yapmadığını bu nedenle davacının kendi kusuru ile zararın ortaya çıkmasına neden olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasındaki sözleşme ve ihale dökümanları, taraflar arasındaki yazışmalar, noter ihtarları, tamamlama ihalesi ile bilirkişi heyetinde alınan rapor ve ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında imzalanan 31/03/2016 tarihli KDV hariç 10.978.645,00TL bedelli sözleşmede işin yapım süresinin 510 takvim günü olarak kararlaştırıldığı, buna göre işin bitim tarihinin 31.08.2017 olduğu, idarenin 11/04/2016 tarihli iş teslim tutanağında trafo merkezi yapımı için ilgili sahada bulunan ve çalışmalara engel olan elektrik enerji hatlarının deplasesinin gerektiği, bunun davacı kurumca yapılacağının belirlendiği halde, bu deplasese işinde davacı tarafın geciktiği, 06/04/2017 tarihinde deplase işine başlanabildiği, trafo merkezi için yapılması gereken kazı ve tesviye işlerinin yapımında gecikildiği, yine şantiyeye enerji ihtiyacı için enerji uygunluk görüşünün uzun sürece verilmediği, 14/04/2017 tarihinde şantiye enerji ihtiyacı için trafo kurulduğu ve bu tarihte çalışmalara başlanabildiği, davacı iş verenin 24.08.2017 ve 06.11.2017 tarihli gönderilen ihtarnameyle yüklenici davalıyı uyardığını, yüklenici tarafı süre uzatım talep ettiği, idarece uzun süre cevap verilmediği bilahare idarece yeni iş bitim tarihinin 26/04/2018 olarak belirlediği ancak bu süre uzatım kararının 07/05/2018'de uzatılan iş süresinde sonra tebliğ edildiği, YİGŞ 17/7.maddesi gereğince, yüklenicinin revize iş programını hazırlayarak işveren onayına sunamadığı, işin gecikmesi ve iş maliyetlerinin ekonomik nedenlerle fahiş olarak artışı ile yüklenicinin işi sürdüremediği, davacı idarenin yüklenici ortaklığın taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediği gerekçesiyle 06.12.2018 tarihinde sözlemeyi fesih ettiği ve 27.03.2019 tarihinde üçüncü kişi ile tamamlama ihalesini yaptığı, görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenler ve bilirkişilerce tespit edilen hususlar nazara alındığından davalı ortaklığın uzun süre herhangi bir çalışma yapmadığı bilindiği halde, sözleşmenin feshinin 06.12.2018 tarihine kadar yapılmamış olması ve 06.12.2018 tarihli fesihten sonra da 27.03.2019 tarihli pazarlık usulü ihalenin de 111 gün sonra yapılmış olması, davacı ...’nin fesih ve tamamlama ihalesi konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini, yine zamanında enerji temini ve gerekli deplasenin yapılmaması nedeniyle gecikmede de sorumlu olduğu ve bu nedenle meydana gelen zararda müterafık kusurunun bulunduğunu anlaşılmıştır. Sözleşmenin feshinde her iki tarafın da haksız ve kusurlu olduğundan TBK' nun 125. maddesi kapsamında, fesheden tarafın kusurlu bulunması nedeniyle, menfi zarar olarak iki ihale bedeli arasındaki farkı isteyemeyeceği, ancak taraflar birbirlerine verdiklerini geri isteyebilecekler kabul edilmiştir. Davacı idarenin, bu menfi zarar dışında talep ettiği 2.037.902,49TL cari işlem borç bakiyesi isteminin; bu ihale dışında davacının, davalı şirketlerle akdedilmiş ...TM Projesi ile ilgili hakedişlerin ve ödemelerin bu işle ilgili hesap kodunda takip edildiği ve bu kalem alacağın alt dayandığı, ihale evrak vs belge ve bilgi sunulmadığından, istemi ispata yarar delili olmadığı nazara alınarak, reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davacının ihale fesih damga vergisi gideri isteminin; iş bu ihalenin feshinde tarafların ortak kusurlu oldukları nazara alınarak, ihalenin feshi nedeniyle davacının 06.12.2018 tarihinde 20.749 , 64 TL fesih damga vergisi giderine katlandığı ve bu gideri davalıdan 06.12.2018 tarihli ihtarneme ile talep ettiği dikkate alınarak, bu miktarın 1/2 si olan 10.374,82 TL'yi temerrüt tarihi (06.01.2022 tarihinde EKAP gönderilen ihtarın 5 gün sonra açılmış sayılacağından) 12.01.2022 den itibaren avans faiziyle birlikte talep edebileceği kabul edilerek aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme konusu yerin yükleniciye 09/04/2016 tarihinde yapıldığını, iş bitim tarihinin 26/04/2018 tarihine ötelendiğini, 05/08/2016 ve 20/04/2017 tarihlerinde iş programına göre şantiye çalışmalarında geri kalındığının bu durumun giderilmesi için çalışmalara hız verilmesi, iş programına uyulması ve işin süresinde bitirilmesi hususlarının yükleniciye bildirildiğini, ancak sonuçta 06/12/2018 tarihli olur ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirketin menfi zarara uğradığını, bu sebeple toplam diğer zararlarıyla beraber 12.648.215,58 TL zarar olduğunun tespit edildiğini, tamamlama ihalesine ilişkin sözleşme, ödemeler ve teminat vb. evrakların sunulduğunu, kararın hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/74, K. 2026/1015, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-74-e-2026-1015-k-8da181ff9170